• Hoşgeldin ziyaretçi , forumdan daha fazla yararlanmak için buradan üye olunuz...

Türkçemizi canlandırmaya ne dersiniz?

Okunuyor :
Türkçemizi canlandırmaya ne dersiniz?

Go[rk]eM

Tecrübeli
Üye
Arkadaşlar Türkçemizin ne kadar zengin içerikli bir dil olduğunu hepimiz biliyoruz. Hepimizin bildiği bir başka şey ise ne kadar kısıtlı kullandıgımız. Bu konunun amacı okuduğunuz kitaplardan, dergilerden, dışarıda duydugunuz değişik kelimeleri ve anlamlarını bizimle paylaşmanız.

Dilimizi burada geliştimeye ne dersiniz? Eğer cevabınız evet ise fazla duyulmamış kelimeler ve anlamlarını buraya yazmanızı hepimizle paylaşmanızı istiyorum. Birnevi sözlük gibi.

Ben şimdi başlıyorum ve devamını getirmenizi diliyorum. Bildiğimiz gibi bilmemek ayıp değil öğrenmemek ayıp.

Sempatizanlık : Bir görüşe düşünmeden bağlanıp deli gibi savunarak hiç eleştirmeden o düşünceye bağlanmaktır.

Acıtasyon : Fazla duygu seline kapılmış, kapılan, kapılma.

İnsiyatif : Bireysel bazda özel tutum sergileyebilme hali. Kişinin taktir hakkını kullanması.

Demogoji : Laf ebeliği. Çok fazla üretmek fakat sonuca bağlamamak.

Rubaiyat : Arapçada dörtlükler anl***** gelir.

Baçama : Bu kelime Karaçay-Malkar Türkçesinde “başkan, lider, önder” anlamlarına gelmektedir.

Burçak : Küçük dolu tanesi, buz parçası.

Şimdilik aklıma gelenler bunlar sizlerinde değişik kelimelerini buraya yazmanızı diliyorum. Buyrun türkçemizi hep birlikde zenginleştirelim.
 
Son düzenleme:

erkişi1

Tecrübeli
Üye
Türkçemiz bizim anamız derim ve yine en güzel vecizle desteklediğimi belirtmek isterim.
Önce emeğinize sağlık tabi. Ne dersiniz? sözünüze ise; Allah derim.
 

Go[rk]eM

Tecrübeli
Üye
Türkçemiz bizim anamız derim ve yine en güzel vecizle desteklediğimi belirtmek isterim.
Önce emeğinize sağlık tabi. Ne dersiniz? sözünüze ise; Allah derim.
Teşekkür ediyorum ve sizinde paylaşımlarınızı bekliyorum.
Fakat fazla ilgi çekmedi galiba ama vazgeçmek yok ben bu konuda çok inatçıyım ve herkesden bir tek kelime bile olsa çekinmeden paylaşmanızı istiyorum. Unutmayın belki size basit gibi görünen kelimeler bizlerin bilmediği kelimelerdir. Bu yüzden lütfen çekinmeyin.
 

Go[rk]eM

Tecrübeli
Üye
Saki : 1. içecek servisi yapan kişi.

2. Rakı sofrasında rakı, su, buz, şalgam ne varsa dolduran, sofranın içecek işlerinden sorumlu kişisidir. genelde ortamın yaşça en küçüğü seçilir..

Yiv : 1 . Bir yüzeyin üzerinde çizgi biçiminde olan, sarmal girinti veya çıkıntı.

2 . Bir dişli çarkta veya bir vidada iki diş arasında kalan çukur bölüm.

3 . Bir sütun gövdesinin veya bir vazo karnının çevresine eşit aralıklarla paralel veya sarmal olarak uzunlamasına açılan oyuk.

4 . Ek çizgisi:
"Kafatasının yivleri."- .

5 . Saçta ayırma yeri.

Aforoz : Gerek Hıristiyanlık'ta ve gerekse Musevilik'te, dinin hak ve ayrıcalıklarına karşı suç işleyen kişilerin din dışı sayılması demektir. Bu ceza Hıristiyanlığın ilk günlerinden itibaren uygulanmaktadır. Ortaçağ'da Papalar, aforozu bir silah gibi kullanarak, kralların, imparatorların bile gözünü korkutmuşlardır.

Aforoz cezasını vermeye yalnızca papalar, piskoposlar, bir de ruhani meclisler yetkiliydi. Aforozun kaldırılması ise ancak papayla ruhani meclisin elindeydi.

