Tek din islam'dır !

Okumak yetmez düşünmek gerekli...

Düşünen insanlar için nice misaller vardır....

KUTSAL KİTAPLARIN KAYNAĞI SÜMERLERDİR İDDİ(İFTİR)ASI :
MEZOPOTOMYA'DA BULUNAN KİL TABLETLER 1850 YILINDA BULUNMUŞ VE ANCAK 1870 YILINDA ÇÖZÜLÜP OKUNABİLMİŞTİR.YANİ KUR'AN'IN VAHYEDİLDİĞİ TARİHTEN 1200 YIL SONRA BULUNUP OKUNABİLEN TABLETLERİN KUR'AN'A KAYNAKLIK ETMESİ NE KADAR BİLİMSEL VE OBJEKTİF BİR İDDİA OLABİLİR !

GILGAMIŞ DESTANINI , KENDİSİNDEN ÇOK ÖNCEKİ BİR TARİHDE YAZILMIŞ OLAN ESKİ BİR TABLETİN İÇERDİĞİ BİLGİLERİ ÇARPITAN BİR VERSİYON OLDUĞU ARTIK BİLİNMEKTEDİR.1914 YILINDA ARNO REOBEL TARAFINDAN BULUNAN ASIL TABLETTE " ÇOK TANRICILIĞIN BULUNDUĞU İDDİA EDİLEN DÖNEMDEN ÇOK ÖNCELERİ TARİHLERDE YERYÜZÜNDE TEK TANRI İNANCININ BULUNDUĞU ,İNSANIN BALCIKTAN YARATILDIĞI VE TUFAN KARAMANI OLAN ZİUSUDRA İSİMLİ KİŞİNİN VAHİYLERE HER ZAMAN SAYGILI VE DİNDAR BİR KRAL OLDUĞU " BİLGİLERİ YER ALIR !


NOT: Biz Müslümanlar Yahudi ve Hıristiyanların peygamberlerine (Hz. Musa, Hz. İsa, Hz. Davut) ve kitaplarına (Tevrat, İncil, Zebur) inanmasak dinden çıkarız. Fakat Yahudi ve Hıristiyanlar bizim peygamberimize (Hz. Muhammed (S.A.V) ) ve kitabımıza (Kura’an-ı Kerim ) inanırsa dinlerinden çıkarlar. İşte biz Müslümanların üstün yönü burasıdır.


alıntı:İslam üstündür

Ah bu ateistler......
 

diamat

Uzaklaştırıldı
sayın atmaca

kutsal kitapların kaynağı sümerlerdir.

yani elimizdeki somut yegane veri budur.
başka bir kaynak olduğu ispat edilene kadar elimizdeki veri bu olarak kalmaya devam edecektir.

sayın bursalının bu bağlamda naccal tabletleri üzerine yazdığı yazıyı görünce, daha eski bir kaynağa ulaşılmış olabileceği ihtimalini düşündüm ve inceledim.
altından kocaman bir palavra çıktı.
sayın bursalı bilimsel yöntemi az çok bilen birisi olmasına rağmen bu palavraya inanmak zorunda kalmış, çünkü psikolojik etki altında olaya yaklaşmış.o olanı değil, olmasını arzu ettiği şeyi aramış.
sözkonusu tabletler üzerine ciddi tek bir bilimsel makale yok.

beyler

bilim somut verilerden yola çıkar

örnekle açıklayayım.

diyelim ki (mesela) bulduğunuz en eski yazılı tablet, mö 5000 yılına ait.
o zaman bilim şöyle der.
yazı mö 5000 lerde bulundu.

bu doğrumudur yanlışmıdır meselesi başka bir şey, bilimsel olması başka bir şey.

bu yanlış olabilir, ancak bilimseldir.
çünkü elimizdeki en eski belge o tarihi göstermektedir.

sonra mö6000 e ait bir tablet bulunursa, bilim çıkar derki yazı mö6000 lerde bulunmuştur.
çünkü eldeki somut veri değişmiştir.
peki bu doğrumudur.bilemeyiz.
ama mö 5000 tarihlemesinin yanlış olduğunu bilebiliriz.

peki mö6000 tarihlemesi yanlışmıdır.
olabilir.
ancak daha eski bir yazıt bulunmadan bu bilimsel olarak ortaya konulaaz.

işte çok kabaca bilimsel süreç budur.

bunu anlamaktan aciz olanlar ise bunu bilimsel bilginin inandırıcılığını sorgulayabilmenin malzemesi yaparlar.

