Tek Kişilik Otomobiller

Merhaba : Şehir trafiğine çözüm arayan firmalar bir veya iki kişilik küçük araçlar üretmek için kolları sıvadı.

Müthiş özellikleriyle Tek Kişilik Otomobiller

AUDI URBAN CONCEPT

1+1 kişilik bu küçük ve hafif konsept otomobil, yarış ve şehir içi için geliştirilen otomobillerin özelliklerini bir araya getiriyor. Audi, Sportback modeline ek olarak Spyder versiyonunu da sunuyor. Tüm kumanda ve kaplamaların ultra hafif malzemelerden üretildiği Urban Concept'te sürücü, direksiyonu ve pedalları kendi vücut ölçülerine göre ayarlayabiliyor. Konsept otomobilde güç kaynağı olarak iki e-tron elektrikli motoru kullanıldı.

BMW CLEVER

BMW'nin, araçların ürettiği karbondioksit gazlarını azaltmaya yönelik çalışmalarından biri olan Clever, gelişmiş bir denge sistemine sahip. Üç tekerlekli Clever'ın virajlarda karşılaşabileceği takla problemini ortadan kaldırmak için arka tekerleklerin önüne hidrolik bir sistem yerleştirildi. Kaldıraçlardan oluşan sistem, algılayıcılar yardımıyla aracı yattığı yönün tersine iterek dengesini korumasını sağlıyor. 100 km'deki ortalama yakıt tüketimi ise sadece 2.4 litre.

HONDA 3-RC

Elektirkli, üç tekerlekli, tek kişilik konsept çalışması 3-RC, otomobilden çok motosikleti andırıyor. Gidon tarzında direksiyonu bulunan 3-RC'nin lastikleri de motosikletlerde kullanılanlarla aynı.

NISSAN LANDGLIDER

Nissan'ın geleceğin şehir otomobili olarak tanıttığı ve ulaşımı kolaylaştırıcağına inandığı Landglider, 160 km menzil sunuyor. Virajlarda motosiklet gibi yatan konseptin maksimum hızı 100 km.

PEUGEOT RD

Peugeot'nun gerçekleştirdiği Elektirk motoruyla çalışan RD çalışması, yakın bir zamanda üretilecek gibi görünmese de geleceğin ulaşım araçlarının neye benzeyeceğine dair fikir edinmemizi sağlıyor. Kapıları bulunmayan RD'nin ön camı, sürücü bölümünün arkasına kadar devam ederek geniş bir görüş alanı sağlıyor.

RENAULT TWIZY

7 bin Euro'ya satışa çıkarılan Renault'nun konsept çalışmasını aşıp seri üretim aşamasına getirdiği elektrikli iki kişilik şehir içi aracı Twizy, yıl sonunda birçok Avrupa ülkesinde satışa sunulacak. 2.32 m uzunluğunda ve 1.19 m genişliğindeki otomobilin, sıkışık şehir trafiğinde kullanılmak üzere, ikinci araç olarak tercih edileceği tahmin ediliyor.
 
Merhaba
VOLKSWAGEN NILS -
F1 teknolojisinden ilham alınarak, alüminyum uzay kafes sistemi üzerine inşa edilen ve martı kanat kapılarıyla dikkat çeken NILS, 2.5 kW'lik elektrik motoru sayesinde 130 km/s maksimum sürate ulaşıyor. Standart elektrik prizinden doldurulabilen akülerin şarj süresi ise sadece iki saat.
 
zaten evlerde artık tek kişilik aile kavramı diye bir şey kalmadı
Merhaba

Bunlar Garson/genc arabalari.
Or. Durumu iyi olan bir aile 18 yasindaki cocugu icin bunu alir.
Okul, gezme vb. cocuk kullanir.
Ayrica pazar/alisverise giderken evin hanimi da kullanir.
Minumum gideri olan CEVRE dostu arabalar.

Tek kisilik evden kastiniz herhalde Garsonier'ler.
Bunlarda Garson/genc evleridir.

Evli olmayan Is adam/kadin
Universiteli veya calisan gencler vb. icin,
Cok eskiden beri var olan daireler.

Ve
Bunlar son derece gereklidirler.

Baglaminda;
Nette okudugum bir yaziyi
Asagiya asiyorum.

