Tora mi;Tanah mi?

Merhaba

YAHUDİLİGİN KUTSAL KİTAPLARI VE ESASLARI
Doç. Dr. HİKMET TANYU

Konumuz, Yahudiliğin, (Kitab-ı Mukaddes)'in geniş bir bölümünü
teşkil eden ve Türkiye'de "Eski Ahid" (Tevrat) adıyle tanınmış kitapların4,
bildiriliş, yazılış, derleniş zamanları ve bunun nasıl ve ne şekilde bir geliş-
me gösterdiği, kutsal kitapların esasları ve Yahudi inancının temelleri
ile, bu metinler arasında açık ve kesin çelişmeler bulunup bulunmadığının
ve. varsa-bunların karşılaştırmalı olarak incelenmesidir.

Umumiyetle Hıristiyan Kilise Teşkilatları tarafından (Kifabı Mukaddes)
başlığıyle yayınlanan kitaplar, Yahudi ve Hıristiyan kitaplarım
bir arada sunar. Halbuki, Yahudilerin ellerinde hiçbir zaman,
Hıristiyanlıkla ilgili kutsal sayılan kitaplar (Bibel = Kitaplar), İnciller v.b.
bir arada değildir. Çünki ne Kitabı Mukaddes ne Eski Ahit adları
Yahudilerce asla bemmsenip kullanılmaz. Zira, Yahudilik, İsa (Yeşu) yı ve
Hıristiyanlığı reddeder; (İsa)'yı ne peygamber, ne de Hıristiyanlık inancına göre,
Tanrı ve Tanrı'nın İnsan şekline gcçmiş şekli veya Tanrı'nın
oğlu olarak kabul eder. İsa'yı yalancı ve Hıristiyanlığı, Yahudilikten
alın1lllş, saptırılmış uydurmalar olarak görür., Hıristiyanlık ise tam tersi
olarak Yahudiliğin Kutsal kitaplarına daya~ır, onları benimser. Musa
(Moşe) yı peygaınber tanır, kiliselerde Yalıudiliğe ait dini metinlerden
parçalar, mezmurlar okunur. Hıristiyanlıkta, Yahudiliğe ait kitapların
sıralanışında da -nisbeten tarihi sıraya önem verilmek istenilir-
farklılık vardır.

Bundan başka, Yahudiliğin Kutsal kitapları,
Yahudiler tarafından İbranice ve başka adlarla ifade edilir.
Türkçeye çevirmelerde Yahudilikçe benimsenen kutsal kitaplara,
(Eski Ahid = Ahdi Atik), almanca "Altes Testament, Latince -Testamentum;
grekçe: diatheke, İbranice: berit) denilmekte,ye ittifak, birlik,
ittihat; anlaşma, mukavele, sözleşme, antlaşma .. gibi'-çeşitli anlamlar
taşımaktadır. Bu, ahid, akd, sözleşme daha doğrusu ittifak'ın Tanrı
Yehova (doğrusu Yahve) ile İsrail kavmi arasında yapıldığına inanılmakta ve
bu ittifak ifadesi Tevrat'ın muhtelif yerlerinde geçmekte ve
bu ittifak bozulduğu anda Yabudiler dünyev) cezalara çarptırılmaktadır.
Yahudi peygamberi Yeremiya şöyle söylüyor (Yeremiya kitabı.
T.M.Ö.605): İşte, Rab diyor, İsrail evi ile ve Yahuda evi ile yeni bir ahd
keseceğim günler geliyor, atalarını Mısır diyarından çıkarmak için onlarm
elini tuttuğum gün kendileriyle kestiğim ahid gibi değil: onların
efendisi olduğum halde O ahdimi bozdular, Rab diyor.
Fakat o günlerden sonra Rab diyor, İsrail eliyle keseeeğim ahi d şudur:
Şeriatımı onların içlerine koyup, yürekleri üzerine yazacağım; ve ben onlara Tanrı
olacağım ve onlar banada kavmolacaklar." Almanca "Altes Testament=
Grekçe = Palaia diatheke" Eski Ahid deyiminin ilk defa ikinci yüzyı-
lın sonlarına doğru İzmir çevresinde yaşamış olan, hıristiyanlık müda-
5 Yeremya, XXX: 31-33.YAllUDİLİGİN KUTSAL KİTAPLARİ VE EsAsLARİ 91
fülerinden Sard Piskoposu Melito tarafından kullanıldığıbelirtilmektedir

Yahudilikte ayrı bir ad kullanıldığına işaret etmiştik;. onlar Kutsal .
kitaplarını TANAH adı altında üç bölüme ayırarak, Tora (Şeriat, Kanun
kitabı), Neviim (Peygamberler) ve Ketubim (Yazılar) adlarını benimsemişlerdir.
İslamiyetle, Yahudilik arasında türlü şekillerde sıkı bir münasebet
olmuştur. İslamiyet, daha açık ifadeyle Kuran, Musa'yı peygamber ve
Tevrat'ı Allah tarafından vahyedilmiş kabuleder, fakat hemen tesbit
edilmediği, çok sonraları yazıldığı için esasından tamamen saptırıldığını
belirtir. İlerdeki açıklamalarımızda görüleceği üz~re Dinler Tarihi~ ilmi
araştirmalar sonunda bu ciheti kesinlikle teyid etmiştir. Kur'an'ı Kerim'.
in "21 yerinde Tevrat kelimesi" geçmekte, "Musa'dan 36 Sure'de bah.
sedilmekte, 13 Surede de Yahudilere değinilmektedir

Bu bahislere rağmen, iki din arasında çok önemli farklar vardır.
Yehova ve Allah, Ahrct, Kurban; Kıyamet, Ruhun Ölmezliği V.B. İslamiyet, itikat ve amel
hakımından, temel olarak Kitap ve Sünnet gibi iki kaynağa dayanırken,
Yahudilikte durum değişiktir. Yahudilikte, Yahudi öğretilerin
hepsine birden "Tora" denilmektedir. Bu arapça Tevrat'ın karşılığı ise
de, daha geniş bir anlam ve yerde kullanılmakta,
Musa'ya (Moşe) atfedilen 5 kitapla birlikte, diğer kitap ve öğretileri de kapsamaktadır.

(Yazılı) ve (Sözlü) olarak ikiye ayrılan Tora'nın, (Yazılı) olanı,Sina
dağında (Har Sinay), Yahve tarafından Moşe'ye bildirilen beş kitabı,
bunun eklerini ihtiva eder, (Sözlü) olanı ise, gene Moşe'yc atfedilen ve
ondan gelenlerle, Tora hakkmdaki onu tamamlayan açıklamaları ihtiva
eder. Önceleri (Yazılı Tora) deyimi yalııız Moşeye, Yahve tarafından
bildirildiği ileri sürülen 5 kitaba denilmiş ve öyle kullanılm:şken, bu ad
zamanla çok genişleyerek "TANAH" (Ahdi Atik)in hepsi için kullanılmıştır.

İbranice olan Tonah kelimesi, 1- Tora, 2- Neviim (= Nebiler)
ve 3- Ketubim (= Yazılar) adlarının baş harfleri alınarak, kurulmuş-
tur. Günümüzde de Yahudiler Tanah adını kullanmakta ve bütün kutsal
lcitapları-bir-arada ifadeetmektedir. Halk arasında da Tora adı kuııa~
mlmakta, çok zaman Moşe'ye atfedilen 5 kitap kasdedilmektedir.
Tora kelimesi ile Töre kelimesi arasında bir yakıştırma veya
benzerlik ileri sürülmüşse des bunun ne derece ilmı olduğuayrı bir konudur.
Yahudiliğe göre Tevrat'ın 5 kitabının kelime kelime Yehova (Yahve)
tarafindan bildirilmiş, Tanrı kelamı olduğuna inanılmaktadır

Oysa ki:
Musa'mn yaşadığı tarih bile kesinlikle tesbit edilmiş değildir. Tahminen
15. yüzyıldan başlayarak, genellikle 13. yüzyılda yaşadığı ve ortalama.
M.O. 1250 yıllarında Beni İsrail kavmini Mısır'dan çıkardığı ileri sürül.
mektedir. Tanah'ı!! (Eski Ahid) in tamamlanması ise Tah. M.O. 1200-100
yılları arasında ve bin yılda fazla bir zamana uzamışl0 ve muhtelif yazarlar tarafından,
telif, derleme ve birleştirme işine teşebbüs edilmiştir.

Bilhassa dinlerle ilgili adlar hem yanlış okunmakta hem de o dildeki imlii ve alfabe ile
yazılmamaktadır. Özellikle Türkiye'de ilmi hayatta h,irkaç devletin alfahesine ve imlii tarzına
göre özel adlar yazılmakta, okunuşuna hiç önem verilmemektedir. Bu durum, İsrail, Japonya,
Arap memleketleri, v.h. tamamen ayn bir mahiyet arzetmektedir. Batılıbirkaç devlet te gene
41u çevre dışındaki özel adları kendi alfabe ve imlii kurallarına, okunuş şekline göre yazmakta.
dırlar. Türkiye'de de Arap harfleriyle olan özel adlar Türkçe okunduğu gibi nakledilmektedir.
Junanca, Japonca, Çince,-Rusca v.b. yazılmamakıa, o zaman ya okunduğu gibi veya başka bir
ileri gelen ailelerin temsilcilerinden ve başında Büyük Kohen'in (Baş
Kahin) bulunduğu Yetmişler Meclisinikurdular.
Bu meclis İsrail devletininyıkılışına kadar devam etti.
Bunlar Kitabın eski kar.akterli harflerini .değiştirip. zamanlarına uydurdular.
Gençleri yetiştirmek için dini okullar açtılar.