şimdi BU BAĞLAMDA;

elimizde tektanrılı dinlere kaynaklık ettiğini somut olarak ortaya koyabileceğimiz BİLİNEN en eski medeniyet sümerler ve akadlardır.

bu doğrumudur.
yüksek ihtimalle.
bilimselmidir.
evet, çünkü elimizdeki somut veriler böyle.
peki yanlış olabilir mi, evet olabilir.
nasıl yani.
sümerlerden bile eski bir medeniyete ait kalıntılar BULUNUR ve çözümlenir ise.

işte ben bilimsel bilgi umuduyla bu mantıkla baktım.
ama altından kayıp kıta mu çıktı.
bilim bu savsatalarla yürümez.

hala daha eldeki VERİlere göre en eski kaynaklarımız mezopotamyayı ve sümerleri işaret etmeye devam ediyor.

bu mesele ile biyolojik evrim meselesi birbirine acayip benziyor.

müslümanlar çok daha açık ve net ortaya konulan biyolojik evrimi bile göz göre göre hy masallarıyla inakara kalkıyorlar.

bu mesele ise daha karmaşık.
dinler tarihini bilimsel olarak ortaya koymak çok spesifik bilgi gerektirenbir şey.

yapageldikleri sadece çarpıtmak ve demogojiden ibaret olanlar ise biyolojikte evrimde yapmaya çalıştıkları yüzsüzlüğü burda da tekrar edcekler.
bunu yaparlar çünkü onların bilgiye değer vermedikleri açık.

tek dertleri iman ettikleri şeyi kendilerine ispat edebilmek, yoksa bu kadar ilkel tavırlarla beni ikna edemeyeceklerini kendileri de biliyor.

eğer sorun nasıl kaynaklık ettiği ise,onu yine kurandan öğrenebilirsiniz
o dönemdeki ateistler (yani kardeşlerim) bunlar eskilerin masalları diyor.
yani sümer efsaneleri, sümer tabletlerinin çözümüyle hayatımıza girmedi.
onlar zaten halklar arasında anlatıla geliyor.

nuh tufanı bunun en açık belgesi.
tufan sümer efsanesi.
bu 19 yüzyıldan beri çözüldü.
ama tufan efsanesi yaşayan bir efsane.yani 19 yüzyılda çıkmadı.
sizin kitaplarınıza bile girmiş.sümer yazıtlarının çözülmesi bu efsanenin kaynağını ispat etmiş oldu.

ben mu kıtası gibi fantastik varsayılar üzerinden gidemem.
eldeki belgeler şu an için sümer belgeleri.
sümerler çoktanrılı.
tektanrılı dinlerin bütün hikayelerinin kaynağını sümerlerde bulmak mümkün.
tektanrılılık açıkça çoktanrılılıktan evrimleşmiş

naccal tabletleri ise bir söylence.

ben dindar olsam,
bu tabletlerle ilgili bilgi edinmeye ömrümü verirdim.

ama sizde bunu yapmıyorsunuz.
çünkü bunun internette gezinen bir şehir efsanesi olduğunu biliyorsunuz.
 
