Yaşarken(!); Doğru Yol Rehberimiz; KURAN!

Yaşarken(!); Doğru Yol Rehberimiz; KURAN!​

Allah, Kitabı Kuranda, din konusunda tek rehber olduğunu pek çok ayetinde söylüyor. Yani Rehberliği / kılavuzlamayı Kuran içinde yer alan Sözlerim olan ayetlerle Ben yaparım! diyor. İşte bir tanesi:

(Nisa,175)Allaha inanıp, apaçık ışığa / Kitabına / Kurana sımsıkı sarılanları, Kendi rahmetine ve lütfuna kabul edecek, onları dosdoğru bir yola sokarak, Kendisine yöneltecektir.

Ayetten, ben şunu anlıyorum. Allah:sadece, Benim Kitabım Kuranla, Benim rehberliğimle, Bana ulaşabilirsiniz!diyor.

Din konusunda tek otorite olması gereken Allahı, neden tek eğitici-öğretici kabul etmiyoruz? Kuranın içeriği konusunda bilgimiz yoksa, din anlattığını iddia eden hocalardan hangisinin doğru söylediğini nasıl bileceğiz? Ortalık dini anlatan hocadan geçilmiyor. Hangi kanalı açsanız, sarığını, cüppesini geçirmiş, sakalını uzatmış ve hoca olduğunu iddia eden ya da prof.ünvanına sahip ama hikaye ve rivayet anlatmaktan öteye gidemeyen birinin din adına konuştuğunu görüyorsunuz. Hemen hemen bir apartmanda bir kadın hoca(?!) kadınları toplayıp, Arapça Kuran okuyup, arkasından din konusunda ahkâm kesmeye başlıyor. Çoğunun okur-yazarlıkları şüpheli bu din hocası geçinenlerin dinî referansları nedir? Bu yetkiyi onlara kim vermiştir, bilen, soran, sorgulayan yok! Din konusunda tek referans kaynağımız KURAN olduğuna göre; -bana göre değil, pek çok KURAN ayetine göre- bize din anlattığını iddia eden hocalarımız, Ben bunları anlatıyorum ama siz yine de gidin KURANı kendiniz anlayarak okuyun ve Allah ne demek istiyor kendiniz öğrenin! demiyorlarsa ve hep bana gelin, ben anlatırım durumu varsa, sizin özgürce anlama hakkınızı elinizden almış olmuyorlar mı? Eğer sizi başvurduğunuz hoca yönetip, yönlendiriyorsa, o hocaya tâbi olmuyor musunuz?

(Teğabün,11)Kim içtenlikle Allaha inanırsa, Allah onun gönlünü doğruya yöneltir / gönlüne yön gösterir.

Allah, Kuranın, (Yunus,99).ayetinde, Peygamberimize: İsteseydim, inanmalarını Ben sağlardım, hal böyleyken inanmaları için sen mi zorlayacaksın?!
Yine Peygamberimize, (Kaf,45).ayette: Sen Kuran ile öğüt ver! der. Yani bizlere şu ilahi mesajı verir. Bakın Peygamberime bile zorla inandırma hakkı vermiyorum. Siz Kurana çağırın. Gerisini Bana bırakın!
Kuranı anlayarak okuma çabası içerisine girdiğinizde, Allahın Sözleri ile yani Yaratıcınız ile başbaşasınız! Bu durumda, Kuran içinde yer alan Allah, Sözleri olan ayetleri ile sizi Kendisi eğitmiş olmaz mı? Diğer hoca kitapları yerine sürekli Kuran okuduğunuzda zaman içinde Yüce Yaratıcının sizi nasıl eğittiğine şaşar kalırsınız ve kendinizi müthiş özgür hissedersiniz. Hiç kimseye bağlı değilsinizdir. Yalnız ve sadece sizi Yaradana bağlılık içine girersiniz.
Kuranın ana teması: Allaha şirk / ortakla ulaşmayın! Şirk dışında tüm günahları bağışlayacağını söyleyen Yüce Yaratıcı, Kitabında bu konunun önemine binaen, ısrarla nasıl ortak koşulabileceğinin çok ince ayrıntılarını verir. Bizlere ısrarla, din satıcıları tarafından Arapça okutulmasının sebebi de budur. Bu çok ince ayrıntıları öğrenmeyelim! Arapça okuyun, sevap alın, siz anlayamazsınız(!); gelin ben size anlatırım diyen bütün hocalar, bu işten nemalanmaktadırlar.