Buokuldaki öğretmenlere "Soferim" (=Yazıcılar) denirdi.
Sôferim'in iki vazifesi vardı: Tevrat'ı açıklamak ve bunun cemiyet
ve ferd tarafından tatbikini sağlamak. Soferim,Tevrat'ın beş kitabından
başka nebilerin sözlerini de Kitab'a ek olarak yazdılar ki isimlerini
bu çalışmalardan (ekleyici) almışlardır. Önce ilk peygamberler (Yeşu,
Hakimler, Samuel ye Krallar) sonra üç kitap (İşaya, Yeremya, Ezeki.
yel)v~ daha sonra da oniki küçük peygamber gelir. (Hoşea, Amos, Yoel,
Obadya, Yona, Mika,Nahum, Habakkuk, Zafeniya, Haggay, ZekeriyaYe
Malaki). Bu arada, bazı müelliflere göre İsraili olmayan yabancı asıllı
bazı kitaplar da israilleştirilerek kitaba eklendi."

Devam edecek.........
dergiler.ankara.edu.tr
 
Tanah'ın Dili:

Merhaba

II

Yahudilikte benimsenen ve kullanıln Tanah (Tora, Neviim ve Ketubim) kitaplarının
yazı ve dili İbrani lisaniyledir. İçerisinde ancak birkaç parça,
İbrani diline çok yakın olan aramca ile yazılmıştır. Aramca'nın
etkisi Yeremiya. zamanında bilhassa güçlenmiştir. Ezra kitabının 4;
8, 18ve7;12-26 ve Danyel kitabının 2;4 b. 7,28. cümleleri aramca yazılmıştır.
Bubölümlerde en eski geleneklerin geçtiği ve Kumran'da
(Qumran) çıkmış olarinlarin elyazmalarında. (Tah. M..ö. 100)
ibraniceden aramcaya Ve tekrar aslına rücuedildiği görülmüştür

Tevrat'taki 5 Kitap:

(I.- Tom)
1 Tekvin =Bereşit (İlkin) (birinci kelime) = Genesis.
2 Çıkış = Şemot (isimler) (ikinci kelime) = Exodus.
3 - Levililer = Vayikra (çağırdı) = Leviticus.
4 - Sayılar = Ba~idbar (çölde) = Numeri.
5 - Tesniye (ikileme) = Dvarim (Şeyler) = Deuteronomium

ll. Bölümde,
6 Kitap ihtiva eden Nebiim Rişonİm ve
15 kitap ihtiva eden Nebiim Ahoronim.

(II.Nebiim)

İlk peygamberler = (İbranice) = lVebiim Rişonim = Prophetae priores.

Kitaplar

1 Yeşu = (İbran.) =Yeşua (Yehoşea)=Jehosuah
2 Hakimler=Şoftim=Judıcum
3 - i. Samuel 'Şinioel alef Liher i. Samilelis
4 - II. Samuel Şimoeı Bet . II.Samuelis
5 - I. Kırallar Melahim alef i. Regum
6 - II. Kırallar Melahim Bet II. Regum

Sonraki Nebiler = Nebiim Ahoronim == Prohete Posteriores
1 - İşaya =Yişayah(u)= Liber Jesaıa
2 - Yereniya =Yirmiyah (u) ,= Jeremıa
3 - Hezekiel =Yihezkel= Ezehiel
4 - Hoşea =Hoşea= Hosea
5 - Yoel =Yoel =Joel
6 - Amos =Amos =Amos
7 - Obadya =Ovadya= Obadıa (e)
8 - Yunus =Yona= Jona (e)
9 - Mika= Miha= Micha
10 - Nahum= Nahum= Nahum
II - İIabakkuK =Havakkuk= Habakklİk
12 - Tsefanya= Tsefanya= Zephama
13 - Haggay= Hagay"= Haggaı
14 - Zekarya =Zıharya= Zacharıa
15 - Malaki =Mallihi= Malachıa

III. Bölümde Ketubim.
Cem'an klasik tesnifte 39 kitap, Yahudilikte muteber kitaplardır.
Musa'ya atfedilen 5. kitaptan sonra gelen Yeşu,'kitabı ayın kaynaktan sayılarak
grekçe ııexateuch(altı yuvarlak,rolle kitap) adiyle bir küme de yapılıyor. (Batı kaynaklarında).

(III. Ketuhim)
Yazılar (Kitaplar) == (İbranice) Ketubim= Hagıographa
1 - Mezmurlar =Tehilim =Psalmı (Lıber Psalmo)
2 - Süleymanın
Meselleri =Mişley =Proverbıa (= Proverbiorum)
3 Eyuh= İyov =Job (LıberJobı)
'4 - Neşirdeler
Neşidesi= Şu Ha-Şirim =Cant-Cantıe (Cantıcum-Can"tıcerum)
5 - Rut =Rut =Ruth
6- Yeremya'mn
mersiyeleri =Eyha (nasıl) =Threnı (Lıber Thırenorum)
7 -Vaiz =Kohelet=Ecdesıastes (Lıber Ecdessıastae)
8- Ester =Ester= Esther (Liber Estherae)
9- Daniel =Danyel =Danıel (Lıber Danıelıs)
10- Ezra=Ezra =Ezra (L. Ezrae)
11- Nehemya= Nehemya =Nehemıa (L. Nehemıae)
12 I. Tarihler= Divrey Ha- Yamim (Alef)=Prıor Lıber Chronıcorum
13 II. Tarihler =Divrey Ha-Yamim (Bet)= Lıber Posterior Chronıcorum18

Tevrat kitaplarının kısaca konuları şöyledir

1- Bereşit (Tekvin, yaratılış, oluş, başlangıç):
Dünyanın başlangıcı, insanın yaratılışı, Adem ve Havva, insanların ilk suçu (Bab I-II.),
Kain (Kabil) ile Habil, Nuh, İbrahim, İshak, Esav, Yakup, Yusuf ve
Kardeşleri (Bab. 12-50) ve Yakup'un Yehovayle (Tanrı) güreşinden
sonra ona İsrail adının verilişi anlatılır.

2 - Şemot (İsimler) (Çıkış; Mısır'dan dışarıya gidiş).
Musa'nın hikayesi (Bap 1-18), Sina Dağında (Har Sinay), Yahve (Yehova)'nin
[kanunlarını bildirişi, (Bap 19--40),10 Emir (Evamiri aşere) = (ibranice
Aserat Ha-Dibrot), denilen şeriat kanunları anlatılıyor. (Çıkış. 20.)

3 - Vayika (çağırdı) = (Levililer). İsrail şeriat kanunları; ayin ve
merasime dair usul, kurban ve kahinlerin temizlik kaideleri anlatılır.
Bayramlar tanzim edilir, ibadetin nasıl olacağı belirtilir. (Lev. 19: 18).

4 - Bamidbar (çölde) = (Sayılar): İsrail kavmi, Sina dağı çevresinden ilerleyerek Erden'e geliyor.
Nüfus sayımından, şeriat kanunlarından ve hikayelerden, kayadan su çıkarılmasından, yakıcı yılanlardan,
ölüm ve yılan vasıtasiyle şifa olaylarından bahsedilir.

5 - Dvarim (Şeyler) = Deuteronomium = İkileme = Tesniye):
M.O. 621 veya 622 yıllarında Kudüs (Süleyman Mabedinde = Beyt , Ha-Mikdaş). da
kahinler tarafından bulunduğu belirtilerek Kıral Yoşiya'ya sundukları bir kitap olup,
Musa'nın ölümünden, gömülmesinden ve onun için tutulan yastan bahseder.
Musa zamanında bulunmayan birçok adetlere davranışlara değinir. Önceki kitaplarda geçen bazı şeriat
kanunlarını tekrarlar ve .insanların birbirlerine ve Tanrı'ya karşı nasıl davranmaları gerektiğini anlatır.
Yeni kanunları belirten 12-26. bablardır.

Devam edecek.........
 
Merhaba

Tevrat Elyazmaları ve en eski kaynaklar:

Hz: Musa, Tah. M.O. 13. yüzyılda yaşamasına rağmen,
yakın zamanlara kadar elde bulunan en eski İbrani el yazması nüsha
M.S. VII. ve X. yüzyılda yazılmış bir kaynaktı

Bu kaynağın M;O.I. yüzyıldaki İbrani metinlere dayandığı, onların
ihtiva ettiği ileri sürülmektedir. Yakın zamanlarda ki Kumran buluşları
ise çok önemli sonuçlar vermiştir

Kumran vadisinde, Lut Gölü'nün (Yam Ha-Melah) kuzey batısında,
Yeriho'nun 12 kilometre güneyinde 1947 yılının baharında bir bedevinin
tesadüfen' bir mağarada bulduğu. bir düzine eski, İbranice el yazmaları
tarih ve bilhassa Dinlertarihi bakımından yüzyılımızın çok önem taşıyan bir olayıdır.

