• Hoşgeldin ziyaretçi , forumdan daha fazla yararlanmak için buradan üye olunuz...

Temel fikralari

Okunuyor :
Temel fikralari

mopsy

Emektar
Üye
Temel, Issız Ada ve Kitap
2 yazar ve Temel, TV'de yayınlanan kültür programında sohbet ederlerken programı sunan spiker "Issız bir adada kalmak zorunda kalsanız yanınıza hangi kitabı alırdınız?.." diye bir konu ortaya atmış,
"Shakespeare'in tüm eserlerini..." demiş ilk yazar,
"Ben dini kitaplarımı yanıma alırdım..." demiş ikincisi..
"Valla," demiş Temel, "Bence en akılcısı 'Pratik Tekne Yapım Teknikleri' kitabını alıp götürmek..."
14.05.2009

Temel ve Buzdolabı..
Evinde her şeyi eksik 'Fakir Temel' bir vitrine bakakalıp dalınca mağaza sahibi "Buyrun efendim.." demiş, "Neye bakmıştınız?.."
"Yoo, öylesine baktım işte.." diye cevap vermiş Temel...
"Lütfen söyleyin, yardımcı olalım.."
" Ütü'ye bakmıştım ama param yok, alamam.."
"Bir anlaşma yapalım sizinle.." diye bir teklif getirmiş onun geniş omuzlarından, endamından hoşlanan mağaza sahibi.
"Nasıl?.."
"İçeri girin, arka odada ereksiyon haline geçin, ütüyü sapından oranıza asalım, şayet taşıyabilirseniz ütü sizin olacak..!"
Temel kabul etmiş, arka odaya geçmişler, bir müddet sonra ütü yerine asılmış, bir süre taşınmış ve kazanılmış..
Büyük bir mutlulukla evine gelen Temel durumu biraz da hava atarak eşi Fadime'ye anlatmış..
Akşam yatmışlar, erkeği ile gururlanan Fadime kocasına sokulmuş ama Temel sırtını dönüp uyumuş.. Bu durum 34 gün daha aynen devam edince "Temelim ne oluyor?.." demiş fadime, "Yoksa o olay sakatladı mı seni?.."
"Bana bi 10 gün daha yaklaşma.." diye cevap vermiş Temel, "Kafayı buzdolabına taktım..!"
Gazetede Yayınlanma Tarihi: 04.12.2008 Pazar

Temel Trende..
Temel, trenle seyahat ediyor, amacı uyuyarak yolculuğu kısaltmak, ama ne mümkün.. Tam yanında oturan 2 kişi yüksek sesle Hükümeti hayli eleştirmekte, dış borçlar, işsizlik, enflasyon, v.s..
Temel uyuyabilmek için adamlara susmalarını rica ediyor, başarılı olamayınca korkutmak için "Bakın beyler.." diyor, "Memleketteki her yer gibi bu tren de dinleniyor, ona göre... Her köşede dinleme aygıtları var.. Hükümeti eleştiren ciddi okkanın altına girer ha..!" Bu uyarı ikiliyi etkilemiyor, hatta Temel'e gülüyorlar ve daha ağır eleştiriler başlıyor..
Sonunda sabaha karşı 03'e doğru Temel tuvalete gitme bahanesi ile koşuyor kondüktöre
"Bana saat tam 03'te bir bardak su ve uyku hapı getirir misiniz?.." diye rica ediyor..
Koltuğuna dönüp oturur oturmaz da "Şu anda kompartımanımızı dinleyen görevli polisler.." diye bağırıyor, "Eğer beni duyuyorsanız saat tam 03'te 1 bardak su ve 1 uyku hapı gönderir misiniz?.. Çünkü burada habire politika konuşup beni uyutmayan 2 manyak var..!"
Adamlar konuşmaya devam ediyorlar, tam 03'te kondüktör elinde 1 bardak su ve uyku hapı ile içeri girince adamlar şoke olup konuşmalarını kesiyorlar ve Temel mutlu bir şekilde uykusuna dalıyor..
Temel sabah uyaninca konuskan iki yolcunun trende olmadigini farkediyor, sorunca konduktör ' Siyah gözlüklü ve siyah elbiseli adamların gelerek onları tutukladığını' söylüyor, " Yahu o zaman beni neden tutuklamadilar?.." diye merak ediyor Temel, " Bilmiyorum.." diye cevap veriyor kondüktör, " Ama sana bir ipucu, adamların şefi senin uyku hapı esprine bayılmış..!"
Gazetede Yayınlanma Tarihi: 26.12.2008 Cuma

