Yehova aldatmasi

yani ...
Kutsal kitaplarını okuyup törenlerine katıldım ilk başlar da etkilenmedim desem yalan olur...ve hala görüştüğüm çok tatlı doslarım mevcut..
Merhaba

Marksist disiplini taniyan
Ustelik bunu kendine yol haritasi yapan
Bir kizil Martinin
Mikaael isimli bir Melegin
Insan kiligina girip
Bakireden dogup

Sonra oldurulup
Cehenneme gidip
Orada 3 yil yanip

Tekrar dunyaya gelip
"Ilerde tekrar gelecegim"
Dedikten sonra,
Goge yukselip
Tanrinin sag tarafina oturup
Kiyamete kadar evreni
Yonettigine inanan
Seckin adamlarla birlikte
Bir sure inandi.

Ustelik bu seckin adamlarin elindeki
Mukaddes Kitap diye sunduklari
Yeni Ahid'in
Isa as'in Melek oldugunu
BASINDAN SONUNA YALANLAMASINA RAGMEN.

Ilginc bir durum dogrusu.
 
İşte BİNGO sonun da Mopsy yakaladı hemde ne malzeme...

Şaşıdım siz ki hassasiyetiyle tanınan...

Koministler inançsız ve meraksız ve okumaz araştırmazlar....

Samini bir itiraf size sevgili Mopsy kitabı ilk açıp okuduğumda çk etkilendiğim ve hala hatırım da kalan sözler
"ve tanrı kadını erkeğin etinden yarattı çünkü onu kendi gibi sevsin diye" belki "pozitif ayrımcılık" vardı lakin bir kadın olarak ( bu toplumun dayatmalarından ekilenme olasılığı düşük bile olsa) beni oldukça etkilemişti...
sevgiyle kalın...
 
İşte BİNGO sonun da Mopsy yakaladı hemde ne malzeme...

Şaşıdım siz ki hassasiyetiyle tanınan...

Koministler inançsız ve meraksız ve okumaz araştırmazlar....

Samini bir itiraf size sevgili Mopsy kitabı ilk açıp okuduğumda çk etkilendiğim ve hala hatırım da kalan sözler
"ve tanrı kadını erkeğin etinden yarattı çünkü onu kendi gibi sevsin diye" belki "pozitif ayrımcılık" vardı lakin bir kadın olarak ( bu toplumun dayatmalarından ekilenme olasılığı düşük bile olsa) beni oldukça etkilemişti...
sevgiyle kalın...

Merhaba

...Koministler inançsız ve meraksız ve okumaz araştırmazlar....
Bu sizin sozunuz benim degil.

Ben aksini soyledim.
Marksist disiplini taniyan
Ustelik bunu kendine yol haritasi yapan
Bir kizil Martinin

Merakli arastiran ama metaryelist temelden sapmayan,
Bilimselligi ust duzey kullanan.
...

Boyle biri/Yani Siz;
Nasil olurda su hikayenin etkisinde kalirsiniz.

Mikaael isimli bir Melegin
Insan kiligina girip
Bakireden dogup

Sonra oldurulup
Cehenneme gidip
Orada 3 yil yanip

Tekrar dunyaya gelip
"Ilerde tekrar gelecegim"
Dedikten sonra,
Goge yukselip
Tanrinin sag tarafina oturup
Kiyamete kadar evreni
Yonetti
 
Boş tarafıma gelmiş sevgili Mopsy...
Hata yapmışım özür dilerim sizden ve tüm müslim aleminden...

canım neye isterse ona inanrım diye saçma bir laf kullanmaktan kendimi men ediyorum...
 
Merhaba

Rutherford'un bu şekilde alıp ilan etmiş olduğu öğretilerin bazıları kısa olarak şunlardır:

1925 yılı dünyanın sonu ve yeryüzü cennetinin başlangıcıdır.
1914 yılından beri koyunların keçilerden ayrılma işi gerçekleşmektedir.
1914 nesli yok olmadan son gelecektir.
İbrahim, İshak, Yakup ... dirilerek Yehova Şahitlerinin yaptırmış olduğu Beth-Sarim evinde konuk edileceklerdir.
Aşılama metodu Tanrı'nın yasağını çiğnemektir.
Organ nakli kanibalizimliktir.
Yehova Tanrı'nın tahtı kuzey taraflarında Pleiades yıldızları yakınındadır vs...


