• Hoşgeldin ziyaretçi , forumdan daha fazla yararlanmak için buradan üye olunuz...

Türk'e yapılan ...

Okunuyor :
Türk'e yapılan ...

Guney

Kıdemli
Üye
Şimdi bırak sen tarih dersini falan ...
şöyle gidelim biz en iyisi;
Biz dediğin KİM? yani siz kimsiniz?
onlar dediğin KİM?
Bu sorularaı cevaplama kalsın çünkü sen bunları sürekli tekrar ettiğinde zaten asıl bölücülüğü yapan oluyorsun...
 

Masterlord

Kıdemli
Üye
Biz dediğim Türkiye

onlar dediğim ihanet konusu ise pkk yandaşları ve destekçileri

bu bölücülük oluyosa
vatanseverlik nedir o zmn....

pkk yı kucaklamakmı???????*
 

simqe

Kıdemli
Üye
Hürriyet'te Yılmaz Özdil bu konuya en iyi cevap olacak sanırım,
İşte Yılmaz Özdil'in yazısı...

Yumruk



Kimse kimseye vurmasın.

Kimsenin burnu kanamasın.


Afrika'da açlık olmasın.

Yoksul insan kalmasın.

Nükleer silahlar çöpe atılsın.

*

Uzatabiliriz listeyi...

Söylemesi kolaydır çünkü.

*

Suya sabuna dokunmadan, “sağduyu” çağrısı yapabiliriz mesela... Nasıl olsa, bol keseden yapılan sağduyu çağrıları maaştan kesilmiyor. Veya, saldırgan kahveciymiş diye, ne şekerli ne sade bana müsaade deyip, bu mevzunun kenarından kenarından sıyrılabiliriz yılışıkça...

Ya da, entel dantel barlarında kafası karışmış kızlara şirin görünmek için
“esefle kınıyorum” da diyebiliriz.

*

Ama...

Bu tür köfte lafların, kafası karışmış kızlar dahil, kimseye faydası olmaz.

*

Soralım dolayısıyla... Bu ülkenin çocuklarına ateş edip öldürmek “demokratik hak” kabul ediliyorsa, parti liderine girişmek niye “ırkçılık” oluyor?

*

Mayın demokrasiyse...

Yumruk niye faşizm?

*

Dün seyrediyorum televizyonu, papyonlu bir arkadaş, “İzmir-Bursa hattında, Trabzon-Samsun hattında tehlikeli yapılanmalar var, oralara dikkat” diyordu...

“Hakkâri-Diyarbakır hattı”nda olan ne peki? Oraya dikkat çekmeye gerek yok mu, Allah'ın papyonu?

*

Bir tanesi de “İlk kez bir parti liderine saldırılıyor” diyordu...

Mesut Yılmaz'ın burnunu kırmadılar mı?

Demirel'e yumruk atılmadı mı?

Özal'a ateş edilmedi mi?

Ecevit'e İzmir'de kurşun sıkılmadı mı?

*

Normaldir demiyorum...

Niye “ilk” deniyor?

*

Başbakan geçmiş olsun diye aramış Ahmet Türk'ü, ki aramalı... Peki, Deniz Baykal'a niye geçmiş olsun yok? Taş atmak, yumurta fırlatmak şiddete girmiyor mu? Light linç olur mu?

*

Samsun'da polisler açığa alındı, ki derhal alınmalı... Van'dakiler niye yerinde duruyor hâlâ? Kandil'den gelenlerle otobüsün üstüne çıkıp şehir turu atmadığı için mi suçludur Baykal?

*

Bu kadar soru yeter...

Cevaba gelelim.

*

Açın gazetelerin internet sayfalarını, bu haberin altına yapılan yorumları okuyun...Yumruğunu “adaletin tokmağı” yerine koyup, Ahmet Türk'ün burnuna inen kişi, bu ülkede pek çok kişinin duygularına tercüman oldu... Çünkü, teröristi meşru hale getiren “açılım” saçmalığı, sadece bir tarafta değil, öbür tarafta da “eşkıyayı kahraman” yapmaya başladı.

*

Hukuku guguk haline getirirsen...