Mobilyacı Temel
Temel’in çok büyük bir mobilya mağazası varmış. Bir gün bayi toplantısı için Rusya’ya gitmiş. Otelin resepsiyonunda kayıt yaptırırken çok güzel bir Rus kızı ile tanışmış.

İkisi de birbirlerinin lisanını bilmedikleri için Temel defter ve kalem almış, bir taksi resmi çizmiş deftere. Kız gülümsemiş, başını sallamış. Bir taksi tutup şehri birlikte gezmişler. Daha sonra Temel bir restoran ve bir masa çizmiş deftere. Kız tekrar gülmüş, başını sallamış ve güzel bir restorana akşam yemeğine gitmişler, şampanya içip havyar yemişler, dans etmişler.

Vakit hayli geç olunca kız eline kalemi almış deftere 2 kişilik bir yatak çizip gülümseyerek Temel’e vermiş.

Temel afallamış kalmış. Sonra da kızı bırakıp oteline dönmüş. Temel, onun mobilya işinde çalıştığını kızın nasıl anladığını hâlâ çözememiş düşünüp duruyormuş.
Gazetede Yayınlanma Tarihi: 13.11.2008 / Vatan Gazetesi, Can ATAKLI

Temel'in Şey'i..
Temel biraz Erkek Kedilik yapmak isteyince bir bara gitmiş orada tanıştığı gencecik tatlı fıstığı ayarlayıp bekâr evine götürmüş..
Kız da seks delisi çıkmaz mı?.. Sabaha kadar canı çıkmış Temel'in..
Ama güneş doğarken kız çığlık çığlığa "Daha istiyorum.. Bir daha..
Bir daha" diye bağırınca "Şu karşı benzinciden bir paket sigara alıp geleyim" bahanesi ile giyinip dışarı fırlamış. Benzincinin tuvaletine gitmiş, pisuvara yaklaşıp fermuarını açmış.. Birden şeyini bulamayınca paniklemiş.. Sonra başını hafifçe öne eğip
"Pissttt..!" demiş sessizce, "Kız burada değil.. Çıkabilirsin!."
Gazetede Yayınlanma Tarihi: 12.10.2008 Pazar

Bigi ve Temel..
Temel çok iyi eğitilmiş bir köpek satın almış, adı Bigi... Bigi, Temel’in her söylediğini anlıyor, hatta Temel eve telefon ettiğinde telefonun ilgili tuşuna basıp ahizenin karşısında havlayarak Temel’in sorularına cevap veriyormuş. Temel yine bir gün evi aramış, telefonu açan Bigi, “HAV...” demiş.

- Ula Bigi... Sen misin?
- HAV..!

- Fadime evde mi?..
- HAV..!

- Başka kimse var mı?..
- HAV...

- Ula kaç kişi var?..
- HAV, HAV...

