Tilki ile yılan

Tilkiyle yılan arkadaş olur ve birlikte yolcu*luğa çıkarlar.

Bir ırmağın kenarına geldiklerin*de yılan tilkiye "Tilki kardeş! Ben yüzme bil*mem. Beni sırtına al da karşı kıyıya beraber geçelim!" der. Tilki, arkadaşının teklifini kabul eder. Yılan tilkinin beline sarılır, o da ırmağa girip yüzmeye başlar.

Karşı kıyıya vardıkların*da yılan "Tilki kardeş! Ben seni sokacağım!" deyiverir. Neye uğradığını şaşıran tilki "Yılan kardeş! Biz seninle arkadaş değil miyiz? Bak, ben sana bunca iyilik ettim. Seni sırtıma al*masam ırmağı geçemezdin!" diye ne kadar dil dökmeye çalıştıysa da yılan hiç oralı olmaz ve "Bu benim huyum. Sokmak benim yapım*da var!" der. Bunun üzerine tilki bir an durur, sonra yılana "Peki yılan kardeş! Sok, ne yapa*lım? Bu benim kaderimmiş. Yalnız yüzüme bir defacık bak ki, ölmeden önce o güzel göz*lerini son bir defa göreyim!" Bu sözlere aldanan yılan, başını uzattığı an, tetikte duran tilki derhal atılıp başını kapıverir. Sonra da ölen yılanı ırmağın kenarında, kumların üzerine boylu boyunca uzatır ve kendi hilesine kurban giden arkadaşına şöyle der: "Yoook yılan kar*deş! Ben öyle eğri büğrü arkadaş istemem! Benimle arkadaş olacaksan, böyle dosdoğru olacaksın!"
 
Üst Alt