• Hoşgeldin ziyaretçi , forumdan daha fazla yararlanmak için buradan üye olunuz...

Yoktan var olmayacağına göre Allahı kim yarattı?

Okunuyor :
Yoktan var olmayacağına göre Allahı kim yarattı?

ARIZA

Tecrübeli
Uzaklaştırıldı
.din sizin kıçınızla değil,hayal dünyanızla ilgilenir.
?
Bu bahsettiginiz acaba hangi Din..?

Ben insanin sadece hayal dünyasi ile ilgilenen bir din oldugunu hic duymadim....

Sen reelde her dalavereyi yap,cal,katlet,tecavvüz et, aksam eve geldiginde bir bardak kahveyi yudumlarken dal hayallere, tecavvüz ettigin KIZA iyilik yaptigini onun hayatini kurtardigini hayal et, öldürdügün adami hayalinde is buluverdigini yardimci oldugunu ona sayisiz iyilikler yaptigini hayal et...Ve pacayi kurtar...nasil olsa senin dinin hayal ile ilgileniyor, yaptigin fiiliyatin ne önemi var..!
Haydi kardes selametle
 

Arkun

Tecrübeli
Üye
kıçımı beyaz,temiz bir tuvalet kağıdı ile siliyor olmam benim değil,benden öncekilerin akıllı düşünceleri sayesinde varolmuştur.dinler "kıçınızı temiz bir kağıt ile silin" demez.din sizin kıçınızla değil,hayal dünyanızla ilgilenir.

dağda,mağarada dolaşan bu insanlara yaratıcı sürekli peygamberlik bahşediyorda,dünyanın geri kalan kısmını insandan saymıyormu?

kuran ın bahsettiği ve ortadoğudan olmayan bir peygamber örneği veriniz?
"Biz bir peygamber göndermedikçe hiç kimseye azap etmeyiz." (İsrâ Sûresi, 15)

"İçinde peygamber olmayan hiç bir millet yoktur"(Fâtır, 24)
kur an bunları söylüyor ve bahsettiği peygamberler genelde ortadoğuya gelmiştir.
kanımca kur anın ortadoğuya gelen peygamberlerden örnek vermesinin iki nedeni vardır
birincisi islamiyetin geldiği arap yarımadasına yakın olduğu içindir insanlara yakın bölgeden örnekler vermiştir.
ikincisi doğu halkı fıtratı gereği toplumcu cemaat ve itaat kültürüne tabi olması batı kültüründe ise ferdiyetçiliğin ön plana çıktığını görmekteyiz.

Bediüzzaman’ın “Doğu’yu kalkındıracak ve geliştirecek şey, din ve dinî kültür iken; Batı’yı kalkındıracak ana unsur felsefe ve aklî bilimlerdir. Bunun delili ise peygamberlerin çoğunun Doğu ve Orta Doğu’da, filozofların çoğunun ise Batı’da ortaya çıkmasıdır.” şeklinde ifade edilebilecek sözü, Doğu ve Batı’da yaşayan insanların şahsiyet gelişimlerindeki derin bir farklılığa ve çok yönlü insan tabiatının farklı boyutlarını öne çıkarmalarına işaret ediyor?
doğuya gelen peygamberler bu yüzden benim anladığım kadarıyla daha başarılı olmuşlar batıya ise filozoflar hakim olmuşlardır çünkü filozofluk ferdiyetçilikle ortaya çıkan bir şeyken insan egosunun bilgiyle donatılmasıyla ortaya çıkarken peygamberlik toplumlara hitap eder ve toplumları uyandırıcı diriltici etkisinden dolayı peygamberler doğuda başarılı olmuşlardır.
batıda ise filozoflar sivrilmiş ve başaılı olmuş tarih kayıtlarına geçmişlerdir.
 