- Ne yapıyorlar?...
- Hehehehehhhhhehhhh! (soluma sesi)

- Yahu ne zamandan beri?..
- UUUuuuuuuuuuuuuuuuuu..!
Gazetede Yayınlanma Tarihi: 30.07.2007 (Vatan Gazetesi, Can Ataklı)

Temel ve Otel..
Temel ilk defa büyük bir şehre geliyormuş, otele girişini yapmış, belboy bavulları almış, Temel delikanlıyı takip etmiş, içeri girip kapı kapandıktan sonra etrafını iyice kontrol etmiş sinirine hâkim olmaya çalışarak "Delikanlı" demiş, "Ben köyden geliyor olsam da bu aptal biri olduğum anl***** gelmez.. Bu otele iyi para ödedim.. Bana çok küçük bir oda verilmesini bir kenara bırakalım, ama bunun penceresi yok, televizyonu, dolabı yok.. Yatak yok yahu.. Delirtmeyin beni.."
"Efendim" demiş belboy saygılı bir ifadeyle, "Daha odanıza gelmedik.Bu asansör efendim!"
Gazetede Yayınlanma Tarihi: 13.08.2008 Çarşamba

E Çarparsan..
Temel arkadaşı ile kahvede otururken "Bu sabah son derece çirkef bir adamla tanıştım.." diye sohbete başlamış.. "Gerçek bir bela.. Bana birden hakaret etmeye başladı, müthiş de küfürbaz.. Beni tehdit etti ya..!"
"Nasıl tanıştın ki bu herifle?.." diye sormuş arkadaşı..
"Tamamen kazara.." demiş Temel, "Karşıdan karşıya geçerken adama arabamla çarptım..!"
Gazetede Yayınlanma Tarihi: 04.04.2008 Cuma

6x9 a Ne Dersiniz?..
Vesikalık fotoğraflarında hiç güzel çıkmayan Temel, resmi bir iş nedeni ile fotoğraf çektirmesi gerekince tutmuş fotoğrafçının yolunu, girmiş içeri ve “Fotoğraf çektirmek istiyorum..” demiş, “Yalnız o küçük vesikaliklarda berbat çıkıyorum..”
“Tamam efendim..” demiş fotoğrafçı, “6x9’a ne dersiniz?..”
“54 derim de bunun konumuzla ne alakası var?..”
Gazete Vatan 18.03.2008 Salı ( Can Ataklı )

Onlarda Bizi Aldatmadımı?..
Şehri saran 'Nataşa'lara ölümüne düşkün Temel'e sormuşlar.
"Bunca yıl sonra karınızı aldatmak nasıl bir duygu acaba?..Hiç suçluluk duymuyor musunuz?.."
"Aa?.. Niye duyayım?.." diye şaşırmış Temel, "Onlar da 'Karıyız' diye yıllarca bizi aldatmadı mı?.."
Gazetede Yayınlanma Tarihi: 16.02.2008 Cumartesi

Laz Fıkraları | Yıldırım Tuna'dan Fıkralar
 

mopsy

Emektar
Üye
Two tea, to two two two..

Tokat Atan Robot..
Bir gün Temel'in babası eve bir 'robot' getirmiş.. Robotun özelliği, bir yalan söylendiği zaman hemen fark etmesi ve söyleyenin suratına anında bir tokat yapıştırması.. O gün Temel okuldan evine geç dönmüş, "Nerde kaldın oğlum?.." diye merakla sormuş babası..
"Bugün öğretmen 2 saat fazla ders yaptı baba.." demiş Temel ve robot anında fırlayıp Temel'in suratına patlatmış bir tokat..
"Bana bak.." demiş babası, "Bu robot yalan söyleyeni anında tokatlar.. Bana hemen doğruyu söyle bakayım!"
"Baba, arkadaşlarla sinemaya gittik!"
"Hangisine?.."
"İkinci Dünya Savaşı ile ilgili.."
"Şrrakkk!" diye bir tokat daha inmiş Temel'in yüzüne robottan..
"Pardon baba.. Pardon.. 'Seks Meleği' adlı filme gittik!"
"Utanmalısın oğlum.." diye cevap vermiş baba, "Ben senin yaşındayken böyle filmlere asla gitmezdim..!"
"Şrrakkk" diye bir tokat da babaya inmiş. Adam halının üzerinde sırtüstü yatarken sesleri duyan anne koşmuş içeri..
"Hemen bu robotu aldığın yere götürüyorsun!" demiş kocasına, "Oğluna ne kadar kötü örnek olduğunu görmüyor musun?.."
Anında "Şrraakkk" diye bir Osmanlı tokadı da kadının suratında patlamış!.
Şu İlk Geceyi Bir Atlatsak..

