Yaratılışçıların İddiaları

İDDİALAR

Evrim hâlâ sürüyorsa, neden ortaya yeni türler çıkmıyor?
Türler arası ara geçiş formları yok.
Kambriyen patlaması yaratılışı doğruluyor.
İnsan gibi mükemmel ve karmaşık yapılar, ancak ilahi bir güç tarafından tasarlanabilir.

Yaratılışçıların bu iddialarına kısa yanıt

Bugün bilimdeki bütün bulgular canlı türlerinin evrilerek geliştiklerini,
doğada sürekli bir değişim ve dönüşüm olduğunu, evrim olgusunu kanıtlıyor.

Buna rağmen yaratılışçıların ve akıllı tasarımcıların evrim ve bilim karşıtı yoğun
propagandaları büyük mali destekler eşliğinde devam ediyor.
Bilimsel düşünceden uzak bırakılmış bazı insanları etkileyebiliyorlar.

Dr. Kenan Ateş
Sabancı Unv. Muhendislik ve Doğa Bilimleri Fak. Biyoloji Bilimleri ve
Biyomuhendislik Programı, Molekulcr Hucre Biyologu
 
Arkadaşlar evrimin işi Allahın varlığını yada yokluğunu kanıtlamak değil ki.
Evrimin ne işi olur Tanrıyla..

Evrimsel gelişim, tespit ve çalışmalara taş koymak isteyenlerdir Tanrıyı ileri sürerek evrimi yok sayma çabaları.
Çünkü evrimsel boyut, bilimsel çalışmaları dikkate alır ve o yönde sürdürür çalışmalarını.
Tanrıyla işi olmaz..
Tanrıyı evrimin karşısına dikme çabaları ise başta ABD gericiliği ve onun Türkiye ayağıdır..
 
Allah degilde evrim yada tesadüfen kendi kendine olustu canliyi diyorsa , ayni zamanda Allah'i ve sadece Allah'a ait olan yaratmayi yok sayiyor demektir ... Ümmi nin dedigi gibi önce yok saydiginin yoklugunu ispat edin ki var dediginiz evrime gecilsin..
 
selam ederim;

kime ne kazandıracak bu konu?

yüzyıllardır aynı tartışma değilmi? ortak noktada buluşalım doğrunun birliği ve varlığında. bu her iki tarafada yetecektıir.ikisininde olmazsa olmaz ortak noktası doğruyu icra etmektir.
 
Allah degilde evrim yada tesadüfen kendi kendine olustu canliyi diyorsa , ayni zamanda Allah'i ve sadece Allah'a ait olan yaratmayi yok sayiyor demektir ...
Yapılan araştırmalar, incelemeler götermiş ki canlılar milyonlarca yılda oluşmuş, çeşitli evrelerden geçerek değişim göstermiş ve günümüzdeki halini almıştır.
Bu bilimsel bir gerçektir ve veriler bunu göstermiş, kanıtlamıştır.
Aynı zamanda canlıların değişim geçirebileceğini düşünmek akla ve mantığa da uygundur.
Ve bu değişim yaşm devem ettiği sürece devam edecektir.

Şimdi siz diyorsunuz ki bunu yok sayalım, görmemezlikten gelelim, çünkü Kuran yasalarına aykırıdır.
Sizleri anlıyorum, bunu kabullenmek gerçekten zordur fakat gerçeklerle yaşamak ise doğru olandır.
Bu aynı zamanda insanlığın temel değerlerini ön plana çıkarmaktır ki, bundan kaçış yalanlarla yaşamak anlamna gelir.
Yalanlarla yaşamayı da biz insanlar istemeyiz..

Ümmi nin dedigi gibi önce yok saydiginin yoklugunu ispat edin ki var dediginiz evrime gecilsin..
Çok kere yazdım, bilimin işi Tanrı'nın varlığı veya yokluğuyla ilgilenmek değildir.
Yani bilimin ilgilenmesi için mevcut-somut şeylerin olması gerekir..
Bilim, mevcut olan şeylerin nasıl oluştuğunu, nerden çıktığını, nasıl geliştiğini inceler ve elde ettiği verileri değerlendirir.
Elde edilen sonuçları ortaya koyarken de Tanrıyla ilişkisi olup olmadığına bakmaz..

Bence kalıptan çıkmalı, sonu nereye varırsa varsın bilimsel gelişmeleri yakınen ve korkmadan takip etmeliyiz.
Bilimin ortaya koyduğu tespitlerin doğruluk derecesi nedir, bunu neye dayanarak doğru bulmuştur, hangi deney ve gözlemler sonucunda o tespitler ileri sürülmüştür, ileri sürülen bu tespitler başka kimler tarafından incelenmiş aynı sonuca varılarak kabul görmüştür...vs.
Bunlara bakmalıyız bence..
Korkmadan, çekinmeden :)
 
Son düzenleme:
sayın sosyalist bilim ispat ister diyorsunuz ispatı olmayan somut delili olmayan şeylerle uğraşmaz diyorsunuz .
peki siz hiç kırmızı dediğiniz şeye 2 gün sonra mavi dedinizmi hayır peki bilim bugun kırmızı diyor yarın mavi diyor öbürgün bunlar yalan bilim artık gelişti diyip bu siyah diyor ispat edilmiş birşey nasıl olurda yeni ispatlarla değişir?
sürekli yeni konu açıyorsunuz soru soruyorum cevap vermiyorsunuz sayın sosyalist sizi anlamak için uğraşıyorum ama siz kendinizi anlatamıyorsunuz bence çok aciz bir durumdasınız gerçeklerden kaçıyorsunuz gerçek sandığınız şeylerin gerçek olmamasından korkuyorsunuz.
 
İnanın bu düşüncenize gülünür ancak .
Çünkü tüm sorularınızın cevapları 3-5 yorumumda mevcuttur.
Kusura bakmayın ama yorumlarımı hiç anlamıyorsunuz yada anlamak istemiyorsunuz..
 
Bilim ve Din taban tabana zıttır.
Bilimde önce bir veri alınır, sorgulanır, hipotez kurulur, hipotez sağlamlaştıktan sonra teori olur, sonrasında da doğruluğu kanıtlanırsa kanun olur. Nedene göre sonuç üretilir.

Dinde ise doğrular baştan bellidir. Sorgulama yoktur. Dahası bunu sorgularsanız günahtır. Çoğunlukla sonuca göre nedenler üretilir.
 

Benzer konular ↴

Benzer konular ↴

Üst Alt