kapkale

Tecrübeli
Üye
ya arkadaşım siz ne sacmalıyorsunuz nasıl bir tartışma bu neyden haberiniz varda neyi tartışıyorsunuz bilip bimeden o bahsettiğiniz insan lar hz rasuulahın velileri bilmezmisiniz hz rasulullah ne diyor
"Ümmetimden bir topluluk kıyamete kadar Allah 'ın emrini ayakta tutmaya devam ederler.Onları terkedenler ve kendilerine karşı çıkanlar onlara bir zarar veremez.Bu durum,Allah'ın kıyamet emri verinceye kadar devam eder.Onlar insanlara devamlı üstün gelirler."

kaynak:buhari itisam10-müslim,imaret-53-tırmızi,fiten-27-ibni mace,mukaddime-9-
-"Ey Allah'ın Rasulü,Allah'ın velileri kimlerdir?"

-"Görüldükleri zaman Allah-ü Telanın hatırlanıp zikronulmasına sebeb olan zatlardır."buyurdu.

(İbnu kesir,II,422;Şevkani,Fethu'l Kadir,II,458.)

Ümmetimden Her devirde sabikun (hayırlarda önderlik eden ehlullah) bulunur. (Ebu nuaym,Hilyetül evliya;Süyuti,el
Şüphesiz Allahu teala bu ümmet için heryüz senenin başında onları dinleri yenileyecek (kalpleri nifak ve gafletten, halleri bid'at ve ma'siyetten temizleyip kulları Allah'a sevkedecek ) kimseler gönderir. (ebu davud,melahim;....)
__________________
Resulullah (s.a.v.) üç defa "Allahım halifelerime rahmet etsin!" diye dua etti.Ashab:Halifeleriniz kimlerdir,Ya Resulullah?" diye sorunca, Efendimiz (a.s.) "Onlar sünnetimi ihya eden ve onu Allah'ın kularına öğreten" buyurdu." (İbnu abdilberr,camiu beyan.1. 46)

Resulullah (a.s.) buyurmuştur ki:


(Rabbani bir) alim yeryüzünde Allah'ın eminidir. (deylemi,müsned 3,101;suyuti el camiulsağir 5655..)
"(Gerçekten ahirete yönelmiş bir) alim, yeryüzünde Allah'ın sultanı (en büyük delili)dir.kim ona çatarsa helak olur.
iyide bu bahsettiğiniz mezhep imamları allah ve peygamber yolunda neyi inkar etmişte bunları karalarsınız mezhep dediğin allahın yolundan sapan bir kaideler zinciri oluşturmuşsa ve sünneti seniyenin dışına zrre kadar çıkmışsa veyahut göröş bazında kendini kuran ve sünnetten ashabı kiramın yaşam modelinden üstün göröp reddine fetva vermişse bidattır ve hak deildir bu dört mezheptede bunu göremessin tamamen allahın emirleri kuranın mahiyetinde sünneti seniyyeyle güçlendirilmiş ashabı kiramın allah ve resulune sadakatını baz alarak hz peygamberi ve ashabını göröp işitmeyen insanlara yol olarak bir yaşam modeli sunmuştur hepside devrin en yüksek allah dostları ve alimleridir fıkıh hadis tevsir de ilmin doruğuna ulaşmış tertemiz ailelerden gelme hak deyince içleri tir tir titreyen insanlardır ...efendim neymiş meshepler dinde yokmuş mezhep nedir kaç çeşittir
Kelime olarak takip edilen yol, görüş, manalara gelir. Din açısından ise, müctehid sıfatını kazanmış bir islam aliminin kapalı veya kesin olmayan (zanni) ayet ve hadisleri islamın temel prensiblerine zıt gelmeyecek şekide yorumlayarak çözüm getirmesine denir
a. İtikadi Mezhepler: İmanla ilgili konulardaki görüşler


b. Ameli Mezhepler : İbadetle ilgili konulardaki görüşler

İman esaslarını kabul etme konusunda bir çok görüş ve mezhep vardır. Bunlar iki gruba ayrılır


a. Hak Mezhepler veya ehl-i sünnet mezhepleri


b. Batıl Mezhepler veya ehl-i bit'at mezhepleri

Ehl-i Sünnet ne demektir?


