Terim Nefretinin 8 Nedeni

Y.E.K.

Altın Üye (Haziran 2008)
Fatih Terim Çek maçı sonrasında ekran karşısına çıkıp basına veryansın etti ya... Basının da ona geri hamlesi gecikmedi... Ahmet Hakan "Fatih Terim’den nefretimin 8 nedeni" diye bir başladı yazmaya ve madde madde şöyle nefretini anlattı:

BİR: "Küçük dağları sen mi yarattın birader" diye bakıldığında suratına "Hayır... Hayır... Sadece küçük dağları değil büyük dağları da ben yarattım" ifadesini takınarak iticilik şampiyonu olduğu için...

İKİ: Soğukkanlı bir değerlendirmeyle en fazla "Çok ballı bir adam" yorumunu hak ettiği halde "Ben Fatih Terim... Futbolun kitabını tersten yazmış adam" triplerine girdiği için...

ÜÇ: Zaferden sonraki afra tafrasının çekilmezliği nedeniyle, milli maçlarımızda beni ve benim gibileri hep "İçimizdeki İrlandalı" olmak gibi kahredici bir pozisyona sürüklediği için...

DÖRT: Başarı, zafer, galibiyet... Bunların eleştirilere en güzel yanıt olabileceğini düşünemeyip "laf geçirme" hevesine yenik düştüğü için... Yani başarıyı hazmetme kapasitesi acayip sığ olduğu için...

BEŞ: Elde ettiği zaferlerde "mahalle baskısı" nedeniyle oyuna soktuğu futbolcunun büyük payına rağmen, bu durumu zerre kadar aklına getirmeyip "Fatih Terim mucizenin öteki adıdır" havası bastığı için...

ALTI: Sırf şişkin egosunu daha da şişirmek ve "Fatih Terim karizması"nı belirgin kılmak amacıyla herkesin dediğinin tersini yapmaya kalkarken, zoru ve fiyaskoyu görünce anında tornistan ettiği için...

YEDİ: Kendisinden "Fatih Terim" diye söz ettiği için...

SEKİZ: Dışarıda, içeride bilen bilmeyen herkesin basbayağı bir "mistik olay" olarak yorumladıkları tuhaf bir galibiyetin ardından "Kabaramazsın kel Fatma" oyunu oynadığı için...
 

Y.E.K.

Altın Üye (Haziran 2008)
İtalya-Fransa maçı oynanmadan önce sayın sinyor and imparatore Terim, Çekleri yenmiş muzaffer bir kumandan edasıyla İtalyan gazetecilere dedi ki'Finali Türkiye-İtalya oynayacak'.Akabinde İtalyanlar gruptan çıktı,gazeteciler yavaş yavaş MESİH yaftasını da yapıştıracaklar yakında.Böylece imparator,sihirbaz,profesör,sinyor...vs.vs. Terim,apoletlerine bir de MESİHlik özelliğini ekleyecek.Hakkaten ha ,bi de Türkiye-İtalya final oynarsa bu mütevazi şahsiyet Mesihlik ünvanıyla biraz daha mütevazileşecek başımıza.Türklerden sonra İtalyan gazeteciler başladı şişirme kampanyalarına...Yoksa imparatorumuz federasyondan aldığı maaşı birkısım medyaya mı veriyor(ben de çok maaş alıyor diyordum,az bile gelir,yetmez onca adama):Cachondon:
 
neden abicim düsünsene sürekli adamı yerden yere vurdular bu kadroyla zor yok bilmem bilmem kimi kadrodan cıkarmıs filan..Bildiği bişey olmasa zaten yapmaz dimi?
 

Y.E.K.

Altın Üye (Haziran 2008)
Avrupa futbolunun patronu, Manchester’daki finalde kendi elleriyle UEFA Kupası’nı verdiği Fatih Tekke’nin neden Milli Takım kadrosunda olmadığını merak etti.

Erzik Cevap Veremedi!

Avrupa futbolunun en önemli santraforların’dan UEFA başkanı Platini, Fatih Tekke’yi unutamıyor. Türkiye –Çek Cumhuriyeti maçını izlemek için tribündeki yerini alan Platini, maçtan önce Çek Cumhuriyeti karşısında sahaya çıkacak Türk Milli Takımı’nın kadrosunu görünce ilginç bir tepki verdi.