Temel, karısının cenazesinde ağlıyor, kendini yerlere atıyor ve "Ne yapacağım?. Ne yapacağım" diye saçlarını yoluyormuş.. İmam efendi Temel'in yanına "Zavallı.." diyerek ve acıyarak yaklaşmış, "Oğlum.." demiş, "Senin için zor olduğunu biliyorum.. Ama Tanrı ıstıraplarımıza dayanma gücü verir.. Mutlaka iyi ve güzel bir eş bulacaksın, onunla evlenecek ve bu günleri unutacaksın.."
"Evet, evet efendim tüm bunları ben de biliyorum.." demiş Temel, "Biliyorum da, çok hazırlıksız yakalandım.. Sadece bu gece kim yemek pişirecek?. Kiminle yatacağım?. Onu çözeyim rahatlarım!."

Aşk Nedir Temel?..
Temel'e sormuşlar "Aşkı neye benzetirsin?.."
"Mektuba.." demiş Temel..
"Mektup mu? Niye?.."
"Niye olacak?.." demiş Temel, "Önce yazarsın, sonra yalarsın, işi bitince de postalarsın gider..!"

Temel ve Büyük Sahra..
Orman şefliği 'Ağaç kesici eleman aranıyor' diye gazeteye ilan vermiş, ertesi gün sıska, yaşlı ve minicik bir adam müracaat edince Şef, adamın tipine bakıp "Olmaz.." demiş.
"Bir dakika.. Benim adım Temel.." demiş adam, "Henüz 72 yaşındayım.. Lütfen bana bir şans verin ve neler yapabileceğimi görün..!"
Orman Şefi Temel'i başından savmak için "Tamam.." demiş, "Şu karşıdaki dev meşe ağacını görüyor musun?.. Baltanı al ve onu kes..!"
Şef arkasını dönüp odasına gidemeden dev ağacın yere düşüş kütürtüsü ile birden dönmüş, bizim Temel omzunda baltası ile gülümsemekte..
"N.. Nasıl yapabildin bunu bu kadar kısa sürede?.." demiş Şef hayretle..
"Uzun süre 'Büyük Sahra Ormanı'nda çalıştım.."
"Büyük Sahra Çölü' demek istedin?.."
Temel gülümsemiş, "Aa, evet..." demiş, "Şimdi artık oraya böyle diyorlar..!"

Kulaksız Bebek..
Küçük Temel'in komşularının bir bebeği dünyaya gelmiş.. Ama ne talihsizlik ki minik bebeğin kulakları yokmuş.. Bebeği ailece ziyarete giderlerken bu üzücü durumu patavatsız oğlu küçük Temel'e anlatan babası "Sakın ama sakın bebeğin bu kusurundan bahsetmeyeceksin..!" diye tembih etmiş.."Bırak bahsetmeyi, ağzından 'Kulak' kelimesi çıkarsa seni mahvederim..!"
Bebeğin yanına çıkmışlar, Temel bebeğe yaklaşmış, " Ne güzel bir bebek.." demiş
"Ciddi misin?.." demiş bebeğin annesi , "Teşekkür ederim Temel.."
"Minik ayakları, minicik elleri, ne de güzel gözleri var.. Görebiliyorlar mı bari?.."
"Evet.." demiş bebeğin annesi, "Doktor gözlerinin sağlam olduğunu söyledi.."
"Bu harika..!" demiş Temel, "Eğer gözlük takmak zorunda olsaydı ayvayı yemişti..!"

Şanssız Dursun..
-Yahu şu Dursun ne kadar şanssız bir adam, dedi Temel..
-Neden?..
-Adam 8'inci kere kısırlaşma ameliyatı olup tüplerini bağlattı, karısı hâlâ hamile kalmaya devam ediyor..!