Dini yorumlarda Hz. Peygamberin ve sahabelerin yolunu takip edip onu örnek alan, sahabe arasında ayrım yapmadan onları bütün olarak seven ve kabul eden mezhebin adıdır.

Ehl-i bit'at ne demektir?


Yorumlarını daha ziyade kendi görüş ve fikirlerine dayandıran, bazı sahabeleri sevgide aşırıya kaçan, bazılarına karşı da nefret duyan mezhebin adıdır.
İslamiyet bir olduğuna göre mezhep ne için dört olmuştur?
El bir tane olduğu halde, parmakların beş tane oluşu nasıl bizim iş görmemizi kolaylaştırmakta ise, mezheplerin durumu da aynen böyledir. Hepsi İslam esaslarına bağlı olup, halkın kolaylığı içindir.
ve mezhep imamlarının hiçbiri gelin ben mezhep kuruyorum dememiş hz peygamber böle yapardı sahabeler böyle yapardı demiştir sadece insanların iman etmelerini ve imanın gerektirdiği hususları nasıl uygulayacagını kuran hz peygamber ashabı kirmın ışığında araştırıp insanlara sunarlardı ve şu anki zamana birşeyler geldiyse onların sayesinde gelmiştir yoksa biiznillah kuranı deiştirmeye kalkanlar var allah korur ve koruyyacak ama sünneti seniyye olmadanda kuranın yaşam modelini çözmek zordur kuranıkerim namaz kıl demiş vakitte vermiş ama nasıl uygulanacağını vermemiş sünneti seniyye bir bir açklamıştır ve sünneti seniyyede hz peygamberden sonra ashabı kiram insanı kamilller ve velilerin yaşayışından günümüze gelmiştir onlar hz peygamberin ahlakını yaptıklarını yapmadıklarını ashabı kramın bazı güzide kişilerinden duymuş kendi hayatına uygulamış bu yönde insanlar yetiştirerek günümüze kadar getirmiştir bişeyler biliyorsak onların sayesinde biliyoruz ama biz ne yapıyoruz kalkıp dil uzatıyoruz sanki onlardan fazla birşeyler biliyormuşuz gibi samki onlardan haşa hayırlı imişiz gibi daha şurda birbirimize bir konuda tahammüi edemiyoruz senin düşüncen benim düşüncem deyip birbirimizi yiyiyor ayrılıklar sergiliyor tam düşmanın istediği dağınıklığı kendi elmizle ona sunuyoruz bakın fıkıhta iman etmenin şartı dört safadır 1).kuran ve ayet ..eğer konu kuranda varsa başka bir bilgiye başvurulmaz..2).sünneti ve hadis ..eğer kuranda konu yoksa sünneti ve hadise başvurulur..3)ictima i ümmet ..eğer konuyu hadiste bulamassak ashab kiramın sözbirliğinde verilmiş karar..4).fukuhu ilm ,l,m sahiplerini fıkıha vakıf olan ilm insnlrının göröşleri en son başvurulur bunu araştırıp konularımızı ltff düşünerek seviyeli bir biçimde değerlendirelim allah korusun küfre düşmeyelim allah dostlarına buğz etmeyelimki allahta bize buğz etmesin biiznillah kurtuluşumuz olmaz
 

atom

Tecrübeli
Üye
yaratıcının neden bir bölge halkına sürekli peygamberlik yolladığına mantıklı ve adaletli bir açıklama getirilemiyor.
konuyu biraz daha derinleştirip "neden sürekli yahudi ırkına peygamberlik gönderiyor" diyelim.
sürekli aynı bölgeden yaratıcı ile konuştum diyen insanların çıkması şuna eşdeğerdir;hindistan da büyücüler çoktur.

yaratıcının yarattıklarına ulaşmada kullandığı formülde ilginçtir."ben birinize söyledim o hepinize söyleyecek.içinizden biri benim konuşmaya layık gördüğüm insanlardan birinin sözlerini duymadan ölür ise ona hesap sormayacağım"

kuran ın söyleyipte insanın akıl edemeyeceği tek bir şey yazabilirmisiniz?
kuran insanlara öyle bir şey öğretmiş olsun ki bunu insan kendi başına 500bin sene dünyada kalsa akıl edemeyecek düzeyde bir bilgi olsun.

