Yemen-i ekber

Merhaba

hizir.jpg


Ayakkabı mesleğinin piri olarak bilinen YEMEN-İ EKBER, her ayakkabıcı gibi işinin ehli biraz da “kurnaz” denilebilecek bir ustaymış. Bu yüzden ayakkabıcılar biraz gözü açık olur derler. EKBER, her halde “büyük usta” anl***** gelen bir lakap olmalı.

YEMEN-İ’ de her halde Yemenli demektir. Sanırım Yemen’in Osmanlı’dan çok Önceki bir döneminde, muhtemelen Hz. Süleyman’ın SEBE ülkesine HÜTHÜT’ü istihbarat için gönderdiği eski zamanlarda yaşamış olmalı bu pir.

İşte böyle bir zamanda Yemen-i Ekber ayakkabıları yapmış bitirmiş ve ısmarlayanlara satıp parasını almış. Bir kucak dolusu parayı önlüğünün içinde başlamış saymaya. Bir taraftan da paralarla yapacağı işleri düşünüyormuş. Dış kapıdan birisinin içeriye girdiğini haber veren çıngırağın sesini duyunca daldığı hülyalardan bir anda sıyrılıp bakmış, karşısında aksakallı bir ihtiyar duruyor. İhtiyar selam verip sormuş Ekber’e: “İşlerin iyi her halde evladın, paraları mı sayıyorsun?” Yemen-i Ekber ihtiyarın selamını almış almasına ama zannetmiş ki gelen fakir birisi ve kendisinden para isteyecek, ihtiyarın sözünü bitirmesini beklemeden hemen atılmış sözün üzerine:

“Yok, vallahi çöp bunlar, çöpleri ayırıyorum amca, içinde işe yarayan bir şey bulurum gayesiyle.” demiş.
ihtiyar tam diyecekmiş ki:
“Paran bol olsun”, birden aldığı cevap üzerine deyivermiş ki: “Çöpün bol olsun evladım, hadi sana kolay gelsin.”

Yemen-i Ekber’in, bu cevabı Hızır A. S.’den aldığı günden bu güne ayakkabı imalatı yapılan yerlerde en kıt şeyin PARA, en bol şeyin ise ÇÖP olduğu söylenir.

Zaman Yolcusu Hızır
Şira Yayınları
 
Üst Alt