1951..,.1958 yıllarında Yeruşalaym'daki Ekol Biblik
(EcoleBiblique)tenPatır R. de, Vaux tarafından ve Ürdün'ün Eski
Eserler İdares,inden L.Hardın' yÖnetimindeki kazı ve araştırmalarda
yeni huluşlar olmuştur. 1947 yılında bul.unanların başlıcaları şunlardır:

1- İşaya (Yeşaya) kitabindaıı iki tomar,
2- Habakkuk kitabının tefsiri',
3- Hanidu Seiıa Mezamiri (Şükran ilahisi) (Evharistiya ile ilgili),
4-Cemaat kanunları. Bunu tetkiken yapılan araştırmalarda ise:
1- İbrani ve arami dillerinde' yazılmış; bazı noktalarda Eski Ahit'e benzeyen
bazı noktalarda önemli ayrı tarafları olan elyazmaları,
2- Kitabı Mukaddes 'iiı' bazı' parçalarının Yunanca çevirmesi
(Yetmişler çevirmesinden birkaç parça)
3- Eski ve Yeni Ahit'e dahil edilmemiş olan ve daha önce Apokrif
(Hurafa) sayılan kitapların ibrani veya arami asılları,
4-'-'Kitabi Muikad'des'e dahil kitapların tefsiri,
5- Cemaat kanunlari parçalarİ,
6-ŞaIİI yazısından parçalar,
7- İlahiler,
8- Cemaatin ayin takvimi. Filistinde kullanılan umumi takvimden ayrı olduğu görüluyor.
9- .İbadet ve dini törenlerle ilgili, Kitalı"ı Mukaddes metinlerinden derlenmiş bir elyazması eser.
10- Dualar ve dini ayinler için takdis metinleri.
11- Mahiyetleri tesbitedilmeyen metinler.
12- Kumran çevresinde yaşamış olan İsiyim adlı Yahudi mezhebiyle ilgili edebiyat.
İsiyim hakkinda çok ,etraflı yazmalar, ele geçmiştir.

Başlıca yeni buluntular şunlardır:
1- Bii boşanma mektubu,
2- Bir evlenme mukavelesi',
3- Kadastro belgeleri,
4- Mektuplar,
5- Klasik Yunan edebiyatına dair küçük bir parça,Öripides'ten bir parça

Hıristiyan kilisesi ve Yahudi dini teşkilatları üzerinde müthiş bir
etki yapan bu buluntuların, belgelerin bir kısmı Ürdün'e, İsrail'e ve
Avrupa ve Aiııerikanin bazı şehirlerinegötürülmüş ve bunların hir kıs-
minın fotokopisi yayınlanmıştır. Hıristiyanlık ve Yahudilik teşkilatlarında
geniş etkiler yapan buluntular, Eski ve Yeni Ahitlerin bütün mevcut
el yazmalarıyle mukayeseli olarak yeniden tetkikinigerektirmektedir.
Yeni bir nezamir bulunuşu ve İsa'nınşahsiyeti ve tarihi ile ilgili önemli
değişiklikler gösteriyor. Bugünkü İsa ve Kuml'an metinleri arasında
çok derin bir farklılık görülüyor.

Ayrıca İsa'nın tarihi şahsiyeti de bugünkü anlayıştan farklı olmakla beraber teyid edilmiş oluyor.
Bazı din adamları" bilhassa Hıristiyan kiliseler tarafından Kitabı Mukaddese
aykırı oluşu dolayısiyle birkısım elyazmalarının imha edümek istenildiği ilim adamları tarafından belirtilmiştir.
Bu en eski elyazmaları buluntulan üzerinde -kalanların -çok dikkatle durulmayı gerektiriyor.

Şomranim Tevrat'ı (Tora Ha-Şomranim):
Yahudilik dışında bırakılan ve Tevrat'ı(Tora' Ha-Şomranim) kabul
edilmeyen ve halen Ürdün ve İsrail arasında bir bölgede mahdut sayıda
kimselerce esaslarına uyulan İbranice. Şomranim Tevratı, muhtemelen
M.O. 600 yıllarında yazılmıştır. Şomranim'e göre deTevrat (Tora) mü-
kemmel ve tam, ve bütünzamanlar için geçerli, hiçbir zaman bir şey
eklenmiyecek ve hiçbir hükmü kaldırılmıyacaktır. Onlara göre, Tora,
6 günde ve bütün yaratıklardan önce yaratılmış olup, ollu okuyan ve
öğrenen kişi ebedi hayata erişebilir

Yahudı Tevrat'ı ile Şomranim Tevrat'ı arasında. altı bine ulaşan
fark bulunmaktadır


Yahudi "Soferim" (=Yazıcılar), yazdıkları yenikitapları "Tevrat"a
eklemeye ve yazısını, okunuşunu değiştirmeye başladıklarında,
Şomranim "sade bu ilaveleri değil, harflerin değiştirilmesini bile kabul etmiyorlardı.
Yahudilerin Tevrat'ında, Tekvin II,2.: "Allah yaptığı işi yedinci
?ünde bitirdi". cümlesi, Şomranim Tevrat'ında. "Altıncı günde bitirdi ...
şeklindedir.

Tanrı'nın dünyayı altı günde yarattığı ve yedinci günde
istirahat ettiği, Tevrat'ta mükerreren geçmekte olduğuna göre, yaratma
işinin bu halde altıncı günde bitiriImiş olması gerektiği belirtiliyor. Gene
Tekvin LV, 8. de: "Kabil kardeşi Habil'e söyledi" cümlesine karşılık,
Şomranim Tevrat'ın'da söylenen söz de vardır: "..Habil'e söyledi:
Haydi kıra gidelim". Keza Tekvin XVII, 14. cümlesinde, Şomranim
Tevrat'ı "Yedinci gün" sözünü kaydetmekte ve cümle daha açık olmaktadır.

"Kumran yazıtları arasında ele geçen Tevrat'ın Tekvin kitabına
ait bir. fragmanda bulunan cümleler Şomranim'in metnine tamamen
uymakta, Yahudiler ve Hıristiyanlarca muteber metinden bazı noktalarda ayrılmaktadır."

Yahudilikte Tevrat'ın Mevkii:
Bütün bunlara, elyazmalarıu eski bir köke gidememesine rağmen
Yahudilikte Tevrat dinin temeli durumundadır. Tevrat, Allah kelamı sayılır
ve ibadette en önemli mevkii alır. Beyt Ha-Kneset'te (Havra=Grekçe: Süıagog),
mihrap teşkil eden bir dolapta ve üzeri sırmalı, ipekli
örtüler içinde ve roleler halinde (elle yazılmış olacak) muhafaza edilir.
Tahrip edilmeden önce Beyt-Ha-Mikdaş'da (Süleyman Mabedi) Arona
Kodeş (Kutsal dolapta, mukaddes sandıkta) Musa'mn getirdiği levhalar vardı,
Beyt Ha-Kneset'e giren her Yahudi oraya nazar atfeder veya eliyle
uzaktan selamlar, bazı eski, tozlu sandık veya dolaba -mümkünse- elini
sürüp öper. Huşu ile ve sembolik olarak bu hareketler, belli belirsiz yapılır.
Beyt Ha-Knesette (mabedde = Sinagog'ta, Havra'da), Tevrat
yere düşerse, rav (haham) alır, o kimse ve orada bulunanlar-bütün cemaat-
30 gün oruç tutmaya (Sabahtan akşama kadar) mecbur olurlar.

Buna Cumhur (Cemaat) Orucu = Taanit Tsibur denilir.
Taanit, leanot'tan geliyor = nefsine eza etmek, demek oluyor.
Kelime anlamı Topluluk Orucu (Taanit Tsibur) dur.
Yalniz Cemaat reisi (rav) taanit koyabilir.
Yağmur orucu tutulması gibidir.

Tevrat okunurken, başın muhakkak bir takke veya şapka ile örtülü olması şarttır.
Evde ve Beyt Kneset'te olması farketmez.Açık başla ne havraya gidilir ne de Tevrat okunur.
Ayrıca usulüne göre abdestli,temiz oluş gerekir.

Askeri geçitIerde (Kudüs'e yürüyüş'ü temsilen yapılan, Mısır'dan,
kölelikten kurtuluşu ifade eden Ha-Tsaada) üstü süslü ipeklerle örtülü
bir taht içinde Tora rolesi, askerlerin muhafazası altında törenle ve ilgiyle geçirilir.

YAHUDİLİGİN KUTSAL' KİTAPLARI VE ESASLARI
Tevrat'ın bir de bayramı vardır. Tora'nın hatim tamamı gunu
(Simha Ha-Tora), Tevrat mutluluğu günü sayılarak, beyt ha-knesetlerde
role halindeki tevratlar omuzlar üzerinde veya ellerle havaya kaldırılmış
sırmalı tahtlara konularak sokağa çıkarılır, merasimle dolaştırı-
lır, bayram edilir. Beyt Ha-Knesetler (Tevratlar) birbirine ziyarette bulunurlar,
Kudüste bulunanlar Kıral David'in türbesinin bulunduğu
Siyon dağına kafileler halinde çıkarlar. Yollarda okunanlar ilahilerdir,
mezmur parçalarıdır. Bugünü Yahudiler bütün dünya'da aynı şekilde
kutlarlar. Sokakta dolaşılması yasaksa, bina içinde, havra içinde dolaşırlar:
Omuzlara, kucağa Tevratı almak çok sevap sayılır.,,'
Yemin (Sivil hayatta ve askerlik hayatında) Tevrat üzerine olur.'
ve mahkemelerde Tevrat şeriatı, derslerde, Tarih ve okuma kitaplarında,
kelime türetmede esas olarak benimsenmiştir.

