Yahuda İskaryot Bir Kahraman mı?

MERHABA!

Yahuda İskaryot Bir Hain mi?
Yoksa Bir Kahraman mı?

Yahuda İncili Üzerine Bir Yorum

Eğer Yahuda İncilinin ifade ettiği gibi Yahuda gerçekte bir hain
değil de İsa’nın rolünün gerçekleşmesi için bilinçli olarak kendini
feda eden bir kahramansa o zaman geleneksel Hıristiyan düşüncesi
bundan bir zarar görür mü? Veya diğer bir ifadeyle eğer Yahuda
İncili kanonik İncillerin aksine Yahuda ile ilgili gerçeği söylüyorsa o
zaman bu gerçek, Yahuda’yı hain olarak niteleyen geleneksel Hıristiyan
düşüncesi için bir meydan okuma olmaz mı? Yahuda İncilini,
asli günah, insan neslinin suçluluğu, Yahudi tarihi boyunca bu günah
ve suçluluğun ortadan kaldırılması için Tanrı tarafından çeşitli
ilahi müdahalelerin olduğu, ancak bu müdahalelerin her seferinde
başarısızlıkla sonuçlanması üzerine Tanrı’nın kendiyle aynı cevhere
sahip olan İsa’yı bakire Meryem aracılığıyla dünyaya gönderdiği,
onun insanların günahlarına kefaret olarak çarmıhta canını verdiği
şeklindeki geleneksel Hıristiyan düşüncesi ışığında değerlendirdiğimizde
şunu rahatlıkla ileri sürebiliriz. Yahuda İncili iddia edildiğinin
aksine İsa’nın mesajı ve fonksiyonuyla ilgili bu geleneksel
anlayışa meydan okumanın aksine onu meşrulaştırmaktadır. Çünkü
geleneksel Hıristiyan düşüncesinde ileri sürüldüğü gibi eğer hain
olarak kabul edilen Yahuda İskaryot İsa’yı Yahudi dini yetkililerine
jurnallememiş ve bu şekilde onun yakalanmasına vesile olmamış
olsaydı o zaman İsa da çarmıha gerilmemiş olurdu. Durum böyle
olunca da yukarıda ifade ettiğimiz gibi İsa’nın çarmıhta kanını
akıtmak suretiyle insanlığın günahına kefaret olduğu yönündeki
geleneksel kefaret doktrini gerçekleşmemiş olurdu ki bu da mevcut
Hıristiyan teolojisinin en önemli dayanağını kaybetmesi anl*****
gelirdi. İşte Yahuda İskaryot İsa’yı ele vermek suretiyle onun çarmıha
gerilmesini sağladığı ve bu şekilde geleneksel Hıristiyan teolojisi
için büyük öneme sahip olan kefaret doktrine geçerlilik kazandırdığı
için yaptığı eylemden dolayı her ne kadar hain olarak görülse
de Yahuda İncilinin ifade ettiği gibi o aslında bir kahramandır.

Çünkü yukarıda da ifade ettiğimiz gibi Yahuda İskaryot olmasaydı
İsa tutuklanmayacak ve insanlığın günahına kefaret olarak çarmıha
gerilmemiş olacaktı. İşte bundan dolayı kanaatimizce
Hıristiyanlar İsa’yı Yahudi yetkililere teslim ettiği için Yahuda’ya
lanet etmemeli aksine bunu yaparak onun çarmıhta ölümünü
sağladığı için ona minnet duymalıdır. Yahuda İncili de tam olarak
bunu yaparak Yahuda İskaryot’un aslında bir kahraman ve
İsa’nın en güvenilir havarisi olduğunu ilan etmektedir.
dinlertarihi.com
 
Sn.mopsy,

Zannımca,müslümanların Hristiyan öğretilerini değil de,İslamın bildirilerini paylaşması anlatması daha yerinde olacaktır.

Hz.İsa'nın yerini para karşılığı ispiyonladığı için,çarmıha gerilen,aslında Hz.İsa değil,Ona çok benzeyen İskaryot idi.

Biz, Allah'ın Resulü Meryem oğlu Mesih İsa'yı gerçekten öldürdük" (katelna) demeleri nedeniyle de (onlara böyle bir ceza verdik.) Oysa onu öldürmediler (ma katelehu) ve onu asmadılar (ma salebe). Ama onlara (onun) benzeri gösterildi (şubbihe). Gerçekten onun hakkında anlaşmazlığa düşenler, kesin bir şüphe içindedirler. Onların bir zanna uymaktan başka buna ilişkin hiçbir bilgileri yoktur. Onu kesin olarak öldüremediler (ma katelehu). (Nisa Suresi, 157)
 
SELAM!

