Yahuda İncilinin Ortaya Çıkış Serüveni

İsanın havarilerinden biri olan ve İsaya ihanet ederek onun muhalifleri
tarafından yakalanıp idam edilmesine vesile olan Yahuda
İskaryota atfedilen Yahuda İncili 1970lerde (muhtemelen 1978de)
orta Mısırda ele geçirilmiştir. Bu İncil ele geçen kodeks/papirüste
bulunan üçüncü kitaptır. Diğer kitaplar Petrusun Filipe mektubunun
bir versiyonu ve Nag Hammadi yazmalarında da bulunan Yakupun
kitabıdır. Yahuda İncili üzerine yapılan araştırmalar onun
orijinalinin MS.150180 yıllarında Yunanca yazılmış olabileceğini
ancak daha sonra Kıpticeye tercüme edildiğini ve elimizdeki nüshanın
da MS.220-340 yılları arası bir tarihe ait olduğunu ortaya
koymaktadır. Zira deri cilt ve papirüsten alınan beş ayrı örnek üzerinde
yapılan testler, kodeksin MS 220-340 yılları arasında bir tarihe
ait olduğunu göstermektedir. Buna göre 1970lerin sonunda Mısırda
ele geçen ve National Geographic Society tarafından restorasyonu
yaptırılarak İngilizceye tercüme edilen ve Nisan 2006da da tüm
dünyaya duyurulan Yahuda İncili MS. II. Yüzyılda yazılmış olmakla
beraber 4. yüzyıla ait bir metindir.

Hıristiyanlıkla ilgili ilk dönem kaynaklarına baktığımızda
Yahuda İncilinin erken dönem Hıristiyanları arasında bilinen bir
İncil olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Örneğin ikinci yüzyıl Kilise
Babalarından Irenyus (Irenaeus) ve dördüncü yüzyıl Kilise Babalarından
Epiphanyus eserlerinde bu İncili atıfta bulunmaktadır. Nitekim
aşağıda İncilin muhtevasını incelerken göreceğimiz üzere
Yahuda İncili gnostik karakterli bir eserdir. Bundan dolayıdır ki MS.
II. yüzyılda erken dönem kilise ile gnostikler arasında yaşanan mücadelede
Yahuda İncilinin de adı geçmektedir. Örneğin II. yüzyılın
ünlü Kilise Babalarından Irenyus erken dönem kilise tarafından
sapkın olarak kabul edilen gnostiklere karşı 180 yılında kaleme aldığı
Adversus Haereses adlı eserinde İsaya ihanet eden hain
Yahudaya atfedilen İncile dolayısıyla da Yahudaya itibar gösterenleri
şiddetli bir şekilde eleştirmektedir: Diğerleri Kabilin varlığını
yukarıdaki Güçten aldığını deklare etmekte ve Esau, Korah ve

Sodomluların ve tüm bu gibi kişilerin kendileriyle ilintili olduğunu
kabul etmektedir. Hatta onlar, bundan dolayı kendilerine Yaratıcı
tarafından hücum edildiğini ilave etmektedir. Ancak onların hiçbiri
zarar ve ziyan görmemektedir Onlar Yahudanın tüm bu şeylere
aşina olduğunu, diğerlerinin bilmediği hakikati bildiğini ve bundan
dolayı (İsaya) ihanet gizemini başarıyla yerine getirdiğini ileri sürmektedir.
Onun vasıtasıyla hem dünyevi hem de göksel her şey
düzensizliğe/kaosa sürüklenmiştir. Onlar Yahuda İnciline şekil vererek
bu tarz bir uydurma tarihi oluşturmuştur.12 Ayrıca dördüncü
yüzyılda Epiphanyusda eserinde Yahuda İncili ile ilgili şu bilgilere
yer vermektedir: Diğerleri şöyle söylüyor: Hayır, Yahuda iyi bir
kişi olmasına rağmen sırf göksel bilgiden dolayı İsaya ihanet etmiştir.

Zira onlara göre arkonlar, eğer Mesih ele verilip çarmıha gerdirilirse
daha zayıf gücün bitirilebileceğini söylemektedir. Onlar
işte Yahuda bu gerçeğin farkına vardığında, İsayı ele vermek için
elinden geleni yapma konusunda sabırsızlandığını ve bunu yaparak
da kurtuluş için iyi/faydalı bir şey yaptığını söylemektedir. Biz onu
( Yahudayı) hem lanetlemeliyiz hem de ona hakkını teslim etmeliyiz.
Zira çarmıhla vuku bulan kurtuluş onun sayesinde mümkün
olmuştur13 Aşağıda Yahuda İncilinin muhtevasını verirken göreceğimiz
üzere Irenyus ve Epiphanyusun bu sözleriyle Yahuda
İncilinde Yahudanın fonksiyonu ile ilgili ifade edilenler birbirine
oldukça benzemektedir. Bundan dolayı Irenyusun bahsetmiş olduğu
İncilin bu yazıda ele alıp incelediğimiz Yahuda İncili ve
Epiphanyusun inançları konusunda bilgi verdiği topluluğun bu
İncilin izleyicileri olduğunu rahatlıkla ifade edebiliriz.

