• Merhaba Ziyaretçi hoşgeldin! Forumdan daha fazla yararlanmak için buradan kayıt olunuz...

Tahminlere bilimsel bakış

  • Konbuyu başlatan YukseLL
  • Başlangıç tarihi
  • Cevaplar 0
  • Görüntüleme 4K

YukseLL

Emektar
Yönetici
Admin
Moderatör
Üye
Uzmanlar, yarış öncesinde yapılan tahminlerin bilimselliğini araştırdı. Doğru tahmin, bilimsel veriler ve atı tanımanın optimum bir bütünü

Bahisçiler yarıştan önce atlara belli kazanma şansları biçiyor. Bahisçinin tecrübesi ve atı tanıması önemli. Peki, bahisçilerin tecrübeleri ve sezgileri ne kadar bilimsel? Hangi atın kazanacağını biyoloji ve matematiği kullanarak öngörmek mümkün mü?

Rutgers University bünyesindeki At Yetiştiriciliği Okulu profesörü Kenneth McKeever, bilimsel olarak atların yarışı kazanma ihtimallerini değerlendiriyor. McKeever, evrim sürecinde atların doğaları gereği koşmaya uygun fizyolojik özellikler geliştirdiğini vurguluyor. Örneğin, atlar koşarken çıkan toz ve pisliğin akciğerlerine gitmemesi için, koşu sırasında burun deliklerinden teneffüs ediyor.



ATLARIN DALAĞI VE AKCİĞERLERİMcKeever atların alyuvarları depolayan güçlü dalaklarına vurgu yapıyor. Atlar hareketsizken oksijen taşıyıcısı alyuvarların kan dolaşımı içindeki payı yüzde 35 ila 40 arasında, dalakta ise yüzde 80. At koşmaya başladığında ise, dalağın etrafındaki kaslar dalağa bir sübap misali baskı yaparak dolaşım sistemine ekstra kan basımı yapıyor. Böylece oksijen içeriği zengin kan, dolaşıma giriyor.

KALPLERİ VÜCUT KÜTLESİNE GÖRE BÜYÜK
Bahisçilerin at yarışlarının kralı olarak nitelediği Kentucky Derby'si.

Ekstra alyuvarların kana girmesi, kanın yoğunluğunu yükseltiyor. Kan yoğunluğunun ani artışı normal şartlarda diğer hayvan türleri için tehlikeli olabilirken, bu doğaları gereği koşmaya alışkın atlar için geçerli değil. Tersine kalpleri vücut kütlelerine göre özellikle büyük olan atlar, kan yoğunluğu artınca daha da güçleniyorlar.

McKeever bu durumu, “Atlar bu şekilde soludukları oksijeni tam anlamıyla bir yakıt gibi kullanıyorlar, atların akciğeri dakikada kilogram başına 140 mililitre esniyor, en kuvvetli insanda bu ancak 80 düzeyinde. Teorik olarak daha büyük akciğer daha güçlü at demek” sözleriyle tanımlıyor.

Ancak, oksijeni teneffüs etmek atlar için o kadar da kolay değil, zira atlar sadece ön ayaklarını öne doğru açtıklarında teneffüs ediyor.

ÖNE DOĞRU ATILIRKEN NEFES ALIYORLAR
University of Pennsylvania Veterinerlik Okulu uzmanlarından Eric Birks, atların ön ayakları yere vurduğu zaman nefes almaları halinde kasılmış olan kaslarının midelerine baskı yaparak akciğerleri sıkıştıracağını ve ciğerlerin yeterince esneyemeyeceğini belirtiyor. Bu durumda teneffüs edilen hava miktarı da azalacak.


İşte bahis uzmanlarının dikkat ettiği noktalardan biri de bu, ön ayakları esneme mesafesi uzun olan bir at, daha uzun süre nefes alabiliyor, akciğerlerini şişiriyor ve haliyle de yarışta avantajlı oluyor. Kısaca ön ayak esneme mesafesi en uzun olan at, yarışta şanslı sayılıyor. Yarış tarihinin efsane atlarından Secretariat işte bunların başında geliyor.

‘BİLİM İNSANLARI EN ZENGİN BAHİSÇİ OLURDU’Yarış atlarının çoğunluğunun önayak esneme mesafeleri birbirine eşit. Matematiksel olasılık hesapları, ön ayak esneme mesafesi ortalama olan atların daha şanslı olduğunu gösteriyor. Birks, son yıllarda büyük yarışlarda ön ayak esneme mesafesi ortalamanın altında olan atların (Smarty Jones gibi) birinci geldiğini dile getiriyor ve ekliyor, “Zaferin altında başka faktörler de yatıyor, zira eğer iş salt bilimsel verilere kalsaydı veterinerler en zengin bahisçi olurlardı.”

JOKEY VE ATIN MORALİ
Birks, yarışların analitik olarak incelendiğinde, muzaffer atın fizyolojik olarak diğer atlardan en fazla yüzde 5 daha iyi olduğunun altını çiziyor ve ekliyor, “Yarışların çoğu bir burun boyu veya bir kol boyu mesafeyle kazanıldığına göre, akciğer büyüklüğünün ötesinde jokeylerin yönetimi, atla uyumu, beslenme, atın o günkü morali gibi başka faktörler de var, ancak bunlar arasında ön ayak mesafesi akciğer genişliği ölçülebilen tek faktör”.

Kaynak: LIVESCIENCE.com
 
Son düzenleme:
Üst Alt