Ama bu öğretiler şimdi tamamen değiştirilmiş bulunuyor! 1925 yılıyla ilgili peygamberliği,
Beth-Sarim eviyle ilgili tüm önbildirileri sahte ve yalan çıkmıştır!!

Eğer bu yorum veya öğretilerin kaynağı Tanrı olup melekler aracılığıyla Rutherford'a iletilmiş olsaydı acaba bunlar yanlış çıkabilir miydi? Bunların sahte ve yanlış çıkması ve birçok öğretilerin değiştirilmesi gerçeği bizlere bu öğretilerin gerisinde yalancı ruhların bulunduğunu göstermez mi? Başka çok ilginç bir nokta da şudur ki, Rutherford 1925 yılını dünyanın sonu olarak ilan ederken bu düşünceyi aynı zamanda ruhçu ve medyum biri olan Conan Doyle de 1925 yılında dünyanın sonunun gerçekleşeceğini ilan ediyordu!!! Rutherford bu medyumdan sözederek bu kişinin doğru bir cin ruhu tarafından uyarılmış olduğunu belirtiyordu.

3. ''Angel And Women''

Yehova Şahitleri Teşkilatınınn karanlık kökenliğini ''Angel And Women'' adlı kitaba karşı takınmış oldukları tutumda da belirginleşmektedir. Bu kitap Tanrısal tasvibe ve inayete yeniden ulaşmak isteyen düşmüş bir melek, bir cin tarafından otomatik yazı sistemiyle bir medyuma dikte ettirilmiştir . Bu kitap ilk olarak 1878 yılında J.G.Smith tarafından ''Seola '' başlığıyla yayınlandı. Cemiyetin ilk kurucusu olan Russell dahi bu kitabı bizzat okumuş ve Tekvin kitabının ilk altı babıyla uyumda olduğundan yaralı bulup okunmasını onaylamıştır. Hatta bu kitapın yeniden gözden geçirilişi bile Russell'in gözetiminde ona çok yakın olan bir Kutsal Kitap Tetkikçisi (yani bir Yehova Şahidi) tarafından gerçekleştirilmiştir!!

Eskiden bir Yehova Şahidi olan Ken Raines bu gözden geçirilmiş versiyonun giriş sözlerinin inceledikten sonra, bu giriş sözlerinin bizzat Rutherford tarafından yazılmış olabileceğini bile söyler. Rutherford, cinlerin dünyasını ve Şeytan'ın teşkilatını iyi tanımak amacıyla böyle bir kitabın okunmasını ve yayılmasını tamamen teşvik etmekteydi. Hatta ''The Golden Age'' dergisinin (şimdiki Uyanın dergisinin ilk ismi) Temmuz ve Aralık 1924 sayılarında açıkça bu kitabın reklamını yapmakta Noel ve doğum günü gibi özel günlerde yakınlara hediye edilebileceğini belirtmekteydi. Daha da önemlisi bu kitabın normal fiyatınının 2 dolar olduğunu ama ' The Golden Age' okuyucularına ise bunun 1 dolara sağlanacağını bildiriyordu!!

Acaba neden cinler tarafından bir medyuma dikte ettirilmiş böyle bir kitap Yehova Şahitlerince yararlı bulunup onaylanıyor, gözden geçiriliyor ve reklamı yapılıyordu? Bunun cinler ve Şeytan dünyasının tanınmasından başka diğer iki nedeni daha vardı. 1. Bu kitapta sunulan öğretiler Yehova Şahitlerinin öğretilerine çok benzemekteydi. Sık sık Tanrısal isim ''Yehova'' da kullanılmaktaydı.

