Tanrının kitabı kuran!

TANRININ KİTABI KURAN!​

Dinin tek sahibi, sadece Yüce Yaratıcı Allah, din hükümlerinin belirleyeni de, sadece Yüce Yaratıcı Allah olduğu gerçeği ile birlikte, Allahın hükümlerinin, sözlerinin açık anlaşılır bir şekilde yer aldığı Kitap da, Kurandır. Önceki ilahi kitapları onaylayan ve içeriklerinde ki sapmaları, yanlışları düzelten, din hükümleri konusunda tamamlanmış, TEK olan kaynağa yani Kurana dönülüp, "din", sadece Kuran ilkeleri doğrultusunda anlaşılıp, yaşanmadıkça, toplumlar; mezheplerin, tarikatların, kendilerini Allah yerine koymuş cemaat liderlerinin, şeyhlerin, hacıların, hocaların tekelinden, zulmünden kurtulamazlar.
Bütün dinler; insanları, öncelikle tek olan Yaratıcı Tanrıya çağırmışlar, bütün Peygamberler; sadece Yüce Yaratıcıya ibadet edilmesi gerektiğinin uyarılarını yapmışlardır. Her Peygamberin, tek olan Yaratıcıya çağrısından sonra, insanlar, ya çağrıyı yapan peygamberleri ya da rahip, haham, hoca gibi dini anlatanları, Allaha ulaşmak için aracı yapmışlar ya da Allah yerine koymuşlardır. Yaratılmış kulları, aşırı derecede övmeleri sonucu ilahlaştırmış, insani olanla, İlahi olanı karıştırmışlardır.
Yüceler Yücesi Yaratıcı Allah, Peygamberlik kurumunun, yani insan elçilerin, Peygamberimiz Hz.Muhammedin son peygamber olduğunu belirtmekle ve de Kuranı, yazılı bir kaynak olarak insanlara bırakmakla; artık "din" konusunda, kişilerin değil, ilkelerin, kuralların, yani Kuran ilkelerinin geçerli olduğunu ilan etmiştir. Kuranın ana ilkesi: Tek olan Yaratıcıya, Allaha teslimiyettir. Bu ilke işletilirse, insan, kula kul olma onursuzluğundan kurtulur ve bireysel özgürlüğü içerisinde yaşar. Özgürlüğünü kazanamamış olanlar, kendi düşüncelerini din diye anlatan, uydusu haline geldikleri kişilerin, ağızlarından çıkan her sözü, tartışmasız kabul etmekte, kendi akıllarını devreden çıkarıp, sorgusuz-sualsiz bir hayat sürmektedirler. Böylece, sürüleşme başlamaktadır. Halbuki, Kuranın: Sürüleşmeyin! uyarısı vardır.

(Fâtır,3)Allahtan başka ilah yoktur. Nasıl oluyor da Allah adına aracılık yapanlara aldanıyorsunuz?

