şuurlu varlıklar

B

bursali68

Ziyaretci
Merhaba,

Çelişki şurada Sn.tansxx...;

Eğer....;

fakat samimiyetle soliyim ulu Allah onu o is icin yaratmistir.

şeytanın görevi yoldan çıkartmak

Derseniz ve ardından...;

“Bütün Âdemoğulları günahkârdır, günahkârların en hayırlıları ise tövbe edenlerdir.”

Bunu derseniz o zaman akla şu soru gelir...;

- Madem ki Yüce Allah şeytanı " yoldan çıkarmak üzere " yarattı , peki niçin tüm Adeoğulları GÜNAHKAR...??? Zaten şeytan yoldan saptırmak amacı ile yaratılmadı mı , zaten şeytan Hz.Adem'i yanıltma görevi ile yaklaşmadı mı , peki niçin Hz.Adem yanlış yapınca Günahkar ve soyu da aynen günahı MİRAS olarak aldı...?

Bu durumda Yaradan şunu mu amaçlıyor...: Günahkar İnsanların oluşması...!

Böyle bir mantık olabilir mi...?

Bakınız " günahkar doğum " hristiyanlık inancı olup Tevrat menşeilidir...Oysa ki bizim inancımızda dünyaya gözlerini açan her varlık MASUMDUR / GÜNAHSIZDIR / SAFTIR / TEMİZDİR...Bu bakımdan da Hristiyanlık inancından AÇIK ve SEÇİK olarak ayrılırız...

Bundan dolayıdır ki özellikle şeytan ve görevi ile ilgili yazdıklarınız çelişkiler yumağı...Yani hem şeytan TU - KAKA diyeceksiniz , hem de şeytan bu görev üzere yaratıldı diyeceksiniz...İşte çelişki burada yatıyor...Cebrail'i görevi gereği kötülemek nasıl ise şeytanı da görevi gereği kötülemek ile birebir aynı kapıya çıkar ki , çelişki zaten budur...

Oysa ki ayetler öyle demiyor...

bence çelişki yok şeytanın görevi yoldan çıkartmak, yanlışları cazip hale getirerek insanlara sunmak. vicdan ve akılın görevide birlikte çalışarak doğruyu bulmak. amaç doğruya yol almak bize verilen akıl ve vican ile. tuzaklara düşmemek. insan günahkardır kelamı sanıyorum nefs imizden dolayıdır. yanlış yapmaya doğuştan meyilli olmamızdan bahsediliyor. sebebi özgür irade. tövbe etmek yaptığın hatadan dönmektir. işte bu çok önemlidir, özür ve af dilemek.. peki kimden? yaradanından. o zaman kullğununda bilincindesin demektir.

Bakınız çelişkinin başınıza ördüğü yumağı anlayabildiniz mi...İki cümle karşılığı ortaya çıkan çelişkiye dahi " hayır çelişki yok " diyebilmek için satırlar dolusu yazmak durumunda kalıyorsunuz...Aslında bu bu dur da , bu değildir...İyi de bunlara gerek var mı....Siz getirir de şeytanı insanın merkezine yerleştirirseniz bu açıklamalar ile daha çok uğraşırız...

Kur'an , nasıl ki Cebrail A.S dan özel bir varlık olarak bahsediyor , aynı şekilde İBLİS ten de özel bir varlık olarak bahsediyor...İnsanın kendi olarak bahsedilmiyor...Özel , yaratılmış bir varlık...Melek gibi , İnsan gibi , Cin gibi....Her birinin de kendi özeline ait yaratılış kaynaklı FITRATI var...Ne Melek insan olabilir , ne de insan melek veya şeytan olabilir...Hiç elektron , proton olabilir mi , ancak olsa olsa ATOM u oluşturabilirler...!!!

Bundan dolayı " şeytan bu görev üzere yaratıldı " deyip sonra da Ademoğulları Günahkardır demek çelişkidir...

Sağlıcakla kalınız...
 
- Madem ki Yüce Allah şeytanı " yoldan çıkarmak üzere " yarattı , peki niçin tüm Adeoğulları GÜNAHKAR...??? Zaten şeytan yoldan saptırmak amacı ile yaratılmadı mı , zaten şeytan Hz.Adem'i yanıltma görevi ile yaklaşmadı mı , peki niçin Hz.Adem yanlış yapınca Günahkar ve soyu da aynen günahı MİRAS olarak aldı...?

Bu durumda Yaradan şunu mu amaçlıyor...: Günahkar İnsanların oluşması...!

