Zındık..

Selam
Kalabalık karanlıktır.
Hakikatten bahsedenlerin başına türlü çorap örülen beldelerden bahsedeceğim size

Yaşadığımız toprakların düşünce vadileri, süslü kelimeler / patikalar ile çevrilmiş, ve her kelime / patika bir yola çıkıyor
Aslında bir tek yola çıkıyor.
Binlerce akarsuyun tek bir denize akması misali, kanaat ve düşünce öbekleri, bir tek güruha hizmet ediyor.
Tarih boyunca zındıklık, türlü şekillerde bir savunma aracı olarak kullanılmış.

Zındık kelimesi farsçadır.
Bugün ki karşılığı sihir, eski İranda karşılığı yorum olarak karşımıza çıkar.
Hatta Maninin yazdığı avesta kitabında, tevil / yorum manasında kullanıldığı görülür.
Zamanla arapçaya geçen bu kelime, zenadık vezninde; eski putperest inançlarını koruyan kişi manasında kullanılmıştır

Bugün zındık ithamı, zındık kelimesinin manası bilinmeksizin yaftalanan bir kavram olarak karşımıza çıkar.
Ve tarih boyunca zındıklık yaftalaması, servet ve iktidar sahiplerinin çıkar ve
menfaatleri karşısına konuşlanan odaklara atfedilmiştir

Mesela, Abbasi saltanatının korkulu rüyası olan "Karmatiler zındıklık ile itham edilmiştir.
Hatta bir Karmat öncüsü olan Hallac, zındık oldu diye öldürülmüştür.

Ancak enteresan ilişki şudur;
Maninin "avestası doğrudan mülkiyeti sorgulayan, Mazdeki geleneğin temel felsefelerini doktrinleştiren,
yapısal olarak "Tek Tanrıcı"ancak kişisel mülkiyete karşı bir içeriğe sahiptir.

Zındık kavramı da, bu yazınlar içerisindeki yorumlara verilen addır.
Erkek olsun kadin olsun kimin senin için, yaşayış evresinde en iyi saydığı şeyi yerine getirirse,
onun doğruluğuna mükafat olarak kendisine temiz tiynetlik ülkesini ihsan et
(Usta Gat Yesna: 46-10)

Ot, su ve malda mülkiyet yoktur diyor bu adam!
Peki bunu başka kim söylemiş ?
Ebu Davud, İbni Abbas (ra)dan Nebî (sas)in şöyle dediğini rivayet etti:
Müslümanlar üç şeyde ortaktırlar; su, mera ve ateş."
Enesın İbni Abbastan rivayet ettiği aynı hadisin metninde ondan para kazanmak haramdır cümlesi ilaveten rivayet edilmiştir.
Yine İbni Mace, Ebu Hureyreden Rasulin şöyle dediğini rivayet etmektedir:
Üç şey men edilmez; su, ateş ve mera.

Allah Elçisinin yaptığı bu yorum, Farsçada "zındıklık olarak tanımlanır.
Çünkü, yaşadığı toplum dinamiklerine aykırı bir yorumdur.
Bir yorumun / zındıklığın, tam manasıyla avesta zındıklığına uygun olabilmesi için,
hitap ettiği toplum kültür - geleneğine aykırı olması gerekir

Arapçaya geçen zenadık ise, bu aykırı yorumları adeta lanetler bir tavır içermektedir.
Araplarda zındıklık, geçmiş putperest geleneğe bağlılık gibi tanımlanır.
Ve ilginç olan ise, kelimenin kökleri ile, Devrimci İslam arasındaki doğal ve tarihsel bağdır.

Şeytan Evliyaları / Halk Düşmanları ise, dinin afyon yüzüne tabi olmak sureti ile;
Allah elçisinin getirdiği hakikatleri elinin tersiyle itmiştir.

Bu konuyu incelemek gerekiyor. Dinler tarihi, içerisinde tevhid rüzgarları esen bir bütünlük ihtiva eder
Ama şirk, ötekileştiren; bölen, parçalayan, reddeden, inkar eden tavrını sürdürmeye devam etmektedir
İman ettiğimiz kitaba (Kurana) göre, yerlerin ve göklerin mülkü Allaha aittir.
Evet!
Sanırım bunu söylediğimiz için, biz de "zındıklardanız.
Esenlikle..
 
Üst Alt