kuran muhammed in 4 karısı arasında adaletli davranması gerektiğini söyleyecek yerde,muhammed e "sana sıra yoktur resulüm,sen istediğini koynuna alır istediğini geride bırakırsın".tabi bu yasa sadece muhammed için geçerlidir.içinizden birisi 4 eşli bir evlilik yapacak olsa,eşleri arasında adaleti sağlamakla yükümlüdür.öyle her gece istediği eşinin yanına gidemez.yaratıcı bu torpili sadece muhammed e yapmıştır.


kuran "aişe muhammed i aldatmadı der.aişe ye bunu söyleyenleri ne büyük bir azap beklemektedir".
sürekli peygamberin eşleri ile uğraşan bir din.bir öğreti kitabında ki bu kitap kainatı yoktan var eden bir büyük yaratıcıdan geldiği idda ediliyor,öyle bir yaratıcı ve böyle hiç kimseye okuduğunda bir şey katmayacak abuk subuk bilgiler.
aişe nin muhammed i aldatıp aldatmadığından bize ne.bumu sizin yaratıcınızın kitabında bize anlattığı ,verdiği dünya dışı bilgiler.
dünya insan tarihi,yapılan kazı çalışmalarına bakıldığında yazının bulunmasından çok çok eski tarihlere dayanıyor.
insanlar nasıl yazı yazmayı öğrendi ise akabinde kutsal metinler ortaya çıkmış.yazının çıkışı ile kutsal metinlerin ilk vuku bulmaya başladığı zaman dilimleri birbirine paraleldir.bkz gılgamış destanı.

son bir mevzuda tuvalet kağıdı.
yani diyorsunki o günkü insanlar bizim kadar hatta bizden daha ileri bir anlama,öğrenme,mantık,modelleme bilgisine sahipti.oysa farklı bir platformda şöyle dediğinizi duyar gibiyim "insanlar sapkınlıklar,sapıklıklar yapmaya başlamıştı.kızlarını diri diri gömüyorlardı".
ileri seviye zekaya sahip oldukları için mi kızlarını diri diri gömmeye başlamışlar.yoksa kıça sürülecek akılları olmadığı içinmi.hangi akıllı toplulukta çocuklar diri diri gömülüyor.

sapıttıkları için yaratıcı onları hizaya sokmak istemiş.ve hatta o bölge halkının sürekli sapıtmasından dolayı,sürekli tüm dinler bu çok ileri zeka insanlara gönderilmiş. kitabın içinde bari kıçlarını nasıl silecekleri yazılı olsaydı.bu gün burda bunu konuşuyor olmazdık.
 

ümmi

Kıdemli
Üye
yaratıcının neden bir bölge halkına sürekli peygamberlik yolladığına mantıklı ve adaletli bir açıklama getirilemiyor.
konuyu biraz daha derinleştirip "neden sürekli yahudi ırkına peygamberlik gönderiyor" diyelim.
sürekli aynı bölgeden yaratıcı ile konuştum diyen insanların çıkması şuna eşdeğerdir;hindistan da büyücüler çoktur.

yaratıcının yarattıklarına ulaşmada kullandığı formülde ilginçtir."ben birinize söyledim o hepinize söyleyecek.içinizden biri benim konuşmaya layık gördüğüm insanlardan birinin sözlerini duymadan ölür ise ona hesap sormayacağım"

kuran ın söyleyipte insanın akıl edemeyeceği tek bir şey yazabilirmisiniz?
kuran insanlara öyle bir şey öğretmiş olsun ki bunu insan kendi başına 500bin sene dünyada kalsa akıl edemeyecek düzeyde bir bilgi olsun.

