• Hoşgeldin ziyaretçi , forumdan daha fazla yararlanmak için buradan üye olunuz...

Yaptığınız İbadetleri neye göre yapıyorsunuz.....

  • Konbuyu başlatan Ammar
  • Başlangıç tarihi
  • Cevaplar 12
  • Görüntüleme 2K

Okunuyor :
Yaptığınız İbadetleri neye göre yapıyorsunuz.....

Ammar

Kıdemli
Üye
Evet arkadaşlar genel anlamda bir soru İSLAM çatısı altında yaptığınız

Namaz
Oruç
Zekat
Hac

vs.vs.vs .... gibi ibadetleri neye göre yapıyorsunuz.. ?

biraz açalım konuyu örneğin ;

Namaz da okuduğunuz dualar, kıyam ruku, secde namaz sonrası dua ve tesbihat ları neeye göre yapıyorsunuz delillerini araştırıyormusunuz.. yani ana baba, okul, cemaat nerden öğrendiniz, delilleriniz nedir...?

oruç tutarken ezanla berabermi başlar oruç, eğer öyle ise delilleriniz ve kaynağınız nedir...?
 

uzak yollar

Tecrübeli
Üye
Evet arkadaşlar genel anlamda bir soru İSLAM çatısı altında yaptığınız

Namaz
Oruç
Zekat
Hac

vs.vs.vs .... gibi ibadetleri neye göre yapıyorsunuz.. ?

biraz açalım konuyu örneğin ;

Namaz da okuduğunuz dualar, kıyam ruku, secde namaz sonrası dua ve tesbihat ları neeye göre yapıyorsunuz delillerini araştırıyormusunuz.. yani ana baba, okul, cemaat nerden öğrendiniz, delilleriniz nedir...?

oruç tutarken ezanla berabermi başlar oruç, eğer öyle ise delilleriniz ve kaynağınız nedir...?
Allah razı olsun Ammar,bizde genelde atalara tabii bir din anlayışı olduğundan,ne delil,nede kaynak çokta önemli değil.Bende İmam Şafi'nin bir sözünü ekleyeyim:
Benim hükmümümn delilini bilmeyene hükmümle amel etmek caiz değildir.
Dünyevi sıkıntılarımıza ve çıkarlarımıza ait birçok konuda geniş araştırmalar yaptığımız dünyada,ebede ait hayatımızı şekillendiren amellerimizi maalesef ne Kurana nede sünnete dayandırabiliyoruz.
 

Ammar

Kıdemli
Üye
ALLAH C.C senden de razı olsun kardeşim....


Umarım bu başlık altında insnalara pekçok faydalı bilgi ve yatığımız ibadetleri bilerek şuuruna vararak, ve hepsinden önemlisi ALLAH C.C tarafından emredilip ve RESULULLAH S.A.S tarafından bizzat uygulamalı olarak gösterilen ibadetleri öğrenip, ALLAH C.C ve RESULULLAH S.A.S in emredip yapmadıkları BİDAT olan ibadet yöntemlerinden arındırıp.. ARI DURU tertemiz İSLAM ın emirlerine göre amel edebiliriz...
 

uzak yollar

Tecrübeli
Üye
insanların yadaşöyle diyelim,müslümanların inançları hususunda ne kadar samimi olduklarınıda görebiliriz en azından.
 

Ammar

Kıdemli
Üye
Ezan okurken sağa sola dönmek ve parmakları kulaklara koymak;

Ebu Cuhayfe (radıyallâhu anh)'nin anlattığına göre, Bilâl (radıyallâhu anh)'i ezan okurken görmüştür. Der ki: "Ben, ezan okurken, onun ağzını Ģu tarafa, bu tarafa (sağa sola) dönerken takibe koyuldum." Tirmizî'nin rivayetinde şu ziyade mevcuttur: "iki parmağı kulaklarını üzerinde olduğu halde...523

Müezzinin ücret almaması:

Osman ibnu Ebî'l-As (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Rasûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın bana en son vasiyetlerinden biri de, ezanına mukabil ücret almayan bir müezzin tutmamdı."524