2. Rutherford veya Cemiyet isyan etmiş cinler arasında bazı ''doğru cin ruhların'' da var olduğuna inanıyor ve bunların bazı durumlarda insanlara yararlı olmak amacıyla insanları uyarabileceklerini öğretiyorlardı!! Hatta Rutherford ve ilk Yehova Şahitlerine göre bu 'doğru düşmüş melekler' kurtuluşa bile erişebileceklerdi!! Bu düşünceler tamamen şeytanidir ve insanları ruhçuluğa ve spiritizme teşvik etmektir!! İşte sözkonusu kitabın kapağı, giriş sözleri ve Cemiyetin ''The Golden Age'' dergisinde bu kitap hakkındaki beyanları:

4. C. J. WOODWORTH, 'The Golden Age' (uyanın) Dergisinin Yayımlayıcısı

C.J.Woodworth Rutherford'un Cemiyet başkanlığı döneminde teşkilatta çok önemli bir rol oynamış bir kişiydi. Kendisi 1917 yılında yayımlanan 'The Finished Mystery ' adlı kitapta İncilin Vahiy bölümünü yorumlamıştı. Daha sonra Rutherford bu kişiyi 'The Golden Age' ( Uyanın ) dergisinin yayımcısı olarak atamıştı. Fakat çok ilginçtir ki, bu adam bizzat kendisi 1913 yılında Carolin du Nord, Asheville de düzenlenen bir konferansta açıkça üç gün boyunca ''Science and Health'' kitabını cinlerin kontrolunda yazan Madam Eddy gibi direkt olarak kötü ruhların etkisine girdiğini söylüyordu.

Cinlerin etkisinde olarak 36 sayfalık Russell'in yemin konusundaki öğretisine ters düşen bir kitap hazırlamıştı. Ama Russell Woodworth'u uyarınca uzun bir iç çatışmadan sonra yazdığı kitabı yakarak özgürlüğe kavuşmuş ve Russell'in vaat edilen köle oluşundan bir daha asla şüphe etmemiştir. İlginç olan durum şudur ki, böyle bir adam kısa bir zaman sonra ''The Finished Mystery' ' kitabında Vahiy kitabını yorumlamaya başlıyor ve daha sonra da Cemiyetin 'The Golden Age' dergisinin yayımcısı atanıyor!! Rutherford dönemlerinde saygın bir Yehova Şahidi olup daha sonra Cemiyetteki okkultist, ruhçuluk izlerini görüp sık sık protesto eden ve daha sonra Cemiyetten ayrılan bay Roy GODRICH böyle birinin böyle bir göreve atanışını Cemiyetin karanlık kötü güçlerin etkisi altında olmasına bağlar
(Roy D. Goodrich, 1969, Demonism and the Watchtower, Thirteenth Souvenir Convention Report).

Bu adamın ''The Finished Mystery'' kitabında Vahiy kitabıyla ilgili yapmış olduğu birçok mistik yorumlar ve bunların daha sonra bizzat Cemiyet tarafından yanlış bulunup değiştirilmesi onun yorumlarının kökeninde yalancı ruhların bulunduğunu onayladığını ortaya koymuyormu?

Yehova Şahitleri ortaya çıkışları konusunda çok büyük iddialarda bulunurlar. İşte bu iddialardan bazıları.

Devam edecek.........
 

bursali68

Ziyaretci
Çok fazla Yehova Şahiti tanımaktayım ve gerçekten çok seçkin ve düzeyli insanlar...

Merhaba,

Sevgili Güney , düzeyli ve seçkin insanlar olmalarını sanırım hiç birimiz gözardı etmeyiz veya bu insanlar " Tu kaka " demeyiz,diyemeyiz...Örneğin benim yaklaşık 20 yıldır tanıdığım yakınlarımın , elimizde büyüyen çocukları şu an " Müjdeci " sıfatı kazanmak ve o mevkiye yükselmekte...Kendileri de " Vaiz " pozisyonundalar...

Bir de şu var her ay İstanbul'da kendi inanıştakilerinden " Bir çifte " aidat / para yatırırlar...Ve bu çift çocukları olmayan bir çift olarak seçilir , çünkü kapı-kapı / il-il gezmek durumundadırlar...Altlarına arabaları alınır,evleri vardır veya kiraları ödenir,en seçkin yerlerde yer içerler...Aslına bakarsanız bu da bence sorun değil , çünkü kendi inancının temsilcilerini desteklemek kadar doğal bir şey yok...