(İbrahim,4)Biz görevlendirdiğimiz her elçiye, ayetlerimizi, kendi halkının ana diliyle gönderdik ki, halkı elçilerin tebliğ ettikleri ayetlerimizi anlayabilsin.
(Enâm,71)Gerçek yol gösterici Allahtır / Allahın kılavuzluğudur gerçek kılavuzluk.
(Nahl,9)Allaha düşen yolun doğrusunu göstermektir / size doğru yolu göstermek sadece Allaha aittir.

Allah'ın elçisi olan Peygamberimize rehberlik eden Kim? Şüphesiz Allah olduğuna göre, bize de rehberlik edecek olan; Peygamberimize de olduğu gibi Kur'an'da ki Allah'ın Sözleri olan Ayetler! Yani Allah!
Bunu nasıl yapacak? Peygamberimize Kur'an ile nasıl rehberlik ettiyse, bize de öyle yani sadece KUR'AN ile! Peygamberimiz yaşamıyor ki, bize rehberlik edebilsin! Yaşadığı dönemde evet Allah ile irtibat halinde olduğu için ve Allah'ın Söylediklerini ileten, anlatan, öğreten sıfatıyla Peygamberimiz rehberdi. Ama artık maalesef yaşamıyor ya da biz Peygamberimizin yaşadığı dönemde değiliz ve üstelik Peygamberimiz ölümsüz de değil. Ölümsüz olan sadece, yalnızca ALLAH! Yaşayan da, yaşam içinde olan da KUR'AN! Kur'an'ın yaşayan ve yaşam içinde, yaşam için olduğunu anlayabilmemiz için onu sürekli okuyup, anlamaya çalışmalıyız. "Allah ne demek istiyor, bizlere neler söylüyor?" tefekkürü ve özgürlüğü içinde olmalıyız. Peygamberimizin de, rehberi de, referansı da KUR'AN'dı.

(Araf,158)Muhammed Peygamber de Allaha ve buyruklarına / Allahın Sözlerine inanmaktadır.
(Enâm,19)Ey Peygamber! De ki: Sizi ve tüm insanlığı uyarmak için bana bu Kuran verildi / Vahyolundu / bu Kuran, sizi ve ulaşabildiği herkesi uyandırmak için Vahyolundu.

"Yaşarken; referansımız da, rehberimiz de KUR'AN olmak zorunda! Hepimiz, Allahın huzuruna çıkacağız. Seçim sizin!

(Furkan,30)Kıyamet günü, elçi: Ey Rabbim, halkım Kuranı terk etti / Kuranı umursamadı diye şikayet edecek.
(Zuhruf,44)Bu Kitaptan sorumlu tutulacaksınız / sorgulanacaksınız/ hesaba çekileceksiniz, kesinlikle!
 
Elhasıl: Muhabbetullah, Sünnet-i Seniyyenin ittibaını istilzam edip intac ediyor. Ne mutlu o kimseye ki, Sünnet-i Seniyyeye ittibaından hissesi ziyade ola. Veyl o kimseye ki, Sünnet-i Seniyyeyi takdir etmeyip, bid'alara giriyor.

" kul inküntüm tuhibbunellahe fettebiunî in yuhbibkumullah "...
 

Benzer konular ↴

Benzer konular ↴

Üst Alt