Katoliklerde iki tür aforoz vardır: Büyük ve küçük aforoz. Büyük aforoza uğrayan bir kimse, bütün dini haklarını kaybettiği gibi, başka Hıristiyanlarla görüşmesi de yasak edilir. Küçük aforozda ise sadece bazı haklarda kısıntı yapılır. Aforoz cezasının ayrıca sürekli ve geçici şekilleri de vardır.

Avrupa tarihinde aforoza uğramış pekçok hükümdar vardır. Bunların en tanınmışı Alman Kralı 3. Heinrich'tir. 1077 yılında aforoz edilen kral, kendisini bağışlaması için Papa 7. Gregorius'un kapısında yalınayak beklemek zorunda kalmıştır. Aforoz cezası Musevilerde de vardır. Filozof Spinoza, Musevi aforozuna uğrayanların en ünlüsüdür.

Zındık : Allaha ve ahirete inanmayan (kimse)

İntizar : Birinin gelmesini, bir şeyin olmasını bekleme, gözleme. Halk ağzında İlenme, beddua, inkisar.

Tecessüs : Herhangi bir şeyin iç yüzünü, gizli tarafını, kusurunu araştırma, araştırma merakı, merak.
 
Son düzenleme:

Go[rk]eM

Tecrübeli
Üye
Empresyon : vurup iz bırakma, baskı,mühür basmak

Feragat : Bir şeyden kişinin kendi özgür iradesiyle vazgeçmesi

Çaçaron : Çok konuşan çenesi düşük geveze kimse

Gafil : Çevresindeki gerçekleri görmeyen, sezmeyen, aymaz

Yafta : bir şeyin ne olduğunu belirten kağıt veya etiket

Mütemadiyen : Ara vermeden, sürekli olarak, biteviye

Mübalağa : Abartı...

İzzetinefis : Öz saygı. Kişinin kendine verdiği değer.

Selen : Kulakla duyulan herşey

Feraset : Anlayış, seziş, sezgi. Zeka...
 

Go[rk]eM

Tecrübeli
Üye
Loca : Tiyatro, sinema vb. eğlence yerlerinde veya parlamento salonlarında özel bölme

Mehteran : osmanlı ordusu'nun bandosu.

Kalender : yaradılışça alçakgönüllü ve gösterişsiz kimse.

Emperyalizm : Bir milletin sömürü temeline dayanarak başka bir milleti siyasi ve ekonomik egemenliği altına alıp yayılması veya yayılmayı istemesi, yayılmacılık, yayılımcılık.

Anarşizm : Anarşizm, toplumsal hiyerarşinin tüm biçimlerini bertaraf etmeyi savunan çeşitli politik felsefeleri ve toplumsal hareketleri tanımlayan sosyal bir terimdir.

Bu hareketler, merkezi politik yapılar, üretim araçlarının özel mülkiyeti ve sömürücü ekonomik kurumlar yerine toplumsal ilişkilere dayanan gönüllü etkileşim ve özyönetimi savunur, özgürlük ve otonomi ile karakterize edilen bir toplumu arzular. Bu felsefeler, anarşi terimiyle özgür bireylerin gönüllü etkileşimine dayanan bir toplumu, bireylerin ve toplulukların alınan kararlardan etkilendikleri ölçüde söz sahibi olması düşüncesini ifade eder.

Maşuk : Sevilen, âşık olunan (erkek)

Kinaye : Düşünüleni dolaylı olarak anlatan söz. Üstü kapalı, sitemli, dokunaklı söz. Edebiyatta sözün gelişiyle, gerçek anlamların dışında bir kavrama değinme sanatı.

Entegre : Bütünleşmiş

Sadist : Başkalarına acı çektirerek cinsel doyum sağlayan (kimse), elezer. Sadistlik niteliğinde olan (kimse), elezer. mecaz Başkalarına acı çektirmekten zevk duyan (kimse), elezer.
 

kAoSs

Amatör
Üye
görkem cidden çok faydalı güzel bi konu açmışsın..ben de senden yanayım..sanırım olmuş baya konuyu açalı ben yeni gördüm..lisede bi hocamız bazı kelimelerin Türkçeleştirilmişini sölemişti çok ilginç şeyler vardı da şu anda aklıma gelmio ama bu konuyla ilgilencem ben sen merak etme yalnız diilsin :)
 

Go[rk]eM

Tecrübeli
Üye
görkem cidden çok faydalı güzel bi konu açmışsın..ben de senden yanayım..sanırım olmuş baya konuyu açalı ben yeni gördüm..lisede bi hocamız bazı kelimelerin Türkçeleştirilmişini sölemişti çok ilginç şeyler vardı da şu anda aklıma gelmio ama bu konuyla ilgilencem ben sen merak etme yalnız diilsin :)
Sorun değil zamanımız çok :) istediğin herzaman burada bizi bilgilerinle sevindirebilirsin. İlgilendiğin içinde çook teşekkür ederim.
 