Ancak " Gizlenmeleri / gizli olarak " faaliyette bulunmalarıdır önemli olan diye düşünüyorum...Kapı kapı dolaşırlar ve " Selamün aleyküm " diyerek ,yani " müslüman selamıyla " kapıdan içeri girerler...Ki insanları da bazı " vaadlerle " de kendi inanç sistemlerine yani " kurtulacak olan 144.000 yahudi " içerisine dahil etmeye çalışırlar....Küçücük bir kaç dip not...: Askerliğe karşıdırlar - Bayrağa karşıdırlar - siyasette OY KULLANMAZLAR - Kan vermez ve almazlar...

Ve de kendi söylemleri ile Kitab-ı Mukaddes sürekli çelişir...Yani Yehova Şahitleri , ne Hristiyandırlar,ne Musevidirler...Ki bana göre Museviliğin etkisi altında kalmış olan bir Hristiyanlık ekolüdür sadece...

Sağlıcakla kalınız...
 
Merhaba

Yehova Şahitleri ortaya çıkışları konusunda çok büyük iddialarda bulunurlar. İşte bu iddialardan bazıları.

A.Yehova Şahitleri kendi teşkilatlarının ortaya çıkışını insansal değil, tamamen Tanrısal kökenli görür. 1 Ağustos 1991 tarihli Fransızca (fr.) bir "Tarassut Kulesi" (T. K.) dergisi, bu konuda şu açıklamada bulunur:

''Hezekiel'in kendi kendini peygamber tayin etmediği gibi, Tanrı'nın görünür teşkilatı da kendini yaratmadı veya tayin etmedi. İnsan arzusu veya gayretiyle ortaya çıkmadı. Arabanın sürücüsü olan Tanrı, bu teşkilatın var olmasına neden oldu.”.

B. Yehova Şahitleri kendi teşkilatlarının son günlerde ortaya atılmış yeni bir tarikat olduğu görüşünü de kesinlikle rededder ve kökenlerinin ta Adem zamanlarına dek uzandığını iddia ederler.
"Les Témoins de Jéhovah dans les desseins Divins"

(Tanrısal Maksatta Y. Şahitleri) adlı tarihsel kitaplarının 7. ve 8'inci sayfalarında teşkilat, bu görüşünü şu şekilde dile getirir.

Yehova Şahitleri gerçek Tanrı`ya tapınan en eski dinsel grup olup, tarihleri herhangi bir Hıristiyan veya Yahudi mezhebinden daha da eskiye dayanmaktadır?... Söylediklerimin kuvvetli bir gerçeğe dayandığını size kendi Kutsal Kitap'ınızdan ispat edebilirim. Yehova Şahitleri'nin tarihi 6000 senelik bir zamana uzanır : Çünkü onların tarihi, ilk insan Adem'in yaşadığı zamanlarda başlar. O'nun oğullarından biri, daha o zamanlardan şahit olarak çağrılıyordu."
(Aynı zamanda bkz. Türkiye'de Laiklik İlkesi ve Y. Şahitleri sf. 87).

YŞT bu şekilde dünya tarihindeki yaklaşık yüz yirmi senelik kısa varlıklarını örtebilmek için, kendi tarihini Kutsal Kitap'taki, gerçek tapınıcıların ve Yahudi halkının tarihiyle kaynaştırıp, kendisini Yehova'nın en eski gerçek kavmının bir uzantısıymış gibi göstermeye çalışır. Y. Şahitleri daha da ileri giderek Habil, Nuh, İbrahim, Musa ve hatta İsa Mesih'in bile kendilerinden olup, aynı kendileri gibi birer Yehova Şahidi olduğunu bildirirler!

C. Yehova Şahitleri, teşkilatlarının son günlerde dünya sahnesinde belirmesini, Kutsal Kitap peygamberliklerinin bir gerçekleşmesi olarak görür. Y. Şahitleri, inanırlar ki, kendi teşkilatlarının son günlerde belireceği bizzat İsa Mesih tarafından Matta 24:45-47'de peygamberlikle bildirilmiştir. Onlara göre İsa Mesih bu ayetlerde Watch-Tower Teşkilatı'nın son günlerde "sadık ve basiretli köle" olarak ortaya çıkacağını bildirmekteymiş!
(T. K. 1 Eylül 1991, sf. 18).