Temel ve Ördek
Temel, dere kenarında otururken tam yanına jeep'iyle bir adam gelip " Kardeşim..!" diye sormuş, " Dere derinmidir?..Jeepimle karşıya geçebilirmiyim?.."
" Derin değildir.." diye cevap vermiş Temel, " Geçebilirsin.."
Adam, Temel'e güvenip dereye arabasıyla girince bir anda suların icerisinde kaybolmuş, kan,ter içinde debelenerek sudan çıkıp Temelin yakasina yapışmiş " Hani derin değildi ulan?.." diye tartaklamaya başlayınca
" Abi benim gerçekten suçum yok..!" demiş Temel," Demin bir ördek geçti vallahi su hayvanın beline geliyordu..!"

Çatı ve Temel..
Temel yemek odasının üzerindeki çatının aktığını fark edince hemen bir çatı ustası çağırmış.. Usta gelip şöyle bir bakmış, "Çatınızın aktığını ne zaman fark ettiniz?.." diye sormuş.. "Dün gece.." demiş Temel, "Çorbamı içmem iki saat sürünce şüphelendim!.."

Türk'ün Neyi Meşhur?..
Fransız, İngiliz, Alman, Rus, İranlı, Holandalı, bir de bizim Temel barda sohbet ederlerken sıra gelmiş memleketlerini övmeğe.. İngiliz, "Arkadaşlar.." demiş "Bizim biramız çok meşhurdur.. Harika biralar üretiriz içmeğe doyamazsınız.."
Fransız hemen girmiş konuya "Bizim kızlarımız meşhurdur.." demiş, "Öpmeye kıyamazsınız.."
Alman içini çekip " Hey gidi memleketim.." demiş, "Biz öyle arabalar üretiriz ki binmeğe doyamazsınız.."
Holandalı hemen atılmış, "Evlerimiz.." demiş, "Bizim dünya şirini evlerimiz meşhurdur.."
Bizim en meşhur şeyimiz övüncümüz KGB'dir.." demiş Rus, "Dünyanın bir ucunda sinek havalansa haberdardır!.."
Söz ona gelince İranlı "Halılarımız.." demiş, "Yumuşacıktır ve çok meşhurdur.."
Sonra hepsi birden suskun oturan Temel'e dönmüşler.. Temel sakin sakin bakmış onlara ve gülerek başlamış söze..
"Arkadaşlar bizim delikanlılarımız meşhurdur!.." demiş.. "Öyleki, alır Fransızın kızını, içer ingilizin birasını, atar Almanın arabasına, götürür Holandalının evine, yatırır İran halısının üzerine, çatır çatır öper, değil kocasının, KGB'nin bile ruhu duymaz.."

222'ye 2 Çay
"Tu ti, tu tu tu tu!.." nedir?.
Londra'ya gidip otele yerleşen Temel, 222 numaralı odasına iki çay istiyor. (Two tea, to two two two..)
 

mopsy

Emektar
Üye
Jaguar..
Temel yaş gününde karısına ne istediğini sormuş..
"Jaguar isterim!" diye tutturmuş karısı..
"İyi bir fikir olduğunu zannetmiyorum!" demiş Temel..
Karısı yalvarmış, ağlamış, Temel'in canına okuyana kadar..Temel sonunda razı olup ona bir Jaguar almış.. Hayvan eve girer girmez kadını yemiş..

Aziz Nikolas
Amerika'da yaşayan Temel'e arkadaşları "Karın sen yokken devamlı kilisenin papazı ile beraber. Seni aldatıyor ona göre.." demişler.
Çok sinirlenmiş Temel.. Akşam karısına duyduklarını anlatmış,
"Aaa.. Tamamen iftira" demiş karısı.. "Aziz Nikolas çarpsın ki öyle bir şey yok."