kuran muhammed in 4 karısı arasında adaletli davranması gerektiğini söyleyecek yerde,muhammed e "sana sıra yoktur resulüm,sen istediğini koynuna alır istediğini geride bırakırsın".tabi bu yasa sadece muhammed için geçerlidir.içinizden birisi 4 eşli bir evlilik yapacak olsa,eşleri arasında adaleti sağlamakla yükümlüdür.öyle her gece istediği eşinin yanına gidemez.yaratıcı bu torpili sadece muhammed e yapmıştır.


kuran "aişe muhammed i aldatmadı der.aişe ye bunu söyleyenleri ne büyük bir azap beklemektedir".
sürekli peygamberin eşleri ile uğraşan bir din.bir öğreti kitabında ki bu kitap kainatı yoktan var eden bir büyük yaratıcıdan geldiği idda ediliyor,öyle bir yaratıcı ve böyle hiç kimseye okuduğunda bir şey katmayacak abuk subuk bilgiler.
aişe nin muhammed i aldatıp aldatmadığından bize ne.bumu sizin yaratıcınızın kitabında bize anlattığı ,verdiği dünya dışı bilgiler.
dünya insan tarihi,yapılan kazı çalışmalarına bakıldığında yazının bulunmasından çok çok eski tarihlere dayanıyor.
insanlar nasıl yazı yazmayı öğrendi ise akabinde kutsal metinler ortaya çıkmış.yazının çıkışı ile kutsal metinlerin ilk vuku bulmaya başladığı zaman dilimleri birbirine paraleldir.bkz gılgamış destanı.

son bir mevzuda tuvalet kağıdı.
yani diyorsunki o günkü insanlar bizim kadar hatta bizden daha ileri bir anlama,öğrenme,mantık,modelleme bilgisine sahipti.oysa farklı bir platformda şöyle dediğinizi duyar gibiyim "insanlar sapkınlıklar,sapıklıklar yapmaya başlamıştı.kızlarını diri diri gömüyorlardı".
ileri seviye zekaya sahip oldukları için mi kızlarını diri diri gömmeye başlamışlar.yoksa kıça sürülecek akılları olmadığı içinmi.hangi akıllı toplulukta çocuklar diri diri gömülüyor.

sapıttıkları için yaratıcı onları hizaya sokmak istemiş.ve hatta o bölge halkının sürekli sapıtmasından dolayı,sürekli tüm dinler bu çok ileri zeka insanlara gönderilmiş. kitabın içinde bari kıçlarını nasıl silecekleri yazılı olsaydı.bu gün burda bunu konuşuyor olmazdık.
peygamberler ve ortadoğuyla ilgili daha önce cevap verdik anlaşılmadıysa tekrar edelim;
Çünkü o zamanın arap toplumuna referans olarak çevrelerindeki hak dinlerden örnek gösterilmesi daha uygundu..tutup kızılderililere gönderilenleri anlatacak değildi herhalde.Kladıki,
Biz bir peygamber göndermedikçe hiç kimseye azap etmeyiz." (İsrâ Sûresi, 15)
ayetiyle zaten başka insanlarada peygamber yollandığı,yollanmadıysa imtihandan muaf olduklarıda belirtilmiş.
ve zaten ortadoğu eski kıta diye bilinir ve bilinen en eski medeniyetlerin beşiğidir,hatta dünyaya kıtalar birleşikken insanlar buradan yayılmıştır görüşü kuvvetlidir.
Yaradıcıyla konuşma meselesine gelince,Kalbini tertemiz eden herkezs kalbiyle ilham yollu Rabbiyle konuşabilir.Peygamberlerin özelliği,bu ilhamlara şeytanın asla müdahale etme imkanının olmamasıdır.
bir diğer husus,iftira meselesi;
İftira edilen bir hanımı Allah önemsememezlik etmeyip temize çıkarmıştır.ve müslümanlar arasındaki bir fitneyi önlemiştir.Yine iftira karşısında veya bu gibi dedikodular karşısında nasıl bir tutum sergilemek gerektiği müslümanlara öğretilmiştir.İslam,kulun hayatının her alanına bir nizam getirir.Kuranda hz.Peygamberin eşleriyle ilgili ayetlerin olması normal olduğu gibi siz kuranı okumak yerine turan dursundan öğrendiğiniz için sadece bunlar yazar sanıyorsunuz.Kainatın yaradılışı ve nasıl yeniden dürülüp kıyametin geleceğini anlatan ve sonrasındaki ahireti konu edinen yüzlerce ayete rağmen...
son mevzunuz tuvalet kağıdına gelelim;islam insanların kıçını nasıl temizleyeceğiyle de ilgilenir.Açın ilmihal kitaplarının taharet kısımlarını öğrenin bilmiyorsanız.
ayrıca zeka ve akıl kavramlarıda farklıdır.Zeka,kötüyede kullanılabilir.Mesela firavun,nemrut,karun,haman,belam bin baur,ebu cehil .......gibiler devrine son derece zeki ve bilgili kabul edilen kimselerdi.ama akılları kendilerine yar olmadığı için cehennemin dibini boyladılar.
 