Bundan başka YŞT 15 Haziran 1995‘te çıkan bir Tarassut Kulesi dergisinde, Malaki 4:5‘te geleceği vaat edilen İlya peygamberin de bizzat Cemiyetin kendisi olduğunu belirtir:
‘‘İşte RABBİN büyük ve korkunç günü gelmeden önce, ben size peygamber İlya‘yı göndereceğim.‘‘
Acaba çağdaş İlya kimdi r? … Büyük ve korkunç günü gelip çatmadan önce, Yehova hayatî olan Krallığın iyi haberinin vaaz edilmesi işinin bütün yeryüzünde başarılması için çağdaş İlya ile beraber olacaktı. Malaki 4:6, çağdaş ‘‘İlya‘‘nın işini tarif ederek şunu belirtiyor:
‘O da babaların yüreğini oğullara, ve oğulların yüreğini babalarına döndürecektir; ta ki, gelip dünyayı lânetle vurmayayım.‘‘
O halde bu ‘İlya‘nın kimliği, Efendinin, yani İsa‘nın, tüm mallarını emanet ettiği meshedilmiş takipçilerinden oluşan sadık ve basiretli köle sınıfı olarak saptanıyor .‘‘
(sf.23-24).

YEHOVA ŞAHİTLERİ KENDİLERİ VE YAYINLARI HAKKINDA NELER İDDİA EDERLER?

Devam edecek...........
 
Merhaba


YEHOVA ŞAHİTLERİ KENDİLERİ VE YAYINLARI HAKKINDA NELER İDDİA EDERLER?

A. Yehova Şahitleri, kendi Teşkilatları'nın Tanrı'nın yeryüzünde kullanmış olduğu tek gerçek ve yetkili peygam beri olduğunu bildirip, diğer bütün Hıristiyanların da Şeytansal kökenli olduğunu iddia ederler. YŞT peygamber olduğu konusunda, yukarıda sözünü ettiğimiz İlya peygamberin yerini tutuğu iddiasının dışında 1972‘de çıkan 24 numaralı bir Tarassut Kulesi dergisinda sayfa 26'da (Fransızca) şu önemli açıklamada bulunur:

"Sonuç olarak acaba Tanrı'nın bir peygamberi var mıdır ki, gelecek şeyleri onlara (hizmetçilerine) bildirsin ve onları çeşitli tehlikelere karşı duruş almaya yardım edebilsin?

Peygamberin Kimliği... Bu soru olumlu olarak yanıtlanabilir. İyi ama o halde bu peygamber kimdir?... Hıristiyan rahipleri... onlar Tanrı'ya ihanet edip görevlerini yapamadılar. Tanrı'nın krallığı yerine, Birleşmiş Milletler Teşkilat'ını onayladılar... Ama Tanrı onları uyarmak için bir peygamber sağladı. Bu peygamber tek bir adam olmayıp, kadın ve erkeklerden oluşan bir gruptur. Bu, o zamanlar Kutsal Kitap Etütçüleri olarak tanınmış olan İsa Mesih'in öğrencilerinin küçük grubuyla ilgiliydi. Onlar bugün Yehova'nın Hıristiyan Şahitleri ismini taşımaktadırlar. Kendileri sürekli bir uyarı mesajı ilan etmektedirler.". YŞT yine yayınlarında kendisini açık bir şekilde Esinleme 11:1-13 ayetlerinde sözü edilip, göğü kapamaya, suları kana dönüştürmeye ve yeryüzünü kaç kez isterlerse bela ile vurmaya yetkili olan ‘ iki peygamber‘ olarak da tanıtır!!
(TK. 1 Temmuz 1987 sf. 21-22; La Révelation, le grand dénoument est proche sf. 167-170).

15 Ağustos 1938'de alınan genel bir kararnamede de Y. Şahitleri Cemiyetleri hakkında şu açıklamada bulunurlar:

"İsmini taşımak için seçilmiş olan bizler, Tanrı halkının grubu ... tanıyoruz ki, Tanrı'nın hükümeti temiz bir teokrasidir, Mesih İsa tapınakta olup, tüm yetkisiyle Yehova'nın Teşkilatı‘ nın hem görünür, hem de görünmez kısmını yönlendirmektedir ve 'TEŞKİLAT' O'nun yersel temsilcisidir ..."
(Les TJ, dans les desseins Divins, sayfa 148).