“Ona göre başka, buna göre başka” işletirsen, olacağı budur.

hurriyet
 

aslnyrkli

Tecrübeli
Üye
Bu yumruk tarihe “Ahmet Türk olayı” olarak geçecek. Buna inanıyorum. O denli önemli bana göre. Olay dediğim bu yumruğun toplumda yarattığı kolektif vicdanın tepkisidir. Vicdanlar da zayıf ışır, ışığı belli belirsizdir aslında. Şafak sökmeden önceki ışıma gibi. Fakat bu kez basbayağı aşikârdı. Kürt, Türk, inananı, inanmayanı, kadını, erkeği sağcısı, solcusu ortak tepki verdi ve Ahmet Türk’e siper oldu. Bir avuç şaşkın dışında.

Bu bir ışımadır. Bizi çıkış tüneline çağıran bir ışıma. Yolu gösteriyor.

Bu ışığın peşine düşülmeli. Fakat önce onu karartmak isteyenler deşifre edilmeli. Bunu derken merkez medyada bu yumruğa destek veren üç beş şaşkını kastetmiyorum, onlar üstüne mürekkep tüketmek gerekmez ama “Deniz Baykal’a da yumurta atıldı Ahmet Türk olayı büyütülüyor” demeye getirenler gerçekte cinlik yapıp ortaya çıkan bu kolektif vicdanın tepkisini hafifletmek istiyorlar. Ne var ki, nafile çaba!

Ahmet Türk’e saldırıyı etraflıca yorumlayan pek çok yazar oldu. 15 Nisan 2010 günkü Posta gazetesinde Rauf Tamer “Bir musibet” başlıklı yazısında bence meselenin özünü çok iyi yakalamıştı. Özetleyerek aktarmak istiyorum.

“Üzülmeyen insan yok” diyordu yazısında Rauf Tamer, “Sağcısı, solcusu, dincisi, dinsizi, herkes Ahmet Türk’e üzüldü. Oysa Demirel de yumruk yemişti. Sadece sevenleri üzüldü, muhalifleri oh olsun dedi. Mesut Yılmaz da yumruk yemişti. Sadece arkadaşları ve taraftarları üzüldü, berikiler göbek attı. Ahmet Emin, Turgut Özal, Ecevit... Bunlar üstelik suikasta uğradı...

Sevenleri yandı tutuştu, karşıtları hiç tınmadı bile. Menderes’i düşünün. Kızılay Meydanı’nda yakasına yapışıldı. Yapışan alkışlandı. Başka örnekler de var.”

“Ahmet Türk olayı hiç birine benzemiyor. Neden” diye soruyor ve yanıtını da veriyor.

“Beyefendi olduğu için mi? Dava Adamı olduğu için mi? Bu topraklara sevdalı olduğu için mi? Yoo, bütün bu özellikler, öbürlerinde de vardı. Menderes, Demirel, Özal, Yılmaz, Ecevit... Hepsi Türkiye sevdalısıydı. Öyleyse Ahmet Türk’e niçin daha çok üzüldü Türkiye?

Çünkü Türkiye korktu.

Kardeş Kavgası’ndan korktu... Terörden beter bir iç çatışmadan korktu... Ve Ahmet Türk’ün deyimiyle bir musibet, bin nasihat’ten daha fayda getirdi. İlk akl-ı selim çağrısı zaten Ahmet Türk’ten geldi, sonra bütün partiler teyakkuza geçti, medya tek yürek oldu ve inanılmaz bir şekilde Türkiye bu işin üzerine kapandı... Yıllardır hasret kaldığımız bir hassasiyet bu.

Yoksa Ahmet Türk, ne ilk yumruk yiyen siyasetçidir, ne de son yumruk yiyen siyasetçi olacaktır (...) Demek ki Ahmet Türk’ün bu ülkede olağanüstü bir işlevi var. Demek ki onu önemli bir yerlere oturtmuşuz (...) Şu anda milletvekili bile değilken topladığı bu büyük ilgi, Türk ve Kürt Gençliği’nin gönül bağlarını sağlamlaştıracaktır.