Arkun

Tecrübeli
Üye
efendim yoklukta bir varlıktır mahluktur ve varlık yokluk denen maddeden yaratılmıştır bu gün cernde yokluğu oluşturan maddeyi arıyorlar
şimdi yoklukta bir varlıksa ortada olmayan şey diye bir şey yoktur dolayısıyla yoktan var olan diye bir şey yoktur sadece yok denen maddeden varlığın süduru vardır .gölgeden güneşin yaratılması gibi
karanlık maddeden yani x maddesinden maddenin yaratılması...

İmdi gelelim Allah ın varlığına zaten Yüce Allah sonsuzdur sonsuzluk içinde bu madde bu insan bu tanrı diye ayrımlara gidersek sonsuzluğu parçalamış oluruz oysaki alemler Allah ın bir yansımasıdır.yani Tanrı denen ışık kaynağı ateş var ve bu ateşden sudur eden alem denen ışıkda var ışıksız ateş ateşsiz ışık düşünülemiyeceği gibi burada ateşle ışığı ikiye ayırsakta birbirinden ayrı iki şey olarak düşünmeyiz Alemlerle tanrı da böyledir birbirinden ayrı şeyler değildir. dolayısıyla her şey sonsuzluk içerisinde vardır.
Allah sonsuzdur bunu idrak edebiliyorsak şunu bilebiliriz sonsuzluk içinde sonsuzluğu yaratan ikinci bir sonsuzluk aranmaz..eğer birincisi yaratılmışsa bu sonsuz değildir o halde sonsuz değilse tanrı olamaz,çünkü tanrı sonsuzluğu gerektirir sonsuzluk ise kendi kendiliğinden var demektir madde gibi bir sebebe bir sonuca ihtiyaç duymaz.
sayın sosyalist bu cevap sizi tatmin etmediyse tatmin olmadığınız yerleri yazınız lütfen
 

atom

Tecrübeli
Üye
çok mantıksız.hatta hiç mantık yok söylediklerinizde.
peygamber yollanmayan toplumlar doğru ve yanlışı ayır edememişlermidir?

kızıldereliler in felsefecileri dahi vardır.dostuna dost,düşmanına düşman,mert bir ırk oldukları söylenir.çoğu yerde kızıldereliler kahramanlıkları ile anılır.kızılderelileri sadece amerika eski filimlerinde kötü gösteriştir.onların dışında kızıldereliler dünyada doğa felsefeleri ve savaşçılıkları ile tanınmıştır.ama böyle bir ırk a hiç peygamber geldiğine dair kanıt yoktur.çünkü gelmemiştir.
dinlerin ortadoğu,yahudi uydurması olduğu çok açık.

islam ın bahsettiği ve ortadoğudan olmayan bir peygamber örneği veriniz demiştim.
soruyu biraz daha geliştiriyorum,ortadoğu dışından bir peygamber örneği veriniz.
islamın bahsedip bahsetmemesi önemli değil.

hiç bir soruma cevap veremediğiniz gibi,sanki sorularımı yanıtlamışsınız gibi bir edaya bürünüyorsunuz.sizinle anlaşabilmek çok zor.
 
Üst Alt