‘‘Teşkilat son günler boyunca Rab tarafından kullanılan tek kanaldır.‘‘
(Les Témoins de Jéhovah-Prédicateur du Royaume de Dieu, 1993, sf.626 TJ.PRD).

Kendisini bu şekilde Tanrı'nın tek peygamberi, temsilcisi, kanalı ve Şeytan tarafından aldatılamaz gören YŞT, yayınlarında, diğer Hıristiyanlardan söz ederken de şöyle der:

"Hem Katolik hem de Protestan dini görevlileri, Yehova Tanrı' yı ve Mesih'i temsil etmemektedirler, onlar İblis Şeytan'ın temsilcileri ve hizmetçileridir."
(La Crise, Rutherford, 1933, sayfa 43).

B. Yehova Şahitleri yayınlamış oldukları dergilerin (Tarassut Kulesi, Uyanın) ve kitaplarının da Tanrısal kökenli olduğunu ileri sürüp, bunlara kesin bir bağlılık ve itaat talep ederler.

Bu yayınlarının yardımı olmaksızın, sadece Kutsal Kitap incelenişiyle hiç kimsenin gerçek bilgiye erişemeyeceğini ileri sürerlerKendilerini Tanrı'nın ve Mesih'in tek yeryüzü temsilcisi ve gerçek peygamberi gören YŞT, mantıken bu görüşle uyumda olarak kendi yayınlarında sunmuş olduğu öğreti ve uygulamalarını da peygambersel veya Tanrısal kökenli görüp, bunlara kesin bir bağlılık ve itaat talep etmelidir. Acaba Y. Şahitleri yayınları hakkında bu tür iddia ve taleplerde bulunur mu? YŞT' nın yaptığı şu beyanlar, bu sorumuzu yanıtlar niteliktedir:

"Birikmiş deliller gösteriyor ki, Yehova iradesinin dünyaya açıklanması için şimdi 'Tarassut Kulesi' olarak isimlendirdiğimiz yayını bir kanal olarak kullanmayı seçmiştir. Bu derginin kolonlarında açıklanan sözler aracılığıyla, Tanrı bu dünyanın insanlarını, Tanrısal iradeyi yapanlar ve yapmayanlar olmak üzere ikiye ayırmaya başladı . Bu nedenle (derginin ilk kez yayınlandığı tarih olan) 1879 senesi bir dönüm noktasıydı."
(Les TJ.dans les desseins Divins, 1971, sayfa 22).

Y. Şahitleri daha da ileri giderek meleklerin bile kendi Teşkilatlarına görünmez bir şekilde özel mesajlar ilettiğini bildirirler:

"Bu melekler insan gözüne görünmez olup Rab'bin emirlerini iletmek amacıyla hazır bulunmaktadırlar. Şüphesiz onlar bakiyeye özgü, Rab tarafından verilmiş talimatları önce işitir, ardından da bunları... bakiyeye verirler. Gerçekler Rabbin meleklerinin tapınağında Rab'be eşlik edip, 1919'dan beri bu şekilde bakiyeye hizmet ettiklerini kanıtlar."
(Rutherford, Justification cilt. 3, sf. 250).

"Rab,Tarassut Kulesi'ni bu gerçekleri yaymak için kullanmıştır. Şüphesiz O, bu yayını yönlendirmek için bu meleklerden bazılarını yetkili kılmıştır"
(Rutherford, 1930, Lumiere, Cilt 1, sf. 71).

