• Hoşgeldin ziyaretçi , forumdan daha fazla yararlanmak için buradan üye olunuz...

Türk Arapsız yaşayamaz mı?

Okunuyor :
Türk Arapsız yaşayamaz mı?

YukseLL

Emektar
Yönetici
Admin
Moderatör
Üye
Başbakan Erdoğan, Türk-Arap İşbirliği Forumu’nda Türkler ile Araplar’ın sadece aynı coğrafya ve iklimi paylaşmadığını, ortak kültür ve medeniyetin hissiyatını da taşıdıklarını söyledi.

Erdoğan Türk-Arap kardeşliğini anlatmak için de Mehmet Akif’in dizelerini kullandı: “Türk Arapsız yaşayamaz; kim ki yaşar der, delidir/Arabın Türk, hem sağ gözüdür, hem sağ elidir.”

Peki gerçekten Türkler’le Araplar bu kadar yakın mı?
Türkler Araplar olmadan, Araplar Türkler olmadan yapamaz mı?
 

tntcool

Kıdemli
Üye
Türkler sadece kendilerine güvensinler yeter. Araplar türkler için etkisiz eleman gibidirler...
 

sailor

Amatör
Üye
Türklerin çoğu müslüman ve Türkiye'den kutsal topraklara her yıl yüksek rakamlarda insan gidiyor.İş birliği olmasa bile sadece Türklerin Kabe ziyareti Arapları zengin eder:)İş birliği olmazsa karşılığında Araplar bize ne vericek?
 

gordionum

Tecrübeli
Üye
arapların tek bir olayı:

medine savunması ve araplar.

Fahreddin paşa; 1916'da 4. Ordu komutanı Cemal Paşa tarafından Medine'ye gönderildi. Fahreddin Paşa elindeki kısıtlı imkânlara rağmen aldığı tedbirler sayesinde Medine'yi 2 yıl 7 ay savundu. Herhangi bir yağma ihtimaline karşı tedbir olarak, Medine'deki 30 parça Kutsal Emaneti 2000 askerin koruması altında İstanbul'a gönderdi. Medine'nin etrafı isyancıların eline geçmeye başlayınca İstanbul'daki Hükümet, Medine'nin boşaltılmasını istedi.

Fahreddin Paşa 'Peygamberin kabrinin bulunduğu Medine'deki Türk Bayrağını kendi elimle indiremem' diyerek şehirden ayrılmayı kabul etmedi.Bir süre sonra Medine'nin etrafı tamamen kuşatıldı. Araplar adeta İngilizlerin öncü ve istihbarat kuvvetleri gibi hareket ediyordu.

Türk orduları kuzeye doğru geri çekilmeye başladı. Etrafındaki Türk birlikleriyle irtibatı tamamen kesilen Fahreddin Paşa şehri savunmaya devam etti.30 Ekim 1918'de Osmanlı Devleti Mondros Mütarekesini imzalayarak I. Dünya Savaşından çekildi.

Mütarekenin 16. maddesine göre Fahreddin Paşa'nın teslim olması gerekiyordu. Kendisine Mondros Mütarekesini tebliğ için İstanbul'dan gönderilen yüzbaşıyı hapsettirdi. Araplar anlaşmayı kendilerinden birileri olacağına inandıklarından arapça yüksek sesle okuyorlardı. Medine'ye en yakın Osmanlı birliği 1300 km uzakta olmasına rağmen Mondros Mütarekesinden sonra da teslim olmadı ve şehri savunmaya devam etti.

Osmanlı devletinin teslim olmasında sonra 72 gün daha Medine’yi savunmaya devam eden Fahreddin Paşa yiyecek, ilaç ve cephanenin bitmesinden sonra çoğunluğu araplardan oluşan kendi askerleri tarafından etkisiz hale getirildi ve şehir 13 Ocak 1919'da teslim oldu.
 
Üst Alt