Tevrat üzerinde hiç-bir tartışma, tenkid yapılamaz.
Okullarda her öğrencinin bir Tevrat'ı vardır.
Sınıflarda da başlar ortülerek Tevrat okunur.
Radyo'da da her akşam 15 dakika Tevrat okunur.

İsrail'in bir anayasası olmayıp, başta Tevrat; Mişna, 'falmud'a
bağlı dini esaslara uyulmakta, böylece Yahudilik inanç, adet ve teamülü esas alınmaktadır.
Ayrıca hükumeti teşkil eden bakanlar arasında,
Din İşleri Bakanlığı da vardır. İsrail Radyolarının (Kol Yisrael =
İsrail Sesi) bir haftalık progr***** ayrılan zamanın ortalama % 4 ü
dini musikiye tahsis edilmiştir. Yukarıda arzettiğimiz gibi radyoyle
yayınlanan ayin ve dini musikiden başka, konuşmalar arasında hergün
devamlı olarak 15 dakika Tevrat okunmasına yer verilmektedir.

Radyoda haftalık genel konuşmaların ortalama % 9 zamanı aldığı
ve bunun ortalama yarısının, dini, ahlaki yayınlara ayrıldığı ve bu
dini, ahlaki yayınlar gittikçe artırıldığı gibi, ayrıca radyo yayınları
arasında Tevrat'a hatta bütün Tanah'a karşı en küçük bir tarizde
bulunulması, ilmi bir tenkide tabi tutulması tamamen imkansızdır.
Böyle bir tenkid tasavvur bile edilemez.

Protokolda. da din adamları, toplumda ilk planda saygılı bir
mevki alırlar

Yahudilikte .ibadet Tevrat üzerine dayanır; Her yıl sonbahar'dan başlayarak,
müteakip sonbahara kadar, 52 parçaya (Paraşa) ayrılmıştir.

Tevrat; her Şabat (Cumartesi) ta veya her hafta bir paraşa olmak üzere
okunur.

Tevrat'in okunuşu bitince "Çok şükür Dünyamn rabbine" anlamı-
na 'Şevah la el boreolam" denilir.

İbadet te (Akşam, sabah, öğle) ve Şabat (Sebt = Cumartesi günü),
Tevrat'tan dualar.okunur.

Bayramlar (Pesahv.b.) Tevrat'ta yazılıdır.

Sabah İbadeti (Şaharit) ile ilgili hükümler:
(Musa 5. kitap = Dvarim =Deuteronomium = Tesniye) den bab 6: 4-9 okunur.
Bereket, bolluk dileği, Yahveyi sevme, ülkeler fethetme, İsrail'in mustakbel sınırları,
ile ilgili parçalar gene 5. kitap; Bab; II: 13-21 okunur.
Sayılar (=Bamidbar = Numeri) den 15: 37-41. cümleler okunur.
Dua ve k,ayışı ile ilgili olarak, Çıkış (2. kitap )tan 13. bab; 1-10, (bilhassa 9), 11-16 ve
5.kitap Tesniye'den 6: 4~9; 13-2ps... Sabah ibadetinde okunur.
Diğer ibadetlerde de bu veçhile Tevrat esastır.

Eski Ahit'in Önemli çevirmeleri:

Devam edecek.......
 
Merhaba

Eski Ahit'in Önemli çevirmeleri:

Elyazmaları hususunda elverişli bir durumda olmayan Tanah'm
ilk tercümeleri metin mukayeseleri. bakımından önem taşımaktadır.
M.Ö. 2. yüzyılda (Muhtemelen 150)gerek o zamanlar İsrail'e hakim
Yunan kıralı II. Talmay'ın okumak istemesi ve gerek İbraniceyi
bilmeyen Mısırlı Yahudiler için 70 kişitarafından Tevrat, İbranice'den
yunancaya çevrilmişbir kitap bulunmakta (Yetmişlerin çevirmesi =
Yetmişler-İbranice şiviim; grekçe: Septuaginta) adını almaktadır

• Bumetin İbranice metinden farklıdır.
Günther Lanczkowski, her kabileden, yani 12 Yahudi kabilesinden
altışar kişi olmak üzere, cem'an 72 kişi, 72 günde Tevrat'ın 5 kitabı-
nın tercümesini tamamladılar, demektedir

•Origen (185~251veya 254), muhtemelen 229 dan ölümüne kadar
20 yıldan fazla zaman kaldığı Filistin'de, bugün "Keysarya';
(=Caesarea) da bir okul kurmuş ve Yahudi an'anesine göre, kendilerince esas
metin sayılan Ahd'i Atik'in "Yetmişler Tercümesi"ni burada "orijinalinden yani
ibranicesinden okumak istemiş, bunun için de Hillel'in (Yahudi
Öğretmen) öğrenciliğini yapmış, ellerindeki tercümenin ne kadar yanlış
olduğunu görmuş, Eski ve Yeni Ahit 'leri telif ve aradaki tezatları izah
edebilmek için çaıışmalara girişmiştir.

M.S. 400 yılına doğru Roma Katolik Şeriat kitabı olarak adlanan,
Kitabı Mukaddes'in Vulgate adı verilen ayrı bir çeviri kilise de benimsendill.
Bu çeviride de hatalar mevcut olduğu anlaşıldı

•Vulgate'ye Yahudilerin (dışta bırakılmış olan kitapları da ), Tobyas ile Yehudit (Yudit)te alınmıştır.
Tobias (=grekçe: Tobit), Eski Ahit kitabının ilk (baş) şekli sayılıyor.
Tahminen M.O. 200 yılında zuhur eden bu kitabı Katolik kilise Eski Ahit'in şeriatından sayıyor.
Judit (=ibranice : Yüdin) Eski Ahit'in Apokrif sayılan, muhtemelen M.O.
6 ncı yüzyıl) da çıkan, kahraman tanınan kadın (Judith) tir. Yudit babı
da M.O. 2. yüzyılda zuhur etmiştir, denmektedir.

Bu duruma göre
Kutsal Kitabın, ilk ve tam orijinal el yazmaları mevcut olmadığı gibi,
Musa'nın yaşadığı döneme yakın bir elyazması da bulunamamıştır.
Üstelik bazı kitaplar'da ihtilaflıdır. Katolik kilisesi kabul
ediyor, fakat yahudiler bunları benimsemiyorlar. Kutsal Kitab'ın ilk
çevirmeleri de İbranice'den farklı noktalar ihtiva etmektedir.
Bu ne zaman, nasıl niçin olmuştur, belli değildir. Yunanca, Liitince, Süryanice,
Piskopos Ulphilas'ın yaptığı Gotça (M.S.IV. Yüzyıl)çevirmeler arasında
bazı önemli ayrılıklar ortaya çıkmışls, bu yüzden de hatalara düşüldüğü
olmuştur. Kutsal Kitab'ın bölümlere, cümlelere ayrılması yakın zamanların işidir.
(XVI. yüzyıl)

Kutsal Kitap Üzerinde ilmi Tartışmalar Ve Neticeleri:

Devam edecek.......
 
Merhaba

Kutsal Kitap Üzerinde ilmi Tartışmalar Ve Neticeleri:
Yahudi ve Hıristiyanlarca Kutsal Kitap Tanrı keliimı olarak görüldüğünden
yuzyıllarca bunun üzerinde ilmı, tenkidibir çalışma yapılamamıştır.
Hatta Merano Ruhani Meclisi 1546 yılında Kutsal Kitap'ın
(Eski ve Yeni Ahit) Tanrının ilhamı olduğundan şüphe edilmesini yasak
etmiştir. Bu yolda yakılanların sayısı çok olmuştur. 17 Şubat 1600 de,
Roma'da Dinsizlikle itham edilen ve mensup olduğu manastırı terkeden
ve Tevrat'ın Tanrı sözü olmadığını ileri süren, Dominiken rahibi, filozof
Giordano Bruno, engizisyon (Inquisition) mahkemesinin kararı ile ateşte
diri diri yakılmıştır

Buna rağmen XVII. yüzyılda aslen Yahudi olan Hollandalı Filozof Sipinoza (1632-1677),
1670 yılında yayınlanan kitabında, Kutsal Kitapta çelişmeler olduğunu belirtmiş,
bunun birbirini tutmaz taraflariyle istihza etmiştir.

Baruh Sipinoza, adı bildirilmeden 1670 yılında yayınlanan
"Tractatus theologico-politicus" adlı kitabında. şunları yazmıştı:
"Kutsal kitabın, olduğu gibi, bir insana gökten inen Tanrı mektubu
olduğuna inanan kişi, hiç şüphesiz beni, Kutsal Ruha karşı
günah işlemekle suçlandıracaktır, çünkü ben burada Tanrı keIamının
yanlışlarla dolu, birçok yerleri kesilmiş, değiştirilmişve birçok yerlerinde
kendi kendisiyle çelişir hale gelmiş olduğunu ilerisürmekteyim.

Ama, eğer onlar da düşünecek olurlarsa hiç şüphesiz bağırmaktan
vaz geçeceklerdir. "Yalnız yahudiler tarafından yahudi cemaatından
çıkarılmakla kalınmamış, Protestanlığın taraftarları bile Spinoza'nın
"Cehennem direği" olduğunu ileri sürmüşlerdi. Tevrat'ın müellifleri
olduğundan "Kitabı Mukaddes"te türlü çelişmeler bulunduğundan
şüphe etmeyen Spinoza'nm kitabı, Yahudidin adamlarının takbihine
ve Hristiyan kiliseve din adamlarının sert hücumlarıııa maruz
kalmakla beraber, yazarının. adı belirtilmeden ve kitabın içindekilerle
ilgisi olmayan adlarJa, yayınlanmağa devam etti ve bu sistematik
tenkid önemlietkiler yaptı.