delireceğim
birilerine anlatmam lazım artık dayanamıyorum
anlatabileceğim de kimsem yok burda, sizlerle paylaşayım dedim.
kocama sinir oluyorum
başıma öyle dertler açtı ki nefes alamıyorum artık bunaldım
kaynım üniversite tercihinde bulunduğum şehri yazmış daha doğrusu bütün yükü bizim omuzlarımıza atmak için kayınbabam ilk tercihine yazdırmış, bunu kaynanam söyledi. bi de utanmadan söylüyorlar ya ay delireceğim.
benim akılsız kocam kardeşim başka yerde kalamaz diye tutturdu, kardeşi bizde kalacakmış. sinirden ellerim titriyor yazarken senağlama ben hamileyim şubatta doğumum var, kapalı biriyim ve kaynım olduğunda evde kapalı geziyorum, ev de sıcak bunalıyorum terliyorum sürekli ve bilirsiniz hamileliğin getirdiği zorlukları evde rahat değilim hep diken üstündeyim kendi evimde.
kaynımın geleceğini duyunca ben de kardeşimi çağırdım. kardeşim bana daha yazın söylemişti "abla kpss kursuna gitmek istiyorum ama burda yok sizin ordakiler nasıl" diye. ben de kardeşime tatlı dille ikna etmiştim bizde kalamazdı çünkü ben kaldıramazdım bu yükü. ama kocamın kardeşi daha kıymetliymiş baktım ki kardeşimi çağırdım gel kpss kursuna git dedim.
evde üç erkek, hamile bir kadın.
çorabını aklınıza gelebilecek heryerde çıkaran, aldığı şeyi asla yerine koymayan, arkasından zor yetiştiğim bir kocam;
traş olduğunda lavaboyu kıl içinde bırakan ve iki günde bir traş olan, geldiğinden sonra tuvalete her girdiğimde delirdiğimden dolayı artık tuvalete giremediğim (banyodaki klozeti kullanıyorum artık mecburen) haftada bir duşa giren ve 5 dakikada çıktığından dolayı hala pis kokan ve bulunduğu odaya girilmeyen, kirli çamaşırlarıyla temizleri (30 kere söylememe rağmen) aynı yere koyan ve bütün kıyafetleri kokan, evden dışarı çıkmadığı gibi televizyonun başından da ayrılmayan ve kumandayı asla bize vermeyen canı ne istiyorsa onu izleyen (hep saçma eski türk filmlerini izleyen) dışarıda hiçbir sosyal hayatı olmadığı için okuldan eve evden okula giden, yemek yerken sürekli çatalı yalayan ve zeytini elleriyle alan, her yemekte midemi bulandıran, tırnak makasını mutfağa koyacak kadar pis (kaynanamgilde de diş macunu ve fırçasını mutfak tezgahında görürüm hep, yani temizlik anlayışları bu, bi de kaynanam mutfakta abdest alır, bir de temizim diye övünür ki ayaklarını mutfakta yıkamıyormuş -tatlicadiarzu- ) ay daha anlatamayacağım offffff bunaldımmmmm senağlama senağlama senağlama senağlama senağlama işte daha sayamayacağım kadar iğrenç özellikleri olan bir kaynım;
sigara kokusundan nefret ettiğim ve 2 ay sürekli kavga ettiğim en sonunda sigara içince odasını havalandırmayı öğretebildiğim, ders çalışmayıp sürekli kız arkadaşlarıyla uğraşan, yardıma çağırdığımda on saat sonra gelen ve ekmek aldırmak için 1 saat uğraştığım, sık sık banyoya giren ve banyoyu batırıp çıkan çok bilmişliği yüzünden eşimin tüm sorumluluklarını üzerine attığı bir kardeşim var.
ya sabır deyip duruyordum hep şubat tatilini bekliyordum ve sonunda kaynım gitti ama ben bir oh çekemedim. çünkü kardeşim burda bir kız arkadaş edindi ve gitmek istemiyor memlekete. 4 günlüğüne gidecekmiş ve sürekli erteleyip duruyor. ve ben evime ne temizikçi alabiliyorum ne komşuları çağırabiliyorum ne de şöyle rahat rahat giyinebiliyorum KOCAMLA RAHAT RAHAT TARTIŞAMIYORUM BİLE senağlama senağlama senağlama tartışmayı özlediğimden değil hakkımı savunamıyorum, tatlı dil benim kocama yaramıyor biraz ses yükseltmek biraz ağlamak bağırmak gerekiyor ve evde başkası olduğu için sürekli içime attım attım attım senağlama
yeter artık ama benim de bir sabrım var
nefes almak istiyorum
bıktım ben bu anlayışsız kocadan senağlama
sadece bu konuda değil her konuda anlayışsız, bencil. cinsel konuda da sıkıntılar var ama burda yazamayacağım.
en son ne zman romantik bir an yaşadığımızı hatırlamıyorum bile...
doğum yaklaştıkça stresim de arttı zaten. ilk bebeğimi doğumdan hemen önce kaybettim, dokuzuncu aya girmeye az kalmıştı. korkularımı tekrar yaşıyorum ve destek olan kimsem yok. ağlıyorum kocam görmüyor, sesim çıkmıyor.
kiracıyız, ev taşıdık. eski perdelerimiz yeni eve uymadı, zaten eskiler hep kötü kötüydü. düğünümde (söylemeye utanıyorum) ucuzluktan almıştık perdelerimi. herkese para saçan kocam evine ve bana gelince cimri biri olur. bu ay, bende kalan kaynım, askerden abisini ziyerete gelen kaynım (ki öğretmen kendisi ve sürekli borç içindedir kocamdan yolar durur), bir de kardeşime verdiği harçlıkları toplarsak sadece benim bildiğim 450 tl para verdi. ve ayın 15ine daha çok olmasına rağmen elimizde sadece 100 tl kaldı. kredi kartımızın limiti de bitti(bebek için alışveriş yaptığımız için) salonumda güneşlik yok sadece tül var, bebek odasında ise hiçbişey yok. alsak toru topu 200 tl tutacak ama almıyor, borcumuz var deyip duruyor. bu borç neden hep bana var, neden kardeşlerine yok. eve çeviz kıracağı alacağım "borcumuz var" havlu kağıt alacağım "borcumuz var" ne desem borcumuz var. ve aynı gün gidip kendine parfüm alıyor. eve kalitesiz sucuk alır, ailesine göndermeye en kalitelisinden. ya nasıl düşünmez "benim bebeğimi besliyor karım en iyisinden alayım" demiyor. parası olmasa yemin ederim birşey demeyeceğim ama evimiz dışında heryere saçıp da eve harcamaması deli ediyor beni.
offfffffff kendimi 11. kattan aşağı atsam şu sıkıntıdan kurtulur muyum?! -tatlicadiarzu-
Sinirden ağlıyorum, hangi birini anlatsam şimdi! [Arşiv] - Kadınlar Kulübü, Kadın Sosyal Ağı
 
