• Hoşgeldin ziyaretçi , forumdan daha fazla yararlanmak için buradan üye olunuz...

Tanrı'nın doğum gün-lüğü

  • Konbuyu başlatan mopsy
  • Başlangıç tarihi
  • Cevaplar 2
  • Görüntüleme 3K

Okunuyor :
Tanrı'nın doğum gün-lüğü

mopsy

Emektar
Üye
Merhaba!
Aksiyonla dolu bir Peygamber Çocuklar gecesi

Dün gece telefonda gideceğim gideceğim lokasyonun açık adresini verdim. Zaten telefonumun GPS özelliğini hep açık tutarım. Nerede olduğumun bilgisi, ilgilisine benim tarafımdan takdim edilmiş bir bilgidir. Nerede bulunduğumu görebilsinler isterim. Gün içinde ne konuşuyorsam, telefonda da onu konuşurum. Hiç kısmam. Neyse bu işte malzeme. Bil, ona göre ayarla kendini. Bir gün başıma bişey gelebilir diye, devlet ricalinden gücü elinde tutan falan filan amcalarla, yaşam güvencesi amaçlı ahbaplıklara falan hiç gelemem. Benim başıma gelecek kötülüğü sen mi durduracaksın? Aman eksik olsun. Davranışlarımızla yürüdüğümüz çizgi bir bedel gerektiriyorsa, senin istemene gerek yok onu sana ben verdim gitti.

Dün gözaltına alındım. Vay bana şöyle yaptılar, böyle yaptılar diye yakınacak halim yok. Bu da, bunun azı da bunun çoğu da başımla beraber. Telefonda verdiğim lokasyona (atölyeye) giderken aracım durduruldu. Çevirmeyi uzakta gördüm, yolumu değiştirebilirdim değiştirmedim. Direkt girdim. Trafik çevirmesi olmamasını dileyerek :) 10 senedir ehliyet belgem yok çünkim. Kimlik istediklerinde bu yüzden rahatladım. O kolay dedim verdim kimliğimi. Polislerin ellerinde Blackberryler bilgilerime ulaşıyorlar falan. No problem. Bu kadar teknolojiyle ulaştıkları bilgi muazzamdı:

Siz asker kaçağısınız. Sizi gözaltına alıyoruz.

:) Yani benim bildiğim daha farklıydı. Yani ben 3 sene önce askerliğimi tamamladım, üstelik bunu Genelkurmaydan Üstün Hizmet Takdirname Belgesi ile gerçekleştirdiğimi sanıyordum. Ben yanlış hatırlıyormuşum. Asker kaçağıymışım meğer :)

Kitabımın çıktığı bir günde bu kadar sabuk bi gerekçe gözaltına alınmam bana şüpheli geldi. Çevirme noktasında ben gözaltına alındım. Benimle gözaltına alınmamla birlikte, oradaki çevrilmiş bütün araçları serbest bıraktılar. Çevirme noktasında tüm polisler, araçlarına bindiler, çevirme sona erdirildi, arabasına polislerin bindiği ben, bir polis konvoyunun içine alınarak, karakola bir ganimet olarak götürüldüm. Geceyi nezarethanenin en fazla tuvalet kokan hücresinde geçirdim. Aç, susuz bırakıldım diyemeyeceğim çünkü onlardan bişey isteyen olmadı zaten.

Üstümdeki eşyaların envanteri çıkarılmış. Altını imzaladım. Liste çok komiğime gitti. Efendim açıklıyorum. Üstümden 15 lira çıktı :) 15 lira bi de iphone. Nezarete girince biraz sevinmedim dersem yalan olur. Biraz uyurum sonunda dedim. Uyudum da. Aşırı soğuk oldu. Yatağın taş olunca, uykun da delikli oluyor. Gerçi kitap taşımaktan belim kilitlenmiş durumdayım, içeride açıldım diyebilirim :)

Sabah oldu. 15 liramı ve iphoneumu geri alarak, mahkemeye çıkmak üzere bir polis minibüsüne bindirildim. Nezaretteki diğer tüm tutuklularla birlikte. Bir arkadaşımız, uyuşturucu işi yaptığını anlattı. Suç listesini bi saydı. Hey Maşallah :) CV diye buna derdim. Bir minibüs dolusu tutuklunun içinde bir benim kelepçeli olmam, günün en güzel olayıydı.