Son düzenleme:
sn diamat,size nuh tufanını değil de,adem peygamberi kanıtlasak ne çıkacak.Nuha bile inanan bir avuç insan vardı.yani o devirdeki bir avuç insana karşılık belki yüzbinlerce inanmayan insan.
İman ve küfür ahirete kadar devam edecek.
 

diamat

Uzaklaştırıldı
haklsınız sayın ümmi

iman ve küfür ayrılmaz ikilidir.
her ikiside sizde var.
bir bakın etrafınıza bütün müslümanlar (bir iki istisna kaideyi bozamıyor ne yazıkki)
iman ve küfür ehli.

hakkında hiç bir şey bilmedikleri savsatalara inanıyorlar ve demogoilerle sürekli gerçeği örtbas etmeye çalışıyorlar.

sizlerin iman ve küfür ehli oluğunuzu ben zaten biliyorum.

ben ise bilgi ehli olmayı tercih ediyorum ve sizi iman ve küfrünüzle başbaşa bırakıyorum.
 
B

bursali68

Ziyaretci
Merhaba,

sayın bursalı bilimsel yöntemi az çok bilen birisi olmasına rağmen bu palavraya inanmak zorunda kalmış, çünkü psikolojik etki altında olaya yaklaşmış.o olanı değil, olmasını arzu ettiği şeyi aramış.
sözkonusu tabletler üzerine ciddi tek bir bilimsel makale yok.

Sn.diamat,ben bu konuya nasıl dahil oldum...Çok net," arkeoloji " dalından değil...Arkeolojideki verilere sizin BAKIŞ AÇINIZ nedeniyle dahil oldum...Bu ne demektir,söylence,anlatılanlar,tabu,bulunmuş olanlar velev ki " makale yayınlanmış olsun " ...Bunların hepsi konuları değerlendirirken gözönünde bulundurulması gerekenlerdir...Bunların içerisinden " resmileşmiş " diyebileceklerinizin anlamlarını oturtanlar kimler...Ve nasıl açıklanmıştır...Veriyi yazdığı gibi anlatarak,tercüme ederek değil mi...Sonra alır o tercümeleri birileri başlarlar YORUMLAMAYA...

Vurguladığım...ama galiba anlaşılamayan nokta şu...;

1-Arkeoloji çalışmalarında bulunan sonuçlara göre Çok Tanrı inancı vardı sözü neye göre söyleniyor...??

2-Bu Çok Tanrı inancı gibi gözüken inançlar " Tek Tanrı " inancındaki dinlerin BOZULMUŞ biçimleri olabilir mi...

3-İnsanlığın varolduğu zamana eşdeğer inanç kanıtı,delili nedir...6.000-8.000 yılından daha eski...

Bu sorulara yanıt veremeden,şu palavra bu doğru demek son derece yanlış yola sokar hepimizi...Benim sadece bir örnek olarak sunduğum ki bunun dışında da yapılmış bir yığın çalışma var...En basitinden PİRAMİTLERİ bugünkü Arkeoloji nasıl anlatır...Emin olun bazı anlatımlar MASALDIR ....İyi ama PİRAMİTLER de gerçek dimdik duruyor orada...Hadi masal / palavrayı bırakıp anlatıversin şu arkeloji...Bakalım " KAÇ TANE SORUYLA KARŞI KARŞIYA " kalacak...Hem de yanıt veremedikleri...Ne yapalım şimdi Arkeoloji böyle diyor diye hemen atlayıp inanalım mı...Sonuç diğer bilim dallarına göre ARKELOJİ çok sağlam veriler sunamayan veya şüplerle dolu açıklamalar yapan bir BİLİM DALIDIR...Zevkli bir daldır ayrı konu...