Böyle bir mantık olabilir mi...?

sayın bursalı68 burada günahı tanımlamamız gerekiyor. günah yanlış olan iş demektir. ve insan yaradılışında yanlışa megilli yaratılmıştır. ama bununla mücadele etmek içinde donatılmıştır. amaç günahkar insanlar yaratılması değil doğru olan şeyi tecrube deneyim ve vicdanları ile bulabilmeleridir.

Bakınız " günahkar doğum " hristiyanlık inancı olup Tevrat menşeilidir...Oysa ki bizim inancımızda dünyaya gözlerini açan her varlık MASUMDUR / GÜNAHSIZDIR / SAFTIR / TEMİZDİR...Bu bakımdan da Hristiyanlık inancından AÇIK ve SEÇİK olarak ayrılırız...

hıristiyan inancından ayrılmak diye birşey söz konusu değildir.. tevrattan incile geçen ordanda kurana geçen bir ideoloji elbette vardır. incili gönderende ulu Allahdır tevratıda, hepsini getirende aynı melek cebrail as dır. insan doğduğunda saftır masumdur günahsızdır temizdir ama nefs ile yaratılmıştır. bir ağacın yanlış yapma olasılığı nedir? sıfırdır. peki bir insanın yanlış yapmada olasılıgı nedir? işte yanlışı yapmak ders almak ve tövbe etmek yaradanına sığınmaktır. doğruya yol almak için yanlış olması gerekir. bir ağaç doğruya yol alabilirmi? oysa insan nesilden nesile geçen bilgi ve becerilerinin yanında deneyimleri ilede doğruya yol almaktadır. toplum ruhu çok önemlidir. bireylerin doğruya olan megilleri toplumu refaha, yanlışa olan megilleri bugünkü gibi buhrana sokar.

kainatta insanlar alemi dışarısında bir yerde yanlış olan bir şeye rastlayabilirmisiniz? hayır. herşey görevini icra eder. o alemden kovulan ve insanlar arasına gönderilen varlık şeytan yani yanlıştır. oda zaman içersinde gelişir kendisini yeniler. bu mücadelenin sonu yok gibidir. yanlışın var olması doğruyu da yanında getirir. kainat zıtlıklar üzerine kurulmuştur. ve ulu Allahın emrinden dışarı çıkan yani görevini yapmaktan aciz olan hiçbir varlık yada nesne yoktur. herşey görevini icra eder. yanlışında buradaki görevi insanlar iledir. bu bir sınavdır. ulu Allah bizlere yaşam sürdürmeye yetecek kadar akıl vermiştir. insan aklının yetmeyeceği çok şey vardır. bu yaradılış konusunda tartışabiliriz fakat evet şudur deyebilecegmiz bir noktada buluşabilmemiz nerdeyse imkansızdır. çünkü sınava terstir bu bilgiyi edinmek.

bize düşen insan olarak din o bu şu demeden bölünmeleri ortadan kaldırarak, dinlerin aslında amacının insanları doğru yolda tutmak onları korumak oldugu anlayışına sahip olmamız gerektigidir. her insan bilmelidir. çok namazı kendine kılan, çok duayı kendine okuyan, çok parayı kendine kazananın insanlığa bir faydası yoktur. amaç el birliği ile beşşeriyete faydalı birer birey olmaktır. ulu Allahın bizim iyi olmamıza veya ona namazlar kılıp dualar etmemize ihtiyacı yoktur. buna bizim ihtiyacımız vardır. el ele verip namazlar ile dualar ile topluca makamlarımızdan benliklerimizden kurtulup o toplum ruhuna ulaşmamız için, hiç kimseyi yada humanizm dışında bir ideolojiyi yüceltmeden ön plana çıkarmadan yanlızca övgülerin ulu Allaha ait oldugunu üstün olanın o oldugunu idrak ettiğimiz gün el birliği ile bir mücadele başlayacaktır. o gün ortada din olmayacaktır. insanlık olacaktır.
 
B

bursali68

Ziyaretci
Merhaba,

sayın bursalı68 burada günahı tanımlamamız gerekiyor. günah yanlış olan iş demektir. ve insan yaradılışında yanlışa megilli yaratılmıştır. ama bununla mücadele etmek içinde donatılmıştır. amaç günahkar insanlar yaratılması değil doğru olan şeyi tecrube deneyim ve vicdanları ile bulabilmeleridir.