Erzik’e dönen Avrupa futbolunun patronu, “Zenitli neden yok?” diye sordu. Platini, 14 Mayıs’ta Manchester’da oynanan finalde Rangers’ı yenip UEFA Kupası’nı kaldıran Zenit’in yıldız oyuncusu Fatih Tekke’yi soruyordu. Tekke’yi çıplak gözle izleyip çok beğenen Platini, yıldız futbolcunun Milli Takım kadrosuna alınmamasına şaşırdığını dile getirdi.
(TAKA GAZETESİ)
 

Y.E.K.

Altın Üye (Haziran 2008)
Fatih Terim'in ulusal medya çalışanlarını ,yabancı meslektaşlarının önünde fırçaladığı tarihi konuşmada ,Mevlana'nın yazdığı bir şiir aşırı tepki görür diye son anda metinden kaldırılmış.Gazeteci Mesut Yar'ın kaynaklarına göre o şiir aynen şöyle;

Bil ki domuzların önüne inciler serilmez
Mücevherden sahaflar anlar ancak,başkası bilmez.
Ne fark eder ki kör insan için elmas da bir cam da
Sana bakan bir kör ise,sakın kendini camdan sanma.
 

Y.E.K.

Altın Üye (Haziran 2008)
şimdi Konuşun Terimi
Kazım Kanat (Sabah): Şimdi konuşun Terim'i

Bu maçın teknik analizini yapmayacağım. Yaparsam Fatih Terim'in bir dolu çılgınca yanlışlıklarını yazmak zorunda kalacağım. Sadece tek kelime yazayım: 'Takımın tek ön liberosu Mehmet Topal'ı çıkartıp santrafor Semih Şentürk'ü almasının hiçbir teknik yorumu yoktur. Bunun adı çılgınlıktır....
Ama futbol işte böyle bir şey. Terim'in bu yanlış yorumu doğru bitti. Topal'ın oyundan çıkmasıyla Ulusal Takım ön liberosuz oynadı. Bu bölgenin sorumluluğunu neredeyse Tuncay Şanlı tek başına aldı. Hem oyun kurdu hem takımı hücuma çıkardı. Şentürk de oyuna girdikten sonra kendini hep gizledi. Bir kez sahneye çıktı o da herşey bitti diye diz çöküp ağladığımız an 70 milyonu güldürdü. Ne güldürmesi canım 70 milyona hayat verdi hayat
 

Y.E.K.

Altın Üye (Haziran 2008)
Megaloman Terim
Fatih Terim hakkında zehir gibi sözler. Galatasaray'da bir dönem forma giyen Frank de Boer'den inanılmaz eleştiriler.
Galatasaray'da bir dönem forma giyen Hollanda futbolunun önemli isimlerinden Frank De Boer, sarı-kırmızılı takımda teknik direktörü olan Fatih Terim'i megalomanlıkla suçladı.

Futbol hayatını Katar'da noktaladıktan sonra Hollanda Ligi ekiplerinden Ajax'ta A1 takımının başına geçen Frank de Boer'un, ülkesinin önemli spor sitelerinden ''Voetbol International''a yaptığı açıklamalar, Futbol Ekstra dergisinin temmuz ayı sayısında yer aldı.

Yaptığı açıklamada özellikle, Galatasaray'da oynadığı dönemde teknik direktörü olan Fatih Terim için ilginç ifadeler kullanan Frank De Boer, şunları söyledi:

FUTBOLDAN ÇOK DIŞ GÖRÜNÜŞE ÖNEM VERİRDİ

''2000 yılında kazanılan UEFA Kupası'ndan dolayı bana göre başı hala göklerde, bulutların arasında geziyordu. Ama şunu söyleyebilirim ki, çok mükemmel bir antrenör değildi. Kendisi futboldan çok dış görünüşüyle meşguldü. Benim hiçbir yerde görmediğim bir şeydi.

ANTREMANDA SÜREKLİ KIYAFET DEĞİŞTİRİRDİ

Yarım sezonluk bir dönemde aynı kıyafetle diğer antrenmana çıktığını görmedim. Her seferinde başka kıyafet giyerdi. Bu gerçekten inanılmazdı. Tam anlamıyla gerçek bir megalomandı.''

