şuurlu varlıklar

selam ederim;

haklısınız sayın bursalı bunu en başta yazmıştım insanların idrakları ve yorumlarından kaynaklanan zıtlıklar doğmuştur. ve içinden çıkılamaz hale gelmiştir bu konu. mesele sanki farklı yerlerden gelen bir çok din varmış gibi algılanarak sonu savaşlara varan husumetler olmuştur. sonuç itibari ile gelen kitaplar ögütler hiçbiri insanları el ele vermeye, aynı şeyi düşünüp inanmasa bile birbirine saygı duyup birlik olmaya yetmemiştir. malesefki gelinen nokta vahimdir. musluman inancına göre hıristiyanlar cennete giremeyeceklerdir, hıristiyanlara görede muslumanlar terorist olup çıkmıştır. buna sebep yine taraflı davranıp egoların ön plana çıkmasıdır. benim dinim benim peygamberim... hiç bizim rabbimiz deyebilen bir anlayış yoktur ortada. bu işin sonu ne olacak peki. insanlar el ele verecekler, buna mecbur kalacaklar. düşüncede ne kadar basit olan islam bile inanılmaz zorlaştırılmış, kitabı ezberleyene, hatta sünnet diye sakal bırakıp, günah diye örtünene dindar denilmiştir. oysa o insanların içlerini kim biliyor?

peki uygulayana ne ad vereceğiz? islamın özünde insanlık oldugunu idrak etmiş ve buna göre kalp kırmayan gönül alan hoşgörülü ve sevgi dolu bir yürek ile çevresini tabiatı dogayı hayvanları gözetmişse bir kişi ona ne ad vereceğiz?

dindar olmak için bir peygamberin taraftarı olmak zorunlumudur? ulu Allahın varlıgını ve birliğini kabul edip bütün peygamberleri kucaklayamazmıyız? ortada buluşamazmıyız?

sizce dindarın tanımı nedir sevgili bursalı?
 
B

bursali68

Ziyaretci
Merhaba,

dindar olmak için bir peygamberin taraftarı olmak zorunlumudur? ulu Allahın varlıgını ve birliğini kabul edip bütün peygamberleri kucaklayamazmıyız? ortada buluşamazmıyız?

Sn.tansxx, emin olun bir çok Hristiyanlık sitesinde de aynen bu tarz yazdım...Tabii çok da uzun ömürlü olmadı , hemen şutlandım...Ama diyeceklerimi dedim yine de...Demek istediğim şu ki , bizler Kur'an terbiyesinin bize verdiği ile " inanç , dil , renk ..." ayrımı yapmıyoruz , yapmamamız gerektiğini kitabımız bize anlatıyor...Ancak bir Hristiyan kendi Rab/Tanrı inancı ile bizim Allah inancının zerrece alakası olmadığını savunur ve buna göre hareket eder , yine bir Yahudi de aynı şekilde , tabii bizdeki " din taraftarlığının fanatikleri de " bir derece aynı tarz davranır...

Şimdi burada bozuk olan taraf ne taraf...?

Oysa ki " Din " dediğimiz yol zaten insanın özelliklerinin içerisindeki POZİTİF yönleri açığa çıkartma amaçlıdır...Ayrıca bu sadece DİN ile de sınırlı değil...İsterse inançsız olsun , topluma yararlı , insanlığın gelişmesine katkı sağlayan her birey zaten pozitif yönleri ortaya çıkartıyor demektir...Bunda şüphe yok...Şüphe olan nokta bunların kabul edilmeyişi , kabul görmeyişi , bir kulaktan girip diğerinden çıkması...

Ancak diğer taraftan da , doğruları söyleme gayretine girildiğinde , yanlışlıkla " günahkar , kafir ..." damgası yapıştırılacak söylemler de toplumu birbirinden uzaklaştırıyor...İşte o noktalarda gayri ihtiyari herkes kendince SAVUNUYA geçiyor ve benim dinim senin dinini döver mantığına doğru süratle hareket ediyor...Ki bu konu başlığında bile bunun örneklerini görebiliriz...

peki uygulayana ne ad vereceğiz? islamın özünde insanlık oldugunu idrak etmiş ve buna göre kalp kırmayan gönül alan hoşgörülü ve sevgi dolu bir yürek ile çevresini tabiatı dogayı hayvanları gözetmişse bir kişi ona ne ad vereceğiz?

Çok basit önce İNSAN , hatta DOĞRU İNSAN diyeceğiz...Gerisi mi...? Gerisi TEFERRUAT...!!! Ancak bunu demek için daha çok FIRIN EKMEK yememiz gerek...Bu o kadar kolay bir şey değil...

sizce dindarın tanımı nedir sevgili bursalı?