Sağlıcakla kalınız...
 

diamat

Uzaklaştırıldı
sevgili bursali

üzerinde konuştuğumuz nacaal tabletleri internet efsanesi.
bunların nasıl çözüldüğünü tartışmadım ben.
tabletler olsa da nasıl çözüldüğünü tartışsak.

tibet köeknli iddia edilen tabletler yok.
amerika kökenli maya tabletleri var.
bu maya kökenlilerin nacaal tabletlerinin benzeri olduğu iddia ediliyor.
ama nacaal tabletlerine ben ulaşamadım.
sizin yazınız üzerine onlarca sitede, bu tabletlerin hangi müze envanterinde olduğunu aradım.
yok .

ortada bir efsane dolaşıyor ama tabletler yok.

siz çevirilerinden bahsediyorsunuz.

tabletler carbon testiyle ölçülmüş de şu kadar yaşdaymış da.
yahu tabletler yo sevgili dost.

bana aynak ver diye bekledim.
ama kaynakla dönmedin.

alıntıladığın yazı ise falcılıktan büyücülükten ufolardan bahsedilen sitelerde aynen alıntladığın biçimde geçiyor.

tabletleri bulan adamın ismi var.
birde başka bir adamın g.amerikada bulduğu söylenen tabletler var.

ama tibette bulunan tablerler yok.
binlerce tabletten bahsediyorsunuz hani nerde.

bana envanter kaydı linki verin, müzede ise araştırayım diye bekliyorum.
beni falcı sitelerine yönlendirmeyin.
 
B

bursali68

Ziyaretci
sevgili bursali

üzerinde konuştuğumuz nacaal tabletleri internet efsanesi.
bunların nasıl çözüldüğünü tartışmadım ben.
tabletler olsa da nasıl çözüldüğünü tartışsak.

tibet köeknli iddia edilen tabletler yok.
amerika kökenli maya tabletleri var.
bu maya kökenlilerin nacaal tabletlerinin benzeri olduğu iddia ediliyor.
ama nacaal tabletlerine ben ulaşamadım.
sizin yazınız üzerine onlarca sitede, bu tabletlerin hangi müze envanterinde olduğunu aradım.
yok .

ortada bir efsane dolaşıyor ama tabletler yok.

siz çevirilerinden bahsediyorsunuz.

tabletler carbon testiyle ölçülmüş de şu kadar yaşdaymış da.
yahu tabletler yo sevgili dost.

bana aynak ver diye bekledim.
ama kaynakla dönmedin.

alıntıladığın yazı ise falcılıktan büyücülükten ufolardan bahsedilen sitelerde aynen alıntladığın biçimde geçiyor.

tabletleri bulan adamın ismi var.
birde başka bir adamın g.amerikada bulduğu söylenen tabletler var.

ama tibette bulunan tablerler yok.
binlerce tabletten bahsediyorsunuz hani nerde.

bana envanter kaydı linki verin, müzede ise araştırayım diye bekliyorum.
beni falcı sitelerine yönlendirmeyin.

Merhaba,

Sn.diamat " TABLETLER " şu müzededir diyen mi var ki...Aslının görülemediği,bunların olmadığı anl***** gelmez,olduğu anl***** da gelmez...Uzun yıllar önce yapılmış araştırmalardan yola çıkılarak ortaya konmuş bir durumdur bu ve Güney Amerikada ki metinlerin de Naacal tabletlerindeki metinlere benzer oldu o çalışmalarda ve eserlerde de aktarılıyor...Yine belirtiyorum,Var olduğu söylenen metin veya tabletlere ulaşan yok sadece aynı veya benzer olanları mevcut yani Güney Amerikadakiler...Ne kadar doğru ne kadar yanlış onu da bilmek mümkün değil...Neden dilinin SASKRİTÇE olması zaten büyük sıkıntı...Kaç tane bu dilin uzmanı var dünyada...Ve daha eski ise çok daha kötü...

bana envanter kaydı linki verin, müzede ise araştırayım diye bekliyorum.
beni falcı sitelerine yönlendirmeyin

