• Hoşgeldin ziyaretçi , forumdan daha fazla yararlanmak için buradan üye olunuz...

Türkiye`de İslamiyet

Okunuyor :
Türkiye`de İslamiyet

dogangunes

Profesyonel
Yönetici
Admin
Moderatör
Üye
Türkiye`de İslamiyet

  • Layık olduğu yerde değildir
  • Siyasete alet edildikçe dini dejenerasyona sebep olmaktadır
  • Bir takım tarikat, cemaat ve dernekleriin faaliyetlerinden dolayı yara almaktadır
  • Toplumsal, siyasi ve ekonomik boyutta diğer İslam ülkelerine örnek niteliğindedir
  • Laiklik ilkesi doğrultusunda korunarak varolmalıdır
  • Bazı terör olaylarının çıktısı olarak gösterilip imaj kaybetmektedir
  • Kutupsallaşma boyutunda yaşanmaktadır
  • Arap kültürüne has özelliklerin dayatılması sorununu yaşamaktadır
  • Salt din olarak yaşanmalıdır
  • Reformasyona uğramalıdır
  • Kimi ekonomik, siyasi, kültürel ve toplumsal oluşumlar tarafından sahiplenilerek layık olduğunu konuma getirilmiştir
 
B

bursali68

Ziyaretci
Türkiye`de İslamiyet

  • Layık olduğu yerde değildir
  • Siyasete alet edildikçe dini dejenerasyona sebep olmaktadır
  • Bir takım tarikat, cemaat ve dernekleriin faaliyetlerinden dolayı yara almaktadır
  • Toplumsal, siyasi ve ekonomik boyutta diğer İslam ülkelerine örnek niteliğindedir
  • Laiklik ilkesi doğrultusunda korunarak varolmalıdır
  • Bazı terör olaylarının çıktısı olarak gösterilip imaj kaybetmektedir
  • Kutupsallaşma boyutunda yaşanmaktadır
  • Arap kültürüne has özelliklerin dayatılması sorununu yaşamaktadır
  • Salt din olarak yaşanmalıdır
  • Reformasyona uğramalıdır
  • Kimi ekonomik, siyasi, kültürel ve toplumsal oluşumlar tarafından sahiplenilerek layık olduğunu konuma getirilmiştir

Merhaba,


Yukarıdaki maddelerden kritik olanlar bence şunlar ;

*Siyasete alet edildikçe dini dejenerasyona sebep olmaktadır...:
İpini koparan, sabah erken kalkıp kaset doldurarak ünlü olan şarkıcılar gibi sarılıyor dini söyleme.Bu da eğrinin doğrunun birbirine girmesine neden oluyor.Zaten okuma oranı düşük toplumuz (magazin ve televole habeleri hariç,onlar tavan yapıyor ).Dini söyleme ait " düdüğü " kim çalarsa millet onun peşinden koşuyor bir nevi " sürü psikolojisi ".Ehhh siyasetçiler de bunu bildiğinden " yerseniz " deyip kullanıyor dini.Bu da tabiiki " dejenerasyona " sebep oluyor.Doğrular ve yanlışlar da sonunda kabul edilmemeye başlanıyor,bir nevi tepki olarak.

*Bir takım tarikat, cemaat ve dernekleriin faaliyetlerinden dolayı yara almaktadır...:
Bireylerin çoğu neyin,kimin ipiyle kuyuya ineceğini bilmiyor.Kuyuya sağlam ip ile inilir.Her kim ne derse desin en sağlam ip her kesin kendi emeğiyle ördüğü iptir.Örnek olarak da Kur'an'ı elırsa bu ip gayet sağlam olur.Piyasada çok ip var kalını incesi,uzunu kısası...Ama görüntü aldatmasın kimseyi din herkesin kendi ipini örmesini gerektirir.Kısacası başkasının ipiyle kuyuya inilmez.Türlü türlü mezhep/tarikat/itikat var.O ona sen şusun der,bu buna sen şöylesin der,bizlere de sorduklarında " yazı mı tura mı diye dik gelecek " deriz.