Bence dindar , Yaradılışın verdiği pozitif fıtrat gereği ve SÜNNETULLAH gereği davranabilendir...Diğer açıdan dindar elinden geldiğince DİNİ uygulamaları yapmaya çalışan ne etliye ne sütlüye karışandır , amiyane tabirle Aşırı Dinci ise hangi inançta olursa olsun inandığını YALAYIP YUTTUĞUNU sanıp etliyi de sütlüyü de çorba edendir...

Sağlıcakla kalınız...
 
B

bursali68

Ziyaretci
TEVRAT / HEZEKİEL - 18

14 Diyelim ki, bu oğulun da bir oğlu olur ve babasının işlediği bütün günahları görür, Ama hiçbirini yapmaz;

15 Dağlarda putlara sunulan kurbandan yemez, İsrail halkının putlarına bel bağlamaz, Komşusunun karısını kirletmez;

16 Kimseye haksızlık etmez, Rehin almaz, Soygunculuk etmez, Aç olana ekmeğini verir, Çıplağı giydirir.

17 Böyle biri elini kötülükten çeker, Faiz almaz, aşırı kâr gütmez, Kurallarımı izler, İlkelerimi uygularsa, Babasının günahı yüzünden ölmeyecek, Kesinlikle yaşayacaktır.

18 Ama babası kendi günahı yüzünden ölecektir. Çünkü zorbalık etti, kardeşini soydu, Halkı arasında iyi olmayanı yaptı.

19 Ama siz, `Oğul neden babasının işlediği suçlardan sorumlu tutulmasın? Dersiniz. Bu oğul adil ve doğru olanı yapmış, bütün kurallarımı dikkatle izlemiştir. Böyle biri kesinlikle yaşayacaktır.

20 Ölecek olan günah işleyen kişidir. Oğul babasının suçundan sorumlu tutulamaz, baba da oğlunun suçundan sorumlu tutulamaz. Doğru kişi doğruluğunun, kötü kişi kötülüğünün karşılığını alacaktır.

Merhaba,

Ayrıca Sn.kıyamet , sizinle aramızda TEVRAT ANLAYIŞ farkı var...! Bakınız ben size çok uzağa , öyle HEZEKIEL'e HOŞEA 'ya falan gitmeden , söylediğimi destekleyecek küçük , gözden kaçan bir ayrıntı sunayım...;

TEVRAT
TEKVİN (YARADILIŞ)
BAP-9
20.Ve Nuh çiftçi olmağa başladı, ve bir bağ dikti;
21.ve şaraptan içip sarhoş oldu; ve çadırının içinde çıplak oldu.
22.Ve Kenânın atası olan Ham, babasının çıplaklığını gördü, ve dışarda iki kardeşine söyledi.
23.Ve Sam ile Yafet bir esvap alıp onu kendi iki omuzları üzerine koydular, ve geri geri gidip babalarının çıplaklığını örttüler; ve yüzleri geri olup babalarının çıplaklığını görmediler.
24.Ve Nuh şarabından ayıldı, ve küçük oğlunun kendisine yaptığını anladı.
25.Ve dedi:
Kenân lânetli olsun,
Kardeşlerine kullar kulu olacaktır.
26.Ve dedi:
Samın Allahı RAB mubarek olsun,
Ve Kenân ona kul olsun.
27.Allah Yafete genişlik versin,
Ve Samın çadırlarında otursun;
Ve Kenân ona kul olsun.
28.Ve Nuh tufandan sonra üç yüz elli yıl yaşadı.
29.Ve Nuhun bütün günleri dokuz yüz elli yıldı; ve öldü.


Bu ayetlerden sonra her ne hikmet ise HAM bile değil , Ham'ın oğlu KENAN 'ı lanetlenmiştir...Ham babası Hz.Huh'a , çıplak görünce bilmediğimiz / bilinmeyen bir şey mi yapmış...? Yoksa Sam ve Yafet 'in yaptığı gibi , bir nevi MATADORLARIN seyirciye bakarak tuttuğu bez parçası gibi PEŞTEMAL uzatmadığı için mi bu kadar lanet...? Ayrıca Hz.Nuh'ta boxer veya don vardı da Ham mı SIYIRDI...? Nedir mesele...? Hz.Nuh İÇECEK , içerken de sapıtacak , adam gibi oturup adam gibi kalkamayacak o içki masasından ki çırılçıplak kalana dek içimiş...Sonra da VAYYYY sen beni çıplak gördün gittin KARDEŞLERİNE söyledin , o şaşkınlığı üzerinden atarak bir bez parçasıyla örtemedin çıplaklığı AL SENİN ÇOCUĞUNA LANET...!!! Sonra da sen bana kalkacaksın HEZEKIEL de böyle yazıyor bak diyeceksin...İyi de burnunun ucunu niçin görmezsin...???