Peki o zaman işi aynı metoda çekelim...Sümer tabletleri ve Gılgamış destanı " TUFANDAN " bahseder...Değil mi...Bundan Tevrat da bahseder ancak bu konuda ÇUVALLAR...Şimdi bana " kesinleşmiş,üzerine makaleler yazılmış iki konunun " içerisinde geçen TUFANIN NEREDE olduğunun LİNKİNİ verin de gidip bakayım,ben de çok aradım " bana göre masaldan ve kararsızlıktan başka " birşey göremedim...Ayrıca bir de ENKİ nin YOKEDİŞ olayının nerede,ne zaman olduğunun da bilgilerini sunarsanız çok daha geçerli olacaktır...Dikkat ediniz RESMİ olarak doğru kabul edilen içerisinden bir bilgi istiyorum...Buyrun ben de şimdi sizden bunu talep ediyorum...Tufan nerededir,nasıl olmuştur,ne zaman olmuştur...YOKEDİŞ nerededir,ne zaman olmuştur,nasıl olmuştur...Arkeolojik verileri lütfen...

Yani kısaca PALAVRAYA KARŞILIK,RESMİ KABUL EDİLEN BULGULAR...Buyrun...

Sağlıcakla kalınız...
 

diamat

Uzaklaştırıldı
sevgili bursali

öncelikle şunu söyleyeyim.
o meseleye ilişkin daha ciddi materyaller hazırlayıp, argümanımı bilimsel olarak ortaya koyabilecek kaynaklar açısından bir hazırlık yapmak üzere bu başlığa şimdilik ara veriyorum.

ancak; bir küçücük durum tespiti yapmak istiyorum.

evrim teorisi karşısında, teoriye karşı olan müslümanların tavrının bir benzerini bu meselede aynen tekrarladığınızı düşünüyorum.

bu cümleyi kurduğum için üzgünüm ancak hemen karşı çıkmadan önce haklılık payım olup olmadığı hakkında hakkaniyetle oturup düşüneceğinizi de iyi biliyorum.

daha sonra görüşmek üzere saygılar
 
sayın atmaca


beyler

bilim somut verilerden yola çıkar
örnekle açıklayayım..

sayın diamat;Siz ve arkadaşlarınız gerçektende çok ilginç varlıklarsınız .

Varlıklar diyorum çünki benim dinim Allah'a ve Peygamberine inanmayanları hayvanlardan daha aşşağı mahluklar olarak belirtiyor.Bu sözümü lütfen bir hakaret olarak algılamayınız bu benim düşüncem bilime inanan biri bu sözümü hakaret olarak algılamaz...

Evet "bilim somut verilerden yola çıkar......."diyorsunuz. Doğrudur..!

Fakat bilimle tanrının varlığını ispatlamaya çalışmak sizce doğrumudur.?

tanrı sizce insanların elle tutup gözle görebileceği bir varlıkmıdır.?(Size öyle bir tanrımı gerekli)her insanın rahatlıkla erişebileceği, görbileceği, dokunabileceği, bir varlığı nasıl oluyorda ilah olarak değerlendirebilirsiniz.kusura bakmayın ama sizin tanrı diye adlandırdıklarınızı bizler put diye adlandırıyoruz ve bu inanışa putperestlik diyoruz.

Öncelikle bilmelisinizki tanrının varlığı inançla alakalı bir durumdur, bilimle alakalı değildir.

Siz hala somut deliller peşindesiniz bu nedenle kendinizi kandırıyor ve benim yani bizim doğrularımıza erişemiyorsunuz.

insan düşünün .!biyolojik yapısını veya fiziki yapısı .insanı bu şekilde rahatlıkla tanımlayabilirsiniz.

pekala duygu ve düşünce yapısını nasıl tanımlarsınız. Örneğin benim duygularımın ne olduğunu bilimsel olarak kanıtlayabilecek bir pröfesör varmı.?
Kanıtlayamaz ise bu insan duygusuzdur diyebilirmisiniz.?( ateistler diyebilir .Bilimin arkasına sığınıp çamur atmakta çok iyiler)

Sayın diamat

Bırakın bu yıllar önce bilmem kimlerin tabletlerini .Vaktiniz varsa arapca, arap edebiyatıyla alakalı bir şeyler öğrenmeye çalışın.İnanıyorumki bizim doğrularımıza daha çabuk ulaşırsınız.

