Tevbe 17 Ahkam Tefsiri

35. DERS MESCİDLERİN İMAR VE TAMİRİ İLE İLGİLİ HÜKÜMLER

17- Allah eş koşanların, kendi küfürlerine bizzat kendileri şahit iken, Allahın mescldlerlni imar etmelerine (ehliyetleri) yoktur. Onların (hayır na mına) bütün yaptıkları boşa gitmiştir ve onlar ateşte ebedî kalıcıdırlar.
18- Allahın mescidlerini ancak Allaha ve ahiret günün» iman eden, namazı dosdoğru kılan, zekatı veren ve Allahtan başkasından korkmayan kimseler imar eder. işte doğru yola ermişlerden olmaları umulanlar bunlardir.

Ayetlerin Lafzi Tahlili

(En ya'gmurû):
Ya'mürû, İmaret kökünden gelir.
Camiyi yapma, onarma ve ibadet için ikame etmeye denir. İmaret maddi ve manevi olmak üzere ikiye ayrılır. Âyet bu iki kısmı da şamildir.
(Şahidine):
Şahidine, şehadet kökünden gelir Yani onlar, şirk ve putperestlik eserini izhar ettiklerini kendileri de itiraf ediyor lar demektir.
(Habitat):
Habitet, hubut kökünden gelir ve zay-olmak. sevabı gitmek manasını taşır.
(ve ekamessalâte): Akkame kelimesi ikamet kökün den gelir. İkamet, birşeyi yapılması gerekli olan herşeyiyle mükemmel ola rak yapmaya denir. Âyetteki manası ise namazı, Allanın bildirdiği ve Re sulünün tarif ettiği gibi kılmak demektir.
(Velem yatışa illallahe):
Yahşâ. haşyet kökün den gelir ve korku demektir.

Âyetlerin İcmali Manaları

Allah (cc), icmalen müşriklere, Allah (cc)'a şirk halinde iken, Allah (cc)'a ibadet edilen mescidlerj imar etmenin kendilerine uygun ve layık olmadığını haber vermektedir. Zira mescidleri yapmak Allah (cc)'a imanı ve O'nu sevmeyi icabettirir. Müşrikler ise kendi söz ve fiilleriyle kafir ol duklarını itiraf ettikleri halde nasıl olurda ibadet edilecek mescidler yapar lar. Onların amelleri zayolmuş ve sevobları gitmiştir. Onlar cehennem aza bında ebedi kalıcı oldukları gibi, ordan çıkmaları veya azablarımn hafif lemesi de küfür ve şirklerinden dolayı mümkün değildir.

Mescidlerin imarı ancak Allah (cc)'a inanan, itaat eden. ahiret günü ne inanan insanlara layıktır. Onlar imar ettikleri mescidlerde namazı dos doğru kılar ve zekatlarını verirler. Yalnız Allah (cc)'tan korkarlar. İşte böy le takva kişilerin mescid yapmaları daha uygundur. Onlar dünya ve ahiret saadetine eren ve Allah (cc)'ın rızasına layık olanlardır.

Âyetlerin Nüzul Sebebleri

Bedir savaşında Kureyş ulularından bir toplulukla birlikte o tarihte henüz iman etmeyen Abbas bin Abdulmuttalip (ra) de esir alınmıştı. Ashab-tan birkaç kişi bunları ayıplıyor. Hz. Ali de, Hz. Abbasi Resulullah (sav)'tan ayrı düşmek ve onunla savaşmaktan dolayı kınıyordu. Bu ayıplama ve kınamalar üzerine Abbas (ra). «Siz bizim iyiliklerimizi ketmederek hep fenahklorımızı konuşuyorsunuz.» dedi. Sahabiler. «Sizin de mi iyiliğiniz var?» dediler. Abbas-(ra) ve diğer esirler. «Evet. bizim de iyiliğimiz vardır. Çün kü biz Mescidül Haramı onarır, her sene Kabe-i muazzamanın örtülerini değiştirir, hac için gelenlere su dağıtırız» cevabım verdiler. İşte bunun üze rine, «Allaha eş koşanların, kendi küfürlerine...» âyeti nazil oldu.

Bu âyetlerle geçmiş âyetler arasındaki münasebet
Allahu teala, geçmiş âyetlerde müşriklerin imandan uzak olduklarını ve onların uzaklaşmalarını icabettiren cürüm ve günahlarını zikrettikten sonra müşrikler kendi yerlerinin yüksek olduğunu iddia etmişlerdir. Allahu taala da bu âyetlerle onların iddialarını reddetmektedir.

