Ufukta yeni gelişmeler var!

UFUKTA YENİ GELİŞMELER VAR!
Mehmet Necati GÜNGÖR

Gündem çok hızlı değişiyor.
Bülent Arınçın Başbakana yönelik sözleri yenilir yutulur cinsten değil.
İpleri koparma noktasına geldiği besbelli. E, bu kadar hafife alındıktan, hiçe sayıldıktan sonra olacağı buydu.
Ve olan oldu.

Hükümetin ağlayan adamı bu defa kendi kaderi için ağladı.
Benim bir özgül ağırlığım var. Makam heveslisi değilim. Kimsenin kum torbası olmam!

Bu sözler, hem çekilmenin, hem meydan okumanın işaretleriydi.
Bu gün olmasa yarın, Bülent Arınçın Hükümetten istifa ettiğini, ya da yeni bir kabine revizyonunda açığa bırakıldığını göreceğiz.
Bu ilişki artık dikiş tutmaz. Erdoğanla Arınçın yolları bir daha kesişmemek üzere ayrılmıştır.

Mahalli seçimler sonrasına dair işaretleri şimdiden alır gibiyiz. AKP bölünecek, AKP içinden belki de Gülün kurduracağı yeni bir parti çıkacak. Merkez sağda ve merkez solda yeni oluşumlar olacak. Ve MHPde yeni hareketlenmeler.

Bülent Arınçın, ya Gülün kurduracağı partiye, ya da Fazilet Partisine genel başkan olması güçlü ihtimal olarak duruyor. Ayrıca, Kamalak ismi Fazilete yetmiyor. Toparlayıcı bir isim gerekiyor. Milli görüş geleneğinden gelen Bülent Arınç niçin olmasın? Arınç her ne kadar bundan sonra yokum dese de, peşi bırakılmayacaktır.

Başbakanın öğrenci evleri ile ilgili sözleri ve bazı valilerin emir telakki eden operasyonları en yakın müttefiklerine bile kabak tadı vermiştir. Taha Kıvanç müstear adıyla yazan Fehmi Koru bile eleştiri kervanına katıldı.

Tayyip beyden ziyade Güle yakınlığı ile bilinen Fehmi Koru, müstear isimle yazdığı yazısında, merkez sağın muhtemel lideri İlhan Kesicinin ayetli hatırlatmasından söz ederek Başbakana, yaptığının dine de uygun olmadığını anlatmaya çalışıyor.

Son zamanlarda Kuran üzerine yoğunlaştığını söylediği Kesicinin, kendisine söz konusu ayeti telefonda Arapça ifadesiyle anlattığını da vurgulamış.

İşte Kesicinin Taha Kıvança, pardon Fehmi Koruya hatırlattığı Maide Suresinin sekizinci ayeti:
...Bir topluma olan kininiz sakın ha sizi adaletsizliğe itmesin. Adil olun...

Söz Kesiciye gelmişken, şu anekdota da ayrıca yer vermeyi bir borç biliyorum:
Kesici ekonomide ve devlet tecrübesinde yetkin olduğu kadar, dinî bilgilerle de mücehhez bir şahsiyet. Bu münasebetle de Onun için Tayyip beyle başa çıkabilecek tek isim nitelemesi bile yapılıyor.

Bundan birkaç ay önce, Hamamönünde yeniden düzenlenen Ankara Evleri içerisinde kitapçı dükkânı olan Lütfü Şahsuvaroğlunun daveti üzerine bir Cuma günü oraya gitmiştik. Önce Mehmet Akifin, sonra da merhum Muhsin Yazıcıoğlunun mezarlarını ziyaret ettikten ve dualarımızı okuduktan sonra Cuma namazımızı Tacettin Dergâhında kıldık. BBP Lideri Mustafa Destici ve bir grup arkadaşı da oradaydı.

Namazda imam zamm-ı sure olarak Haşr Suresini okudu. Namazdan sonra yemeğe geçtik. Yanımızda bir de Mısırın dini konularda dünyaca meşhur El Ezher üniversitesinden mezun bir arkadaş da vardı.

Sohbet sırasında Kesici, imamın gençliğini ve güzel kıraatını övdü, fakat surenin birinci ve sonuncu ayetlerinde, anlam itibariyle de pek bir fark yaratmayan ama çok küçük bir kelime değişikliği yanlışı yaptığını, ancak sonradan da bunu fark edip hemen düzelttiğini esprili ve övücü bir üslupla ifade etti.

El Ezher mezunu arkadaş aynı durumu kendisinin de fark ettiğini söyledi ve İlhan Beyin bunu bilmesine şaşırdı. Şaşkınlıkla Kesiciye sordu: Bu, zamm-ı sure olarak uzun bir suredir, ve çok da okunmaz. Bu nüansları ancak hafızlar fark edebilir. Siz, nasıl fark ettiniz?

Kesici, tevazuyla cevapladı: Estağfurullah, elbette benim bu kadar ilmim yoktur. Fakat ben aşir okurum, aşir çalışırım. Haşr Suresi de benim çok duygulanarak okuduğum aşirlardan birisidir. Hz. Peygamber, her sabah kızı Hz. Fatımanın evine gider, evin önünde bu surenin son üç ayetini okurdu.
cleardot.gif

Ben de sonradan eve gidip Kuran-ı Kerime baktığımda, bu iki ayetin ilgili bahsi itibariyle sadece tek bir kelime farkı olduğunu ben de gördüm. Bu vesileyle ben de yeni bir şey öğrenmiş oldum.

Çok güzel bir sohbetti. Kesicinin yarım hafız derecesinde Kurana, dolayısıyla dini bilgilere vakıf olduğunu bu sohbet sırasında biraz da hayretle öğrenmiş olduk. Çünkü, Kesici bu bilgileri gelişi güzel, kendini gösterme hevesiyle serdeden bir kimse değildir. O yüzden yüksek bir hayret içinde kalmıştık .

Kesici, şaşırtmaya devam ediyor:
Adı, CHPden ama hemen bütün merkez sağ oyları da toparlayabilecek bir insan olarak hem İstanbul, hem Ankara için Belediye başkan adayı olarak geçti ama o, böyle bir niyetim de, hevesim de, düşüncem de yoktur diyerek noktayı koydu.

Biz buna isterseniz bir başka istasyon için noktalı virgül diyelim. Zira, uzun zamandan beri Kesicinin üzerinde bir parti kur, başına geç, merkez sağı yeniden hayata geçir şeklinde çeşitli çevrelerden gelen aşırı denilebilecek yüksek baskılar var. Renk vermiyor ama, bir parti kurma ihtimali kuvvetle muhtemel. Bunun zamanlamasını da mahalli seçimler sonrasına bıraktığının işaretlerini alıyoruz.

Bir diğer çok önemli partimiz olan MHPdeki iç muhalefetin ne yapıp yapmayacağını ise yine seçimlerden sonra göreceğiz.

Demem o ki, 2014 yılının siyasi manzarasında bölünmeler, yeni partiler, yeni liderler, AKPnin iktidardan düşüşü gibi siyasi gelişmelere tanık olacağız. Bu, tahminden de öte bir sezgi. Hayırlara vesile olur inşallah.
 
Üst Alt