Sn.Rabia 800 milyon Katolik inancinin basi Papaligin
Inananin afaroz edilecegini bildirdigi bir Incilin
Hemde birinci 100 yy icinde yazildigi kesinlesmis ve
Orjinali ele gecmis bir Incilin kiliseyi yalanliyan
Ana konusunun bir yorumudur.

DEVAMI GELECEK....
 
SELAM!

National Geographic Society tarafından çözümlemesi yaptırılarak bilim dünyasına
sunulan ve bu cemiyetin çıkardığı National Geographic Türkiye’nin Mayıs
2006 kapak konusu olan Yahuda İncili, 20. yüzyılın sonlarında Mısır’da bulunan
gnostik karakterli bir İncil nüshasıdır. Bu İncilin ortaya çıkışının ilk bakışta
Hıristiyan dünyaya bomba etkisi yaptığı muhakkaktır. Çünkü bu İncil, Hıristiyanlık
tarihinde ihanetçi olarak görüldüğünden kendisinden en çok nefret edilen
bir şahsın –İsa’nın on ikinci havarisi olan Yahuda İskaryot’un- aslında İsa’nın
rolünün gerçekleşmesini sağlayan bir kahraman olduğunu ortaya koymaktadır.
Bu yazıda bu Yahuda İncili muhtevasıyla birlikte Türk okuyucusuna tanıtılarak
değerlendirilmesi yapılmaktadır. Sonuç olarak da eğer Yahuda İskaryot İsa’yı
ele vermek suretiyle ona ihanet etmemiş olsaydı çarmıh ve buna bağlı olarak Hıristiyan
teolojisinin temel doktrinlerinin en önemlisi olan kefaret doktrini olmamış
olacaktı. İşte bundan dolayı Hıristiyanlar İsa’yı Yahudi yetkililere teslim ettiği
için Yahuda’ya lanet etmemeli aksine bunu yaparak onun çarmıhta ölümünü
sağladığı için ona minnet duymalıdır. Yahuda İncili de tam olarak bunu yaparak
Yahuda İskaryot’un aslında bir kahraman ve İsa’nın en güvenilir havarisi olduğunu
ilan etmektedir.

DEVAM EDECEK....
 
Hainlikten Kahramanlığa: Yahuda İncilinin Muhtevası Üzerine

MERHABA!

Muhtevasıyla ilgili bilgi vereceğimiz Yahuda İncili de tıpkı 1945
yılında yukarı Mısır bölgesindeki Nag Hammadi kasabasında ele
geçen el yazması eserler gibi gnostiklere ait bir yazma olduğu için
Yahuda İncilinin muhtevasının daha iyi değerlendirilebilmesi için
gnostik düşüncenin ne olduğunu ve genel özelliklerini kısaca okuyucunun

Yunanca’dan türeyen “gnosis” kelimesi “bilgi” veya “bilme eylemi”
anlamlarına gelmektedir. Gnostikler maddi dünyanın dışında,
ilahi akıl olarak tasavvur ettikleri, mutlak iyilik kaynağı bir
güçün bulunduğuna inanmaktaydı. İnsan özünde bu ilahi güçten
bir kıvılcım taşımakta ancak çevresini saran maddi dünyadan dolayı
o güçten irtibatı koparılmaktadır. Gnostiklerin düşüncesine göre
bu kusurlu dünya, Mutlak Tanrının değil daha alt seviyedeki bir
yaratıcının işidir.

Hıristiyanlığın ilk yüzyılında “gnostik” terimi çeşitlilik arz eden
yeni Hıristiyan toplumunun kurulu yapısına/din anlayışına karşı
çıkan kısmını ifade etmek için kullanılıyordu. İsa sonrası dönemde
onu izleyenler arasında Mesih’e ve onun mesajına basitçe inanmayı
değil, aynı zamanda ilahi varlığın vahyedici tecrübesi veya özel
tanığı olduklarını iddia ederek resmi kilise yapısından kendilerini
ayırt eden gruplar vardı. İşte bu grupların başında da gnostik karakterli
olanlar gelmekteydi. Gnostik Hıristiyanlara göre sahip olunan
gnosis/gizli bilgi/marifet Mesih’in geçek taraftarlarını diğerlerinden
ayırt etmeye yarıyordu. Stephan Hoeller’e göre gnostik Hıristiyanlar
“varlığın gerçek hakikatlerinin doğrudan, kişisel ve mutlak
bilgisinin insanoğlu tarafından elde edilebileceği ve böyle bir
bilgiye erişmenin insan hayatının en yüce başarısını teşkil ettiği”
kanaatindedir.