Oturarak ve binek üzerinde ezan okumak; ibni Ömer (radıyallâhu anh) deve üzerindeyken ezan okur, sonra iner ve namaz kılardı.”525

Ezanı yüksek bir yerde okumak;

Ebu Davud, “Minare üzerinde ezan” başlığı altında rivayet ediyor; “Benî Neccâr'dan bir kadın demiştir ki: "Benim evim, Mescid-i Nebevî'nin etrafındaki en uzun ev idi. Bilâl (radıyallâhu anh), sabah ezanını evimin damında okurdu. Seher'den gelip, dama oturur vaktin girmesini gözetlerdi. Vaktin girdiğini görünce gerinir, sonra da:

"Allah'ım sana hamdediyor, (müslümanların) dînini ikâme etmeleri için, Kureyş'e karşı yardımını diliyorum" der, arkadan ezan okurdu. Vallâhi, onun bu duayı terk ettiği tek gece bilmiyorum!"526

Ezan ile ikamet arasına ara koymak; Câbir (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Rasûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) Bilâl (radıyallâhu anh)'e:
"Ezan okuduğun zaman ağır ağır oku. ikâmet getirdiğin zaman da peş peşe serî oku. Ezanla ikâmetin arasına, yemek yiyenin yemeğinden, içenini içmesinden, üzerine sıkışarak helaya girmiş olanın heladan fâriğ olacağı bir zaman fasılası koy" diye talimat verdi. şunu da ilave etti: "Beni görünceye kadar da (ikâmet için) kalkmayın."527

Kadınların ezan okuması;

Kadınlar seslerini erkeklerin duymayacağı yerde ezan okuyabilirler. AiĢe (radıyallâhu anha) ezan ve ikamet okurdu.”528

Bayram namazları için ezan okunmaz;

ibni Abbas ve Cabir (radıyallâhu anhuma) dediler ki; “Ne kurban bayramında ne ramazan bayramında bayram namazı için ezan okunmaz.”529

Ezandaki bidatlerden; birisi

Ömer radiyallahu anh‟e geldi ve; “Ben seni Allah için seviyorum” dedi. Ömer radiyallahu anh ise; “Ben de sana Allah için buğz ediyorum. Duyduğuma göre sen ezan okurken teganni ve lahin yapıyorsun.”530

KAYNAKLAR

523 Buhârî(634) Müslim(503) Ebu Dâvud(520) Tirmizî(197) Nesâî(2/12)
524 Ebu Dâvud(531) Tirmizî(209) Nesâî(2/23) Sahihu ibni Mace(585) irvaul Galil(5/316)
525 hasendir. El Ġrva(226)
526 Ebu Dâvud(519) Sahihu Ebu Davud(487)
527 Tirmizî(195) Hasendir. Bkz. Elbani Sahiha(887)
528 Beyhaki hasen isnad ile, bkz. Temamul Minneh(s.153)
529 Buhari(960) Müslim(886)
530 Abdurrazzak(1852) Taberani(13059) Tahavi(4/128) Serahsi Mebsut(1/138) Sahiha(42)
 

Ammar

Kıdemli
Üye
NAMAZIN ŞARTLARI

Vaktin girmesi; Allah Azze ve Celle buyuruyor ki; “Namaz müminler üzerine vakitleri belli bir farzdır.”(Nisa 103)

Abdestli olmak Elbisenin, bedenin ve yerin temiz olması; Allah Teâlâ buyuruyor ki; “Elbiseni tertemiz tut.”(Müddessir 4)

Avretin örtülmesi; Allah Teâlâ buyuruyor ki; “Ey Âdemoğulları! Her mescide gidişinizde güzel giysilerinizi giyin”(A‟raf 31)

Erkeğin avreti ön ve arka tarafları ile uyluğudur
.