Geçmişi bırakın geleceğe bakın ...............Sizin inandığınız bilim öldükten sonra yok olacağınızı söyler, fakat bizim inançlarımız öldükten sonra tekrar dirileceksin, tekrar doğacaksın der.Bak sana sonsuz bir hayat vaad ediyor..:))

Daha ne isterki insan.:))Gülümse biraz....:))
 

diamat

Uzaklaştırıldı
sayın atmaca

iman aklı boğmak üzerinden hayat bulur.
ancak bu travmadan biraz olsun kurtulabilme şansı olanlar var.

ben onların akıllarına seslenmek için burdayım.

iman ile aklın çeliştiğini ortaya koyuyorum.

dileyen imanı dileyen aklı seçecektir.

neden endişeleniyorsunuz.

neden beni tahrik edebilmek için özel bir çaba içine girdiniz.

birilerinin aklına sahip çıkmasına vesile olmamdan mı ürktünüz.

sayın atmaca

sizin dininiz sadece hayvanlara değil işine gelmeyen herkese hakaret ediyor.
bunları bilmeyen birimiyim, öylmi zannediyorsunuz.

bakın ben 40 yaşında adamım.
ömrümün yarısında allah denen kelimenin rızasını aramak için koşturup durdum.

ölümden sonra cennette yaşamak umuduyla, sırp ve hırvat faşistlerine karşı cephe cephe savaştım.
umsarım kaba olmaz ama,
tabiri caizse, sen giderken ben dönüyorum bu yollardan.

senin bildiğini zannettiğin dini emin ol en az senin kadar bilirim.

hala daha cuma imamı vaazı çekip bir yandan egonu tatmin edebilmek için inceden hakaret ediyorsun.

takıl kafana göre.

ben aklı henüz iman denen zehir tarafından iyice infaz edilmemişlere akıllarnı kullanmayı hatırlatmak için burdayım.

arapça denen kaba lisanı sevmem.
belki farsça olabilirdi.
farsça oldukça şiirsel bir dildir.
ama ilkel zamanlardaki sesleri aynen koruyan sad ve dad gibi iğrenç harfleri telaffuz etmek zorunda kalacağım arapçayı istemem.siz onu cennette konuşun.tanrınız o dili konuşacak ya sizle.

ağzınızla itiraf ettiğiniz ve her fırsatta övünç vesilesi bir şey gibi sunmaya kalktığınız iman denen şey, kendisine anlatılan hikayeye şu ya da bu sebeple inanmaktan ibarettir.
bu o kadar matah bir durum değil.
bir yanda iman ve bir yanda düşünmek.

sanmayın ki içinizde müslüman olanların hepsi düşünmek denen fiili tümden terkettiler.
öle olduğunu düşünseydim burda olmazdım.
sizde öyle olduğunu düşünseydiniz beni ajite ederek engellemek gbi bir tavrın içine girmezdiniz.

buyrun devam edin.

devam edin ki ateistler aşağılıkmıdır yoksa pek çoğu sizin hayalini dahi kuramayacağınız kadar adam gibi adammıdır.
ortaya çıksın.

çıksın ki n çeşit bir allah kendi yarattığı hayvanlara aşağılık der, ne çeşit bir allah aklıyla varolan bir canlı olan insanı aklına yatmadığı için varlığını kabul etmemesinden dolayı aşağılık olarak niteler iyice ortaya çksın.

kim adına korkunuz.
yoksa kendi adnızamı.
söyleyegeldiğim şeylerin gerçek olduğuna dair aklınız içerden çığlık mı atıyor.
iman denen şey aklınızın o çığlığını bastırabilme mücadeleniz mi.

bende verdim o mücadeleyi bilirim.
ama yolu yok.
b,r adamda zerre kadar akıl varsa, o akıl gerçeği arayacaktır.
ve günü geldiğinde masallarla yolunu ayırmayı da bilecektir.
 
Üst Alt