YŞT, açık bir şekilde "sadık ve basiretli köle" tarafından hazırlanıp yayınlanan yazıların yardımı olmaksızın kimsenin Kutsal Kitap'ı ve kurtuluş yolunu kavrayamayacağını da bildirir:

‘‘İsa ölüp diriltilmesinden sonra, iletişim kanalı olarak ‘bir sadık ve basiretli köle‘ çıkacağına ilişkin güvence verdi… Mukaddes Kitap peygamberliği Maşiah‘a (Mesih‘e) işaret ettiği gibi, şimdi de bizi sıkı bir birlik içinde olan sadık ve basiretli köle olarak hizmet eden İsa‘nın meshedilmiş takipçilerine GÖTÜRÜR . BU KANAL Tanrı‘nın Sözünü anlamamıza yardım eder. Mukaddes Kitabı ANLAMAK isteyenlerin TÜMÜ ‘Allahın nevi çok olan hikmetinin‘, SADECE Yehova‘nın İLETİŞİM KANALI OLAN sadık ve basiretli köle vasıtasıyla BİLİNEBİLECEĞİNİ FARK ETMELİDİR.‘‘
(T. K. 1 Ocak 1995)

C. Yehova Şahitleri kurtuluş için teşkilatlarına bağlanmanın şart olduğunu bildirip, sadık ve basiretli kölenin talimatlarını Tanrı'nın sesini izler gibi izlemek gerektiğini vurgular ve teşkilata karşı isyan etmenin de Tanrı'ya karşı isyan etmekle eşit olduğunu iddia ederler.

"Yehova, halkıyla ilişki kurmak için aracı bir kanal yarattı. O'nun iradesinde kalmak için, O'nun günümüzde kullanmış olduğu bu bildirici kanalı, özellikle 1919'dan bu yana krallığın görünür yararları üzerine atanmış olan bu meshedilmiş bakiyeyi tanıyalım. Bu gerçeği anlamamız ve kölenin talimatlarını Tanrı'nın sesini izler gibi izlememiz yaşamsaldır. "
(T.K. 15 Ağustos 1957, sf. 498).

"Sadık kölenin yaptığı her şey bizim yararımız doğrultusundadır. Köle bu şekilde Tanrı'nın işini yapmakla Yehova'nın önünde kendi özel görevini yerine getirir. Bundan dolayı kölenin isteği, Tanrı'nın isteği olup, köleye karşı yapılan isyan Tanrı'ya karşıdır. " (T. K. 1.8.1956, sayfa 474). [/u] Bu beyanlardan da anlaşılacağı gibi Tanrı'nın tasvibini ve ebedi hayatı elde etmek için herkes mutlaka YŞT'na, "sadık ve basiretli köle" ye bağlanmalı, Tarassut Kulesi ve diğer yayınlar yoluyla verilen talimatlara da sadık bir şekilde uymalıdır. Bu, kurtuluş için Y. Şahitleri'nin ileri sürdüğü temel koşullardan biridir.

YŞT daha ileri giderek üyelerinin serbest bir şekilde bilgilenmesini bile sınırlamaktadır. Cemiyetin dışından gelen, özellikle kendilerine karşı yazılmış bütün yayınların Şeytan'dan geldiğini vurgulayıp, bunların kesinlikle kabul edilmemesini ve okunmamasını özellikle üyelerine telkin etmiştir. Y. Şahitleri, Cemiyeti terk ederek, Cemiyetin yanılgılarını tanıtmaya çalışan kişi ve yayınlardan o derece ürkmektedir ki, bir Tarassut Kulesi dergisinde bunlarla kontakta bulunmanın ve onların yayınlarını okumanın ne kadar tehlikeli olduğunu şu ifadelerle dile getirir: "Şeytanî propaganda", "iftira, yalanlarla dolu kitap ve broşürler", "sapık şeyler", "murdar boş sözler", "yudum yudum içirilmeye çalışılan zehir", "ruhî kangren" ve "ruhî zina" olarak niteleyip, "ölüm getiren ruhî kangren sana da bulaşmasın" diyerek bunlara karşı "devamlı tetikte olmak" gerektiğini tüm üyelerine vurgularlar!
(T.K. Ağustos 1986, sf.17-25).

Devam edecek.....
 
Merhaba

TARIHSEL GEÇMİŞLERİNE NASIL BAKARLAR?