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, Ali radiyallahu anh‟e; “Ey Ali, dizini çıkarma, ne canlı, ne ölü, başkasının dizine de bakma" buyurmuştur.531

ibni Abbas (radiyallahu anh)'dan gelen rivayette de Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem; "Uyluk avrettir" buyurmuştur.532


Ebu Hureyre (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Rasûlullah (aleyhissalâtu vesselam) buyurdular ki: "Omuzunuzu da örtmeyen -veya şöyle demişti; “bir parçası iki omuzunuzu da örtmeyen”- tek parçadan müteşekkil kumaş içerisinde kimse namaz kılmasın."533

Yine Ebu Hureyre (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Rasûlullah (aleyhissalatu vesselâm) buyurdular ki: "Kim tek parçalı kumaş içerisinde namaz kılarsa onu iki omuzu arasında çaprazlasın."534

Bazı insanlar, namaza başlamadan önce elbiselerinin kol ve paça kısımlarını sıvamaktadırlar ki, bu durum da namaz kılanların işledikleri kusurlardandır.


İbn-i Abbas‟tan şöyle bir hadis rivayet edilmiştir:
“Yedi (uzuv) üzerinde secde etmekle, saçı ve elbiseyi kıvırmamakla emrolundum.”535

Nevevi, kol ve paçaları kıvrılmış elbise ile namaz kılmanın yasaklığı hususunda ulemanın hemfikir olduğunu belirtmiştir. Erkeğin başı açık olarak namaz kılması caizdir. Baş, kadın için avrettir, erkek için değil. Ancak namaz kılan kimsenin kendisine en uygun elbiseler içinde olması müstehaptır.

“Allah, kendisi için süslenilmeye en layık olandır.”536

Huşu niyetiyle baş açık namaz kılmanın dinde bir aslı yoktur, bidattir
. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem‟in baş açık namaz kıldığına dair sahih bir rivayet yoktur.

Kadının ise bütün vücudu avrettir. Yabancı erkeklerin görebileceği yerde namaz kılarken ellerini ve yüzünü örtmesi gerekir. Avreti belli eden dar ve ince elbiseler ile namaz kılmaları caiz değildir. İster cehaletten, ister tembellikten, isterse kayıtsızlık sebebiyle olsun, Rabbinin huzurunda iken bütün bedenini örtme hususunda titiz davranmayan, dolayısıyla yarım bir tesettür ile Allah‟ın huzuruna çıkan kişinin kıldığı namaz da kusurludur. Cumhur-u ulema, namaz esnasında kadın için caiz olan kıyafetin uzun bir başörtüsü ve uzun bir elbise olduğu konusunda hemfikirdir. Bazen kadınlar, başları, başlarının bir kısmı, kolları, bacakları veya topukları açık olarak namaza duruyorlar ki, cumhur-u ulemaya göre, bu kıyafetle kılınan namazların ya o anda veya daha sonra mutlaka iade edilmesi gerekmektedir. Bunun delili, Aişe‟nin (radiyallahu anha) rivayet ettiği şu hadistir:

Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle demiştir:

“Allah hayız görme çağına gelmiş kadının namazını, ancak başörtüsü ile kabul eder.“537

Burada „hayızlı‟ kelimesiyle kastedilen, hal-i hazırda hayızlı olan kadın değil, hayız görme çağına ulaşmış (bâliğa) kadındır. Zira „hayızlı‟ kelimesi, umumi bir lafız olup, o anda hayızlı olmasa bile, hayız görme özelliğine sahip kadını tanımlamaktadır. Birçok islam ülkesinde kısa cilbab giyimi ve bununla namaz kılma, genç kızlar arasında yaygın hale geldiğinden, şer‟i naslara göre, ayakların avretten olduğu hususunun kendilerine bildirilmesi gerekmektedir. Zira bu tür cilbab giyimi günahtır. Bu şekilde namaz kılan kadın namazını, iptal olması gibi bir tehlikeye sokmuş olur. Muhammed ibnu Zeyd, ibnu Kunfuz'un annesinden yaptığı nakle göre, annesi Ümmü Seleme (radıyallâhu anhâ)'ye

"Kadın, hangi giysiler içerisinde namaz kılmalı?" diye sormuştur. O da;

"Başörtüsü ve ayağın üzerini örtecek kadar uzun entari içerisinde!" diye Cevap vermiştir."538


Kıbleye yönelmek;

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem namaz kılmak istediğinde, farzda olsun nafilede olsun Kâbe'ye yönelirdi.539

Ayrıca bunu emrederdi. “Namazını tam kılamayan zata” şöyle demişti:

