• Merhaba Ziyaretçi hoşgeldin! Forumdan daha fazla yararlanmak için buradan kayıt olunuz...

Tartışmayı ne kadar biliyoruz?

evrensel-insan

Amatör
Üye
Saygideger yazarlar;

Benim yazi yazmamin, bir kac sebebi vardir. Bunlari soyle siralayabilirim.

Birincisi; ya bir bilgi sunmak icin yazarim
Ikincisi; ya bir bilgi alis-verisi icin yazarim
Ucuncusu; ya konuda birsey ogrenmek icin yazarim
Dorduncusu; site yazar ve uyelerinin; belirttigim konudaki dusuncelerini ogrenmek icin yazarim.
Besincisi;, cok nadir de olsa, belirtilen dusunceyi, evrensel-insan ile ozdeslestirmek isteyenlere, yani kisisel yanasanlara, cevap vermek icin yazarim.

Kisacasi, hic bir yazim; tartismak icin degildir.

Cunku tartisma; dusuncelere yonelik degil; dusunceyi ileten kisiye yoneliktir.
Tartismada bilgi alis-verisi, bilgi sunmak, bir konuda bir sey ogrenmek, dusunce ogrenmek yerine; yazilana karsi cikmak ideolojilerin inancsal dogrulari temelinde, kendi dogrularini karsindakine kabul ettirmek cabasi, karsidakinin dusuncesine mudahele etmek, hatta baski yapma girisimi, satasma, atisma, "igneli dil" kullanma, ve konuyu, dusunce bazindan uzaklastirip; kisisel degerler bazina indirgeme, mantik yerine, duygu, anlayis ve hosgoru yerine, kendini kabul ettirme, algilama yerine, dogrulama-yanlislama, dusunceye yonelme yerine, kisinin kisilik degerlerine yonelme, kendi dogrularini nedenleyip-sorgulama yerine, onlara inat ve sabitlilikle sarilma, onlari inat ve sabitlilikle savunma, karsidakinin dusuncesini algilama yerine, onu kendi dogrularina iknaya calisma v.s.

Oyuzden, herhangibir mesajimda; yapmak istemedigim tek sey; tartismaya girmektir.

Sorun ise; iletisimin, tek yonlulugu degil; cift yonlulugudur. Yani sizin tartismaya girmemek istemeniz, yetmez. Bu istek, ancak; karsi tarafta tartismaya girmezse saglanir.

Ama, maalesef; genelde yapilan, tartisma acmaktir ve cogu kiside; her nedense, bundan haz duyar, zevk alir. Bu da zaten tartismanin ozunun mantikli yanasim degil; duygusal bir yanasim oldugunu ortaya koyar.

Peki bir kisi, neden tartismaya girer? Bunun tek bir nedeni vardir. Yazi hangi dil ve uslupla yazilirsa yazilsin; okuyucu, her nedense; onu "sanki kendisine, kisiligine ve hatta kisisel degerlerine yonelik" olarak algilar. Bu algi icin; yazida; kisinin lakabini kullanmaniza gerek yoktur. Okuyan; yazinin kendi dogrularina uyup uymadigini anlamak maksadiyla okudugu icin; eger, yazi kendi dogrulariyla uyusmuyorsa; o zaman; o yazinin kendi dogrularina karsi bir icerik tasidigina karar verir ve bu karari kendi ustune alinir.

Genelde; tartismada ki, bir nokta da; karsidakini "susturmak" amaci guder. Genelde; kisiler, herhangibir konuda yazilan bir yazinin; bilgi icerigine, yanit verebilecek, bilgi haznesine sahip degillerse; veya o an o yazi icerigine verilecek bir yanit bulamamislarsa; konuyu tartismaya tasirlar.

TARTISMANIN TEMELINDE; BILGI NOKSANLIGI, USTUNE ALINMA, DOGRULARIN ZARAR GORECEGI DUSUNCESI,INANILAN IDEOLOJILERIN SARSILACAGI DUSUNCESI, "YENILGI" DUSUNCESI, "ALTTA KALMA" DUSUNCESI, BENCIL KORUNMA, v.s. gibi; kisinin, kisiligini olusturan nedenler yatar.

Insanoglu iletisiminin amaci; karsilikli anlayis, hosgoru, biribirine mesaj iletimi, bilgi alisverisi, bilinc paylasimi, biribirinin dusunce ve davranislarini daha detayli ve icerikli tanima, gerekirse; bir konudaki ortak bakis acisini bulup ortaya cikarma, ortak karar alabilme, ortak, yanasim, dusunce ve davranis uretimi v.s. olmalidir.