Sn.tansxx , tartışmaya başladığımız TEMA insanın FITRATI değil ki...Şeytanın ne olduğu...

Bütün Ademoğulları Günahkar ( söylemi ) = Asli Suç ( İlk Günah ) inancının aynısıdır...Çünkü İlk Günahı işleyen Hz.Adem'den sonra bu günah sonrasındaki nesillere geçmiş ve böylelikle insanlar GÜNAHKAR dünyaya gelmişlerdir...Kilise bunu farklı mı açıklar...

Bütün Ademoğılları Günahkardır....: Tövbe etmeden arınamaz...

Bütün Ademoğılları Günahkardır....: Vaftiz olmadan arınamaz...

Biz müslümanlar çocuklarımızı " günahkar kabul edip " , vaftiz ayini mi yapıyoruz...?

Bakınız siz bu günahkarlık meselesini " İNSANIN FITRATINA " çeviriyorsunuz...Oysaki ilk sunduğunuz söylem ile hristiyanlık inancı temeli sonuç olarak aynı kapıya çıkar...: Ademoğulları Günahkardır...!

Peki Kur'an insanları / Ademoğullarını GÜNAHKAR mı kabul eder...??? Yoksa yaradılışı gereği , iyi / kötü özelliği gereği hataya düşebilecek varlıklar olarak mı görür...? Hangisi...? İkinci şık diyorsanız o zaman " Bütün Ademoğulları Günahkardır " cümlesi güme gider...

Ayrıca...;

hıristiyan inancından ayrılmak diye birşey söz konusu değildir.. tevrattan incile geçen ordanda kurana geçen bir ideoloji elbette vardır.

" Baba - Oğul - Kutsal Ruh " ....TESLİS de bunlardan biri midir...?

Ayrıca bana şunu demeyin sakın...: Şeytan günahın / kötünün sembolik anlatı mıdır...

Ben de o zaman size şunu sorarım ....: İyinin / sevabın sembolik anlatımı nedir...??? Diye sorarım ki bu çok ama çok tehlikeli bir boyuta doğru gider...! Yani...;

Kötü / Günahın Karşılığı ...: Şeytan ise ,

İyi / Sevabın Karşılığı ......: Nedir...?

Biraz daha kurcalarsak bu bizi tanıdık bir hikayeye , yani ENLİL ve ENKİ 'ye götürür , emin olun...Doğru veya Yanlışlığını tartışmıyorum , varacağımız noktayı söylüyorum...Ki bu noktadan sonra da o kadar çok SORU ile karşılaşırız ki siz bile inanamazsınız...

Sağlıcakla kalınız...
 
Merhaba,
Sn.tansxx , tartışmaya başladığımız TEMA insanın FITRATI değil ki...Şeytanın ne olduğu...

Bütün Ademoğulları Günahkar ( söylemi ) = Asli Suç ( İlk Günah ) inancının aynısıdır...Çünkü İlk Günahı işleyen Hz.Adem'den sonra bu günah sonrasındaki nesillere geçmiş ve böylelikle insanlar GÜNAHKAR dünyaya gelmişlerdir...Kilise bunu farklı mı açıklar...

Bütün Ademoğılları Günahkardır....: Tövbe etmeden arınamaz...

Bütün Ademoğılları Günahkardır....: Vaftiz olmadan arınamaz...

Biz müslümanlar çocuklarımızı " günahkar kabul edip " , vaftiz ayini mi yapıyoruz...?

Bakınız siz bu günahkarlık meselesini " İNSANIN FITRATINA " çeviriyorsunuz...Oysaki ilk sunduğunuz söylem ile hristiyanlık inancı temeli sonuç olarak aynı kapıya çıkar...: Ademoğulları Günahkardır...!

selam ederim;

evet sayın bursalı insanlar yanlış yapabilme kapasitesi ile yaratılmıştır. ve insan her attığı adımda estagfurullah demeyi bilmelidir. ulu Allahım sensin ben değilim deyebilmek gerekir. güzel sesli bir sanatçının sesi ulu Allah vergisidir. bir evlat insana ulu Allahın armaganı değildir. o evlatta ulu Allaha aittir. insana armagan edilen şey ise manevi olarak hissettiği babalık duygusudur. hissiyattan ibarettir verilenler. insan bilgiyi bile ögrendiğinde kendisine ait zanneder. oysa bilgininde sahibi ulu Allahdır.