“Namaz kılacağın zaman güzelce (azalarını iyice suyla yıkayarak) abdest al, sonra kıbleye yönel ve tekbir al”


“Sefere çıktığı zaman da nafileleri bineği üzerinde kılardı. Vitiri de öyle kılardı. Binek doğuya-batıya, nereye yönelirse yönelsin o yöne doğru kılardı...”540 Bu hususta da Allahu Teâlâ'nın şu sözü nazil olmuştur:

“Her nereye yönelirseniz Allah'ın yüzü oradadır.”541


“Bazen de devesi üzerinde nafile kılmak istediğinde -bineğiyle- kıbleye yönelir ve tekbir alırdı. Sonra bineği nereye yönelirse yönelsin namazına devam ederdi.”542

“Bineği üzerinde rükû ve secdeleri başıyla ima ederek yapıyordu daha aşağı yapıyordu.”543

“Farz kılmak istediğinde de iner ve kıbleye yönelirdi.”544


şiddetli korku esnasındaki namazında ise, ümmetine “ayakta durarak ve binekler üstünde, kıbleye yönelerek veya yönelmeden” kılmanın sünnet olduğunu bildirmiştir.545


Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem buyuruyor ki: “Ordular birbirine girdiğinde, sadece tekbir ve baş ile işaret vardır.”546

Ebu Hureyre radiyallahu anh'den; Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki; “Doğu ile batı arası kıbledir.”547

Cabir radiyallahu anh diyor ki: “Bir yolculukta veya bir seriyede Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ile beraberdik. Hava bulutlandı(ve birbirimizi dahi göremeyeceğimiz kadar karardı). Bu yüzden içtihad ettik ve kıble hakkında ihtilafa düştük. Herbirimiz bir yöne doğru dönerek, namazı kıldık. Sonra yönümüzü belirlemek üzere önümüze çizgiler çizdik. Sabah olduğunda baktık ki, kıbleden başka yöne doğru namaz kılmışız. Bunu Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem‟e anlattık. Bize namazımızı tekrar kılmamızı emretmedi ve şöyle dedi: “Namazınız sahihtir.”548


“(Ey Muhammed!) Yüzünü göğe çevirip durduğunu görüyoruz. Seni, sevdiğin kıbleye mutlaka çevireceğiz. Hemen yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir.”549 âyeti inmeden önce –Kâbe‟yi önüne alarak- Mescid-i Aksa'ya doğru namaz kılardı. Bu âyet inince Kâbe'ye yöneldi. insanlar Kuba Mescidi‟nde sabah namazını kılarken, biri gelip şöyle dedi: “Bu gece Rasûlullah'a Kur'an indirildi ve ona Kâbe'ye yönelmesi emredildi. Hadi siz de Kâbe‟ye yönelin.” Yüzleri Şam'a dönüktü, bunun üzerine (Kâbe‟ye) döndüler. İmamları da döndü.550