Eğer zamanımızdaki Y. Şahitleri'ne, Tanrısal kökenliliklerini çürüten söz konusu 1799, 1874, 1878, 1881, 1914, 1918, 1925 ve 1975 gibi gerçekleşmeyen sahte peygamberlik ve öğreti değişikliklerini bildirirsek, genellikle Y. Şahitleri kendilerini temize çıkarmak için özellikle şu dört kaçamak yanıtı ileri sürerler:

Geçmiş önemli değildir, önemli olan şimdiki durumdur.
Bizler hiçbir zaman ilham edildiğimizi veya peygamber olduğumuzu iddia etmiyoruz.
Süleyman'ın Meselleri 4:18'e göre gerçeğin ışıkları giderek artmalıdır. Bu nedenle ilk zamanlarda yanılgıların olması gayet normaldir.
Elçiler bile zaman zaman yanlış ümitler beslediler. Bundan başka, samimi özlemden kaynaklanan bu beklentiler her ne kadar yanılgıyla sonuçlandıysa da bunlar bizlerin sürekli uyanık kalmasını sağladı!

1. Geçmiş önemli değil midir? Eğer Y. Şahitleri'nin yayınlarını inceleyecek olursak göreceğiz ki, YŞT diğer din veya faaliyetlerin tarihini gayet öneme almakta ve onları suçlarken, bunu tarihlerine başvurarak yapmaktadır. Örneğin Y. Şahitleri sürekli Katolik, Protestan ve diğer kiliseleri geçmişte savaşa ve politikaya katılmakla, savaşları körüklemekle ve YŞT'nın mesajını reddedip, Birleşmiş Milletler'i desteklemekle suçlar ve aynı zamanda bundan dolayı da bunların Şeytan'nın teşkilatına ait olduklarını vurgularlar! Eğer bugün bir Katolik veya bir Protestan "geçmişi boş ver! Sen şimdiye bak" derse acaba Y. Şahitleri bunu göz önüne alıp onların tarihteki hatalarını silecek mi? Onları aklanmış sayacak mı? Aslında Cemiyetin kendisi de kendi tarihini öneme almakta ve her fırsatta üyelerine geçmişlerini bilmek için teşvikte bulunmaktadır. Hatta Cemiyet bu maksatla, her ne kadar çarpık ve tek yanlı olsa da Tanrısal kökenliliğini kanıtlamak için yayınlarında kendi tarihine başvurur. "Les TJ. Dans les Desseins Divins" ve "Les Témoins de Jé hovah, Prédicateurs du Royaume de Dieu" adlı kitapları zaten bu amaç doğrultusunda yazılmıştır. Sonuç olarak şunu söylemeliyiz ki, her ne kadar tarih bir kuruluş veya bir peygamberin Tanrı'dan olup olmadığını anlamamız için tek dayanak olmasa da tarihin incelenişi bu konuya çok önemli bir ışık tutar.

Y. Şahitleri ilham edildiklerini veya peygamber olduklarını iddia eder mi?

İsterseniz önce ikinci iddiayı ele alıp hemen belirtelim ki, bu iddia tamamen yanlıştır. Daha önce kendi yayınlarından yaptığımız alıntılarla açık bir şekilde belgelemiştik ki, YŞT, kendisini (yani 144 binin bakiyesini) yeryüzünde Tanrı'nın kollektif peygamberi, sözcüsü ve tek iletişim kanalı olduğunu iddia etmektedir. Diğer ilham edilme konusuna gelince, yine hemen bildirelim ki, Y. Şahitleri bu konuda ihtiyaca göre "iki ölçü, iki tartı" kullanmaktadır! Cemiyet özellikle gerçekleşmeyen sahte peygamberlik ve öğreti değişiklikleri söz konusu olduğunda ilham edilmediğini bildirir. Bir kitapta yine sahte peygamberliklerden söz edilirken, Cemiyet açık bir şekilde kendilerinin ilham edilmediğini ve İsa Mesih'in öğrencileri gibi zaman zaman yanlış ümitler beslemiş olduklarını bildirmektedir (Comment raisonner à partir des Ecritures sf. 155). Ama bunun yanında daha önceden sıralamış olduğumuz Cemiyetin bir sürü açıklamaları da açık bir şekilde göstermektedir ki, YŞT kendisini, yani sadık ve basiretli köleyi, yayınlarını ve öğretilerini Tanrısal kökenli olarak sunup, ilham edilmiş gibi sergilemektedir.

Devam edecek.....
 

Benzer konular ↴

Benzer konular ↴

Üst Alt