Ve bu olaydan sonra da neredeyse Ahd-i Atik boyunca da hep KENANLILAR 'ın laneti devam eder durur...Hani nerede babadan dolayı oğulun suçlanmaması...????

Sağlıcakla kalınız...
 
selam ederim;

evet gerisi teferruattır. bu konuda size katılıyorum. mesele önce hangi inanca sahip olursa olsun insanın insan olmaya yakışır yaşamaya gayret etmesidir. eksik ve kusurlarımız ile yanlışlarımızdan birbirimizi uyararak doğrulmaya çalışmamızdır.

siz insan olarak görevinizi yapmış uyarmış ve şutlanmışsınız. şutlandıgınız yer forumlar yada mekanlar değildir. girip uzlaşmaya çalıştıgınız idrakler buna hazır değillerdir. akıllar bunu kavramaya yetmemiş ve sizi ortamdan uzaklaştırmaya hamle yapmışlardır. insanlık tarihinde yaşanan çok acı bir gerçektir. ve yasin suresindeki belirtilen "sizden hiçbir ücret istemeden sizi uyaran kişi" siz oluyorsunuz.siz belli bir idrak seviyesine ulaşmış bunu kavramış ve paylaşmışsınız. karşınızdaki kişilerin idrak ve anlayışları buna henüz uygun olmadıgından firavun gibi veya ebu cehil gibi vurdum duymaz tavırlarını sergilemişlerdir. kişiler değişir ama olaylar aynıdır.

bu üstün anlayışa kişileri erdirmek ulu meleklerin işidir. asla bir kişiden gelecek olan bu kadar üstün bir şeyi kabul etmezler. sebebi ise sizin bu anlayışınızdan ötürü onlardan üstün olmanızdır. bunu kendileri bilmez ve taraftar olmaya devam ederler. bu iş ancak ulu meleklerin müdahelesi ile mümkündür. onlarda ulu Allahdan alacakları ol emrini beklerler. taki insan idraki o bilgiyi alabilecek seviyeye birer birer ulaşıp toplum ruhunu sergilediklerinde bunun vakti gelmiş demektir.

tutunacak dal kalmayınca idrakler kolayca açılır. insan oğlu zekidir canının kıymetini pek iyi bilir.

ayrıca sizi tebrik etmekte isterim.
 
Kuran'a inandığını söyleyip de; Tevrat'a ait ayetlerle dalga geçen zavallılara...

TEVRAT / YARATILIŞ - 19
26 Ancak Lut`un peşisıra gelen karısı dönüp geriye bakınca tuz kesildi.

KURAN / HİCR SURESİ
65- Gecenin bir yerinde aileni yola çıkar. Sen de arkalarından onları izle. Hiç biriniz geri dönüp bakmasın. Emredildiğiniz yere kadar gidin.”

KURAN / TAHRİM SURESİ
10- Allah küfre sapanlarla ilgili olarak Nuh’un karısı ile Lut’un karısını örnek verdi. Bu ikisi, kullarımızdan iki barışçı kulun nikâhı altında idiler, onlara hıyanet ettiler de eşleri, Allah’tan onlara gelecek olanı hiçbir şeyle geri çeviremediler. Şöyle dendi onlara: “girin ateşe diğer gireceklerle birlikte!”


Tevrat'ın bütününe değil de sadece bir ayetine bakıp; Lut'un eşi sadece geriye dönüp baktığı için kafirlerden oldu; yazık kadına demek...

Nuh'un oğlu sadece babasının çıplaklığını gördüğü için lanetlendi demekle aynıdır!

Çıplaklığı görmek de, geriye dönüp bakmak da bardağı taşıran son damladır; bunun öncesi elbette ki vardır...

Kuran ve Tevrat'ı gerektiği gibi anlayamayıp içerisinde var olan reenkarnasyon sistemini fark edemeyenlerin durumu...
 
HUD SURESİ
78- Lut’un kavmi koşarak onun yanına geldi. Bunlar daha önce de kötülük yapmışlardı. Lut dedi ki: “ey toplumum! İşte şunlar kızlarım. Onlar sizin için daha temiz. Allah’tan korkun da misafirlerim önünde beni rezil etmeyin. İçinizde olgun bir adam yok mu?”