KAYNAKLAR

531 Ebu Dâvud(3140) İbni Mace(1460) Buhari muallak olarak rivayet etti. Fethul Bari(1/478) Ahmed ve Hakim zayıf senedle rivayet etti. Lakin diğer rivayet yolları ile kuvvetlenmektedir. Bkz.; Elbani İrva(1/298)
532 Tirmizi(2796) Ahmed(1/275,3/478) Ebu Davud(4014) muallak olarak; Buhari(1/478)
533 Buhârî, Salât 5; Müslim(516); Ebu Dâvud(626); Nesâî(2/71).
534 Buhâri, Salât 5; Ebu Dâvud(627).
535 Müslim(1/354),(490) Nesai (2/215) İbn Mace(1040) İbn Huzeyme (1/383; no782)
536 Şerhu Meani‟l-Âsar (1/221) Sünenu‟l-Kubra (2/236) Hadisin isnadı sahihtir. Bk: Silsilet‟s-Sahiha (1369)
537 Ahmed(6/150) Ebu Davud(641) Tirmizi(377) İbn Mace(655) Tirmizi hadisin hasen olduğunu söyler, Hakim hadisin Müslim‟in Şartına uygun olduğunu belirtir. İbni Huzeyme ve İbn Hibban da sahih olduğunu söylemiştir. Bkz: Nasbu‟r-Raye (1/295)
538 Muvatta, Salâtu'l-Cemâ'a 36, (1/142) Ebu Dâvud(639, 640).
539 Bunun mütevatir olduğu kesindir.
540 Buhari(vitr 5) Müslim(700) Malik(salatul leyl 15) irvâ(289)
541 Bakara 114. Müslim rivayet etmiştir. Tirmizi de tashih etmiştir.
542 Ebu Davud, ibn Hibban es-Sikat 1/12, Ziya el-Muhtâra'da sahih bir senedle rivayet etmişlerdir. ibnû's-Seken ve ibn'ul-Mulakkin de "Hulasat'ûl-bedr'il-mûnir 1/22'de tashih etmişlerdir. Onlardan önce Abdulhak el-işbili Ahkam'ında (no: 1394) tashih etmiştir. ibn Hani'nin 'Mesail'de naklettiğine göre imam Ahmed de aynısını söylemiştir. (1/67)
543 Ahmed ve Tirmizi rivayet etmiş ve tashih etmiştir.
544 Buhari(400)
545 Buhari, Müslim, ayrıca bkz. el-irvâ (588)
546 Beyhaki, Buhari, Müslim'in senediyle rivayet etmiştir.
547 Tirmizi(342) ibni Mace(1011) ve Hakim rivayet etmişler ve sahih olduğunu belirtmişlerdir. "irva'ul-şalil(292)
548 Darekutni, Hakim, Beyhaki. Tirmizi'de ve ibni Mace'de hadisin şahidi vardır. Başka bir şahit de Taberani'de var. Bkz. el-irva'(1/323 no:296)
549 Bakara 144
550 Buhari(403) Müslim(525) Taberani (3/108) ibn Sa'd (1/243) Bkz. el-irvâ' 290
 

Ammar

Kıdemli
Üye
NAMAZ KİMLERE FARZDIR

Aişe radiyallahu anha‟dan Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki;

“Kalem üç kişiden kaldırılmıştır: Büluğa erinceye kadar çocuktan, uyanıncaya kadar uyuyandan, şifa buluncaya kadar bunamışdan."503


Sebretü' ibnu Ma'bed radıyallâhu anh anlatıyor: "Rasûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Yedi yaşına geldi mi çocuğa namazı emredin, on yaşına geldi mi kılmadığı takdirde dövün."504


FARZ OLAN NAMAZ

Enes (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Bir adam, Rasûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a: "Allah, kullarına kaç vakit namazı farz kıldı?" diye sordu.
Aleyhissalâtu vesselâm: "Allah, kullarına beş vakit namazı farz kıldı" diye cevap verdi.
Adam tekrar sordu: "Bunlardan önce veya sonra başka bir şey var mı?"
"Allah kullarına beş vakti farz kıldı."
Bu cevap üzerine adam, bunlar üzerine hiçbir ilavede bulunmayacağına, onlardan herhangi bir eksiltme de yapmayacağına dair yemin etti. Rasûlullah (aleyhissalâtu vesselâm):
"Bu adam sözünde durursa mutlaka cennete girecektir!" buyurdu."
505

NAMAZ VAKİTLERİ


Allah Azze ve Celle buyuruyor ki;

“Namaz müminler üzerine vakitleri belli bir farzdır.”(Nisa 103)

Abdullah ibnu Amr ibni'l-Âs (radıyallâhu anhümâ) anlatıyor: "Rasûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:
Öğlenin (başlama) vakti, güneşin (tepe noktasından batıya) meylettiği zamandır.
Kişinin gölgesi kendi uzunluğunda olduğu müddetçe öğle vakti devam eder, yani ikindi vakti girmedikçe.
İkindi vakti ise güneş sararmadıkça devam eder.
Akşam vakti ufuktaki aydınlık (şafak) kaybolmadığı müddetçe devam eder.
Yatsı namazının vakti orta uzunluktaki gecenin yarısına kadardır.
Sabah namazının vakti ise fecrin doğmasından (yani şafağın sökmesinden) başlar, güneş doğuncaya kadar devam eder. Güneş doğdu mu namazdan vazgeç. Çünkü o, şeytanın iki boynuzu arasından doğar."506

ibnu Abbâs (radıyallâhu anhümâ) anlatıyor: "Rasûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