*Kutupsallaşma boyutunda yaşanmaktadır...:
Kutuplaşma " savaş " mantığıdır,toplumsal huzursuzluk mantığıdır.Dinci/laik,inanan/inanmayan,müslüman/hristiyan...ayrımları " böl+parçala+yönet " senaryosudur.Bizler de ne yazık ki bu senaryodaki figüranlarız.Kutuplaşma toplumu gerer,gerdikçe gerer...Kime yarar sağlar gerenlere.Diğerleri gerilmeye devam eder sadece.

*Arap kültürüne has özelliklerin dayatılması sorununu yaşamaktadır...:
Bu da zaten İslam dinini " Arap Dini " olarak algılanmasında en büyük pay sahibi olan konulardan biridir.Oysa bizim bildiğimiz İslam dini " Evrensel Dindir ".Burası Arabistan değil " Türkiye Cumhuriyeti ".Coğrafyası farklı,alışkanlıkları farklı,örf/adet/gelenekleri farklı...herşeyi farklı.Bazen de bu konu karşımıza Arap hayranlığı olarak çıkıyor.Diliyle,giyimiyle,alışkanlıklarıyla...İşte zaten tehlikeli boyut budur,ne bizler Arap olabiliriz ne de onlar Türk olabilirler.

Bu kritik maddeler," din insan içindir " özelliğini yokedip,dini " RANT " aracı haline getiren maddelerdir.

Olması gerekenler ise şu iki maddede özetlenmiş sanırım :

*Laiklik ilkesi doğrultusunda korunarak varolmalıdır...:
Laiklik ile korunmalıdır evet,zaten İslamın kendisi de laiktir,başka dine müdahale etmediği gibi kimsenin inancına,Allah ile kul arasına da girmeye müsadesi yoktur.Laiklik ile her dini,dinlerin kendi içindeki farklı inanç/itikat şekillerini,inanmayanları da korumuş olursunuz.

*Salt din olarak yaşanmalıdır...:
Salt din olarak yaşanmalıdır derken tabii ki " ruhbanlık " gibi algılanmamalıdır.Dünyevi işimize dini karıştırmamalıyız,namazımızı kendimiz için kılıyor,orucumuzu kendimiz için tutuyor,zekatımızı kendimiz için veriyoruz,yani getirisi kendimize.O yüzdendir ki din salt din olarak yaşanmalıdır.

Sağlıcakla kalınız.
 

Ammar

Kıdemli
Üye
Türkiye`de İslamiyet

  • Layık olduğu yerde değildir
  • Siyasete alet edildikçe dini dejenerasyona sebep olmaktadır
  • Bir takım tarikat, cemaat ve dernekleriin faaliyetlerinden dolayı yara almaktadır
  • Toplumsal, siyasi ve ekonomik boyutta diğer İslam ülkelerine örnek niteliğindedir
  • Laiklik ilkesi doğrultusunda korunarak varolmalıdır
  • Bazı terör olaylarının çıktısı olarak gösterilip imaj kaybetmektedir
  • Kutupsallaşma boyutunda yaşanmaktadır
  • Arap kültürüne has özelliklerin dayatılması sorununu yaşamaktadır
  • Salt din olarak yaşanmalıdır
  • Reformasyona uğramalıdır
  • Kimi ekonomik, siyasi, kültürel ve toplumsal oluşumlar tarafından sahiplenilerek layık olduğunu konuma getirilmiştir
1- Layık olduğu yerdedir İSLAM, layık olmadığı yerde olanlar insanlardır...
2- İSLAM kendinden başka bir otorite ve rejim tanımaz kabıul etmez.. Siyaset ile İSLAM ın aynı cümle içinde isimlerinin bile telaffuzu doğru değildir..

10) Kim itibar ve üstünlük isterse bilsin ki, itibar ve üstünlük tümü ile Allah'ın tekelindedir......

15) Ey insanlar, siz Allah'a muhtaçsınız; oysa Allah hiç kimseye muhtaç değildir ve övgüye lâyıktır

Fatır Suresi


3- Bu madde üzerinde Tüm müslümanların hassasiyet ile durması gerekir İSLAM da TASAVVUF ve TARİKAT diye bir Kavram yoktur.. TEVHİD vardır...