yinede herşeye rağmen insanların yalnızlaştırılıp tek kişilik evler tek kişilik arabaların aile değerlerimizi yok edeceğini düşünüyorum
bizim ülkemizde okumak zaten ço çok pahalı bir olay ayrıca birde ayrı ev ayrı araba ala bilecek aile varmı belmeyorum biz ancak harç paralarını derkleştereyoruz .
ayrıca insan neden eşinin ailesini istemez bunu anlayamıyorum [kaynanam giller çok pis]nekadr acı bir durum insan eşini yetiştirmiş bir anneye onlarca insanın okuyacağını bile bile nasıl piş der yahu senin eşini büyütmüş... o insandan çocuğun olacak o ailenin genlerini taşıyan bir çocuğun olacak ozama onadamı of ya kaynnam glere çekmiş çok pis diyecek
işte yalnızlaşma modern hayat sınırsız özgürlük bütün aile değerlerini yok etmiş nerde o güzelim geniş aile dede nine dayı amcalarla büyüyen çocuklar.
 
bizim ülkemizde okumak zaten ço çok pahalı bir olay ayrıca birde ayrı ev ayrı araba ala bilecek aile varmı belmeyorum biz ancak harç paralarını derkleştereyoruz .
Merhaba

Sn.SEHERYELİ
Anlasilan ogrencisiniz.
Ve
yine anlasilan bekarsiniz.
Ve
yine anlasilan Izmirdesiniz.
Ve
yine anlasilan ailenizin
gelir durumu kotu

yinede herşeye rağmen insanların yalnızlaştırılıp tek kişilik evler tek kişilik arabaların aile değerlerimizi yok edeceğini düşünüyorum .
Tum insanlar degil,
Garsonlar/gencler
Hayatlarinin belli bir bolumunde!

Yani
Ebeveyn aile ile
Kendi kuracagi aile
Arasinda kalan bolumde

Ornegin
sizin durumunuzda

Izmirde bir tek odali
Garsonieriniz olsa
Kardes gurultusunden ve/veya benzeri
uzak ders calissaniz.
Arkadaslarinizi agirlayabilseniz.

Okulunuza soyle bir araba ile gidip/gelebilseniz

ayrıca insan neden eşinin ailesini istemez bunu anlayamıyorum [kaynanam giller çok pis]nekadr acı bir durum insan eşini yetiştirmiş bir anneye onlarca insanın okuyacağını bile bile nasıl piş der yahu senin eşini büyütmüş... o insandan çocuğun olacak o ailenin genlerini taşıyan bir çocuğun olacak ozama onadamı of ya kaynnam glere çekmiş çok pis diyecek.
Bu yorumu evlendikten sonraki
sn.Seheryelinden de duyabilecekmiyiz acaba?

işte yalnızlaşma modern hayat sınırsız özgürlük bütün aile değerlerini yok etmiş nerde o güzelim geniş aile dede nine dayı amcalarla büyüyen çocuklar.
Bu anlattiginiz model
Mecburiyetten katlanilan aile tipidir.
Fakirlikten,bir eve birkac kucuk maas girer.
Toplu yemek daha ucuza gelir.
Buyuklerin eskisi ile kucukler buyutulur.
Abinin kitaplari,cantalari,pence yapilmis ayakkabilari....

Evin buyuk kadininin emri altinda gelinler
Evin buyuk adaminin emri altinda erkekler,
Hani
Karisinin kucuk ozel bir istegini bile
Diger gelinlere ornek olur diye yapamayan esler..

Yazmakla bitmez.
Bu konuda yuzlerce yazilmis
Hikaye,ani,roman...var!
 
Üst Alt