• Merhaba Ziyaretçi hoşgeldin! Forumdan daha fazla yararlanmak için buradan kayıt olunuz...

Yehova’nın Şahitleri Siyasi Meselelerde Neden Tarafsız Kalıyor?

  • Konbuyu başlatan merkür
  • Başlangıç tarihi
  • Cevaplar 2
  • Görüntüleme 1K

merkür

Amatör
Üye
Yehova’nın Şahitleri Kutsal Kitaba dayanan sebeplerden dolayı siyasi meselelerde tarafsız kalırlar.

Bizler lobi yapmayız, partiler veya siyasi adaylar için oy kullanmayız, seçimlerde aday olmayız ya da hükümeti değiştirmeye yönelik hiçbir harekette yer almayız.

Kutsal Kitapta böyle bir tavır sergilememiz için sağlam sebeplerin yer aldığına inanıyoruz. Bunlardan bazıları şöyledir:

İsa peygamberi örnek alıyoruz; o kendisine verilmek istenen siyasi mevkiyi kabul etmemişti (Yuhanna 6:15). Öğrencilerine ‘dünyaya ait olmamaları’ gerektiğini

öğretti ve siyasi meselelerde taraf tutmamalarını açıkça söyledi (Yuhanna 17:14, 16; 18:36; Markos 12:13-17).

Biz Tanrı’nın Krallığına sadık kalıyoruz.
İsa peygamber de bu krallık hakkında şöyle demişti: “Krallığın bu iyi haberi, dünyanın her yerinde bütün milletlere şahitlik amacıyla duyurulacak” (Matta 24:14).

Tanrı’nın Krallığının temsilcileri olarak bizler bu krallığı duyurmakla görevliyiz ve yaşadığımız ülke de dahil tüm dünyada siyasi olarak tarafsız kalırız (2. Korintoslular 5:20; Efesoslular 6:20).

Tarafsız kaldığımız için Tanrı’nın Krallığının iyi haberini farklı siyasi görüşlere sahip insanlarla rahatça paylaşabiliyoruz. Bu dünyanın sorunlarını Tanrı’nın Krallığının çözeceğine duyduğumuz güveni sözlerimizle ve davranışlarımızla göstermeye çalışıyoruz (Mezmur 56:11).

Siyasi bölünmelerden uzak durduğumuz için uluslararası bir kardeşler topluluğu oluşturuyoruz (Koloseliler 3:14; 1. Petrus 2:17). Oysa siyasete karışan dinler kendi mensupları arasında bölünmelere yol açıyor (1. Korintoslular 1:10).

Yönetimlere saygı gösteririz.
Siyasette yer almasak da otoritesi altında yaşadığımız hükümetlere saygı gösteririz. Bu tutum Kutsal Kitabın şu emriyle uyumludur: “Herkes baştaki yetkililere boyun eğsin” (Romalılar 13:1).

Kanunlara itaat ederiz, vergilerimizi öderiz ve devletin vatandaşların refahı için harcadığı çabaları destekleriz.

Hükümeti devirme girişimlerine katılmaktansa Kutsal Kitabın ‘krallar, yüksek mevkilerde olanlar için dua edin’ öğüdünü dinleriz, özellikle de ibadet özgürlüğümüzü etkileyebilecek kararlar alınacağı zaman bunu yaparız (1. Timoteos 2:1, 2).

Ayrıca siyasi meselelerde herkesin kendi seçimini yapma hakkına saygı duyarız. Örneğin seçimleri veya oy kullanacak kişileri engellemeye çalışmayız.

Siyasette tarafsız kalmamız yeni bir şey mi?
Hayır değil.

İsa peygamberin elçileri ve birinci yüzyıldaki diğer öğrenciler de aynı tutumu sergilemişti. Beyond Good Intentions kitabı bu konuda şöyle der: “İlk Hıristiyanlar

yetkililere saygı göstermeyi yükümlülükleri olarak görseler de siyasete karışmanın uygun olmayacağına inanırlardı.” Benzer şekilde On the Road to Civilization

kitabı da İsa’nın ilk takipçileri hakkında “Siyasi bir konumda hizmet etmediler” der.

Tarafsız olmamız milli güvenliği tehdit eder mi?
Hayır.

Hükümet yetkililerinin bizden korkması için hiçbir sebep yoktur, çünkü bizler barış yanlısı vatandaşlarız.