Go[rk]eM

Tecrübeli
Üye
Nas : Açıklık, açık ve kesin yargı. Felsefe Dogma

Kinaye : Düşülenleni dolaylı olarak anlatma. üstü kapalı, sitemli, dokunaklı söz.

Mahlas : Takma ad

İzmihlal : Yıkılma, çökme

Erotomani : Karşılıksız aşk sendromu spektrumu, erotomani bir paranoya (sanrısal bozukluk) çeşididir. erotomaniler ünlü kişilere karşı platonik aşk besleyen kişilerdir. böyle bir kişi herhangi bir ünlüye onunla hiç konuşmuş veya tanışmış olmasa bile aşık olurlar ve karşısındaki ünlü kişinin de kendisine aşık olduğunu sanırlar.

Psikoz : akıl hastalarının bilimsel tanımı. psikozlar hasta olduklarını bilmezler

Haya : Utanma duygusu, utanç, utanma, sıkılma.

Sayokan : Türk savaş sanatıdır.''Savaşçının Yolu ve Kanı'' demektir.Uluslararası arenada savaş sanatı olarak tescillenmiş ve eğitimlerine başlanmıştır...
 

erkişi1

Tecrübeli
Üye
Konuyu çok güzel sürdürüyorsunuz, emeğinize kuvvet ve sabır, metanetle;

Bir yazı okudum ve ondan alıntı ile konunuza iştirak etmek istedim. İyi forumlar.

SIKILANLAR BUYURSUN EFENDİM!

Sıkıldım sevgili okur. Sıkıldım ki hem de nasıl. İnsan nasıl sıkılmasın. Hele bi bakın memleketin son zamanlardaki ahvaline. Aslında şaşırmadığımı da çok açık söyleyebilirim. Çünkü bu memleketin halleri hep böyleydi de kimse ağız birliği edip konuşamıyordu. Gazete ve kültürünün memleketimizde her geçen gün biraz daha gelişmesini çok önemsiyorum. Şimdilerde adına medya denilen bu taife biraz kendine çekidüzen verse, kanaatimce en fazla güvenilen kurum olmanın yanında, büyük Atatürk’ün gösterdiği ve başbakanın da sıkça dile getirdiği muasır medeniyet seviyesine hızla ulaşır ve dünyayı Türkün gözlüğüyle görmeye teşvik eder insanlığı. Ben inanıyorum, muasır medeniyet belki de Türk milleti sayesinde kendini gerçekleştirecek.

Nasıl mı?

Şöyle efendim: İnsanlar bilgisayar gibi bir aleti oluşturup kullanırken diğer yandan bir tuşla dünyayı felaketlere sürüklemeyecek kadar akıllı ve iz’an sahibi olacaklar. İz’an ve aklın bileşim oluşturduğu millettir Türkler…

Anlaşılmadı değil mi?

İşte sıkıntı da bu!

Türklerin kendilerini anlamadığı bir süreci yaşıyoruz. Bir ülke ki, adı Türkiye, dili Türkçe ve halkı Türk. Sakın aklınıza etnisite cahilliğini getirmeyin… Salak, der, gülerim…J Ülkemizin adı, dili ve halkı, tarihinde bile bu kadar kendini aleni Türk’çe ifade edememişken bir tuhaflıktır ki, nedense Türkçe yaşama imkânı bulamamıştır.



Sıkıldığımı anlatıyordum ya sevgili okur; evet, ben memleketimizde Türklerin dışında herkesin varoluşunu perçinlemek için gösterdiği mücadele karşısında Türk insanının ve Türkçenin edilgenliğine kahroluyorum. Reaksiyonlardan sıkıldım. Birilerinin bir şey yapmaları karşısında bir anlık öfke/coşkuyla ortalığa dökülenlerin günü birlik çıkışlarından sıkıldım. Herkes işine baksa nolur ki?



Türkiyede Türkçe yaşamak istemeyenlerin kavgasının sebebini gerçekten adından başka Türkçe bir şeyin olmamasına bağlıyorum. Yasalar, uygulamalar ve yargılamaların Türkçe olması elbette çok önemli ama bence daha önemli olansa bu coğrafyanın insanının Türkçe yaşama arzusu olmalı. Bu nasıl mı olacak?



Herkes aynaya baksın…...


Alıntı: Dirlik-Dirlik :Medet Ataşbay'dan kısıtlama ile alıntı yapılmıştır.alıntılar.
 
Üst Alt