4- Evet örnek niteliğindedir, inşaALLAH başka ülkelerin liderleri İSLAM adına ne yapılmaması gerekiyorsa bakar ve tam tersini yaparlar...

5- İSLAM' ı ALLAH C.C indirmiştir, ve tek koruyucusu bizzat kendisidir.. Heleki neresinden tutsanız dökülen bozuk, beşer kaynaklı hiçbir sistem koruyamaz, önce kendini korusun o sistemler ....

6- Bu konuda hata yine gösterenlerde değil ...AAA..... Bak böyle imiş diyen müslümanım diyenlerde....

6- Kutuplaşma yoktur... İSLAM çatısı altında dil-ırk-zengin-fakir- zenci-arap-türk- kürt-eskimo ayrımı yoktur, ayrım TAKVA dadır...TEVHİD inancına dayalı tek bir toplumda kutuplaşma nasıl olur kutuplaşma Müslüman - Kafir arasında dır....

7- Bu (Kur'an), bütün insanlığa bir açıklamadır; takvâ sahipleri için de bir hidayet ve bir öğüttür. (3/138)

Ve böylece biz onu Arapça bir hüküm (hikmetli bir söz) olarak indirdik. Eğer sana gelen bu ilimden sonra, onların arzularına uyarsan, (işte o zaman) Allah tarafından senin ne bir dostun ne de koruyucun vardır. (13/37)


Son derece saçma bir savunma ....arap kültürünü kime empoze etmiş, türk lüğünüzden birşeymi kaybetmişsiniz, dli arapçadır, ihitva ettiği yaşam tarzı her millet RESULULLAH S.A.S in beyan SÜNNETİ dışına çıkmadılça illa ARAP külürüne göre düğün yapın, yemek yapın yaşayın diyen mi var DİL ARAPÇA......

8- Eğer, kendisiyle dağların yürütüldüğü yerin parçalandığı veya ölülerin konuşturulduğu bir Kur'an olsaydı (yine bu Kur'an olurdu). Hayır emrin tümü Allah'ındır. İman edenler, hâlâ anlamadılar mı ki, eğer Allah dilemiş olsaydı, insanların tümünü hidayete erdirmiş olurdu. İnkâr edenler, Allah'ın va'di gelinceye kadar, yaptıkları dolayısıyla ya başlarına çetin bir bela çatacak veya yurtlarının yakınına inecek. Şüphesiz Allah, verdiği sözden dönmez. (Veya miadını şaşırmaz.) (13/31)

............ Güneşi ve ayı buyruğu altına almıştır. Her biri belirli bir sürenin sonuna kadar hareket eder. İşte Rabb'iniz bu Allah'dır. Egemenlik O'nun tekelindedir. O'nu bir yana bırakarak taptığınız düzmece ilahlar bir çekirdek kabuğunun bile sahibi değildirler (35/13)

Gökleri ve yer yuvarlağını dengede tutarak yörüngelerinden çıkmalarını önleyen sadece Allah'dır. Eğer onlar yörüngelerinden çıkacak olsalar onları O'ndan başka hiç kimse dengeye getiremez. Hiç kuşkusuz O, hoşgörülü ve bağışlayıcıdır. (35/41)


Hala Salt din olarak yaşnamlıdır diyecek varmı ...?

9-O: "Dini dosdoğru ayakta tutun ve onda ayrılığa düşmeyin" diye dinden Nuh'a vasiyet ettiğini ve sana vahyettiğimizi, İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya vasiyet ettiğimizi sizin için de teşri' etti (bir şeriat kıldı). Senin kendilerini çağırdığın şey, müşriklere ağır geldi. Allah, dilediğini buna seçer ve içten kendisine yöneleni hidayete erdirir. (42/13)


23 – Allah’ın öteden beri câri olan kanunu budur. Ve sen Allah’ın nizamında hiçbir değişiklik bulamazsın.


Reformu ne reformu...? Kıyamete kadar değişmeyet bir ŞERİAT den bahsediyoruz...?

10- Bu konular ile İSLAM asla yanyana bir cümlede kullanılamaz...
 
Üst Alt