Peki Kur'an insanları / Ademoğullarını GÜNAHKAR mı kabul eder...??? Yoksa yaradılışı gereği , iyi / kötü özelliği gereği hataya düşebilecek varlıklar olarak mı görür...? Hangisi...? İkinci şık diyorsanız o zaman " Bütün Ademoğulları Günahkardır " cümlesi güme gider...

bütün ademoğlulları günahkardır değil, günah işlemeye yani yanlış iş yapmaya megillidirler. fakat şu var. henüz tam olmamışken yasaklanmasına ragmen ademin giriştigi işin sonucu insanlara günahkar olma gibi bir sıfat daha en başından yapışıp kalmıştır. bunun detaylarını ben bilemiyorum fakat tek bildiğim henüz hazır ve bitmiş değilken ademin yasak meyveyi yemesi ile başlar hikaye.

" Baba - Oğul - Kutsal Ruh " ....TESLİS de bunlardan biri midir...?

Ayrıca bana şunu demeyin sakın...: Şeytan günahın / kötünün sembolik anlatı mıdır...

Ben de o zaman size şunu sorarım ....: İyinin / sevabın sembolik anlatımı nedir...??? Diye sorarım ki bu çok ama çok tehlikeli bir boyuta doğru gider...! Yani...;

Kötü / Günahın Karşılığı ...: Şeytan ise ,

İyi / Sevabın Karşılığı ......: Nedir...?

baba oğul kutsal ruh yanlış bir anlayıştır. insanların yanlış yorumları üzerine inşa edilmiş ve bugüne süre gelmiştir. bu hac işaretine dayanır. akıl,ruh ve melekler ile insan ancak doğru yolda yürüyebilir. buda hac işaretinin asıl manasıdır. insanın doğru yolda durabilmesinde verilen hikmetleri simgeler. akıl ruh ve omuzlarımızdaki meleklerimiz bizim donanımlarımızdır bu mücadelede.

sevabın, iyinin sembolik tanımı doğru iş yapmak değildir. doğru iş yapmanın sembolik tanımı sevaptır. iyi olmak doğru iş yapmaya yetmez. ibrahim peygamberin hikayesini aşagıdaki mesajlarımda size bildirdim. onun hakkında iyi bir kul olarak bahsediyor ama giriştigi işde yanlış oldugunu belirtiyorlar. ve bu iş namaz dahi olsa doğru kullanamaz ise aklı, haklı bulunamayacagını bildiriyor bizlere.

Kötü / Günahın Karşılığı ...: Şeytan ise ,

İyi / Sevabın Karşılığı ......: vicdandır, islamiyet işte bunu emreder. yukarıdakinden sakınmamızı bize bildirir. oysa her ikisinide ulu Allah yaratmıştır. mademki kötü neden yaratmıştır ulu Allah şeytanı ve bize ondan korunmak için bir takım donanımlar vermiştir? işte burada sınav başlar. ve her insan birey olarak sınava girer sonucunda alınan yol ile ya tüm insanlık refaha erer yada tüm insanlık buhrana girer. hepsinin özü birdir. islam insanlık ile başlar insanlık ile biter. bu bir sosyal olgudur. ve bütün kitaplar insanları uyarmaya birer ögüttür. ve sonuncusu olan kuran humanizmde en gelişmiş olanıdır. kitapların içlerindeki inanışlar şekiller önemli degildir. hepsinde iyi ve kötü vardır ve hepside iyiliği emreder.

tabiki sayın bursalı insanlık ileriye doğru yol almaktadır. kitapların indikleri vakitler insanların alabilme kapasitelerine göre gelmişleridr. idrak genişledikçe bilgide artar. bir sonraki gelen bir öncekinden bilgide ve anlayışta her zaman daha üstündür. insan bütün meleklerle iç içe yaşar. içerisinden ona kötü bir işi yapmaya sevk eden ses işte şeytanın gücüdür. ondan alıkoyan ise vicdandır ve melekler ile çok alakası vardır kalplerin. akıl bu ikisi arasında tercih yapmakta özgür bırakılmıştır. ama bedeli olduguda bizlere önceden peygamberler vasıtası ile bildirilmiştir. namaz burada çok etkilidir. kişinin doğruyu icra etmesinde büyük güç katar ruhlara. islam hissiyatta yaşanabilecek en güçlü manevi duygudur. bu duygu yeri gelir ölüme koşturur adamı şehit olma hevesi ile, yeri gelir bütün malından mülkünden geçersin ebubekir gibi, yeri gelir ibrahim gibi evladından geçersin. kimisi malından kimisi canından kimisi evladından vaz geçmiştir bu yolda geçmişte.

