Tarik ya hac!

Merhaba
Başlığımız Yol ver ya hacı! anla mına gelmekte ve sanırım hacıların en çok karşılaştığı rica cümlesi. Suudi Arabistanın açıkladığı resmi rakamlara göre bu yıl (2011) bir milyonu Suudlu olmak üzere üç milyon Müslüman hac için Kâbeye gitti. Muhtemelen hepsi bu hitabın muhatabı olmuştur ya da bir şekilde onu duymuştur. Allahu Teala hepsinin haccını kabul etsin.

Alemlerin Rabbine hamdolsun hac görevimizi yerine getirdik. Darısı niyetlenenlerin başına hem de en kısa sürede. Zira bu ibadet bedeni gücü yerinde olanlara göre. Grubumuzda en genç hacı olduğumuzu söyleseler de sağ topuğum ve sol bacağım yürürken bir süre rahatsız etti. Hac, umre ve tavaf yaşlılara epeyce zorluk içeriyor çünkü birbiriyle ilişkili bu üç ibadette temel unsur yürümek.

Medine ve Mekkede gördüğümüz kadarıyla; temizlik elemanı, otel görevlisi, otobüs şoförleri vs. Afrikalı, Hindistanlı, Pakistanlı ya da Bangladeşli. Gözlerinden Bize sadaka vermeniz mümkün mü? diye düşündükleri anlaşılıyor. Giderken en az elli adet bir (durumu iyi olan için 10) Suudi Riyali götürmek gayet fonksiyonel.

Suudiler hurafeleri önlemek için işi gayet sıkı tutuyor. Medinede Hz. Peygamber (s)in kabrine yönelip dua edenler, -kibar ve yardımsever bulduğum Suudlu görevliler tarafından haklı olarak- arkalarını dönmüş oldukları Kâbeye yönlendiriliyorlar. Yine Medinede sahabe mezarlarının yer aldığı Cennetul-Bakîde (Bâki değil) hacılar/hacı adayları kabirlerden yardım istemesin diye tedbir alınmış ve hangi sahabenin nerede yattığı belirtilmemiş. Kâbeyi sağınıza aldığınızda solunuzda kalan kralın sarayının yerinde bulunan Hz. Bilal Camii yıkılmış. Kafile liderimiz Ali Kotanın söylediğine göre bazı hacılar Kâbeyi bırakıp orada namaz kılıyorlarmış. Bu ve benzeri durumlar nedeniyle Suudi Arabistan bizi şu ikilemde bırakıyor: Tarihi koruyalım mı yoksa insanlar dinin aslından uzaklaşıp tarihi mekânlara dinin yüklemediği/karşı olduğu anlamlar yükledikleri için tarihi korumak gibi bir görevimizin olmadığını mı düşünelim? İnsanların cennete gitmesini öne alanlar her halde ikincisini tercih edeceklerdir, araştırmacı ruha sahip olanları bir parça hayıflansa da.

Hacı adaylarının gitmeden önce Arapların bizi arkamızdan vurduğu ve (kibarca ifade ecek olursam) temiz olmadıkları edebiyatına karşı Sahi ya hilafeti kim kaldırmıştı? Birinci Dünya Savaşında (Cengiz Çandarın ifadesiyle) 'askeri açıdan' tayin edici bir değer taşımayan 1916'daki Mekke Emiri Şerif Hüseyin ayaklanması dışında bir Arap isyanı aklınıza geliyor mu?- hazırlıklı olmaları gerekiyor. Çünkü oraya gidip dönen 0 km günah ile döndüğünü söylese de bazıları sıfırlayamadıkları milliyetçiliklerini katlayarak dönüyor. İki örnek vereyim: Üç milyon Müslümanın bir anda bir araya geldiği şehirde -belki de kraliyetin organizasyon beceriksizliğinden- baş gösteren çöp sorunu nedeniyle hac için Türkiyeden gelenlerden birisi diğerine, Bu sokaklarda yatıp kalkan hac için gelmiş kimseler burada hasta olmuyor mu? diye sorunca diğeri, Sen ben hasta oluruz ama bunlara (muhtemelen Araplara) bir şey olmaz. dedi. Sanırım hacının bu cümlesinin ardındaki saiki anlamışsınızdır. Diyanetle gelen başka biri hacı da gecenin 10:00u gibi Türkiyeden gelenlere tahsis edilmiş otobüse bitişiğimizdeki otelde bulunan dört İranlı hanımın Kâbeye gitmek amacıyla binmesi üzerine oturduğu koltuğun sağındaki camı yumruklayarak ve o hanımları Arap sanarak kıyameti kopardı: (Afrikalı olduğunu sandığım şoföre) ne dolduruyorsun be Arapları bu otobüse!

Gitmeden şeytanın saptırmalarına karşı hazırlıklı olmak gerekiyor. Hac/umre için ihrama girenin tartışması haram ancak bilmiyorum Tartışmadan ibadetimi yerine getirdim. diyen var mıdır? Otelde yemek sırasında, otobüse binerken, inerken, tavaf sırasında şeytanın en çok kullandığı günaha teşvik aracı cedel.

Giderken hedeflerimden birisi özellikle Arafatta başka ülkelerden hac için gelenlerle tanışmaktı. Ne var ki, Türkiyeden gelen yüz bin hacı için ayırılmış çadırları aşıp diğer ülkelerin hacılarıyla tanışmaya çalışmak pek kolay gelmedi, denemedim de. Ben de hedef küçültüp, Arafatta Türkiyeden hacı adaylarıyla tanışıp sohbet etmeyi tercih ettim.

Giderken size kendileri için dua etmenizi isteyenler olursa, Söz veremem. demeyin. Her dua isteyenin adını ve ne tür dua etmenizi istiyorsa duanın içeriğini yazıp vermesini isteyin. Müslümanların mutluluğuna katkıda bulunmak güzel bir şey değil mi?

Allah hacca gidenlerin haclarını makbul, saylerini meşkur eylesin. Günahlarını affetsin, onları cennetinde ağırlasın. Onlara dünyada ve ahirette güzellikler versin.
haksozhaber.net
 
Üst Alt