Dikkate şayan taraf bazı papazlar da İbranice metinlerin yanlışlarla dolu olduğunu
ve sonradan yazıldığını ileri sürmüşlerdir.
Bunlardan Fransa'da Oratuvar (Oratoire) papazlarından Rişar Simon (Richard
Simon) 1678 yılında yayınlanan (Es/ci Ahit-in Tenkidi Tarihi) kitabında
Tora'nın Hz. Musa'ya ait olmadığını, bunlarınsonradan farklı zamanlarda
yazıldığını, daha sonra da bir araya getirildiğini belirtmistir.
Bu eser üzerine, tanınmış ve nüfuzlu bir şahıs olan Bossue (Bossuet),
koyu bir taassupla harekete geçerek, kıraldan kitabın toplatılıp imha
edilmesi için emir almış, ayrıca Bossue (Bossuet) emriyle, Oratuvar
(Oratoire) tarikat ve manastıl'ından kovulmuştur•

Bu kitap daha sonra Hollanda'da basılarak geniş ölçüde etki yapmıştır.
Bu arada Tevrat'ın müelliflerİnin olmasından şüphelenen H.B.
Witter'in, filozof Hobs (Hobbes)'un adlarını zikrettikten41 sonra bu
konuda en önemli şahsiyet olan Paris Tıp bilginlerinden ve XV. Lui'nin
(Louis) tabibi olan Jan Astürük'e (Jean Astruc) geçebiliriz
Jan Astürük (Jean Astruc) (1684-1766), 1753 yılında yayınlanan
"Musa'nın Tekvin Kitabını meydana getirmek için kullandığı sanılan
orijinal hatıralar üzerinde tahmini diişünceler"43 kitabında, Tekvin
kitabmın bir derleme kitap oduğunu belirtmiş, Tevrat'ın bazı kısımlarında
Tanrı adının Elohim (Eloh = Ruh; Elolıim = Ruhlar) olarak,
bazı yerlerde Yehova (aslı Yahve) olarak yazıldığını belirtmekte ve aynı
hikaye metinlerinin farklı Tanrı adlarıyle yazıldığına dikkati çekmektedir
44
•
Astürük (Astruc) ün metinler üzerindeki çalışmalardan elde ettiği
buluş, ilgili çevrelerde büyük heyecan yarattı. Astürük, Tevrat'ın Hz.
Musa'dan aynen geçmediğini, değişmelere, insan eliyle farklı yazmalara
vesile olduğunu gösteriyonhı. Elohist adı verilen metin Bereşit (Tekvin)in
ilk bölümü ile II. bölümden ilk üç cümleyi kapsamaktadır. Yehova
(Yahvist) adı verilen metin ise, II. bölümün 4. cümlesinden başlamak
suretiyle devam etmektedir. Konu bakımından da farklılık göstermek.
tedir. Elohist metinde, bitkiler, sebze, meyve ağaçları v.b. yaratılclıkta

(Tekvin = Bereşit: Bab: I; 11-13), sonra insan (Tekvin = Beı'eşit:
Bap: I: 26, 27) yaratılmaktadır. Halbuki Yahvist (Yehova metni)
metinde insan, bitki, sebze, meyve v.b. den önce yaratılmaktadır

(Tekvin = Beteşit = Bap: 2: 5-8, 8-10)
Gene Elohim metninde, Tanrı insanı kendi suretinde ve a)'nı zamanda
"erkek ve dişi" olarak birden )'aratmaktadır.
Halbuki Yahvist (J) metninde önce erkek )yaratılmakta,
sonra erkeğin kaburga kemiğinden dişi (kadın) yaratılmaktadır.

(Tekvin Bap: 1: 26.) "Ve (Tanrı) dedi: Suretimizde,
benzeyişimize göre insan yapalım." (Tekvin Bap 2/7.): "Ve Rab Tanrı
yerin toprağından adamyaptı ve onun burnuna hayat nefesini ünedi;
ve adam yaşayan can oldu." (Tekvin 2; 2L: Ve rab Tanrı adamın üzerine
derin uyku getirdi, ve o uyudu ve onun kaburga kemiklerinden birini aldı
ve yerini etle kapadı 22; ve Rab Tanrı adamdan aldığı kaburga
kemiğinden bir kadın yaptı ve onu adama getirdi. ..."

Daha başlangıçtaki iki ayrı babın arasındaki farklar görülmektedir.
Diğer bir farkta şudur.
Elohist metinde Adem'in günahına dair bir bilgi bulunmamaktadır.
Fakat Yahve (Yehova) metninde Adem'in günahından bahsedilmektedir:
Bap: 2: 12-24.)

Böylece bu metinlerde birisinde Tanrı adı olarak Elohim, diğerinde
Yahve (Yehova) denildiğini ve konu bakımından ayrıldıklarını, hatta
bazı noktalarda çelişme olduğunu görüyoruz. Tıp sahasından gelip,
dini bir konu üzerinde derin ve etkili fikirler ileri sürmesi karşısında,
ona müteassıp,dogmatik kimseler dinsiz ve eçhel (ignoramus) lilkabını
taktılar. Astürük (Astruc)ü alman iliihiyiitçısı Mihaelis (Miclıaelis) te
cehaletle itham etmişti. Fakat XIX. yüzyılda Astrük'ün fikirleri ilim
çevresinde doğru olarak kabul edildi. Üstelik Mihaelis'in talebesi Gotfirit
Ayhhorn (Gottfried Eichhorn) (1779) da Tekvin'den başka diğer 5 kitabın
da birbirinden ayrı parçalar olduğunu, aralarında üslfıp farkı bulundu.
ğunu, sonradan derlenip bir ara)'a getirildiğini ileri sürmüştür. Dindar
bir zat olan Ayhhom (Eichhom) kutsal kitapların, tarih, filoloji,
çağdaş tenkid metodlariyle incelenmesine girişildi. Bir taraftanda
Ayhhom (Eichhom)a, gerek Katolik gerek protestan çevrelerde
(Almanya, İngiltere) de hakaret ediliyor, Papa'nın aforozuna uğruyor,
kitapları kara listeye alınıyordu.

XVIII. yüzyıl sonunda Alman filozofu, şair Herder' (1744-1803) in
"İbrani Şürlerin Ruhu"na dair eseri yayınlanınca, hücumlara uğrayarak arkadaşı
Göte (Goethe)'nin çevresine Vaymar (Weimar)a sığınmak mecburiyetinde kaldı.

Herder'in düşüncesi şuydu: Kitabı Mukaddes'teki,
Mezmurlar (İbranice = Tehilim), bir çok İbrani şairlerine aittir ve
başka başka zamanlarda yazılmış, sonra bir araya getirilmiştir.
Keza, Süleyman'ın (İbranice = ŞiI' Ha-Şiirim = Neşideler Neşidesi = Şarkılar şarkısı)
sadece beşeri bir aşk kasidesidir.

XIX. yüzyılda İbranice'nin filolojisi üzerinde çalışmalar artıp,
tenkidi tarih anlayışı benimsenince, Tevrat'taki 5 kitabın da Musa'ya
aİt olmadığı görüşü sağlamlaşmış ve bu kitaplara dair parşaların
muhtelif zamanlarda toplandığı kanaatine varılmıştır.
Nihayet bunların en eskisinin M.O.X. veya IX. ve en yeni olanlarının da
V. yüzyılda ait olduğu görüşü ilmi bir değer kazanmıştır.

Böylece Musa'ya atfedilen muhtelif küçük fragmeritler olduğu,bu çeşitli kaynakların
(J.E.D.P.) derlenip' toplanarak tamamlandığı gorüşü
Ilermann Hupfeld tarafından 1853 te getirilen yeni delil ve belgelerle teyid edildi.

Kolenzo (J.W.Colenzo) adlı, güney Afrika'nın Natal Piskoposu
olan zat ta 1862 yılında yayınlanan (Beş kitap ve Yeşua kitabı, Tenkidi
İnceleme)48 adlı eserinde, Eski Ahit'i tutarsızlıkla, hakikat e uymazlıkla
itham etmiş, Nuh tufanı ve İsrail oğullarının Mısır'a ve çöle dair hikayelerini
asılsız sayacak kadar iddialarda bulunmuş, böylece dindar Yahudi ve
Hıristiyan çevreleri tarafından kötü piskopos adı takılmasına
rağmen fikirleri üzerine iyice dikkati çekmişti.

Bu gibi tenkidi tarih ve filolojik görüşlerle Kutsal Kitap hakkında
şüphe gösterenler XIX. yüzyılda ıngiltere'de, Üniversitelerde Oksfort
(Oxford)takbih ediliyor, hatta bu gibi ilmi tenkitlere cephe almayan
piskopos ve papazların vazifelerine son veriliyordu.
Muhtelif tenkid, belge ve araştırmalar, ilmi inceleme ve araştırmalara
sertlikle karşı koyma teşebbüslerine rağmen devam etti.

Tevrat Kitabında Önemli Tekrarlar, Tutmazliklar, Çelişmeler

devam edecek........
 