şimdi zaman ilerlemiştir. şeytan'ın ve melekler'in, islam'ın ne olduklarını kavrayabilecek kapasitededir insan. ulu Allah her işi zamanına gören verendir.
 
B

bursali68

Ziyaretci
Merhaba,

Bütün Âdemoğulları günahkârdır, günahkârların en hayırlıları ise tövbe edenlerdir.”

Sn.tansxx , ilk başta şu üstteki cümleyi ÖRNEK sunmayıp , şu alttaki yazdıklarınızı...;

bütün ademoğlulları günahkardır değil, günah işlemeye yani yanlış iş yapmaya megillidirler.

Yazmış olsaydınız , bu kadar yazışmaya gerek bile kalmayacaktı...! İtirazım da olmayacaktı...

fakat şu var. henüz tam olmamışken yasaklanmasına ragmen ademin giriştigi işin sonucu insanlara günahkar olma gibi bir sıfat daha en başından yapışıp kalmıştır. bunun detaylarını ben bilemiyorum fakat tek bildiğim henüz hazır ve bitmiş değilken ademin yasak meyveyi yemesi ile başlar hikaye.

İşte bu nokta zaten HRİSTİYAN inanç temelidir...Yani ASLİ SUÇ...Yani Tevratta " Yediğiniz Gün Ölürsünüz " söylemi ile Kur'an'da " Yediğiniz Gün Zalimlerden Olursunuz " söyleminin temelden/esastan farkı...!!! İnsanlara GÜNAHKAR olarak hayata başlıyorsunuz şeklinde yapıştırılan yafta Tevrat menşeili Hristiyan inancıdır...

Bu konu ise başlı başına bir TARTIŞMA konusu...Neyin ne olduğunun anlatımları , doğru veya yanlış , daha önceki tarihlerdeki konular içerisinde az çok var...Bu konuya ise şimdilik girmeyeceğim yoksa " SABAHLAR OLMAZ "...:)))

Neyse biraz karmaşıklık meydana çıktı...Sanırım yazdıkça da içinden çıkılmaz bir durumla karşılaşacağız...Ancak çok basitçe ve kısaca şu kadarını söyleyeyim...:

Kötü / Günahın Karşılığı ...: Şeytan ise ,

Buna tamam deyip , " Kötü / Günahın Karşılığı " olarak bir VARLIK olan Şeytan diyorsanız ve karşılığında...;

İyi / Sevabın Karşılığı ......: vicdandır.

Zıttında bir VARLIK gösteremiyor , sadece İnsanın Fıtratı kapsamının içerisindeki bir " duygu ve davranış " biçimini söylüyorsanız , dediğim ve sizin de kırmızı ile alıntıladığım noktaya geliyoruz demektir...! Bütün Ademoğulları Günahkar DEĞİLDİR...! Noktasına geliyoruz demektir...

Neyse aynı noktada buluşabilmek te " bir şey " dir...

Bu arada...;

baba oğul kutsal ruh yanlış bir anlayıştır. insanların yanlış yorumları üzerine inşa edilmiş ve bugüne süre gelmiştir. bu hac işaretine dayanır.

Bunu da sanırım yanlış biliyorsunuz...Baba - Oğul - Kutsal Ruh inancı / anlayışı Hac işaretine değil ASLİ SUÇ inancına dayalıdır...Ve onun bir sonucudur...

Sağlıcakla kalınız...
 
Son düzenleme:
Merhaba,
Sn.tansxx , ilk başta şu üstteki cümleyi ÖRNEK sunmayıp , şu alttaki yazdıklarınızı,Yazmış olsaydınız , bu kadar yazışmaya gerek bile kalmayacaktı...! İtirazım da olmayacaktı......

haklısınız ben o yazıyı internetten alıntı yaptım. doğru olanı yanlışa megilli olmasıdır insanın.
İşte bu nokta zaten HRİSTİYAN inanç temelidir...Yani ASLİ SUÇ...Yani Tevratta " Yediğiniz Gün Ölürsünüz " söylemi ile Kur'an'da " Yediğiniz Gün Kirlenirsiniz " söyleminin temelden/esastan farkı...!!! İnsanlara GÜNAHKAR olarak hayata başlıyorsunuz şeklinde yapıştırılan yafta Tevrat menşeili Hristiyan inancıdır.........