Yine de, yazilarinda; tartismak isteyenler tartisabilirler. Ama en azindan; bu tartismanin, dozunu, kararini, kacirmadan. Yani; biribirlerinin, hak ve ozgurluk alanlarina girmeden ve tartismayi, mumkun oldugu kadar dusunce bazinda tutarak; kisiye ve ve kisinin, kisisel ve kisilik degerlerine tasimadan.

Bunu basarmayi, goze alacak olanlar icin; bu o kadar zor olmasa gerek.

Saygilarimla;
evrensel-insan
 

turgon

Acemi
Üye
Arkadaşlar biz genelde halkımızda tartışmanın tam anlamı bilinmiyor. Tartışmak sakınılacak veya kötü bir şey değildir. 2 ya da daha fazla fikrin bir araya gelerek yeni ve ortak bir fikir ortaya çıkarmasıdır. İngilizce "argue" sözcüğü veya Türkçe " fikir alışverişi" anlamlarına sözlükten bakarsak bunu çok rahat anlayabilirz. Bizde tartışmalar savunma ve saldırma temeline ve genelde egonun tatminine dayalıdır. Sorun da burada çıkıyor. Tartışmaya başladığımızda yaptığımız argumanın amacını unutup, karşımızdaki insanı dinlemeyerek bir fikir savunuculuğu yapıyorz. Bu çok yanlış ve fuzulidir. Vücudumuzun oluşumu bile buna karşıdır=> İki kulağımız, bir ağzımız vardır. Buradaki felsefe iki dinle bir konuştur. Saygılarımla
 

AyIşığı1

Amatör
Üye
imam- ı Azam Ebu Hanife'yi bilirsiniz hanefi mezhebinin kurucusu gençliğinde pek çok münazaraya katılmış ama oğlunun katılmasına izin vermemiş çevresindekiler sen katılıyordun oğluna neden izin vermiyorsun deyince "biz gençliğimizde tartışırken karşımızdaki yenilir de mahçup olur diye yüreğimiz titrerdi şimdikiler biz kaybederiz diye endişeleniyorlar " demiş
münazara ya da tartışmanın bir ahlakı var olmalı şimdi soru şu:
1-karşımızdakini mat etmek midir amaç yoksa doğruyu bulmak mıdır?
2-doğruyu bulduğumuza inanıyorsak neden tartışırız?
3-tartıştığımız insana bir şey öğretmek amacındaysak hakaret ettiğimiz kişinin bizden birşey öğreneceğini nasıl bekleriz?
4-karşımızdakine birşey öğretmek istemiyorsak göstermeye çalıştığımız nasıl güzel küfür edebildiğimiz midir?
5-fikrine fikirle karşı çıkamadığımız insanı hakaretle mat etmeye çalışmak ile imam-ı Azam'ın "karşımızdaki yenilir de mahçup olur diye korkardık" ahlakı hiç bağdaşmıyor o halde:
BİZ NELER KAYBETMİŞİZ VE KAYBETMEYE DEVAM ETMEKTEYİZ? KAYBETTİKLERİMİZE BU DOST ORTAMINI DAHİL ETMEYE Mİ ÇALIŞIYORUZ?
VE BİLMEZ MİYİZ Kİ ZARAR VEREN ANCAK KENDİSİNE ZARAR VERİR
 

bfsbeyhan

Acemi
Üye
mrh
sanırım bizim sorunumuz benım gıbı düşünmeyen yanlıştır ,hatta haindir düşüncesının yaygın laşmış olması...hepimizin biraz daha karşımızdakinin yerine koyabılme becerisine ihtıyacımız var sanırım...
 

kaotik

Amatör
Üye
farklı fikirlere hiç tahammülümüz yok. Tartışma; her iki tarafa da bir diğerinden birşeyler öğrenip bakış açılarını genişletebilme imkanı sunarken çoğu zaman izlenen yol diğerinin düşüncelerini tahrif edip hakaret etmektir.

Hatalı çıkarımlarımız, mantık hatalarımız/ safsatalarımız da tartışmada belirleyici olmakta. Düşünmeyi sevmiyoruz. Farklı görüşler bizi rahatsız ediyor. her yolun kendi benimsediğimiz yola çıkmasını bekliyor, bizden olmayanı ötekileştiriyor ve dışlıyoruz. tartışma kültürümüz gelişeceğine diğerlerini de sindirip kendi düşüncelerimizi empoze etme kaygısı güdüyoruz.