Gnostik öğretinin belli başlı özelliklerini şu şekilde sıralayabiliriz:
(1) İnsanoğlu mevcudiyetin gerçek hakikatlerinin doğrudan,
kişisel ve mutlak bilgisi ulaşabilir. Bundan dolayı bu bilgiyi elde
etmek insan yaşamının en üstün ve önemli başarısıdır. Ancak bu
bilgi çalışarak elde edilen rasyonel veya önermesel bir bilgi değil,
tecrübeyle elde edilebilecek bir bilgidir. (2) Gnostisizm yaratılmamış
ben veya benim içindeki benin bilgisidir ve bu bilgi insanı özgürlüğe
ulaştırır. Bir gnostiğin ulaşabileceği vahyedici idraklerin en
başta geleni gizli bilgiyle gelen ve kişinin içinde yaratılmamış bir
şey olan derin uyanıştır. Gnostikler, Tanrı ile aynı cevhere sahip
olduğunu iddia ettikleri bu “yaratılmamış bene” ilahi tohum, inci,
bilme kıvılcımı adını vermektedir. O, insanın gerçek varlığı, insanoğlunun
ve benzer şekilde ilahi varlığın zaferdir.

İnsanoğlu bu bilgiye eriştiğinde o zaman artık özgür olduğunun farkına varır.
Gnostik tecrübe mitolojik ve şiirseldir. Öykü, metafor ve ritüel kabullerde
gnostikler rasyonel önerme veya dogmatik kabuller tarafından
ifade edilemeyen ince ve sezgiye ait anlamları keşfetmeye
çalışır. (4) Gnostisizmde Tanrı imajı dualist yani ikilidir. Gnostikler
bir taraftan İlahi Varlığın mutlak birliği/tekliği ve tamlığını kabul
ederken diğer taraftan inanılan bu yüce varlığın dışında maddeydi
ve maddi varlıkları yaratan yaratıcı başka bir tanrı kabul edilmektedir.

Yukarıda gördüğümüz gibi kanonik olarak kabul edilen İnciller
ve onlara dayanılarak geliştirilen geleneksel Hıristiyan düşüncesinde
hain olarak ilan edilen Yahuda İskaryot, Yahuda İncilinde İsa’nın
mesajını en iyi anlayan ve onun Tanrının kurtuluş planındaki rolünün
gerçekleşmesi için kendini feda eden bir kahraman olarak sunulmaktadır.
Yahuda İncilinin hemen başında bu İncilin Hıristiyan düşüncesinde
İsa’nın son akşam yemeği olarak kabul edilen Fısıh kutlamasından
önceki üç hafta boyunca İsa’nın Yahuda İskaryot’a naklettiği/
öğrettiği gizli bilgiyi konu edindiği ifade edilmektedir. İncil’de en
dikkat çekici olan husus İsa’nın, İncil boyunca yukarıda ana özelliklerini
ifade ettiğimiz gnostik düşünceye sahip bir öğretmen gibi
davranmasıdır. Nitekim İncilin hemen başında İsa, havarilerini
formel olarak şükran duası yaparken bulduğunda onların bu ibadetin
ruhunu kavrayamadığını sadece Eski-Ahitin Tanrısını memnun
etmek için söz konusu ritüeli yerine getirdiklerini ima etmektedir.
Nitekim İncilin ifadesine göre İsa, şükran duasında bulunan havarilerine
şöyle demektedir: “…siz bunu kendi iradenizden dolayı yap-
mıyorsunuz? Sizin bunu yapmanızın nedeni övülmeyi arzu eden
tanrınızdır”.