zaten o meyve yenilmiştir. tevrat ve incil haklıdırlar. ademin yanlış yaptığı iş henüz olmamışken insan soyunun türemesine vesile olmuştur. gerçekten çok karışık bu noktada bu bilgi bize verilmiştir. fakat içeriginden bahs edilmemiştir. tek bildigim hazır olmamışken yasak olmasına ragmen ademin meyveyi yemesinin sonucunda bir yanlış üzerine başlamıştır herşey. ve düzelmekte akıl ve vicdan ile insan olarak bizlere doğrulmak düşmektedir. elbette ulu Allahdan habersiz olmamıştır bu iş. bizler hepimiz ademi temsil ediyoruz ve üzerimize düşen el birliği ile doğrularak düzelebilmeye gayret göstermemizdir. yoksa bunca kitap ve peygamber neden gelsin. amaç insanlığın başta hesaplanan olmuş şekline kavuşmasıdır. işte ulu Allahın nurunu tamamlayacağı denilen şeyde budur.

Bunu da sanırım yanlış biliyorsunuz...Baba - Oğul - Kutsal Ruh inancı / anlayışı Hac işaretine değil ASLİ SUÇ inancına dayalıdır...Ve onun bir sonucudur....

ben el işareti ile yapılan haccın anlamını size bildirmek istedim. baba ogul kutsal ruh diyerek elleri ile hac isareti yaparlar bu yapılan işaretin anlamını biliyorum ve anlattığım şekildedir. fakat asli suç inancına ait herhangi bir bilgim yoktur. isayı ulu Allahın oğlu olarak görenler yanlışa düşmüşlerdir. burada bize gerekli açıklamayı ihlas suresi yapıyor zaten.

din insanların bile anlayamadıkları içinden çıkılamaz bir hal almıştır. dinlerin geldiği yer bellidir. özünde hepsi aynı şeyi ögütler. fakat günümüzde dinler zorlaştırılmış günden güne içlerine birtakım aslında olmayan yorumlar ve açıklamalar getirilerek içinden çıkılamaz bir hal almıştır. aslında bu bir ilimdir. sosyal bir olgudur. bu humanizmdir. bu çagda artık insanlar bu konularda aydınlanmak ve gerçegin peşinden gitmek istiyorlar. aslında gerçek olan 1400 yıl önce gelmiş olan hümanizm anlayışıdır. insan odaklı sevgi hoşgörü ve adalet. malesef namaz yerine yoga yapmak, şeytana ve melekler yerine pozitif enerji negatif enerji gibi adlandırmalar. evrenden inanarak istemek ve beklemek, yani ulu Allahdan dilemek ve sabır göstermek gibi bir takım kelime oyunları ile insan aslında elinde var olan çok kutlu bir bilgiyi görmezden gelmekte kendisini teknolojinin ve yeniliklerin esiri etmektedir. bizde geriye dönmek demeyelim madem ileriye humanizme o muhammedimizin anlayışına el ele beraberce huzur ile psikologlar yerine camilerimize koşalım. o vakit biz insanları birbirinden ayıran inandıgımız şeylerin bir şekilden ibaret oldugunu gercekte ulu Allahın baki olan varlıgının oldugunu. ve ölümün her an bizimle beraber oldugunu unutmadan yaşayalım. işte dönülecek anlayış budur. bize yol göstermek için aramızdan seçtiği kişilerde bölünmekte büyük gaflettir doğrusu. ve o kişilerde bundan çok üzgündürler. bir haber vereyim , isayı herkez görecek ve tanıyacak anlayacaklarki isa ve muhammed de bu yolda el ele gelmişlerdir. onların ümmetleride burada el ele geleceklerdir.

konu dediğiniz gibi sabahlara kadar tartışılır. mesele sadece bilgiyi almak değil hayatın içersine sokabilmektir. herşeyin doğrusunu Allah bilir. bizim cılız aklımızın yetmeyeceği konulardır. ancak saglam bir kalp gerektirir miraca çıkıp gerçeklere şahit olabilmek. içimizden bir kişide olsa ulaşmışsa o makama ben insan olarak şeref ve onur duyarım.
 