Ayetlerin Tefsirindeki İncelikler

Birinci incelik:
Muhakkik müfessirlerin görüşüne göre âyetteki mes-cidden maksat, herne kadar çoğul olarak «mesacld» şeklinde ifade edil mişse de Mescidül Haramdır. Çoğul kullanılmasının sebebi ise bütün mes-cidlerin kıblesi olmasıdır.

İkinci incelik:
Müşriklerin mescid yapmalarına mani olmanın gerçek sebebi onların bizzat kafir olmalarıdır. Yoksa kendi kendilerinin küfürleri ne şehadet etmeleri değildir. Ancak küfürlerinin kendj şehadetleriyle tak-yid edilmesi, küfürlerinin sarahatini belirtmek içindir. Zira onlar kafir ol duklarını kendi sözleriyle de itiraf ve ikrar ederler. Nitekim müşrikler Bey tin tavafı sırasında şöyle söylerlerdi: «Lebbeyk lâ şerike leke İlla şerike nüve leke temlikühu vema meleke» (Emrine uyarak sana geldik. Senin şerikin yoktur. Yalnız bir şerikin vardır. Sen birçok şeye malik olduğun gibi o da maliktir.) Bu sözleri de açıkça gösteriyor ki, en kudsi ibadetleri olan Beyt'i tavaf sırasında Allah (cc)'a eş koştuklarını İtiraf etmektedir ler. Ayrıca Beytin içine ve etrafına diktikleri putlar da kafir ve müşrik ol duklarını teyid eden fiili işaretlerdir, işte âyetteki «şirk» kelimesinden son ra, «...kendi küfürlerine bizzat kendileri şahld iken...» ifadesinin gelme sinin hikmeti de budur.

Üçüncü incelik:
Ebu Hayyan şöyle der: «Müminlere camileri imar ile birlikte camilerin onarılması, temiz tutulması, saygı gösterilmesi, ora larda ibadet etmenin adet haline getirilmesi, ilim öğretilmesi gibi ibadet çeşitleri İle mescidlerln dünya işleriyle gıybet ve yalan gibi şeylerden ko runması da emrolunmuştur.» [2]
Resulullah (sav)'in, «Bir kimsenin camiye gitmeyi adet ettiğini gördünüzmü onun imanlı olduğuna şehadet ediniz.» [3] sözleri de Ebu Hayyan'ın yukarıda söylediklerine delalet eder.

Dördüncü incelik:
Âyetin müminlere ait olan, «işte doğru yola ermiş lerden olmaları umulanlar bunlardır.» kısmındaki «umulanlar» tabiri, müş riklerin İftihar vesilesi ettikleri Mescidül Haramı tamir etme, Kabenin ör tüsünü değiştirme gibi amellerinden umut kesmeleri gerektiğini anlatmak tadır. Çünkü Allahu taala, Allah (cc)'a iman eden ve Allah (cc)'tan başka kimseden korkmayan müminlere bile hidayetin ulaşmasını «umulur» tabi ri ile beyan etmiştir. Müslümanların hali böyle olunca müşrikler küfür ve şirk üzere oldukları halde hidayet ve kurtuluşu nasıl bekleyebilirler.

Ayetlerdeki Şer'ı Hükümler

Birinci Hüküm: Ayetteki «Mescidleri İmar Etmek»Ten Maksat Nedir?

Bazı alimler âyetteki «mescidleri imar» ibaresinden maksadın cami ler İnşa etmek olduğunu söylemişlerdir. Bu maddi bir imardır ve Resulul lah (sav) tarafından da teşvik edilmiştir. Nitekim bir hadiste, «Kim Allah (cc) için bir kuş yuvası kadar da olsa bir mescid yapsa Allah (cc) da ona onun karşılığında cennette bir ev yapar.» buyurulmuştur.

Diğer bazı alimlere göre ise âyetteki «mescidleri imandan maksat namaz kılmak, ibadet etmek ve diğer hayırlı işler yapmaktır. «(O kandil) o evlerde (yakılır ki) Allah onların yüce tanıtmasına ve içlerinde adının a-nılmasına izin vermiştir. Onlar buralarda sabah ve akşam O'nu teşbih (ve tenzih) ederler.» (Nur: 36) âyeti de buna delalet etmektedir. Zaten mescid-lerin imarından asıl maksat da budur. Bu imar manevi imardır. Âyetteki ibarenin hem maddi, hem de manevi imarı ihata ettiğini söylemeye hiçbir mani yoktur. Alimlerin cumhurunun tercihi de böyledir. Âyetteki ibare bu na delalet ettiği gibi bu cümlenin âyetin akışında aldığı yer de bunu ik tiza eder.