Kelepçeli fotomu çekmemin hikayesi de şöyle. Yanımdaki arkadaşımdan iphoneumu cebimden çıkarıp birkaç hatıra poz çekmesini rica ettim. Siz ellerimin pozumu gördünüz. Onun bi de suratlı olanı var. Nasıl gülüyorum ama. Mapus damlarına düşüp de kelepçesiz geçmek olmaz.

İnceliyorum bu metal aygıtı. Bu muymuş dedim filmlerdeki meşhur polis enstrümanı. Meraklı meraklı kurcalarken tırttt diye bileklerimi sıkıştırmasın mı. Sağ bileğim, moraracak derecede dar konuma geldi. Gevşemesi için çıkarılması gerekiyo aklınızda olsun. Bunu keşfettim. Onlardan böyle birşeyi, kessen istemem. Sağ bilek sızılı sızılı giderken, sol kelepçemi kurcalıyorken bir tırt da ondan gelmesin mi? 3-4 saat adliyede o şekilde bekledim. Minibüsten ineceğim sırada Çözün şunun ellerini dedi şefleri. İSTEMEZ dedim. Bu kelepçeler ben nereye gidiyosam oraya gelecekler dedim. Cıvıl cıvıl bir caddenin içinden bir minibüs dolusu adam indi. İçlerinden sadece biri kelepçeliydi. İşte o da Jesse Jamesti :) Heryeri façalarla dolu çocuklar zincirli bendenizin yanında sütçocuğu gibi kaldılar. Hakimin önüne çıkarken zorla çıkardılar kelepçelerimi. Aha. Gece bir ara uyandırılıp hastaneye götürülüp muayene edildiğimi bak şimdi hatırladım. Neyse. Hakim çok düzgün birisiydi. Adam polislerin benimle ilgili götürdükleri belegelere bakınca Allah Allah dedi. Aynen öyle. Babamın sabah erkenden gittiği askerlik şubesi de öyle demiş. Allah Allah. Eskiden belki olabiliyormuş da. Bilgisayarlı sisteme geçilen bir çağda Allah Allah. Adam Blackberrye bakıp böyle birşey söyleyince matrak oluyor gerçekten. Günün en muhteşem saçmalıklarından biri, ellerimi kelepçeleyen polislerin serbest bırakılmamdan sonra benden imzalı kitap istemeleri oldu. Dar bilezikleri elimden çıkarmış, bileklerimi avuşturuyorum. Bana ee bi imzalı kitabını gönderirsin artık demesin mi? Durduğum yerdem adama nasıl baktıysam. Ki sanıyorum bu fikre pek sıcak bakmıyorsunuz dedi.

Açıkçası bu polislerin bişeyden haberinin olduğunu zannetmiyorum. Derinlerden bir yerden birileri bir küçük mesaj verdi. Peygamber amcaların çocukları, PEYGAMBER ÇOCUKLARA bir mesaj gönderdi, günün kısa özeti bu. Mesajı verdiler de ben alamadım. Kafam kalın çünkü. İdrak problemi var bende. Artık yazacak daha çok şey var ve şükür ki motivasyonum an itibariyle en üst seviyede diyen şu kafaya bir bakar mısın? Gözlerimde perde var yemin ederim :)

1 günden bişey anlamadım açıkçası. Yani sen beni şöyle birkaç ay kapat. Sonra izle bakalım Levh-i Mahfuzun versiyonları patır patır nasıl yükseliyor.