"Cibril (aleyhisselâm) bana, Beytullah'ın yanında, iki kere imamlık yaptı.
Bunlardan birincide öğleyi, gölge ayakkabı bağı kadarken kıldı.
Sonra, ikindiyi her şey gölgesi kadarken kıldı.
Sonra akşamı güneş battığı ve oruçlunun orucunu açtığı zaman kıldı.
Sonra yatsıyı, ufuktaki aydınlık (şafak) kaybolunca kıldı.
Sonra sabahı şafak sökünce ve oruçluya yemek haram olunca kıldı.
ikinci sefer öğleyi, dünkü ikindinin vaktinde her şeyin gölgesi kendisi kadar olunca kıldı.
Sonra ikindiyi, her şeyin gölgesi kendisinin iki misli olunca kıldı.
Sonra akşamı, önceki vaktinde kıldı.
Sonra yatsıyı, gecenin üçte biri gidince kıldı.
Sonra sabahı, yeryüzü ağarınca kıldı.

Sonra Cibrîl (aleyhisselam) bana yönelip: "Ey Muhammed! Bunlar senden önceki peygamberlerin (aleyhimüssalatu vesselâm) vaktidir. Namaz vakti de bu iki vakit arasında kalan zamandır!" dedi. "507


Âişe (radiyallahu anhâ) anlatıyor: "Mü'min kadınlar Rasûlullah (aleyhissalatu vesselâm)'la birlikte sabah namazlarını, bürgülerine sarılmış olarak kılarlardı. Sonra, namazlarını kılınca evlerine dönerlerdi de bu esnada karanlıktan dolayı kimse de onları tanıyamazdı."508

KAYNAKLAR

503 El-İrva(297) Ebû Dâvud(4398, 4403) Tirmizî(1423) Nesâî(6/156)
504 Ebu Dâvud(494) Tirmizî(407) el-İrva(247) Temamul Minneh(s.139)
505 Buhari(1891) Müslim(11-12) Tirmizî(619) Nesâi(1/228, 229)
506 Müslim(612) Ebu Dâvud(396) Nesâî(1/260)
507 Tirmizî(149) Ebu Dâvud(393) Sahihu Süneni Nesai(488) el İrva(250)
508 Buhârî, Mevâkît 13, 27, Ezân 162,165; Müslim(645) Muvatta(1/5) Ebu Dâvud(423) Tirmizî(153)
Nesâî(1/271)
 

Ammar

Kıdemli
Üye
ABDESTiN FARZLARI

Niyet; Ömer bin el-Hattab(radiyallahu anh) anlatıyor: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdular ki: “Ameller ancak niyetlere göredir. Ve kişi için ancak niyet ettiği şey vardır.”238


Besmele; Ebu Hureyre‟den Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Abdesti olmayanın namazı, abdeste başlarken Allah'ın adını anmayan kimsenin de abdesti yoktur.” 239


Birer defa mazmaza, istinşak ve istinsar; Lakit b. Sabre‟den: “...Ben: “Ya Rasulallah, bana abdestten bahset.” dedim. “Abdesti güzelce al, parmakların arasına suyu eriştir. Oruçlu değilken burnuna suyu çokça çek.” buyurdu240

Ebû Hureyre (radiyallahu anh) anlatıyor: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki: “Sizden biri abdest aldığında burnuna su çeksin (istinşak), sonra da sümkürsün.(istinsar)”241

Yüzü bir defa yıkamak; Allah Azze ve Celle buyuruyor ki; “Ey iman edenler! Namaz kılmaya kalktığınız zaman yüzlerinizi, dirseklerinize kadar ellerinizi, başlarınızı meshedip, topuklara kadar ayaklarınızı yıkayın..”(Maide 6)

Sakalı ovalamak; Enes b. Malik (radiyallahu anh)‟den: Rasûlullah abdest alırken bir avuç su alır, o suyu çenesinin altına vererek sakallarının arasına akıtır ve: “İşte aziz ve celil Rabbim bana böyle emretti.” buyururdu.242

Dirseklere kadar elleri bir defa yıkamak; Allah Azze ve Celle buyuruyor ki; “Ey iman edenler! Namaz kılmaya kalktığınız zaman yüzlerinizi, dirseklerinize kadar ellerinizi, başlarınızı meshedip, topuklara kadar ayaklarınızı yıkayın..” (Maide,6) Başı bir defa tamamen mesh etmek; “…başlarınızı meshedip...”(Maide suresi 6. âyet.)

