• Merhaba Ziyaretçi hoşgeldin! Forumdan daha fazla yararlanmak için buradan kayıt olunuz...

Vücudumuzdaki İnternet Ağı

meridyen2

Tecrübeli
Uzaklaştırıldı
Vücudumuzdaki İnternet Ağı


Bilim adamları vücudumuzdaki haberleşme sistemlerinin ve internetin işlevlerini yerine getirirken bazı benzer özellikler gösterdiğini keşfettiler. Buna göre internet ağıyla genetik ve nöral (sinirsel) ağlar birbirine benziyor. Yani gen ve nöronlar arasındaki haberleşme ağının sistem mühendisliği'ne dayanıyor.

Vücudumuzda yürütülen karmaşık haberleşmenin iki alanı merkezi sinir sistemi ile genlerdir. Merkezi sinir sistemi sürekli bilgi alışverişi halindeki yüz milyarlarca nöron yani sinir hücresinden meydana gelir. Sadece beyinde 100 milyar nöron bulunur. Bu nöronlar arasında çok sayıda karmaşık bağlantı vardır. Bu bağlantılar büyük bir metropolün telefon santralleri vasıtasıyla birbirine bağlı olan telefonlara benzetilebilir. Vücudumuzdaki haberleşme bağlantılarının çok sayıda oluşu beynimizde çok yüksek bir işlem kapasitesi olmasını gerektirmektedir.

Vücudumuzda merkezi sinir sisteminin yanı sıra sürekli bir haberleşmenin olduğu bir başka sistem de genler arasında bulunur. Genler vücudumuzun tüm özelliklerinin saklı olduğu DNA molekülü üzerinde bulunur. DNA bir kitaba benzetilecek olursa genleri kitabın bölümlerine benzetmek mümkündür. Bir gen kontrol ettiği göreve göre bazen açık bazen de kapalı bulunabilir. Örneğin derimizde meydana gelecek bir sıyrığın tamiri için buradaki hücreler dokuyla ilgili bilgilere ihtiyaç duyarlar. Bu bilgiyi saklayan gen işte bu noktada elektronik bir cihaz gibi açılır işlemler sona erdikten sonra da kapanır. Çoğu zaman bir genin açılıp kapanması bir başka gen tarafından kontrol edilir. Böylece DNA'mızdaki 30.000 gen çoğu birbirine bağlı çok sayıda elektronik cihazdan kurulu dev bir sistem gibidir.

Vücudumuzdaki bu haberleşme sistemleri bir şehirdeki haberleşme ağında olduğu gibi belli santrallerle düzenlenmiştir. Bazı gen veya nöronlar bilgi trafiğinin daha yoğun olduğu kavşak noktaları gibi işlev görür. Böylece bilgiler birbirlerini kesintiye uğratmaz herhangi bir kargaşaya da yol açmamış olurlar.

İsrail'deki Weizmann Bilim Enstitüsü'nden araştırmacıların Science dergisinin 25 Ekim 2002 sayısında yayımladıkları çalışmaya göre genlerdeki ve nöronlardaki bilgi akışını düzenleyen sistemle internet ağının dayandığı sistem arasında şaşırtıcı ölçüde benzerlik bulunduğu ortaya çıktı. (Network Motifs: Simple Building Blocks of Complex Networks R. Milo S. Shen-Orr S. Itzkovitz N. Kashtan D. Chklovskii and U. Alon Science Oct 25 2002: 824-827)

Üstelik vücudumuzdaki sistemin yapısı internette taklit edilecek kadar mükemmel. ABD'nin Indiana eyaletindeki Notre Dame Üniversitesi fizikçilerinden Albert-Laszlo Barabasi bu konuda şunları söylüyor: "(Nöronlar ve genler arası ağ) çok kompleks bir yapıya sahip devasa bir bilgi bankası. Hücre hakkında araştırdıklarımız internet alanında da faydalar getirebilir.

Araştırmanın liderliğini yürüten Moleküler Hücre Biyolojisi bölümü bilim adamlarından Dr. Uri Alon hem nöronların hem de genlerin haberleşmesinde gereksiz bilginin ayrıştırılmasına dayalı bir strateji yürütüldüğünü ifade ediyor. (Weismann Institute of Science: Genes Neurons and The Internet Found to Have Organizing PrinciplesSome Identical 6 Kasım 2002)

Peki ama genler ve nöronlar bir bilginin gerekli olup olmadığını nasıl ‘bilebilirler’? Bu gen ve nöronlar aralarında interneti organize eden bilim adamlarına ilham kaynağı olabilecek kadar mükemmel bağlar kurmayı nasıl öğrenmişlerdir? Elbette şuursuz genler ve nöronlar böyle muhteşem ağlar kurma yeteneğine sahip değildir. Hiç şüphesiz gen ve nöronları yaratan ve kusursuz bağlantılarla birbirine bağlayan Yüce Allah’tır. Rabbimiz yaratışındaki kusursuz ilmi bir ayetinde şöyle bildirmiştir:

"Doğrusu Biz insanı en güzel bir biçimde yarattık." (Tin Suresi 4) (makale harun yahya)
 
Üst Alt