Ukrayna Ulusal Bilimler Akademisinin 2001’de yayımladığı bir rapora bakalım. Raporda siyasi tarafsızlığımız hakkında şu sözler yer aldı: “Bugün bazı kişiler

Yehova’nın Şahitlerinin bu tavrından hoşlanmayabilir; aslında totaliter Nazi ve Komünist yönetimlerinin onları suçlamasının temel nedeni de buydu.” Yine de

Şahitler Sovyet baskısı altında bile “yasalara uyan vatandaşlar olmayı sürdürdüler. Onlar kolektif çiftliklerde ve sanayi tesislerinde dürüstçe ve özveriyle çalıştılar,

Komünist rejim için hiçbir tehdit oluşturmadılar.” Günümüzde de Yehova’nın Şahitlerinin inançları ve faaliyetleri raporda belirtildiği gibi “ülke bütünlüğü ve güvenliği için hiçbir tehdit oluşturmaz.”
 

bursali68

Amatör
Üye
Hükümet yetkililerinin bizden korkması için hiçbir sebep yoktur, çünkü bizler barış yanlısı vatandaşlarız.
Ancak " zulüm yanlısı " yönetimleri değiştirebilmek için sizin de katkınızın olması gerektiği oy çokluğunda, bu olamıyor maalesef...Ve belki sizler oy kullansanız " zulüm yanlısı " yönetim gidip, barış yanlısı yönetim gelecekken bu olamıyor...Dolayısıyla o zulümden siz de SORUMLU oluyorsunuz...!

Yukarıda saydığınız...: Vergilerimizi öderiz, yasalara saygılıyız...v.s. olumlu yönlerde olan binlerce, milyonlarca yurttaş var...Sadece siz mi öylesiniz...? Ancak her insanın yapabildiği gibi sizin içinizde de " üç kağıt işine " burnunu sokanlar var...Yani herkeste görülebilecek bir durum...
 

merkür

Amatör
Üye
Sevgili bursali68,

Barış yanlısı yönetim derken?? Tüm dünya tarihi incelendiğinde hiçbir siyasi yönetimin tam anlamıyla barış yanlısı olmadığını yönetimleri boyunca yüzde yüz bir barış ortamı oluşturamadığını eminim siz de fark etmişsinizdir. Bu dünyanın siyaseti ve tüm iyi niyetli çabalar kalıcı mutluluk ve barışı maalesef sağlayamıyor ve ve hiçbir barış yanlısı yönetim de bunu SAĞLAYAMAYACAK.

TANRI’NIN SÖZÜ insanların yönetimlerine itaat etmemizi söyler, fakat insanlardan önce Tanrı’ya itaat etmek gerektiğini de öğretir

Peki bizler Dünyanın siyasi meselelerinde taraf tutmadığımızı nasıl gösteriyoruz?

Tanrı'nın, görevlerini sürdürmelerine izin verdiği yönetimlere karşı çıkmıyoruz, fakat ulusçu ya da milliyetçi faaliyetlere de destek vermiyoruz . Lobi yapmıyor, seçimlerde oy kullanmıyor, aday olmuyor ya da hükümeti değiştirmeye yönelik hiçbir harekette yer almıyoruz. Bu doğru.

Çünkü bizler tarafsız olmalıyız.
Neden?

İlk olarak siyasetten ve savaşlardan uzak durarak ‘dünyaya ait olmadığımızı’ gösteriyoruz, böylece İsa Mesih’in öğretilerine ve bıraktığı örneğe uyuyoruz . Tanrı’nın Krallığının sadık vatandaşları olmak için de tarafsız kalmak zorundayız. Aksi takdirde iyi haberi duyururken insanlığın problemlerini sadece Tanrı’nın Krallığının çözebileceğini nasıl rahat bir vicdanla söyleyebiliriz? Ayrıca sahte din, mensuplarını siyasete karıştırarak bölünmelere yol açarken, hakiki tapınma tam tersi tarafsız kalmamıza yardım ederek uluslararası kardeşliğimizi koruyor.

Peki Tanrı'nın bu dünyanın siyasetine ve yönetimlerine ne gözle baktığını hiç düşündünüz mü?

Bazı yönetimler adil davranıyor gibi görünse de insanların birbirini yönetmesi düşüncesi hiçbir zaman Tanrı’nın amacında yer almadı (Yer. 10:23). Çünkü İnsan kaynaklı yönetimler milliyetçiliği teşvik eder, milliyetçilik de insan ailesini bölen bir unsurdur.

En iyi yönetici bile istese dahi bütün sorunları çözemez.

Tanrı, dünyanın siyasi yapısının varlığını sürdürmesine izin veriyor; çünkü bu yapı bir ölçüde istikrar sağlıyor, bu sayede bizler da Krallığın iyi haberini duyurabiliyoruz. Biliyoruz ki Tanrı’nın Krallığının bizim için yapacaklarını insanların kurduğu hiçbir yönetim başaramayacak.

Bu arada neden sözlerimi çarpıtmaya çalışıyorsunuz ki ?

Ben vergilerini ödeyen, yasalara saygılı olduğunu iddia eden sadece benim dinimdeki insanlar demedim ki !
Eğer aramızda yanlış isteklere kapılıp yanlış işler yapan biri olursa o kişi mutlaka cemaatten çıkarılır, çünkü Yehova'nın kavmi hep temiz kalmalıdır, İşte bu da bizi diğer dinlerden farklı ve eşsiz kılıyor.

Hoşçakalın.
 
Üst Alt