Yar Yarası

YAR YARASI

Elbet bir gün sen de beni anlayacaksın
Rüyalarına gireceğim her gece
Gözlerin dolacak, belki de ağlayacaksın
İsmimi anacak dudakların hece hece
Ne olur dön diye yalvaracaksın demedim mi!

Söylemedim mi yâr
Bir gün geriye dönerim diye
Bakıp da bir türlü göremezsin beni
Bir gün duyarsan öldü diye
İşte o zaman sevemezsin beni
Geçmişi geri getiremezsin demedim mi!

Hadi düş yollara ara beni, kimden soracaksan
Hadi bul beni şimdi nerede bulacaksan
Vakit geç beyhude figan etme yâr
Varlığımda esirgerken kuru bir tebessümü
Yokluğumda ah-u zar etsen neye yarar!

Bugün yürümeye üşendiğin bana yarın koşacaksın
Beni bu şehirde cadde cadde arayacaksın
Elinde resmim, dilinde ismim kapı kapı sorunca beni
Tutup da ellerinden bana getirecekler seni
İşte o gün soğuk bir mermere ben diye sarılacaksın demedim mi!

Yalnızlık üşütünce tenini; yosun misali taşlara sarılırsın
Pişmanlık bir akrep gibi sokunca dilini; keşkeler kusarsın
Giderken yaktığın gemilerin enkazı geri getiremez seni bana
Bak bir gün katilim olur, maktulüne ağlarsın
Ama ben ölürsem mezarıma bile gelme
Gözyaşlarınla toprağımı kirletme demedim mi!

Ben sana, ya saçlarımı okşarsın ya mezar taşımı
Ya ellerimi tutarsın, ya matemimi diye söylemedim mi!

Gel vazgeç şu inadından, yakını ırak etme
Yarın döneceğin kapıdan bugün kaçıp gitme
Bataklıkta biten gül değil diken olur
Gül tenini gidip balçığa ikram etme
Kokuna alışınca, goncandan da bıkarlar
Oysa bak, senin dikenlerini bile bir kucaklayan var
Gül yarası yanlarıma yazık etme demedim mi!

Hadi şimdi seni sevsinler bakalım benim kadar
Bu devrin modası işte böyle gülüm
Aşığın en hası sevdiğine üç gün ağlar
Oysa ben, sensiz geçen geceleri bile katmadım hesabıma
Yokluğunu ömrüme eklenmiş gün saymadım
Ne sensiz gözlerime uyku
Ne de besmelesiz sevdan girdi kursağıma
Ben aşksız alınan nefesi haram bilip tatmadım

Vadesi dolan bu ömrün bahanesi
Ne keskin bir bıçak darbesi
Ne de yanmış bir barutun siyah lekesi
Gamzelerine gömdüğün adamın işte tek belası
Gözbebeklerine çarpan gözlerinin elası
Ben sana iflah etmez gayrı beni bu yâr yarası
Gömdükleri gün beni
Artık sana gelir bu yalnızlık sırası demedim mi!

Dedim yâr
Ben ölür kurtulurum
Sen benden beter olursun diye
Sen gül bile değilken ben sana bülbül oldum
Ben gidince bir baykuşu bile zor bulursun diye

Cemalinde açan gülleri yüreğimin bahçesinden yolladım
Gidersem, o gülyüzündeki bahar hazan olur
Sana derdiğim tüm gonca güller ziyan olur
Bir gün senin alnına da değer Azrail’in dudağı
O zaman her bir amelinde tecelli edince Adl-i İlahi
Bana bu yaptıklarını senden bir soran olur demedim mi!

Sen aşkı oyun mu sandın yâr
Dünyada aşkın ateşinden korkan
Cehennemdeki nâr ile yanar
Oysa cennet bahçesinde gül olmak da var demedim mi!
Ben bunları sana söylemedim mi!

Şimdi beyhude gam düşürme o ela gözlerine
Ne karda, ne boranda, ne de kuru ayazdayım
Ne deliyim, ne divane, ne de yıkılmış virane
Faniyi ararken bakiyi bulanlardanım
Vuslat için ölüm bulunmaz bahane
Ben, Leyla’ya koşarken Mevla’ya varanlardanım!

ERGİN CAN
Yar Yarası
 

Ekli dosyalar

  • ErginCan.jpg
    ErginCan.jpg
    43.2 KB · Bakış: 19
Üst Alt