Elektronikçi Temel
Temel TV tamiri yaparken arızalı olduğunu tesbit ettiği 669 no'lu parçayı ilgili firmanın "Yedek parça servisinden istemiş.. İsteğinin yerine 699 numaralı parça gelince "Aklınızı başınıza alın! gibi sert bir not ekleyerek paketi geri göndermiş.. Bir hafta sonra 4 kelimelik bir notla aynı paket geri gelmiş "Lütfen paketi ters çevirin!"
 

mopsy

Emektar
Üye
Merhaba

Bağırsak

Temel'in kötü huylarından biride her sabah uyanır uyanmaz, gök gürültüsü kadar yüksek sesle gaz çıkartmakmış.
Karısı Fadime de bu densizliğe pek içerler,
-Gözü çikasu heruf, ha pir sabah poyle fosururken, tüm pağursaklarun donuna dökülsun da cör cünunu daaa
dermiş.

Derken, kurban bayramının ikinci sabahı, Fadime mutfakta kurban etlerini ayıklarken ve Temel hâlâ uyumaktayken,
Temel'i yola getirme niyetiyle, bir gün önce kurban olarak kestikleri koçun barsaklarını toparlayıp
bir güzelce Temel'in donunun içine koymus !
Az sonra Temel uyanınca, adeti üzere, keyifle ve gök gümbürtüsü timsali,gaz çıkartınca
bir de bakmış ki tüm barsakları donunun içinde ..

Şaşkınlık ve korku ile rengi benzi atmış aklı uçup gitmiş.
Temel,bir müddet sonra kendine gelmiş kalkıp tuvalete gitmiş epey zaman sonra,
sararmış yüzünden soğuk terler damlayarak bitap yorgun bir halde mutfağa gelen Temel;
- Haçan dedigun oldi be Fadime, fosururken tüm pağirsaklarum donuma döküldu da"
dediğinde,

Fadime;
-Oh olsun, ama pağirsaklarun çıkarken canun da pek yanmiştur be Temel'im
diyerekten gönlünü almaya çalışırken,

Temel yanıtlamış hemen;
-Yok be Fadime, ha çikarken acumadi da, geri sokarken az kalsun ceberiyazdum daaa".
 

mopsy

Emektar
Üye
Merhaba

Haline şükret

Dursun, çok feci bir trafik kazası geçirir...
Koma halinde hastaneye kaldırırlar. Tedavi olurken kendine gelir. Yatağında bakar ki bir kolu yok...
Hepten morali bozulur, asabileşir. Bir taraftan da hastaneyi birbirine katar:
-Ben tek kolla nasıl yaşarım şimdi!
Diye bağırıp çağırır.

Kendini hastanenin penceresinden atıp intihar edeceğini söyler.
Doktorlar başına toplanır, bakarlar Dursun ciddi, başlarlar nasihata:
-Bak evladım, insan tek kolla da yaşayabilir, ölmediğine şükretsene.
Sonra beterin beteri var. Geçen yıl Temel de kaza geçirdi.
Onun iki kolunu birden kesmek zorunda kalmıştık...
Ama o senin gibi bağırıp, hastaneyi birbirine katmadı.
Şimdi de gül gibi yaşayıp gidiyor. İnanmazsan git de bak.

Dursun, bir an sakinleşir, gider yukarı mahallede Temel'i bulur. Bir de bakar ki, Temel'in hakikaten iki kolu kesik ama,
Temel bahçede kıvır kıvır oynuyor, hem de nasıl oynuyor...

Bizim Dursun'un kafası karışır ve hayretle Temel'e yaklaşır:
-Ula Temel, eyi ki seni gördüm, yoksa hayatum gideyidi. Ula bizim bi kolumuz kesildi diye intihar edeceğidum.
Ama senin, iki koli kesik vaziyette, hem de bi dansöz gibi oynamana karşı teselli oldum...
Şu dünyanın haline bak, benum tek kolum kesildi diye intihar edecek kadar beyinsuzum,
sense iki koli yok göbek ataysun...

Derken, Bizim Temel patlar:
-Ula sen manyak misun, ne göbek atmasi. Sırtım fena halde kaşuniyi...
-Patlayrum.
 

mopsy

Emektar
Üye
çimse yok miiii!