79- Dediler ki: “senin kızlarında hakkımız olmadığını çok iyi biliyorsun. Ne istediğimizi de çok iyi biliyorsun.”


HİCR SURESİ
71- Lut dedi: “eğer bir şey yapacaksanız, işte kızlarım!”

Lut peygamber melek olan erkek misafirlerini korumak için kızlarını toplumuna sunuyor...

Tevrat'a ait ayetlerle dalga geçenler aslında Kuran'a ait ayetlerle dalga geçiyorlar da farkında değiller
ya da
FARKINDALAR..
 
B

bursali68

Ziyaretci
Merhaba,

Çıplaklığı görmek de, geriye dönüp bakmak da bardağı taşıran son damladır; bunun öncesi elbette ki vardır...

Buyrun " ÖNCESİNİ " dinleyelim sizden...! Kaynak / ayet göstererek lütfen yalnız...!!! Bu arada sakın masal falan okuma...! HAM hata yapıp Kenan lanetlendiğinde KENAN nerede , doğmuş ve dünyada mı , doğmuş ise kaç yaşlarında , doğmamış mı...??? Ayetlerle lütfen...!!!

Bu arada NUH TUFANI ndaki Allah'ın EMRİ örneklerine ne diyeceksiniz...??? Çelişki yok mu diyeceksiniz...???

Sağlıcakla kalınız...
 
Son düzenleme:
Merhaba,



Buyrun " ÖNCESİNİ " dinleyelim sizden...! Kaynak / ayet göstererek lütfen yalnız...!!! Bu arada sakın masal falan okuma...! HAM hata yapıp Kenan lanetlendiğinde KENAN nerede , doğmuş ve dünyada mı , doğmuş ise kaç yaşlarında , doğmamış mı...??? Ayetlerle lütfen...!!!

Bu arada NUH TUFANI ndaki Allah'ın EMRİ örneklerine ne diyeceksiniz...??? Çelişki yok mu diyeceksiniz...???

Sağlıcakla kalınız...

Kenan'ın o dönem yeryüzünde olmaması onun daha önce yaşamadığı anl***** gelmez; Reenkarnasyon sistemi gereği önceden yaşamış ve lanetlenmiş birisi Kenan...

Kuran ve Tevrat'ta var olan reenkarnasyon sisteni fark edemediyseniz size anlatacaklarımın bir anlamı da olmayacaktır...

YASİN SURESİ
6.Babaları uyarılmamış, tam gaflet içinde bir toplumu uyarman için gönderildin.
7.Yemin olsun ki, onların çoğuna söz hak olmuştur, artık onlar iman etmezler.
8.Biz onların boyunlarına bukağılar geçirdik. Bukağılar çenelere dayanmıştır da bu yüzden onların kafaları yukarı kalkıktır.
9.Önlerine bir set, arkalarına da başka bir set çektik. Böylece onları kuşatıp sardık; artık onlar görmezler.
10.Sen ha uyarmışsın onları ha uyarmamışsın, fark etmez onlar için; inanmazlar.
11.Sen ancak o zikre uyan ve görmediği halde Rahman’dan korkan kimseyi uyarırsın. Böylesini, bir bağışlanma ve seçkin bir ödülle müjdele.

Yaşadığı halde peygamberin uyarmasına bile gerek olmayan insanların durumu nedir?

113.Akraba bile olsalar, cehennem halkı oldukları açıkça belli olduktan sonra müşrikler için af dilemek ne peygambere yakışır ne de iman edenlere.

Yaşarken cehennemlik olduğu açıkça belili olan ve bu durumu peygamberin ve iman edenlerinde görmesi gereken insanlar reenkarnasyon sistemi gereği kalpleri mühürlenmiş insanlardır...
 
B

bursali68

Ziyaretci
Merhaba,

Kenan'ın o dönem yeryüzünde olmaması onun daha önce yaşamadığı anl***** gelmez; Reenkarnasyon sistemi gereği önceden yaşamış ve lanetlenmiş birisi Kenan...

İyi de Sn.kıyamet , ben sizden MASAL istemiyorum...Ne istiyorum , bakın bakalım ne istiyorum...;

Buyrun " ÖNCESİNİ " dinleyelim sizden...! Kaynak / ayet göstererek lütfen yalnız...!!! Bu arada sakın masal falan okuma...! HAM hata yapıp Kenan lanetlendiğinde KENAN nerede , doğmuş ve dünyada mı , doğmuş ise kaç yaşlarında , doğmamış mı...??? Ayetlerle lütfen...!!!

Masal değil KAYNAK / AYET ile...!!!

Sağlıcakla kalınız....
 
Üst Alt