Kulakları bir defa mesh etmek; Hadisi şerifte; “Kulaklar başın meshine dâhildir” buyrulmuştur.243

Topuklara kadar ayakları bir defa yıkamak; “…topuklara kadar ayaklarınızı yıkayın…” (Maide suresi 6. âyet.)

El ve ayak parmaklarını hilallemek; ibnu Abbâs (radiyallahu anh)‟dan rivayet edildiğine göre, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdular ki: “Abdest aldığında el ve ayak parmaklarının arasını hilalle”244

Abdestte azalar kurumadan peş peşe yıkamak; Enes b. Malik (radiyallahu anh)‟den: Bir adam abdest almış, ayağı üzerinde tırnak kadar bir yeri bırakmış olduğu halde Rasûlullah‟a geldi. Rasûlullah da ona:

“Dön, abdestini güzelce al.” buyurdu245

Sağdan başlamak; Hadisi Şerifte buyrulur ki; “Giyindiğiniz ve abdest aldığınız zaman sağdan başlayın.”246

Saçı ve sakalı sık olanın bunları ovalaması; sık saç ve sakal suyun ulaşmasına mani olur. Vacibin ancak kendisiyle tamamlandığı şey de vaciptir.

ABDESTiN SÜNNETLERi

Misvak kullanmak; Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatıyor: "Rasûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Eğer ümmetim üzerine zahmet vermeyecek olsaydım, her namazda misvak kullanmalarını emrederdim."247

Abdestin başında elleri yıkamak; Abdullah Bin Zeyd (radiyallahu anh)‟den; Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem abdest alırken eline tastan su alır ve elini üç defa yıkardı.”248

Azaları üçer defa yıkamak; Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem abdestte azalarını birer kere, ikişer kere ve üçer kere yıkamıştır.249

Abdestten sonra dua; Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki; "Sizden kim abdestini alır ve bunu en güzel Ģekilde yapar, sonra da: "Eşhedu en lâ ilâhe illallah ve eşhedu enne Muhammeden abduhû ve Rasûluhu. (şahadet ederim ki Allah'tan başka ilah yoktur ve yine şahadet ederim ki Muhammed Allah'ın kulu ve Rasûludur)" derse, kendisine cennetin sekiz kapısı da açılır; hangisinden isterse oradan cennete girer."250

Abdestten sonra iki rekât namaz kılmak; Büreyde radiyallahu anh anlatıyor:

"Rasûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Ey Bilal! Ne ile benden önce cennete girdin? Her ne zaman cennete girdiysem, her seferinde önümde senin hışırtını işittim. Dün gece de cennete girmiştim, önümde (yine) senin hışırtını duydum... Bunun üzerine Bilal: "Ya Rasûlullah! Her ezan okuyuşumda iki rek'at namaz kıldım. Her ne zaman hades vaki oldu ise derhal abdest tazeledim ve Allah'a iki rek'at namaz kılmayı üzerimde borç gördüm" dedi. Bilal' in bu açıklaması üzerine Aleyhissalatu vesselam:
"işte bu iki şey sebebiyle (cennete girmede benden evvel davranmış olmalısın)" buyurdular."251

Abdu Hayr anlatıyor: "AIi radiyallahu anh bize geldi ve namaz kıldı. (Namazdan sonra abdest) suyu istedi.

