Tarih

Merhaba

-Tarih;insanlığın suçlarının, aptallıklarının ve talihsizliklerinin kaydıdir.
(Edward Gibbon).

-Tarih ;tarihçi ve olguları arasındaki sürekli bir etkileşim, şimdi ve geçmiş arasında sonu gelmez bir diyalogdur
(E. H. Carr).

-Tarih; zamanın geçişine tanıklık eden tanıktır; olgusallığı aydınlatır, belleği diriltir,
gündelik yaşama kılavuzluk sağlar ve bize antikçağın haberlerini getirir
(Cicero).

-Tarih; bildiğimiz gibi, öyleyse genel olarak Tinin Zamanda açınımıdır,
tıpkı İdeanın Doğa olarak kendini Uzayda açındırması gibi
(Hegel,).
 
Merhaba

Capture%20of%20Troy.jpg


Kökensel Tarih

“Herodotus, Thukydides ve aynı türden daha başka Tarih yazarları başlıca gözlerinin önünde yer alan ve kendileriyle aynı tini paylaştıkları eylemleri, olayları ve durumları betimler, dışsal olarak bulunanı tinsel tasarımın alanına aktarırlar. .... Efsaneler, halk şarkıları, gelenekler böyle kökensel Tarihten dışlanmalıdır, çünkü bunlar tarihsel olarak henüz puslu öğelerdir ve bu yüzden bilinçleri puslu halkların tasarımlarına aittir.”

Düşünsel Tarih

“Bu tür Tarih sunumu ele aldığı zaman ile bağıntı içinde olmayan, ama tini açısından şimdinin ötesinde olan Tarihtir.
Çeşitli türleri vardır.

a) İstenen genel olarak bir ulusun ya da bir ülkenin ya da dünyanın bütün tarihi üzerine bir görüş, kısaca Evrensel Tarih dediğimiz şeydir.
b) Düşünsel Tarihin ikinci bir türü pragmatik Tarihtir.
Olaylar değişiktir, ama onlarda evrensel olan ve içsel olan, onları bağlayan şey birdir. Bu Geçmişi ortadan kaldırır ve olayları Şimdiye getirir. Pragmatik düşünceler, ne denli soyut olsalar da, tam bu yolla gerçekte Şimdidedirler ve Geçmişin anlatılarını bugünün yaşamında diriltirler.
c) Düşünsel Tarihin üçüncü türü eleştirel Tarihtir. ... Bunda sunulan tarihin kendisi değil, ama Tarihin bir Tarihi, tarihsel anlatıların bir yargılanışı ve bunların gerçeklik ve inandırıcılıklarının bir araştırmasıdır
d) Düşünsel Tarihin son türü kendini hemen parçalı birşey olarak gösteren türdür. Hiç kuşkusuz soyutlayıcıdır; ama genel bakış açılarını (örneğin Sanat Tarihi, Tüze Tarihi, Din Tarihi) aldığı için, Felsefi Dünya Tarihine bir geçiş oluşturur”

Felsefi Tarih

“Felsefi Tarihin ... genel olarak Tarih Felsefesinin tarihin düşünceye dayalı irdelenişinden başka birşeyi imlemediği söylenebilir
tarihte Düşünce verili olana ve var olana altgüdümlüdür, onu temeli olarak alır ve onun tarafından yönlendirilir;
Felsefe ise, tersine, nesnesine Kurgunun var olana bakılmaksızın kendi içinden üreteceği Düşünceleri yükler
Ama Tarihin yalnızca var olanı ve olmuş olanı, olayları ve edimleri ele alması gerektiği için,
ve ancak verili olana sıkı sıkıya sarıldığı ölçüde gerçek doğasına bağlı kaldığı için,
Felsefenin işi bu etkinlik ile çelişki içinde duruyor görünür”
 
Merhba

42-15346423k.jpg


Tarihte gelişen ve açınan şey Tindir. Salt doğal olmayan ama düşüncesi, duygusu ve duyarlığı ile kültürü yaratan,
Doğanın yarı yolda bıraktığı ussal gizilliği açındırıp edimselleştiren şey Tindir.

Tarih Felsefesinin Tarih Bilimi ile bütünüyle örtüşmesi gerekir, çünkü felsefe ve bilim ayrı şeyler, giderek birbirleri ile çelişen şeyler değildirler. Ama durum henüz böyle olmaktan uzaktır, çünkü Tarih Felsefesi Tarihin Usun bakış açısından bir çözümlemesini başarmışken Tarih Bilimi ise henüz bu gereksinimi duymayan, belki de duyamayan bütünüyle öznel bakış açılarına güdümlüdür, ve yöntem söz konusu olduğunda görgül fizikten, görgül toplumbilimden, görgül ruhbilimden daha iyi ya da daha kötü bir durumda değildir.
 
Üst Alt