Frank De Boer, Galatasaray'la ilgili olarak pişmanlığı olup olmadığı şeklindeki bir soru üzerine de, ''Hayır, çünkü ben bilerek ve isteyerek seçimimi yapmıştım. Çok güzel bir kulüp Galatasaray. Her zaman Şampiyonlar Ligi'nde mücadele ediyorlar ve İstanbul gibi harikulade bir şehrin takımı. Ben orada belki çok üst düzeyde değildim'' diye konuştu. (Kaynak AA)
 

Y.E.K.

Altın Üye (Haziran 2008)
Kızgınlığı Geçmedi

Altıntop'un kızgınlığı geçmedi
Terim'in Euro 2008 kadrosundan çıkardığı Halil Altıntop 'un hocasına karşı olan kızgınlığı geçmedi.
Almanya 1. Futbol Ligi (Bundesliga) takımlarından FC Schalke 04'te oynayan Halil Altıntop'un, Türk Milli Takımı Teknik Direktörü Fatih Terim'i eleştirerek, ''Kariyerim ile ilgili karar almasına izin vermeyeceğim'' dediği iddia edildi.

Bild gazetesi, Halil'in, kendisini Avrupa Futbol Şampiyonası'nda kadroya almayan Terim'i sert bir dille eleştirdiğini yazdı.

Gazetenin haberine göre Halil, ''Terim, Schalke'nin hiçbir karşılaşmasında statta değildi. Onunla konuşmam için artık hiçbir neden yok. Türkiye adına gelecekte oynamaya değer mi, onu bile bilmiyorum'' diye konuştu. (AA)
 

Y.E.K.

Altın Üye (Haziran 2008)
Terim'den ana avrat küfür

Fatih Terim'den ağza alınmayacak sözler.. Spor yazarı Osman Tamburacı'ya telefonda ana avrat küfür etti.
Tartışmaya şahit olan Hürrriyet yazarı Yalçın Doğan köşesinde inanılmaz olayı yazdı. Küfürbaz Terim şangır şungur ağzına ne gelmişse saymış. Sizler de okuduklarınıza inanamayacaksınız..

Küçük notu daha var. Yazar yazıyı dün öğleden sonra kaleme alıyor. Yani Belçika maçından önce. Türkiye kazansa bile bu yazı yayında olacaktı..

"(...)9 Eylül, önceki gün. Saat 17.54. Levent Spor Yazarları Derneği. Bir grup arkadaş sohbet ediyor. Aralarında Osman Tamburacı da var. Tamburacı derneğe gelmeden önce Sky TV’de Türkiye-Belçika milli maçına ilişkin görüşlerini anlatıyor.

Dernekte arkadaş grubu sağdan soldan söz ederken, koyu sohbet sırasında Osman Tamburacı’nın cep telefonu çalıyor.

TELEFONDA KÜFÜR
Tamburacı telefon açıyor, arayan Milli Takım Teknik Direktörü Fatih Terim.

Konuşmaya başladığı anda sinirleri gerilen Tamburacı, telefon konuşmasını bir arkadaşına dinletmeye başlıyor.

Terim:
"Yahu Osman, biraz önce Sky TV’de konuşmuşsun, bana söylediler. Ben ne demişim? Gündem değiştiriyormuşum, öyle demişsin. Ulan bu ne biçim konuşma?"

Tamburacı bu üslup karşısında şaşırıyor, nezaket içinde:

"Hocam, beni hep böyle zamanlarda arıyorsun, bir kere de, nasılsın, diye arasana."

Terim’de fren tutmuyor:
"Ulan ben senin bıyığını s...."

Tamburacı yerinde fırlıyor, "Sen ne biçim konuşuyorsun" derken, sinirden zangır zangır titriyor. Milli Takım Teknik Direktörü kendini kaybediyor:

"Ulan ben senin, ananı, avradını s....".

Tamburacı, "Doğru konuş, konuşmasını öğren" diye bağırırken, Fatih Terim galiz küfürlerini sıralamayı sürdürüyor.

Huzurunuzda Milli Takım Teknik Direktörü.

GENERAL PATTON
Bu duruma en az yedi-sekiz kişi tanık. Biri de, zaten dinliyor.

Telefon kapanıyor. Osman Tamburacı derhal avukatını arıyor. Fatih Terim’i mahkemeye vermeye hazırlanıyor. Telefon kayıtlarıyla birlikte.
internethaber.com
 
Üst Alt