"Suyu ne yapacak, namazı kıldı ya! Herhalde bize öğretmek istiyor!" dedik. İçinde su olan bir kapla bir leğen getirildi. Kaptan sağ eline su döktü: Üç defa ellerini yıkadı. Sonra üç kere mazmaza ve istinşakta bulundu. Mazmaza ve istinşakı su aldığı eliyle yaptı. Sonra üç kere yüzünü yıkadı, sağ elini üç kere yıkadı, üç kere sol elini yıkadı. Sonra elini kaba batırdı, bir kere başını meshetti. Sonra üç kere sağ ayağını yıkadı, üç kere sol ayağını yıkadı. Sonra: "Rasûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ın abdestini bilmek kimin hoşuna giderse, işte o böyledir!" dedi."298

Abdullah b. Amr (radiyallahu anh) demiştir ki: Bir adam Rasûlullah‟a gelip:

“Ya Rasulallah, abdest nasıl alınır?” diye sordu.

Rasûlullah da bir kap su isteyerek, ellerini üç kere, yüzünü üç kere, kollarını üç kere yıkadı. Başına mesh etti. şahadet parmaklarını kulaklarına sokarak uçlarıyla içini, başparmaklarıyla dışlarını meshetti. Daha sonra ayaklarını üçer kere yıkadı. Akabinde de şöyle buyurdu:

“İşte abdest böyle alınır. Kim buna bir şey ekler veya eksiltirse kendisine kötülük etmiş ve zulmetmiş olur.” Veya “zulmetmiş ve kötülük etmiş olur.”306



235 Müslim(251) Muvatta(1/161) Tirmizi(52) Nesâi, Tahâret 106
236 Müslim(244) Muvatta(1/32) Tirmizi(2) Darimi(1/183) Beyhaki(1/81)
237 Müslim(224) Buhari(135)
238 Buhari(1) Müslim(1907)
239 Tirmizi(20) ibn Mace(Taharet: 41) Darimi(Vüdu: 25) Ahmed(2/418,3/41,4/70,5/38,6/382) Sahihu Ebu Davud(92) el İrva(81) sahihtir.
240 Sahihu Süneni Ebu Davud(131) Tirmizi(Savm: 69) Nesai(Taharet: 91) ibn Mace(Taharet: 54) Darimi(Vüdu: 34) Ahmed(4/211)
241 Buhari(161) Müslim(237)
242 Sahihu Süneni Ebu Davud(132) Beyhaki(54) Mişkat(408) sahih.
243 Ebu Davud(134) Tirmizi(39) İbni Mace(447) sahihtir. Bkz.: Elbani Sahiha(36)
244 Tirmizi(39) ibn Mâce(447) Nesâî(Tahara: 93) sahihtir; Elbani Sahiha(1306)
245 Müslim(243) Sahihu Süneni Ebu Davud(161) İbni Huzeyme(164) Beyhaki(1/70) el irva(86)
246 Sahihu Süneni Ebu Davud(3458) Mişkat(401) Sahihu İbni Mace(323)
247 Buhari, Cum'a 8, Temenni 9; Müslim(252) Muvatta(1/66) Ebu Davud(46) Tirmizi(22) Nesâi(1/12) İbni Huzeyme(140) Ahmed(2/245) Beyhaki(37)
248 Buhari(186) Müslim(235)
249 bkz.: Buhari(159) Müslim(226) Sahihu Nesai(79) Sahihu İbni Mace(334)
250 Müslim(234) Darimi(1/182) Ebu Davud(169) Nesai(1/95) Tirmizi(55)
251 Buhari(1149) Müslim(2458) Tirmizi(3690)
298 Ebu Dâvud(111) Tirmizi(48) Nesâi(1/68) Sahihu Süneni Ebu Davud(104) Darimi(1/178) İbni Huzeyme(147)
306 Ebu Davud(135) Nesai(1/88) ibn Mace(422) ibni Huzeyme(174) Beyhaki(1/79) Tahavi(1/33) Elbani Sahihu Süneni Ebu Davud(123) el Mişkat(417)

KAYNAK

EBU MUAZ / KİTAP ve SÜNNET IŞIĞINDA SAHİH İLMİHAL..
 

Guney

Kıdemli
Üye
Osman ibnu Ebî'l-As (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Rasûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın bana en son vasiyetlerinden biri de, ezanına mukabil ücret almayan bir müezzin tutmamdı."524

Rica etsem bunu açıklarmısınız?

zira yanlış anlayacağım yoksa...
 
Üst Alt