Son düzenleme:
Merhaba

Tevrat Kitabında Önemli Tekrarlar, Tutmazliklar, Çelişmeler

Tevrattaki dil, üslı1p anlayış, şekillerinin ayrılığı üzerinde durmayacağiz.
Burada yalnız Musa'ya atfedilen kitapların ilmi tenkidi üzerinde
durduğumuzu hatırlatır, diğer kitapları ve onlardaki çelişmeleri, tutmazIikIarı
belgeleriyle teyid edecek değiliz. Yalnız Tevrat kitabındaki
çok açık tekrarlara, çelişme ve tutmazlıklara dair birkaç örnek daha belirteceğiz:

İki defa yaratılış olayı, iki defa Yakup'un (Yakov) İsrail adıyle
adlanışı Tekvinde geçmektedir. "Ye dedi: artık sana Yakub değil, İsrail denilecek;
çünkü Allah ile ve insanlarla uğraşıp yendin. "50 Tekvin'in 32. babında Yakup'u,
Yahve ile güreştiriyor ve ona karşı başarı sağladığı ileri sürülerek İsrael
(elohim = Tanrı, ile uğraşan anl*****) adını alıyor.

Babta gene aynı Tanrı ile güreş ve adlanma olayını görüyoruz:
Ye Allah 'ona dedi: Senin adın Yakup'tur; artık adın Yaklib çağ-
rılmıyacak, fakat adın İsrail olacaktır; ve onun admı İsrail koydu",
(Tekvin 35: 10.)

Üç defa ve farklı şekillerde karısını, kardeşim diye takdim edişle
ilgili olaylar, Tevrat'ın nasıl ayrı ayrı şahısfar tarafından yazıldığını
gösteriyor:" "Ye memlekette kıtlık oldu; ve Abram orada misafir ol
mak üzere Mİsır'a gitti; çünkü memlekette kıtlık ağırdı. Ye vaki oldu
ki, Mısır'a girmesi yaklaştığı zaman, karısı Sara'ya dcdi: İşte, biliyorum ki,
Sen görünüşü güzel bir kadınsm; ve olur ki, Mısırlılar seni gö-
rünce: Bu onun karısıdır, derler; ve beni öldürürler, fakat seni sağ bı-
rakırlar. Senin yüzünden bana karşı iyi davranılsm, ve senin sebebinle
canım yaşasın diye: Onun kızkardeşiyim, de," (Tekvin, 12: 10-13)

20. Bab'da şöyle hikaye ediliyor: "Ve İbrahim oradan Cenup diyanna göç etti ve
Kadeş ile Şur arasında oturdu; ve Gera'da misafir oldu.
Ve İbrahim, kansı Sara hakkında: Bu kızkardeşimdir, dedi ve Gerar
kırah Abimelek gönderip Sara'yı aldı. Fakat Allah (Yehova) Abime- .
lek'e gece rüyasında gelip ona dedi: Aldığın kadın sebebiyle, işte Sen
bir ölüsün; çünkü o bir adamın kansıdır.
." (Tekvin Bap 20: 1-3..)

Bap 26 da tekrarlar ve değişiklikler tamamen ortaya çıkmaktadır:
"Ve İbrahimin günlerinde olan evvelki kıtlıktan başka, memlekette
bir kıtlık oldu. Ve İshak Gerar'a, Filistilerin kıralı Abimelek'e gitti. Ve
Rab ona görünüp dedi; Mısır'a inme; sana söyliyeceğim memlekette
otıır; bu diyarda misafir ol ve seninle olacağım,. ve seni mübarek kılacağım;
çünkü hütün bu memleketleri sana ve zürriyetine vereceğim,. ve
baban İbrahim'e ettiğim yemini pekiştireceğim,. ve senin zürriyetini
göklerin yıldızlan gibi çoğaltacağım,. ve zürriyetine bütün bu memleketleri vereceğim.,
ve yerin bütüiı milletleri senin zürriyetinde mübarek
kılınacaklar; çünkü İbrahim sözümü dinledi,. ve tenbihimi, emirlerimi,
kanunlanmı ve şeriatlerimi tuttu. İshak'da Gerar'da oturdu; ve bu
mahallin ahalisi kansı için sordular; ve: Kızkardeşim'dir, dedi; çünkü:

Karımdır, derneğe korktu; yoksa Reb~ka için bu yerin ahalisi beni öldürürler, dedi;
çünkü; O bakılışta güzeldi. Ve vaki oldu ki, orada uzun
günler kaldıktan sonra, Jj'ilistiler kıralı Abimelek pencereden bakıp gördü, ve işte,
İshak kansı Rebeka ile oynaşıyordu. Ve Abimelek İshak'ı
çağınp dedi: İşte, bu gerçekten senin karındır; ve nasıl:
Bu benim kızkardeşimdir, dedin?" (Tekvin 26: 1-9).

İki defa yenilecek ve yenilmeyecek yemeklerden bahsediliyor: "Ve
Rab Musa'ya ve Harun'a söyleyip onlaradedi: İsrail oğullarına söyleyip deyin:
Yer üzerinde olan bütün hayvanlardan yiyebileceğiniz hayvanlar bunlardır.
Hayvanlar arasında, çatal ve yank tırnaklı olan ve
geviş getiren her hayvanı yiyebilirsiniz .." v.b. " (Lev. II: I). Devenin
murdar olduğu, kaya porsuğu ve tavşanın murdar olduğu, domuzun
murdar olduğu, onların etinden yenmeyeceği ve leşlerine dokunulmıyacağı anlatılıyor,
aynı şekilde Tesniye'de tekrar buna dair liste veriliyor:
"Siz Allahın Rabbin oğullansınız; ölü için bedeninizde yara açmıyacaksınız;
ve gözlerinizin arasını tüysüz kılmıyacaksınız. Çünkü
sen Allahın Rabbe mukaddes bir kavmisin,. ve Rab yer üzerinde olan
bütün kavimlerden üstün olarak, kendisine has bir kavm olmak üzere
seni seçti.

Hiç bir mekruh şey yemiyeceksin. Yiyebileceğiniz hayvanlar şunlardır: ..,
Ye hayvanlar arasında tırnağı yarık, ve tırnağı çatal olan ve
geviş getiren her hayvanı yiyebilirsiniz. Fakat geviş getiren,.
yahut tırnağı yarık olanlardan şunları yemiyeceksiniz: deve, ve tavşan, ve kaya
porsuğu, çünkügeviş getirirler, fakat çatal tırnaklı değildirler,. onlar
size murdardır; ve domuz, çünkü çatal tırnaklıdır, fakat geviş getirmez;
o size murdardır; bunların etinden yenıiyeceksiniz, ve leşlerine
dokunmıyacaksınız ...." (Tesniye: 14: 1-29).)

. Üç defa oğlağın anasının sütüyle pişirilmeyeceği kaydediliyor:
"Toprağının turfandalarından ilkini Allahın Rabbın evine getireceksin.
Oğlağı anasının sütünde pişirmiyeceksin. "(Çıkış 23: İ9) "Kendi toprağı-
inn turfandalarının ilkini, senin Allahın Rabbin evinegetireceksin. Oğ-
lağı anasının sütünde pişirmiyeceksin. "(Çıkış 34: 26) "Hiçbir leş yemiyeceksiniz;
onu yesin diye şehirlerinde olan garibe verebilirsin; yahut
yabancıya satabilirsin, çünkü Sen Allahın Rabbe mukaddes bir kavmsın.
Oğlağı anasının sütünde pişirmiyeceksin. "(Tesniye 14: 21)
Tufan olayı bazı yerde 40 bazı yerde lSDgün devam ediyor: "Ye
yeryüzü üzerinde kırk gün kırk gece yağmur yağdı; "(Tekvin 7-12)
"Ye yeryüzü üzerinde kırk gün kırk gece yağmur yağdı. " (Tekvin7-12).

"Yeyüz elli gün sular yer üzerinde yükseldiler." (Tekvin 7: 24)
Bir yerde Yusuf'un Midyanlı tüccarlar tarafından çalindığı bir taraftan satıldığı belirtiliyor,
bir yand'an da tekrarlar, tutmazlıklar görülüyor.
"Ye Midyaniler, tacirler, geçiyorlardı; ve Yusuf'u çekip kuyudan
çıkardılar,. ve Yusuf'u İsmaililere yirmi gümüşe sattılar. Ye onlar
Yusuf'u Mısır'a götürdüler." (Tekvin 37: 28) "Ye Midyaniler onu Mısır'da
Firavun'un bir memuru, muhafız askerler reisi olan Potifar'a sattılar."
(Tekvin 37: 36) "Çünkü gerçek ben İbraniler diyarından çalındım, ve
burada dahi zindana konulacak bir şey yapmadım." (Tekvin 40: IS).

"Ye ekmek yemek için oturdular, ve gözlerini kaldırıp gördüler,
ve işte, Gileadden İsmaililerin bir kervanı geliyordu, ve
onların develeri baharat, pelesenk ve mür yüklü idi, ve Mısır'a indirmek için gidiyorlardı;
Ye Yahuda kardeşlerine dedi: Eğer kardeşimizi öldürür, ve
onun kanını gizl~rsek, ne kazanç var? Gelin ve onu İsmaililere satalıve elimiz ona dokunmasın:
Çünkü o kardeşimizdir, etimizdir." (Tekvın 37: 25 ve devamı)

Gene başka bir bapta: "Ye Yusuf Mısır'a indirildi,. Firavun'un bir
memuru, muhafız askerler reisi, Mısırlı Potifar, onu oraya indil'miş
olan İsmaililerin elinden satın aldı." (Tekvin 39: 1).
Başka bir yerde: "Ye Yusuf kardeşlerine dedi: Rica ederim, bana
yaklaşın. Ye yaklaştılar. Ve dedi: Mısır'a sattığınız kardeşiiıiz Yusuf benim." (Tekvin 45: 4).

