üregim paramparça

ÜREGİM PARAMPARÇA
Mehmet Necati GÜNGÖR

Her akşam anamı ziyaret ederim.

Bu akşam biraz geç gittim.

Nasıl olsa haber özetlerini ondan alırım diye rahattım.

Eşim Ankara dışında olduğundan, anama yük olmayayım diye akşam yemeklerini dışarıda yiyip yanına öyle geliyorum.

Bu defa söze üregim (yüreğim) paramparça Necat diyerek girdi.

Yavuzun ölümünden, Onun anacığının tabuta bakışından söz ediyordu.

İki evladını genç yaşlarında toprağa vermiş bir ananın gözlemiydi bu.

Öteki haberleri anlatmadı bile.

Ne de güzel çocuhmuş diye ağıt yaktı adeta.

Mesut-Berna Yılmaz çiftinin biricik oğulları Yavuzdan bahsediyordu.

Türkiye, iki günden beri bu acıyı konuşuyor.

İki günden beri bütün analar, babalar bu acıya yanıyor.

Anam da öyle.

Oğul, bu acıyı yaşamayan bilmez.

Allah böyle bir acıyı düşmanlarıma bile yaşatmasın.

Diyordu yüreği yanık anam.

Evlat acısını şöyle anlatıyordu:

Yüreğinde bir kor var. Devamlı seni yakan. O kor zaman zaman alev alır, seni kül eder. İşte, evlat acısı böyle bir acıdır oğul. Allah kimseye böyle bir acı yaşatmasın.

Bir de Yasin okumuş Yavuzun ruhuna.

Yavuzun, bu acıklı ölümü, bütün ana-babaları yakmış; besbelli.

Nereye gitsen, bu olay konuşuluyor.

Berna Hanımefendinin Yavuzun tabutuna bakışını hiç unutamamış anam.

Ana yüreğinin o yanık bakışı anamı da paramparça etmiş.

Ki söze öyle başladı, öyle bitirdi.

Toplum vicdanı böyle bir şey.

Mesut Yılmaz, Türkiyede siyaset yapmış, Başbakanlık yapmış bir şahsiyet.

Seveni var, sevmeyeni var.

Seveni de, sevmeyeni de cenaze namazında saf tutmuştu.

Kendilerini telefonla arayıp başsağlığı diledim.

Kederli sesi çok derinden geliyordu.

İstıraplı bir ses.

Böyle bir acıyı teselli edecek bir cümle kurmanın imkânsızlığını bildiğim için, yanımda bulunan eski Diyanet İşleri Başkanımız Mehmet Nuri Yılmazı telefona verdim.

O da bu ölüme çok çok üzülenlerdendi.

Eski Başbakanına başsağlığı dilerken O da kederliydi.

O keder hepimizindi.

Mesut Yılmaza bir de mesaj attım.

O mesajda başımdan geçen bir olayı anlattım.

Sizinle de paylaşmak istiyorum:

Sayın Başbakanım,

Yaralı yüreğinize merhem olur mu bilemiyorum.

Başımdan geçen hadiseyi aynen naklediyorum:

38 yaşındaki erkek kardeşimi kaybetmiştim.

Gecelerce ağlayıp durdum.

Bir gün, somut bir sesle irkilip kalktım.

Ses şöyle diyordu:

Necm Suresi 42-43

O ana kadar Kuranda böyle bir Sure var mıydı, bilmiyordum.

Kalktım, Türkçe Kuran-ı Kerime baktım.

Önce fihrist. Evet, Necm Suresi diye bir Sure vardı.

Aynen şöyle:

Necm-42: Muhakkak ki gidişin Rabbinedir.

Necm-43: Şüphesiz, güldüren de Odur, ağlatan da

Bu ayetler beni kendime getirmişti.

Ağlamaları bıraktım, dua ettim.

Acınız, yürek dağlayan bir acı.

Acınızı yürekten paylaşıyorum.

Yüksel Sitesi lojmanlarında otururken Yavuzu tanımıştım.

Oğlumun arkadaşı idi.

Bu şok benim de, eşimin de, oğlumun da yüreğimizi yaraladı.

Allah rahmet eylesin.

Size ve eşinize sabır ve sağlık diliyorum.

Saygılarımla.

M. Necati GÜNGÖR
9. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı
 

Benzer konular ↴

Benzer konular ↴

Üst Alt