B

bursali68

Ziyaretci
Merhaba,
zaten o meyve yenilmiştir. tevrat ve incil haklıdırlar. ademin yanlış yaptığı iş henüz olmamışken insan soyunun türemesine vesile olmuştur. gerçekten çok karışık bu noktada bu bilgi bize verilmiştir. fakat içeriginden bahs edilmemiştir. tek bildigim hazır olmamışken yasak olmasına ragmen ademin meyveyi yemesinin sonucunda bir yanlış üzerine başlamıştır herşey. ve düzelmekte akıl ve vicdan ile insan olarak bizlere doğrulmak düşmektedir. elbette ulu Allahdan habersiz olmamıştır bu iş. bizler hepimiz ademi temsil ediyoruz ve üzerimize düşen el birliği ile doğrularak düzelebilmeye gayret göstermemizdir. yoksa bunca kitap ve peygamber neden gelsin. amaç insanlığın başta hesaplanan olmuş şekline kavuşmasıdır. işte ulu Allahın nurunu tamamlayacağı denilen şeyde budur.

Sn.tansxx , doğrudur , Tevrat da , Kur'an da bize " yasak olanın " yendiğini söyler...Ancak arada o kadar büyük bir farkı üstüne basa basa söyler ki Kur'an , o da...: Hz.Adem'in TÖVBE ETTİĞİ ve tövbesinin kabul edildiğini söyler...Ve ayrıca " herhangi birinin günahından " başka bir kimsenin SORUMLU TUTULMAYACAĞINI söyler...

İşte bu noktada Müslümanlık ve Hristiyanlık birbirine 180 derece ZITTIR...

tek bildigim hazır olmamışken yasak olmasına ragmen ademin meyveyi yemesinin sonucunda bir yanlış üzerine başlamıştır herşey.

Bakınız bu dahi şüpheli bir cümledir...Bildiğiniz HAZIR OLUNMAYAN DURUM nedir....? Yani ne olursa hazır olunmuş olurdu...?

Ayrıca bu durumda daha önceki sorumu,satır aralarında kalan sorumu yineleyeyim...: Hz.Adem o meyve dediğiniz yiyeceği YEMESEYDİ NE OLURDU...?

Sağlıcakla kalınız...
 
Merhaba,
Sn.tansxx , doğrudur , Tevrat da , Kur'an da bize " yasak olanın " yendiğini söyler...Ancak arada o kadar büyük bir farkı üstüne basa basa söyler ki Kur'an , o da...: Hz.Adem'in TÖVBE ETTİĞİ ve tövbesinin kabul edildiğini söyler...Ve ayrıca " herhangi birinin günahından " başka bir kimsenin SORUMLU TUTULMAYACAĞINI söyler...
İşte bu noktada Müslümanlık ve Hristiyanlık birbirine 180 derece ZITTIR......
selam ederim;

sayın bursalı birbirine zıt olması sizce normalmi? aynı yerden gelmiş olan anlayış birbirinden farklı olabilirmi. elbette insan idrakı ile alakalıdır. bir kimsenin gunahından bir başkası sorumlu tutulmaz. elbette kuran daha fazla aydınlık getirmiştir ve önceki anlaşılamamış pek çok şeyi sonuca bağlamıştır. fakat her biri insan idrakına dayalı zaman içersinde insan geliştikçe verilmiştir. önce günah ögretilmiş sonrada bundan tövbe etmek af dilemek. bütün gelen anlayışları aynı zamana göre incelemek tabiki anlam kargaşasına neden olabilir.

Bakınız bu dahi şüpheli bir cümledir...Bildiğiniz HAZIR OLUNMAYAN DURUM nedir....? Yani ne olursa hazır olunmuş olurdu...?

Ayrıca bu durumda daha önceki sorumu,satır aralarında kalan sorumu yineleyeyim...: Hz.Adem o meyve dediğiniz yiyeceği YEMESEYDİ NE OLURDU...?
Sağlıcakla kalınız...

sevgide üstün bir anlayışa sahip ve egoları bu kadar yüksek bir varlık olmayabilirdik. bildigim şey egolarımızın baskın oldugu ve sevgiyi icra etmede ve paylaşmada noksanlığımızdır. bizler çok gerideyiz. malesefki öyle söylendiği gibi meleklerin secde edecegi bir makamda değildir insanlık. ulu Allah bizlerden kendisine tapınmamızı istememiştir. birbirimize karşı sevgi saygı ve hoşgörü istemiştir. birde verdiklerine şükür edip onu bilmemizi. ama biz eksiğiz diyorum ya bedava olan sevgiyi paylaşmada bile ne kadar gevşek davranıyoruz. oysa bir açığı olsa birisinin aç kurtlar gibi herkez üşüşür başına didikler durur kişiyi.

müslüman olmak = insan olmaktır. salavat ancak insan olabildikden sonra getirilebilir. bunu yapıp müslüman oldugunu zannedenler büyük yanılgı içersindedirler. öyle kolay değildir müslüman olmak. fakat bunları insanlara bildirmek anlatmakta zor işdir. beyinler kapanmıştır anlayışa idrak'e. eh kapatanda ulu Allah açanda o olacaktır elbet. bizde birden bire bu anlayışa uyanmadık tabiki. kolay değildir bu iş.
 