Merhaba

Temel, bir gün tarlasından eve dönmektedir.
Karadeniz bölgesinin sarp arazisindeki patikada ilerlerken, birden ayağı kayar
ve yüzlerce metre derinlikteki uçuruma yuvarlanır.
Can havliyle, uçurumdaki bir ağacın dalına tutunur.
Aşağıya bakar, metrelerce derinlikte ve dibinde de sivri kayalar.

Belki duyan olur da kurtarmaya gelir diye avazı çıktığı kadar bağırır:
-Çimse yok miiii! Bir kaç kere daha bağırır.

Sonunda, ta yukarılardan, gökten bir ses duyar:
-Ey kulum Temel! Düşüp ölsen ne var ki? Seni cennetime koyarım. Eğer emirlerimi yaptıysan, yasaklarımdan kaçındıysan,
kul hakkı yemediysen hiç korkma!

Başını kaldırıp, tekrar bağırır:
-Başka çimse yok miiii!
 

mopsy

Emektar
Üye
4 direk dikmiş

Merhaba

Bizim Temel, Amerikalı ve İngiliz’le telefon direği dikme ihalesine girmiş.
Müdür şöyle bir öneri getirmiş:
-Hepiniz aynı teklifi verdiniz ama bizim için sürat önemli. Bir yarışma yapalım, kim daha çok direk dikerse ihaleyi o alacak...

Üçüne de 5 saat süre ve yeterince direk verilmiş.
Amerikalı 40,
İngiliz 50,
Temel de sadece 4 direk dikmiş.

Müdür kızmış:
-Nasıl olur, bak diğerleri bir sürü direk dikmiş...

-Mudür bey siz onların diktuğu direkleri görmedunuz...
Nerdeyse tamami dişarda...
 

tntcool

Kıdemli
Üye
Merhaba

Bizim Temel, Amerikalı ve İngiliz’le telefon direği dikme ihalesine girmiş.
Müdür şöyle bir öneri getirmiş:
-Hepiniz aynı teklifi verdiniz ama bizim için sürat önemli. Bir yarışma yapalım, kim daha çok direk dikerse ihaleyi o alacak...

Üçüne de 5 saat süre ve yeterince direk verilmiş.
Amerikalı 40,
İngiliz 50,
Temel de sadece 4 direk dikmiş.

Müdür kızmış:
-Nasıl olur, bak diğerleri bir sürü direk dikmiş...

-Mudür bey siz onların diktuğu direkleri görmedunuz...
Nerdeyse tamami dişarda...
Temel ileri görüşlü. Telefon tellerini yer altından geçirecek. :)
 

mopsy

Emektar
Üye
Merhaba

Dört kaplumbağa, pikniğe çıkmaya karar vermiş. Erzakları hazırlayıp; bir yıl, iki yıl, beş, on yıl derken, otuz yıl sonra piknik yerine varmışlar.
Gazozları, yiyecekleri, herşeyi ortaya çıkarmışlar. Bir bakmışlar gazoz açacağı yok. Tek çözüm, birinin eve gidip açacağı alıp gelmesi.
Görev, içlerinde en küçük kaplumbağa olan Temel'e düşmüş. Genç kaplumbağa:
-Ben gelene kadar buradaki yiyeceklere dokunmazsanız giderim...

Diğerleri bunu kabul etmiş. Temel, yola çıkmış; bir,iki, on, yirmi yıl geçmiş. Bu arada, yaşlı kaplumbağalardan biri fenalaşmış.
Arkadaşları ne yapsa faydasız, son bir dileği olup olmadığını sormuşlar:
-Gerçi genç kaplumbağaya söz verdik ama, şuradaki sarmalardan bir tanesini yesem olur mu?...

-Elbette...Diyerek, sarmalardan birini vermişler.
Tam ağzına atacağı sırada, genç Temel, çalıların arasından fırlamış:
-Gitmiyorum işte, gitmiyorum...
 
Üst Alt