Tekvin ve Levililerden aşağıda zikredeceğimiz husus birbirini nakzetmekte, imkansız hale getirmektedir:
"Ve Yakup Laban'a dedi: Karımı ver, çünkü günlerim doldu, ve
onun yanına gireyim. Ve Laban o yerin bütün adamlarını topladı, ve
bir ziyafetyaptı. Ye vaki oldu ki, akşamleyin kızı Lea'yı alıp ona gö-
türdü, ve onun yanına girdi. Ye Laban cariyesi Zilpa'yı, kızı Lea'ya
cariye olarak verdi. Ve vaki oldu ki, sabahleyin, işte, o Lea idi. Ve
Laban'a dedi: Bana yaptığın bu nedir? Senin yanında Rahel için hizmet etmedim mi?
Öyle ise, beni niçin aldattın? Ve Laban dedi: K;üçük
kızı büyüğünden evvel vermek, bizim yerde böyle olmaz.
Bunun haftasını tamamla, ve yanımda edeceğin başka yedi sene daha hizmete karşılık, onu da sana veririz.
Ve Yakup öyle yaptı, ve onun haftasını tamamladı, ve kızı Rahel'i ona karı olarak verdi." (Tekvin 29: 21-29)

Burada aynı zamanda iki kızkardeşle evlenmeyi, fakat Levililer de
ıse böyle bir şeyin olamıyacağını görüyoruz:
"Bir kadınla onun kızının çıplaklığını açmıyacaksın, onun oğlunun
kızını, yahut kızının kızını, onun çıplaklığını açmak içinalmıyacaksın,
onlar yakın akrabadır, alçaklıktır. Bir kadını kendi kızkardeşi üzerine
onu kıskandırmak, o hayatta iken kendi yanında çıplaklığını açmak
için a1mıyacaksın." (Levililer: Bap: 18, 19.)
Kronolojik, yaş tutmazhklari, bir yerde 16 yaşında (İsmail), bir
yerde henüz küçük bir çocuk olarak görülüyor. (Tekvin 25: 8. 16: 16.
21: 14, 16.)
Sara, aynı zamanlarda bir yerde 90 yaşında (Tekvin 17: 17), (12:
4) te 65 yaşında görülüyor. Sara Firavun'un yanında iken enaz 90 ya-
şında olarak beliriyor. Abimelek'in sevgisini bu yaşta tehyiç ediyor.
(Tekvin 17:17).

İbrahim (Avraham), Sara'nın 127 yaşında ölümünden sonra (23:1 in
17: 17) ile kerşılaştırılması), tekrar evleniyor ve 6 oğul elde ediyor.
(Tekvin 25).
Musa'dan sonraki zamanlarda zuhılr eden adlar, zaman dikkat nazarına alınmadan zikrediliyor.
(Tekvin 14: 14 ün Hakimler 18: 29 la karşılaştırılması) .
Yer isimleri de tutmazlıklarla zikrediliyor: (Tesniye i: 1-5. Tesniye 3 :8.4: 41)
Tevrat'ın birçok şehevi ve açık bahisleri üzerinde durmıyacağız.

Tekvin kitabında Nuh olayı anlatılırken her neviden ikişer, Kuş-
lardan v.b. Bap 6: 19, 20. Bap: 7: 2, de ise her neviden erkek ve dişi
olarak yedişer alınacak, temiz olmayandan ikişer, kuşlardan yedişer.
10 Emir (Dekalog = Aserat Ha-Dibrot) hem tekar hem de farklı:
Çıkış: Bap: 20: 12-. Tesniye Bap 5: 14.

Tanrı Yehova Mısır'dan çıkarken komşularından hırsızlık yapmayı
öğütlüyor: Çıkış 3: 21,22.: "Ve Mısırlıları soyacaksınız." Şu duruma
göre, 10 emirde komşunun malına, karısına v.b., bakmamak, hırsızlık
etmemek, cihanşümul insanlık için değil yalnız Yahudiler arasında
cari bir usuloluyor. Üstelik Tanrıyı, bu türlü kavimci, milli ilah şeklinde
tasvir ve dolandırıcılığı, emanete hiyaneti bu tarzda öğütleme aynca
dikkate şayen görulmelidir.

Tevrat'taki tutmazlıkların çok açık bir örneği de şudur:
Pesah bayramının müddeti hakkındaki sayılar da birbirini tutmamaktadır:
"Yedi gün mayasız ekmek yiyeceksin." (Tevrat Çıkış: 34: 18.)
Halbuki Tesniye, 16. Bap :.8 de: "Altı gün mayasız ekmek yiyeceksin." Ve nihayet,
Musa'nın ölümü ve gömülüşü, Musa'ya Tanrı tarafından vahyedildiğine
Yahudi ve Hıristiyan kaynakları nıninandığı, İslamiyetin Tevrat'ın
tahrif edildiği hakkındaki iddialarını teyid eden, bir delge de 5. Kitab'ın
34. Babı: 5-12. cümleleridir. Burada Musa, ölüyor, gömülüyor,
yas tutuluyor v.b. Bütün bunlar onun başkaları tarafından kaleme alındığını ve
çok aralıklı olarak zuhur ettiğini, çelişme ve tutmazlıklara bakılmadan
derlenip bir araya getirildiğini göstermektedir.

Tevrat'ın, Kutsal Kitabın Yazarları, Kaynakları:



devam edecek........
 
Merhaba

Tevrat'ın, Kutsal Kitabın Yazarları, Kaynakları:


Almanya'da Yulius Velhauzen (Julius Welhausen), Hollanda da
Abraham Kuenen, İngiltere'de Robırtsın Simit (Robertson Smith) tarfından
Tevrat metinleri üzerindeki çeşitli, üsıup v.b. farklarıyle kaynak
araştınlmasınadair görüşler, incelemeler birleştirildi, geliştirildi.
Kutsal Kitabın = Eski Ahit'in tenkitçileri onun kaynağının yaltuz,
1~ Yahvist (J). 2~ Elohist (E) den ibaret olmadığını gördüler.
Bundan böyle Musa'ya atfedilen kitapların en az 4 yahut 5, hatta daha çok
kaynaktan birleştirilmiş olduğu görüşü ilmİ çevrelerde yerleşip benimsendisı.
Nihayet başlıca kaynaklar şöylece sıralandı:

1 - (J) Yahvist (daha doğrusu iki Yahvistler). Burada iki Yahvist
kaynak görülüyor. Bu kaynaklar Tanrı adı için Yahve'yi kullanmış ve
bu adla tanınmıştır. Teolojik olmayan ve basit bir üslupla yazılan parçaların
iki ayrı müellife ait olması ve en eskisinin M.Ö. X. yüzyılda yaşamış olması muhtemeldir.
Tevrat'ın 5 kitabında Tanrıadı başka başka kelimelerle ifade ediliyor.
On Emirler'de Yahve, Çıkış: 20-24, de Elohim olarak geçiyor.

Tanrı adının farklılığı ve en eski kaynak nazariyeleri üzerinde
Jan Astürük (Jean Astruc) (1753), Gotfirit Ayhhorn (Gottfried Eichhorn)
(1779) ve Karl David (1798) ilk adımı atan araştırıcılardan oldular. Bu
konudaki araştırıcı ve geliştiricilerden Grafsı, Roys (Reuss)ve
Velhauzen (Wellhausen) dikkati çekmiş ve Buddes " Stade, Gunkel, Rudolf
S~endss, Aysf~ld (Eissefeldt)S6 de çok emek sarfetmişlerdir. Aysfeld
(Eissfeld) Jahvist metinin, kaynağın yamnda ayrıca bir L kaynağı
(Laik kaynak = Laienquelle) olduğunu ileri sürdü. (Kar. Tekvin 9: 26)

2 - E. Elohist metin, Elohist kaynak. Önce İbrahim'in tarihinden
bahseden metinde görülüyor.
Tanrı'dan Elohim adıyle bahsedildiğinden elohist (metin, kaynak)
adı ile belirdiğini daha önce söylemiştik.
Bu Yahudi ilahiyatçının Yahvist'ten fazla teolojik unsurlara önem verdiği ve
Tevrat hikayelerinin tabiat üstü olayları üzerinde durduğu ve muhtemelen
M.O. 8. yüzyıl ortalarında yaşadığı görüşü benimsenmiştir.
Elohist metinlerin EL ve EZ şeklinde ayrı iki kaynak olduğu da ileri sürülmüştür.
Bu metinde Siİıa (Sinay) yerine Horeb, Yakup (Yakov) yerine İsrail (İsrael) v.b. kullanıldığı,
Beythel, Berşeva v.b. adlarının geçtiği belirtilmiştir. (Kar. Tekvın 35: 2, 4.)

3 - JE. Jehovist diye de adlandırılıyor. Yahve ve Elohist metinleri,
kaynakları, Kuzey kırallığının tahribinden sonra muhtemelen M.O. 722
de birisi birleştiriyor. Tekrar Yahve diye kullanılıyor. (Kar. Tekvin
16: 9 ve devamı.).