Son söz. Günün anlam ve özetini içeren ibare. 15 tlmle birlikte arabamın olduğu yere ulaşmak için biraz yürüdüm ve bir dolmuşa ulaştım. Dolmuşun önüne oturdum. Dolmuş bir eczanenin önünde duruyor. Eczanenin kapısında ne yazsa beğenirsin? DONA adıyla bi ilaç çıkarmışlar :) Bu aksiyonla dolu günün sırrı, Dona isimli ilacın sloganında gizliydi.

kireçlenME
DONA
burakozdemir/ Burası: Tanrı'nın doğum gün-lüğü
tanrinindogumgunu.com
 

mopsy

Emektar
Üye
Merhaba!

Bir birimiz için : Levh-i Mahfuz

Dünya kendini yepyeni bir geleceğe taşıyor

Gelecek, şu an oluyor, oluşuyor

Bütün olan biteni fark ediyor

O bizimle biz onunla doğmuşuz

Hakikati yeniden doğurmak için buluşmuşuz.

Görev bire verilmiş

Bir, dağılmış birleşmiş

Olan olmuş, oluşmuş

Bütün dostlar bir arada buluşmuş.

Birbirleriyle birlikte bir oluşumun içinde

yürüyor akıyor gidiyor kainat

birden bire uzanan yüce bir el ile

bir kuranı olmalı bu düzenin

bir yapanı bir bozanı

bir yazanı bir okuyanı

bir soranı bir cevaplayanı

bir yaşam kuranı bir can kurtaranı

her karanlığın, aydınlığı içindedir

her gizem açıklar anlamını

zaman, mekan ve insanın sonsuzluğunda

bir ustanın ellerinden akarak bırakıverir kendini

yüz yıllardır beklenen an, şu an

kutlu an buluşmuş kutlu insanla

yazılmış kainat bir kuranla

çözülmüş sevgi düzleminde Levh-i Mahfuzla

rüyasında gördüğünü eline alınca neslim

perdelerini açacak hayat

tamamlananlar için

ne ayrılık ne acı ne keder ne kader

hep bir yaşamanın adıdır artık devrim

***

Kırmızı maviyle buluşsa,mavi kırmızıya dokunsa

İkisi birbirini itmese karışsa, koyu bir mor yaratsa

Mor morluğunu beğenmese,biraz daha kırmızı ya da mavi istese,oranlasa,dengelese,kıvamı yakalasa karışır mıydı tüm renkler,yeni renkler yaratırlar mıydı tüm itirazlara rağmen.

Birine mavi demişler,diğerine kırmızı.Bir isimleri olması gerektiğine inandırılmışlar.Hadi olsun demişler,nasılsa benim özümü değiştirmez.Bir bakmışlar o yapıştırılan isimler özleri değiştirmeye başlamış.

Kırmızı baskın olmuş, baskın isminin etkisiyle.Mavi sessiz kalmayı tercih etmiş sessiz kalmaması gereken yerde

Ben karıştırdım çok yakıştı iki renk birbirine.O yakıcı ,itici mesafe kalktı aradan.Kırmızı kırmızılığını unuttu,mavi de maviliğini.Çünkü sonradan konmuş bu isimler kendilerine..

Şiir ölmedi buRAK ,ölmeyecek.Donaya şiirin ölmediğini şiirlerimizle kanıtlayalım.Sen ve senin gibi insanlar var oldukca ilham kanalları kapanmayan bizler şiir yazmaya devam edeceğiz.

İyi kötüye karışmalı, kötü iyinin elinden tutmalı

İyi biraz kötü olmalı, kötü iyiden çalmalı

Siyah beyaz ile karışmalı, beyaz grileşmekten korkmadan siyaha yaklaşmalı

Sevgili sevgiyken bulmalı beni

Ben sevgiye açken görmeliyim gözlerini

Kedi yaralıyken ilaç gelmeli

İlaç kedinin yaralı olduğunu bilmeli

burakozdemir Burası: Tanrı'nın doğum gün-lüğü |

tanrinindogumgunu.com
 
Üst Alt