Yüzyıllar boyunca savaş ve ayaklanmalardan hasar görmeden
tarihin tozlu rafları arasında kalan ve 1970lerin sonunda gün yüzü-
ne çıkma şansı elde eden Yahuda İncili, 1983 Mayısında Alman
araştırmacı Stephen Emmelin Yahuda İnciline ait Kıptiçe el yazması
metni için İsviçreye çağrılmasına kadar hiç kimse tarafından
okunmamıştı. İsviçrede bir otel odasında metni inceleyen Emmel,
gazete kağıtlarına sarılarak üç ayakkabı kutusuna yerleştirilen metinleri
incelemek için kendilerine sadece yarım saat süre verildiğini
ve bu süre zarfında metinlerin resmini çekmelerine bile müsaade
edilmediğini ifade etmektedir.. Papirüsler ufalanmaya başladığından
Emel, onlara eliyle dokunmadan bir cımbız yardımıyla yaprakları
çevirirken bazı yapraklarda Yahudanın adı gözüne ilişti. İlk
önce bu ismin Yahuda Taddeus veya Yuda olarak da adlandırılan
Yahuda Tomasa işaret ettiğini varsaydı. Ancak çok geçmeden bu
metnin son derece büyük öneme sahip tamamıyla bilinmeyen bir
çalışma olduğunun farkına vardı ve metni antika satıcısından almak
için teşebbüste bulundu. Fakat antikacı çok para isteyince satış gerçekleşmedi.

Durum böyle olunca da Yahuda İncili gün yüzüne çıkacağı
günü beklemek için tekrar tarihin tozlu sayfalarına kondu. Bu
bekleyiş Nisan 2000e kadar devam etti. Bu tarihte papirüsü elinde
bulunduran Mısırlı antika tüccarı Hana, papirüsü Yunan asıllı Mısır
bilimi uzmanı antikacı Frieda Nussberger-Tchacosa sattı.
Tchacosda Yale Üniversitesinin Beinecke Nadir Kitaplar Merkezi
ve El Yazmaları Kütüphanesinin alıcı olabileceğini düşünerek
Tchacosun papirüsü kütüphanenin el yazması uzmanlarından Profesör
Robert Babcocka incelemek üzere verdi. Babcock metni inceledikten
sonra papirüsün Yahuda İskaryota ait bir İncil metnini
ihtiva ettiğini Tchacosa söyledi. Bunun üzerine Tchacos papirüsü
önce Beinecke Nadir Kitaplar Merkezine satmayı teklif etti. Ancak
kütüphane metni birkaç ay beklettikten sonra satın alamayacağını
ifade ederek Tchacosa iade etti. Bunun üzerine Tchacos papirüsü
ABDli Bruce Ferrini adlı bir eski eser satıcısına sattı.

Ancak evine döndükten çok kısa bir süre sonra Ferrini ile yaptığı
satış anlaşmasından dolayı Tchacosın kafasında bir takım soru
işaretleri ortaya çıkmaya başladı. Bunun üzerine antika dünyasını
çok iyi bilen ve tarihi sanat eserlerini korumayı amaç edinmiş bir
vakfın başkanlığını yapan Mario Roberty adlı bir avukat arkadaşından
yardım istedi. Papirüsle ilgili öyküyü dinledikten sonra
Tchacosun yardım teklifini kabul eden Roberty el yazmasını
Ferriniden geri almak için antika dünyasını ve bu dünyada dönen
dolapları çok iyi bilen eski bir antika tüccarı Michel van Rijnı devreye
soktu. Büyük bir okuyucu kitlesine sahip bir web sitesinin de
işletmeciliğini yapan van Rijn, web sitesinde Yahuda İncilin varlığını
tüm dünyaya duyurarak antika tüccarı Ferriniden bu İncili satın
alacakların yasal olarak suç işlemiş olacaklarını ve bundan dolayı
da kanuni takibat altına alınacaklarını söyleyerek potansiyel alıcıları
uyardı.

Robertynin papirüsü geri almak için van Rijnin silah olarak
kullanılması kısa sürede sonuç verdi ve 2001 Şubatında Tchacos
Yahuda İncili kodeksini Ferriniden geri aldı. Bu olaydan beş ay
sonra Tchacos, papirüsü deşifre ederek Yahuda İncilini İngilizceye
tercüme eden Profesor Rodolphe Kasser ile tanıştığı İsviçreye geri
götürdü. İsviçrede papirüsü elinde tutan Robertynin antika eserleri
koruma vakfı, Yahuda İncilinin çeviri ve medya hakları konusunda
National Geographic Society ile bir anlaşma imzaladı. Bu anlaşmadan
sonra National Geographic Society da metnin restorasyonunu
yaptırarak deşifresini tamamlayıp İngilizceye tercüme ettirdi. Böylece
1970lerin sonunda bulunan İncil ancak Nisan 2006da tarihin
tozlu sayfalarından gün yüzüne çıkmış oldu. 14

dinlertarihi.com
 
Üst Alt