Ebubekr el-Cessas şöyle der: «Mescldlerin imarı iki kasıtla olur. Bi rincisi onda ibadet yapmak ve' durmak, ikincisi ise inşası ve tamiridir. Nitekim ziyaret maksadıyla Mescidül Harama ve Kabeye hac mevsimi dışın da gidenlere de «mu'temlr» denir.

Bu âyet kafir ve müşriklerin mescidler yapmasına, onları tamir etme lerine mani olmaya delalet etmektedir. Zira onların camilere girmesi, ca mileri imardaki asıl gayeye uygun olmadığı gibi onların inançları da mes-cidlerde ibadet eden müminlerin inançlarına muhaliftir. Müminler yalnız Allah (cc)'a, onlar ise maddeden yapılmış birtakım şeylere de ibadet ede rek Allah (cc)'a eş koşmaktadırlar.» [4]

İkinci Hüküm: Âyetteki «Mescid» Kelimesinden Maksat Nedir?

Bazı alimlere göre âyetteki «mescidsden maksat, Mescidül Haramdır. Çünkü bütün mescidlerin kıblesi ve en efdalidir. Âyetin nüzul sebebi de bu görüşü teyid etmektedir. Bu görüş ikrime'den de rivayet edilmiştir. Bazı alimler de bu görüşü. İbni Kesir ve Ebu Amr'ın kıraatlerine —ki onlar «mesacid» kelimesini «mescid» şeklinde okumuşlardır— istinad ederek diğerlerine tercih etmişlerdir.

Diğer bazı alimlere göre ise âyetteki (mesacid» kelimesinden maksat, yalnız Mescidül Haram değil bütün mescidlerdlr. Çünkü kelime çoğul ola rak gelmekte ve Allah (cc)'a izafe edilmektedir. Dolayısıyla kelime umu milik ifade etmekte, başta Mescidül Haram olmakla birlikte bütün mescid-•eri dile getirmektedir.

Bize göre sahih olan ikinci görüştür. Âyetin zahiri de bunu teyid et mektedir. Çünkü âyetteki çoğul sigası hükmün umumiliğini ifade eder. Öy leyse müşriklerin hangi mescid olursa olsun imar etme ehliyetleri yoktur. Onların küfür ve şirkleri de bunun imkansız kılmaktadır. Zaten onların bu mukaddes ve temiz yerlere girmeleri imam Malik (ra)'in de dediği gibi sahih değildir. Müşriklerin mescidlere girme hükmünün tafsilatı gelecek âyette verilecektir.

Üçüncü Hüküm: Mescidlerin İmarında Kafirleri İstihdam Etmek Caiz Midir?

Bazı alimler, âyetten müşriklerin müslümanlar tarafından mescidlerin imarında istihdam edilmelerinin caiz olmadığı hükmünü çıkarmışlardır. Zira ou maddi imardır ve Allahu taala bunda müşriklere imkân verilmesini ya saklamıştır. Âyetin zahiri ise müşrik ve kafirlerin istihdamının caiz olduğuna delalet eder. Zira âyette yasaklanan onların mescidlere sahip çık maları, maddeten tasarruflarını ellerinde tutmaları veya mescidlerin va kıflarını idare etmeleri ve benzeri işlerdir. Ama bir müşrikin camilerin imarında işçi ve usta olarak çalıştırılması caizdir. Bu işler âyetin yasak lar: İçine girmez. Fakihlerin cumhurunun görüşü budur.

Ayetlerden Alınacak Dersler

1- Müşrikler küfürlerinden dolayı, yaptıkları hayırlardan sevap ala mazlar. Zira Allahu taala, «Biz onların herhangi bir amel (ve hareket) yap-tılarsa (hepsinin) önüne geçtik de bunlan saçılmış (ve hiçbir değeri ol mayan) zerreler yaptık.» (Furkan: 23) buyurmaktadır. Bu âyet de bu ger çeği ifade etmektedir.
2- Mescidleri imar etmek Allah (cc)'ın haram sınırlarına tazim eden iman ehline layıktır.
3- İnsanın gerek sözünde ve gerek ibadet ve muamelatında ihlaslı olması farzdır.
4- Mescidlerin imarından gaye yalnız Allah (cc) rızasını kazanmak tır. Yoksa riya İçin olmamalıdır.

darulkitap.com
 

Benzer konular ↴

Benzer konular ↴

Üst Alt