Söylenecek sözler bittiğinde ancak kişisel saldırılar ve hakaret başlar. Ne yazık ki toplumumuzun en büyük yarası birçok yerde söyleyecek tek sözümüzün dahi olmamasıdır.
 

İnci

Kıdemli
Üye
farklı fikirlere hiç tahammülümüz yok. Tartışma; her iki tarafa da bir diğerinden birşeyler öğrenip bakış açılarını genişletebilme imkanı sunarken çoğu zaman izlenen yol diğerinin düşüncelerini tahrif edip hakaret etmektir.

Hatalı çıkarımlarımız, mantık hatalarımız/ safsatalarımız da tartışmada belirleyici olmakta. Düşünmeyi sevmiyoruz. Farklı görüşler bizi rahatsız ediyor. her yolun kendi benimsediğimiz yola çıkmasını bekliyor, bizden olmayanı ötekileştiriyor ve dışlıyoruz. tartışma kültürümüz gelişeceğine diğerlerini de sindirip kendi düşüncelerimizi empoze etme kaygısı güdüyoruz.

Söylenecek sözler bittiğinde ancak kişisel saldırılar ve hakaret başlar. Ne yazık ki toplumumuzun en büyük yarası birçok yerde söyleyecek tek sözümüzün dahi olmamasıdır.

Güzel yorumlamışsınız. Teşekkürler
 

Sen

Acemi
Üye
Tartışmayı kişi olarak ben bildiğimi zannediyorum. Kendimce biliyorum aslında..
Ama bunu ülke oranına alsak, tartışmayı bilen sadece eski insanlarımız ( anne - baba ) kalmıştır.
Yeni gençlik de tartışmayı bildiğini düşünmektedir. Lakin onların tartıştıkları şey;
- Mert'in saçı nasıl olmuş ?
+ Ayşe Nur neden ... ile çıkmış ?
- Kim kimle neden evlenmiş ?

gibi hiç bir yarar sağlamayacak konulardır.
Demem o ki;
Ülkenin tartışma kapasitesi % 50 dir. Birkaç sene sonra bu oran malesef % 25'lere kadar düşecektir..
 

ayybben

Tecrübeli
Üye
Tartışalım fakat seviyeli olsun.Kimse kimsenin düşünce ve görüşünü kabul etmek zorunda değil yerine göre saygı duymayıda bilmek lazım.
 

kaotik

Amatör
Üye
Hiç bilmiyoruz. Eğer tartışalacak konuda fikrimiz yoksa tartışmayı uzaktan izlemek yerine mutlaka iştirak ediyor ve konuyu bağlam dışına çıkarıp; karşımızdakinin sözlerini tahrif ederek istediğimiz gibi eleştirebileceğimiz kıvama getiriyoruz.

Kişilik haklarına saldırıda bulunmakta hiçbir sakınca görmüyoruz.

Tartışmayı bir savaş alanına çevirip, fikir alışverişinin çok uzağında kalıyoruz.

Çoğu fikir kişilerde bilgi temelli olmadığı için karşıt bir görüşe yanıt vermekte hatta o görüşü anlamakta bile zorlanıyoruz, yeter ki sınırlı dünyamızı sarsacak görüşler karşımıza çıkmasın, çıkarsa da zaten karşımızdakine hakaret ederek tartışmayı sonlandırma yolunu izliyoruz.

Sorulan sorulardan itina ile kaçıyoruz. Bir de birkaç fanatik taraftar topladık mı tartışma çok farklı boyutlara propagandalara kayıyor.

cehaletle ters orantılı bir şiddetle ne yazık ki fikirleri savunmayı yeğliyoruz. Ne kadar az bilirsek o kadar şiddetle karşı çıkıyoruz.

Paranoyak düşünceler de tartışmaların çirkinleşmesini tetikliyor ne acı ki.
 

gordionum

Tecrübeli
Üye
biz konuşmayı bile bilmiyoruz. dinleyen sadece ama sadece konuşma sırası gelsin diye bekliyor... anlamaya, düşünmeye gerek duymuyor.
 

deracar

Acemi
Uzaklaştırıldı
Bilmiyorsak öğrenelim. Bilgiler için teşekkürler.
 

zeynepiya

Acemi
Üye
tartışmayı bilsek, tartışmazdık. bi paradoks daha. en sevdiğim
 
Üst Alt