Bir yumruğun bu kadar işe yarayacağı kimin aklına gelirdi? ”

Tamer’in dediği gibi, “Yıllardır hasret kaldığımız hassasiyet” nihayet ortaya çıkmıştı. Yumruğun patladığı anda doğmadı bu hassasiyet, yılların vicdanlarda biriktirdiği bir sonuç bu; Hakikat duygusunun kazandırdığı, haksızlığa, adaletsizliğe, eşitsizliğe tepki ve yaklaşan kardeş kavgasını hissetmenin getirdiği toplam bir sonuç. Elbette eğer yumruğun hedefi Ahmet Türk gibi, vicdanların onayını kazanmış olduğunu bu olayda gördüğümüz biri olmasaydı bu sonuç kendini dışa vuramazdı.

Fakat olayın yorumu burada bitmez, tersine tam da burada başlıyor. Ve Türk, Kürt herkesi, bütün tarafları Kürt meselesi üstüne yeniden düşünmeye davet ediyor. Eğer araya başka olaylar girmezse bu noktadan hareketle Kürt meselesi üstüne çözüme dair yeni düşüncelerimi okurlarımla paylaşmak istiyorum.

Sancılar, acılar içinde bir noktaya gelindiğini görüyoruz şimdi; gelinen bu nokta toplum olarak Kürt meselesinin barışçı, demokratik çözümüne eskiye oranla çok daha hazır olduğumuz bir nokta.

Işık dediğim bu işte.

nabi yağcı
 

gordionum

Tecrübeli
Üye
35.000 (yazıyla otuz beş bin) insanın kanı üzerinde olan apo ********ini ÖNDER kabul edene yapılanı tasvip etmiyorum. Ancak; 17 yaşındaki kızı molotofla yakanın yanında olanın, değil yumruk ölmeyi hak ediyor!!!! görüşündeyim...
 

RABİA

Bağımlı
Üye
Yumrukla kimseyi Türkleştiremezsiniz...
Tıpkı,dağa üç beş kişi çıkarıp bu ülkeyi bölemeyeceğiniz gibi...
 

gordionum

Tecrübeli
Üye
Yumrukla kimseyi Türkleştiremezsiniz...
Tıpkı,dağa üç beş kişi çıkarıp bu ülkeyi bölemeyeceğiniz gibi...
kimsenin kimseyi Türkleştirme gayreti yok hanımefendi. biz burada katili savunanın başına geleni konuşuyoruz!

ahmet efendi unutulmamalı ki güneydoğunun faşist ağalarındandır. kasr-ı kanco denilen kalesinde yaşar. ayrıca PKK o coğrafyada hiç bir ağaya eylem yapmamıştır. her ne kadar Partiye Karkira Kürdistan yani kürdistan işçi partisidir PKK'nın açılımı ama, yaptıkları kundaktaki kimsesiz kürtleri öldürmektir. yani işçi mişçi sosyalizm hak getire, en vahşi faşist harekatın ispatıdır onların yaptıkları.
 

aslnyrkli

Tecrübeli
Üye
kimsenin kimseyi Türkleştirme gayreti yok hanımefendi. biz burada katili savunanın başına geleni konuşuyoruz!

ahmet efendi unutulmamalı ki güneydoğunun faşist ağalarındandır. kasr-ı kanco denilen kalesinde yaşar. ayrıca PKK o coğrafyada hiç bir ağaya eylem yapmamıştır. her ne kadar Partiye Karkira Kürdistan yani kürdistan işçi partisidir PKK'nın açılımı ama, yaptıkları kundaktaki kimsesiz kürtleri öldürmektir. yani işçi mişçi sosyalizm hak getire, en vahşi faşist harekatın ispatıdır onların yaptıkları.
devlet de pkk da kendine karsı olan ağayı oldurur kendi yanında olan ağaya nie karıssın
 

Mustad'af

Tecrübeli
Üye
Meseleye insani açıdan bakınca ortada sorun kalmıyor hatta varsa çözülüyor.
Ancak hala meseleyi "faşizan"duygularla izah etmek isterken asıl bölücülüğün yapılagelir olması gerçekten "ibret"lik bir vakıa!
Onlar,bizler,
Kim kim yahu?
Bu tasnifi kim neye göre ve hangi hakla yapıyor?
Bu ülkeyi "kurtarıcılardan "kurtardığımız gün,bölünme paranoyası da son bulacak,
Vesselam!
 
Üst Alt