İncil’in dikkat çeken ikinci önemli noktası ise Yahuda dışında
havarilerinin İsa’nın kim olduğunu ve fonksiyonunun ne olduğunu
bilmediklerini ifade etmesi ve Yahuda’yı diğerlerinden ayrı tutmasıdır.
İncil’e göre İsa, Yahuda’ya diğer havarilerden ayrılmasını
çünkü kendisine Tanrı’nın Krallığına ulaşmasının mümkün olduğunu
bildirmektedir. Bu ifadeden sonra İncil’e göre İsa, Yahuda’ya
kainat, kainattaki ruh ve düzen; Adem bağlamında insanoğlunun
yaratılışı, kaos ve yer altı dünyası ile ilgili bilgi verdikten sonra
onun diğer havarilerden üstün olduğunu çünkü kendi misyonunu
en iyi onun anladığını ifade ederek “Sen onların hepsine üstün geldin.
Zira sen beni giydireni kurban edeceksin” sözünü söylemektedir.
Bu söz, Yahuda’ya yüklenen misyonu özetlemektedir. Buna
göre İsa, kendini maddi beden tarafından tutsak edilen bir ruh olarak
görmekte ve maddi bendenden kurtulma arzusuyla yanıp tutuşmaktadır.

Ancak bu kurtuluşun gerçekleşmesi için yukarıda
genel özelliklerini verdiğimiz gnostik düşünceye göre bir aracıya
ihtiyaç duyulmaktadır. İşte bu aracı Yahuda’dır. Nitekim İncilin
sonunda ifade edildiği Yahuda, İsa’yı yakalamaya gelen Yahudi
önde gelenleriyle/başrahiplerle anlaşarak İsa’yı onlara teslim etmiştir
ve böylece onun çarmıha gerilmesine vesile olarak ruhunu beden
hapishanesinden kurtarmıştır.

Burada şu hususunda altını çizmekte fayda var. Yahuda İncili
para karşılığı Yahuda’nın İsa’yı Yahudi dini liderlerine teslim ettiğini
ifade ettikten sonra çarmıhın vukuuna değinmeden sona ermektedir.
Yani kanonik İncillerdeki gibi Yahuda İncili İsa’nın çarmıha
gerildiğinden bahsetmemektedir. Ancak kanaatimizce Yahuda
İncili İsa’nın yakalanmasından sonra çarmıha gerileceğini varsaydığı
için ondan bahsetmemiştir. Çünkü yukarıda da ifade ettiğimiz
gibi İsa, Yahuda’ya “sen beni giydireni kurban edeceksin derken”
bedeninin ortadan kalkacağını ve bu şekilde ruhunun tutsaklıktan
kurtulacağını ifade etmektedir. Buraya kadar ifade ettiklerimizi bir
bütün olarak göz önüne aldığımızda İsa’nın Yahuda’ya naklettiği
“gizli bilgiyi” ihtiva eden Yahuda İncili kanonik İncillerin aksine
bize çok farklı bir Yahuda portresi sunmaktadır. Zira bu İnciline
göre Yahuda bir hain değil, aksine bir kahramandır. Zira o diğer
havarilerin aksine, İsa-Mesih’in kim olduğunu, mesajının ve fonksiyonunun/
rolünün ne olduğunu hakikaten bilen ve dahası onun
rolünü ifa etmesi için kendini feda eden biridir. Nitekim o, İsa’nın
kendisini lanetleneceksin diye uyarmasına rağmen İsa’yı Yahudi
başkahinlerine teslim etmenin kendisine getireceği kötü kaderin
tam bir bilincinde olarak İsa’nın ruhunu hapseden bedenden kendisini
kurtarması yönündeki teklifini kabul ediyor ve onu yerine getirmek
için Yahudi dini yetkililerle anlaşarak İsa’yı onlara teslim
ediyor.

Eğer Yahuda İncilinin ifade ettiği gibi Yahuda gerçekte bir hain
değil de İsa’nın rolünün gerçekleşmesi için bilinçli olarak kendini
feda eden bir kahramansa o zaman geleneksel Hıristiyan düşüncesi
bundan bir zarar görür mü? Veya diğer bir ifadeyle eğer Yahuda
İncili kanonik İncillerin aksine Yahuda ile ilgili gerçeği söylüyorsa o
zaman bu gerçek, Yahuda’yı hain olarak niteleyen geleneksel Hıristiyan
düşüncesi için bir meydan okuma olmaz mı? Yahuda İncilini,
asli günah, insan neslinin suçluluğu, Yahudi tarihi boyunca bu günah
ve suçluluğun ortadan kaldırılması için Tanrı tarafından çeşitli
ilahi müdahalelerin olduğu, ancak bu müdahalelerin her seferinde
başarısızlıkla sonuçlanması üzerine Tanrı’nın kendiyle aynı cevhere
sahip olan İsa’yı bakire Meryem aracılığıyla dünyaya gönderdiği,
onun insanların günahlarına kefaret olarak çarmıhta canını verdiği
şeklindeki geleneksel Hıristiyan düşüncesi ışığında değerlendirdiğimizde
şunu rahatlıkla ileri sürebiliriz. Yahuda İncili iddia edildiğinin
aksine İsa’nın mesajı ve fonksiyonuyla ilgili bu geleneksel
anlayışa meydan okumanın aksine onu meşrulaştırmaktadır.