4 - D. (=Tesniye = İkileme = Deuteronomium veya ibranice
Dvarini = Şeyler). Musa (Moşe) ya atfedilen 5. kitap. Yuda kıralı Yoşiya
(Josia) zamanında (M.O. 621,622) de Beyt Ha-Mikdaş'ta (Süleyman
Mabedi)nde kahinler tarafından sözde bulunduğu, aslında şeriatı yenilemek üzere yazıldığı,
halkın benimsernesi için böyle bir etki yolunu seçtikleri anlaşılıyor.

D, J ve E metinlerine, kaynaklarına bağlanmak istenmesine rağmen üslubunun farklı olduğu,
(Hakimler ve Kırallar) kitaplarındaki üsluba benzediği belgelerle ileri sürülüyor.
Bu kitaptaki tekrarlar, ayinleri merkezileştirmek, tekrar tekrar kutsal şehirlerden
bahsediş yanında tekil ve çoğul hitaplarında değişme gösteriyor.
Deuteronomium üzerinde de tartışmalar cereyan ediyor

•.2. Şeriat kitabı sayılan Deuteronomium'da Musa'nın ölümü, cenaze töreni, ve
üzüntüyü de ihtiva ettiğine göre Musa tarafından yazılmadığı apaçıktır.

5 - J E D. Sürgünde veya onu takiben D. ile JE birisi tarafından birleştiriliyor' ve
bilhassa Çıkış ile Sayılar kitaplarında değişiklikler oluyor.

6 - P veya P C (Priester Kodex = Ruhban metni, kanunu: ruhani okul).
Kamnler tarafından muhtemelen M.O. 6. yüzyıl veya 500 yıllarında
yazılmış olan Şabat (Cumartesi = sebt günü) takdisi üzerinde durulan kısımları,
kurban kanunları, Musa'nın 3. Kitabı: 1-7. ve keza
temizlik kanunları mübah olan yiyecekler. Musa 3. Kitap: LL-IS v.b.
kısımlar. Bundan başka P veya PC nin de ayrı şekilleri olduğu ileri sürülüyor:

1 - H veya PI. (Heiligkeitsgesetz).
2 - Pg yahut p2 Bütün eserin temel maddesi, şeriatla tarihi yön bağlanıyor.
3 - Ps yahut Px yahut P3, Pox (=Die priesterliche Opfertora:
Lev. 1-7) ve bilhassa en eskisi (Lev. 6: 19.7: 7-10.33.35 ..36.)
PC yahut P (Priesterkodex) te, ibadet ve ayinler işleniyor. Dünyanın yaratılışından
Musa'nın ölümüne kadar üzerinde duruluyor.

P kaynağı bir birlik göstermemektedir. Birçok tekrarlamalar yer alıyor:
(Sayılar: 4: 3 ile 8: 24) tekl'an gösteriyor. Keza, Çıkış 29: 7. 29 ile 28:
meshedilme olayının tekrarlarıdır. (Diğerleri: Lev. 10 ve 16 ile Çıkış 30: 1 ve devamı.
35-40. Lev. 4: 14 ile 9: 3. Sayılar 15: 24 yahut
Levililer 4: 6 devamı ile Çılaş 29: 12, Lev. 8: 15, 9: 9. birtakım farkları da ihtiva ediyor.
Muhtelif üslup ve düşünce tarzı, aynı alimlere tekrar' dönüşler açık şekilde belirmektedir.

M.O. 586 yılında Babil hükumdarı Buhtuı ınasır (Nebukadnezar),
Kudüs'ü zapt ve Yuda kırallığına son verdiği ve Tevrat'ı imha ettiği
ve Yahudileri 50 yıl kadar Babil'e sürdüğü ve M.O. 538 yılında Pers tmparatoru
Kurus'un Babil'e hakim oluşuyle Yahudilerden arzu eden bir
kısmının Kudüs'e döndüğü zamanlar çok karışık bir döneme rastlar.

Bu türlü olaylar içerisinde Tevrat'ı yazma faaliyeti devam ediyor. J,E,D,P
(PC) yi, kısaca eskilerle yeniler birleştirilerek, nihayet hepsi bir araya
getiriliyor. P esas oluyor. Bugünkü metnin tahminen M.O. 460 veya
daha çok 400 veya 333yilları çevresinde belirdiği sanılıyor.

Netice:

devam edecek........
 
Merhaba

Netice

Bütün bu inceleme ve araştırmalar da Tanrı adının farklı oluşundan,
çelişkiller ve tutmazlıklardan, tekrarlardan netice çıkartan Jan Astürük
(Jean Astruc), Gotfirid Aylıhom (Gottfried Eichhom), Karl David ve
diğer bilginlerin çeşitli metin, muhtelifkaynak arama nazariyesinden sonra,
tamamlama nazariyesi ve nihayet yeni menşe nazariyeleri
ve onun kurucularından Herman Hupfeld (1853) in gayretiyle Musa'ya
atfedilen 5 kitabın en az dört ayrı redaksiyona tabi olduğu belirtildikten
sonra ve zamanımızdaki öğretilere göre J,E,D,Parasında bir kompozisyon
ortaya çıkmış bulunuyor

. Bişof, J.V.Kolenzo (J.W.Colenso)ve müteakip
tenkitçiler P nin diğerlerinden daha yenibir kaynak olduğunu söylemiş-
ler ve çalışmalar gittikçe kesafet peyda etmiş ve Abmham Kuenen'de63
bu husustaki. bilgileri genişletmiştir. Böylece bilgiler ve eserler artmış,
daha önce zikrettiklerimizle birlikte, Graf, Roys (Reuss), Velhauzen
(Wellhausen), Budde, Stade, Gurkel, Rudolf Smend, Aysfeld (Eissfeldt) ve
diğerlerinin emekleriyle Tevrat'ın çeşitli kişiler eliyle yazıldığı
kesin şekilde anlaşılmış bulunuyor.

Bu duruma göre Tevrat, Musa'dan 900 yıl sonra ancak bu şekli
alabiliyor. Bu kadar uzun bir müddet içerisinde, türlü etkiler, savaşlar,
tahripler, sürgünler arasında ne derece Musa'ya sadık kalınabileceğini .
tahmin etmek güç olmasa gerektir. Bu bakımdan uzun zaman akımında
ve ayrı şahısların parça parça kaleme alışları dolayısıyle, değişik üslup
içinde birbirini nakzeden, çelişik, birbirini tutmaz, yersiz tekrarlar, ve
çokaçık yazılar Kutsal Kitap içinde yer alması tabii görülebilir.

Kumran da çıkan yazmalara benzerliği olan Şomranim Tevrat'ını
kabul etmeyen Yahudiliğin anakaynağı Tevrat'ı dikkate alacak, olursak,
bunda Musa'nın zamanında bulunmayan ve ondan çok sonra mevcut olan
meskun yer adlarının yazılışı, iki defa yaratma hikayesinin
anlatılışı, iki defa 10 Emir (Aserat Ha-Dibrot = Dekalog = Evamiri
aşere) den bahsedilişi, iki defa yasak yiyeceklerin kaydedilmesi, iki defa
İsrail ünvanıyle Yakub 'un adlanma olayının zikredilişi, üç defa tekrar
lanan hikayeler, sık sık tenakuzlar, Tufan müddetinin kah 40, kah 150
gün sürdüğü, Nuh tarafından, Nuh'un gemisine getirilen hayvanların
her cinsinden bazan 2 bazan 7 alındı denilmesi, Pesah'ın kah 6, kah 7
gün olarak kudanması, zaman bilgisi (Kronolojik) tutmazhkları, ayrıca
dikkati çeken dil farklılıkları;

Tanrı Dağı'nın kah Sina (Sinay) kah Horeb olarak geçmesi,
İsraillilerden önce bu memlekette oturanlara kah
Kenanlılar, kah Amoritü denilmesi, bilhassa Tanrı adının bile
kah Yahve (lahve, bundan galat olarak Yehova) kah Elohim olarak kullanılışı
v.b .. Tevrat'ın beş kaynağından çok fazla ellerin ona karıştığının çok
açık delilleridir. Bu durumdaki Tevrat'ı kamilen, Allah'ın bir vahyi
olarak kabul etmek imkansızdır.

Diğer dinlerin kitapları da uzun bir yazma ve gelişme safhası geçirmiş bulunmaktadır.
Diğer taraftan İslamiyet'in, Kur'an'ın, 7. yüzyılortalarındaki
Tevrat hakkındaki öğretisi, günümüzde ilmen de gerçekleşmiş, ayrıca
Karşılaştırmalı Dinler Tarihi, değişmemiş, nadir kutsal kitapların başında
Kur'an'ı Kerim olduğunu da tesbit etmiştir.

Son!...............
 
Tora (doğrusu Torah) bildiğimiz Tevrat'ın yabancı dillerdeki söyleniş şeklidir. Tanah ise Tevrat'ı da kapsayan Yahudi inancına göre kendilerinin kutsal kitabıdır. Oldukça kapsamlı ve birçok kısmının insan ürünü olduğu olduğu öne sürülen bir Yahudi ve insanlık tarihi gibi içeriğe sahiptir. Tanah'a Hristiyanlar tanrıyla yapılan eski anlaşma manasında Eski Ahit derler ve Hristiyan inancının kutsal kitabının ilk kısmını tamamen Tanah (Eski Ahit) oluşturur.
 
Üst Alt