B

bursali68

Ziyaretci
Merhaba,

sayın bursalı birbirine zıt olması sizce normalmi?

Sn.tansxx,mesele normal olup olmaması değil , mesele iki inancın taban tabana birbirine ZIT olması...İkisi arasında 6.000 yıl yok , 600 küsür yıl kadar bir zaman farkı var...Birinde Hz.Adem'in suçundan dolayı tüm insanlığın GÜNAHKAR addedilmesi , diğerinde ise birinin suçunun vebalini başka birinin üstlenmeyeceği...! Tamamen , taban tabana ZIT...

sevgide üstün bir anlayışa sahip ve egoları bu kadar yüksek bir varlık olmayabilirdik.

Sn.tansxx, " Olmayabilirdik mi " , yoksa " olmayacaktık mı "...? Benim bildiğim derken öngörü / tahmin mi , yoksa BİLGİ mi...? Hangisi...? Ve sorumu devam ettireyim...Diyelim ki sevgide üstün bir anlayışa sahip ve egolarından arınana kadar PİŞTİK...Sonuç...? Nasıl bir hayat / yaşam...Nerede,ne kadar süre...?

Ve ayrıca , HAM ken KISA DEVRE yapmış olan bir varlık olarak , bu kısa devrenin sorumlusu kim...?

malesefki öyle söylendiği gibi meleklerin secde edecegi bir makamda değildir insanlık.

Burada yanılıyor olmayasınız...Sn.kıyamet'in de söylemeye çalıştığı veya en azından benim öyle anladığım gibi meleklerin " yorum yapma " şansı / lüksü yoktur...Emre tam olarak itaat ederler...Oysa ki insan yapısal olarak farklıdır , iyisi ile , kötüsü ile...Ve insan AKLA - DUYGULARA...v.b. meleklerde bulunmayan özelliklere sahiptir...İnsan hem alıcı hem vericidir...Oysa melekler VERİCİDİR...Bunu daha öncesinde siz de teyid ettiniz zaten...

Sağlıcakla kalınız...
 
Gerektiği gibi anlayamadıkları için Tevrat hakkında saçma iddialarda bulunanlar; Kuran’ı gerektiği gibi anlayabilmişler mi?

Kuran; Babalarının suçundan dolayı oğulları sorumlu tutar mı?
Kuran; Reenkarnasyon sistemine onay verir mi?

BAKARA SURESİ
91- Onlara “Allah’ın indirmiş olduğuna inanın!” dendiğinde şöyle konuşurlar: “biz, bize indirilene inanırız” ve ondan ötesini inkâr ederler. Oysaki o, kendilerinin yanındakini doğrulayıcı bir gerçektir. Söyle onlara: Madem iman sahibiydiniz, daha önce Allah’ın peygamberlerini niye öldürüyordunuz?

92- Yemin olsun ki Musa size açık-seçik hak beyanlarla gelmişti de onun arkasından buzağıyı ilah edinmiştiniz. Zalimlersiniz sizler.

Hz. Muhammet’in muhatap olduğu insanlar daha önce peygamber öldürmüşler.

Bu ayete göre şu sonuçlar çıkarılabilir,

1. Kuran'a iman etmeyen bu insanlar, Hz. Musa zamanında ve sonrasında yaşamış, küfre sapıp peygamber öldürdükleri için kalpleri mühürlenmiştir.
Reenkarnasyon sistemi gereği iman etme ihtimali olmayan bu kâfirler, Hz. Muhammet döneminde de yaşıyorlar…

Eğer reenkarnasyon yok diyorsanız,

2. Bu insanların babaları peygamberleri öldürmüş ama hesabı oğullara soruluyor…

Babaların hesabı oğullardan sorulmaz diyorsanız,

3. O zaman bu insanlar; Hz. Muhammet zamanında yaşayan başka peygamberler de var onları öldürmüşler...

Eğer dördüncü bir seçenek sunacaksanız cevabınızı bekliyorum…

Tevrat’ta çelişki yok
Kuran’da çelişki yok
Kuran ve Tevrat’ta reenkarnasyon sistemi var…
 
Son düzenleme:
Üst Alt