Çünkü geleneksel Hıristiyan düşüncesinde ileri sürüldüğü gibi eğer hain
olarak kabul edilen Yahuda İskaryot İsa’yı Yahudi dini yetkililerine
jurnallememiş ve bu şekilde onun yakalanmasına vesile olmamış
olsaydı o zaman İsa da çarmıha gerilmemiş olurdu. Durum böyle
olunca da yukarıda ifade ettiğimiz gibi İsa’nın çarmıhta kanını
akıtmak suretiyle insanlığın günahına kefaret olduğu yönündeki
geleneksel kefaret doktrini gerçekleşmemiş olurdu ki bu da mevcut
Hıristiyan teolojisinin en önemli dayanağını kaybetmesi anl*****
gelirdi. İşte Yahuda İskaryot İsa’yı ele vermek suretiyle onun çarmıha
gerilmesini sağladığı ve bu şekilde geleneksel Hıristiyan teolojisi
için büyük öneme sahip olan kefaret doktrine geçerlilik kazandırdığı
için yaptığı eylemden dolayı her ne kadar hain olarak görülse
de Yahuda İncilinin ifade ettiği gibi o aslında bir kahramandır.
Çünkü yukarıda da ifade ettiğimiz gibi Yahuda İskaryot olmasaydı
İsa tutuklanmayacak ve insanlığın günahına kefaret olarak çarmıha
gerilmemiş olacaktı. İşte bundan dolayı kanaatimizce Hıristiyanlar
İsa’yı Yahudi yetkililere teslim ettiği için Yahuda’ya lanet etmemeli
aksine bunu yaparak onun çarmıhta ölümünü sağladığı için ona
minnet duymalıdır. Yahuda İncili de tam olarak bunu yaparak
Yahuda İskaryot’un aslında bir kahraman ve İsa’nın en güvenilir
havarisi olduğunu ilan etmektedir.

Yahuda İncilinin ifade ettiği gibi eğer Yahuda İskaryot bir hain
değil de İsa’nın mesajını en iyi anlayan ve tutsak edilen ruhunu
bedeninden kurtarmak için ona yardım eden bir kahramansa o zaman
Yahuda İskaryot ile anlaşarak İsa’yı yakalayıp öldürenler Yahudiler
de kanonik İncillerin iddiasının aksine suçlu değil, İsa’nın
özündeki ilahi varlığı özgür kılmasına yardımcı olan kişiler olarak
kabul edilmelidir. Çünkü tıpkı Yahuda, İsa’ya ihanet etmemiş olsaydı
tutuklanmasının vuku bulmayabileceği gibi Yahudiler İsa’yı
ortadan kaldırmak için Yahuda ile anlaşmamış olsaydı çarmıh da
vuku bulmayabilirdi. Durum böyle olunca da Hıristiyanlığın en
önemli doktrinlerinden biri hatta en temel doktrini olan İsa’nın insanlığın
günahına kefaret olarak çarmıhta fidye olarak kanını döktüğünü
ifade eden kefaret doktrini olmamış olurdu. Kısaca eğer
Yahuda İncilinin ifade ettiği gibi eğer Yahuda İskaryot İsa’nın bulunduğu
yerin Yahudi yetkililere haber vermek suretiyle onun tutuklanıp idam edilmesine
yol açmakla İsa’nın emrini yerine getirmişse
o zaman İsa’yı yakalayıp Roma idam edilmek üzere Roma
valisine teslim eden Yahudiler de bu eylemlerinden dolayı suçlu
kabul edilmemelidir. Eğer durum gerçekten böyleyse o zaman Hıristiyanların
kanonik İncillere dayanarak günümüze kadar devam
ettirdikleri Yahudi düşmanlığının gerçek sebebi neydi? sorusu doğal
olarak akla gelmektedir.17
dinlertarihi.com
 
Üst Alt