Arapça okutma dayatma zorunluluğu(!?), zulmü ile, inananlar, Kuranın, aklını çalıştırma, okuduğunu anlama, sorgulama öğüdünden uzak tutulmuşlardır.
Yaratıcının, bizzat Kendisi tarafından korunduğunu söyleyen Kuranın orjinal metnine, yaklaşık binbeşyüz yıldır, insanlar tek bir kelime ekleyememişlerdir. Kurana ekleme yapamayınca, Peygamberimize ait olduğu öne sürülen hadislerle ve Peygamber Sünneti adı altında, dine ilaveler yapılmakta, dinin tek kaynağı olan Kurana, ek hükümler(?!) oluşturulmaktadır. Böylece, yaratılmış bir kul olan Peygamberimiz aracılığı ile, insan sözleri, dinde hüküm kaynağı(?!) haline getirilmektedir. İnsanların, dinde hüküm koyabileceği(?!) kapısı açılınca, artık, korkusuzca, din tacirleri de, kendi isteklerini, Kuranın içeriğinden habersizlere, din diye dayatabilmektedirler. Halbuki Kuranda, Yüce Yaratıcı, Peygamberimizi bile uyarmakta, geçmiş peygamberlerin hayatlarından örnekler vererek, hükümlerine hiç kimseyi ortak etmediğini; Peygamberlerin, Allahın elçilik görevini yapan, Yaratıcıdan aldıkları bilgiler doğrultusunda, müjdeleyen, uyaran, tebliğde bulunan seçilmiş, görevli kulları olduğunu bildirmekte, ayrıca, bizlerden, Peygamberler arası ayırım yapmayacağımıza dair söz de almaktadır.
Allahtan gelen son Kitap Kuran, kendi için: Dileyen herkesin öğütler alacağı Kitap(Müddessir,54,55) ve Sadece Araplara değil, tüm insanlığa öğüt içeren bir çağrıdır(Kalem,52) demektedir. Allah, hayatı yaşanabilir kılan, özellikle, insanı, gerçek insan yapan, muhteşem güzellikte ki ahlaki ilkeleri, Kuranda, çok açık ve anlaşılır olarak belirlemiştir. Bir Öğütler Kitabı olduğunu söyleyen Kuran, insanın yaşamında uyması gereken sınırları da çizmiştir. Yarattığı kullarını, inanıp-inanmama konusunda özgür bırakan, inanmanın zorla ol(a)mayacağını, Kuran ayeti ile sağlama alan ve Peygamberine bile bu konuda hiçbir hak tanımayan, Yüce Yaratıcı Allah, inanç konusunun; bilinçli, şuurlu bir tercih ile özgür iradeli bir seçim olmasını istemektedir. Yaptığımız eylemlerin sorumluluğunu taşımamız için, bu gereklidir.

(Hûd,1,2)Ey insanlar! Bu Kuran öyle bir Kitaptır ki, her şeyden haberdar olan ve her şeyi bilen Allahın ayetlerini kolaylaştırdığı, sonra da ayrıntılı olarak açıkladığı bir Kitaptır. Ki sizler, onu okuyup da Allahtan başkasını ortaklar edinmeyesiniz diye indirmiştir.
(Rad,28)Kalpler yalnız ve yalnız Allahı anmakla / Kuranı anlamakla; zihnindeki tüm soru işaretlerini gidermekle rahata kavuşur / huzur bulur.
(Zümer,18)Allahın Kelâmını dinleyip de en güzel şekilde uygulayan kullarımı müjdele. Allahın dosdoğru yola ilettiği / doğru yol kılavuzu verdiği kimseler işte bunlardır. İşte bunlar sağduyu / kavrama yeteneği / temiz akıl ve vicdan sahibi kimselerdir.

Kuran; yaşamın Kitabıdır, yaşam eğitim Kitabıdır, bizi hayata hazırlar, hayat hakkında bilgilendirir, rehberlik eder, zorluk ve sıkıntılara nasıl dayanılabileceğinin ipuçlarını verir. Kuranda eğiten, öğreten Allahtır. Bize Kuran aracılığı ile öğretmenlik yapar. Sevgisi, şefkati ile sarıp sarmalar, kolaylık yollarını gösterir, dayanma gücü verir. Ayrıca, sürekli okunan Kuran, zaman içinde subjektif Allah algısını objektif hale getirir.

(Bakara,120)Kuşkusuz dosdoğru yasa Allahın yasasıdır / Allahın kılavuzluğu, erdirici kılavuzluğun ta kendisidir / asıl doğru yol, Allahın yoludur / doğrusu, Allahın yolu doğru olan yoldur.
(Hakka,51)Kuşkusuz Kuran, kesin bilginin tâ kendisidir / mutlak Gerçektir / kesin bilginin tam gerçeğidir / Gerçeğin tâ kendisidir.
(Enâm,73)Onun Sözü Gerçeğin tâ kendisidir.
(Tâ Hâ,100)Kim bu Kurandan / Öğütten yüz çevirirse, kuşkusuz Diriliş Gününe ağır / büyük bir yük taşımış olur.
 
Üst Alt