• Hoşgeldin ziyaretçi , forumdan daha fazla yararlanmak için buradan üye olunuz...

Suudi Arabistan

Okunuyor :
Suudi Arabistan

mopsy

Emektar
Üye
Bir Dilek Tutun: Suudi Arabistan Hayallerinizi Gerçekleştirebilir mi?

Hükümet destekli uygulama projelerinden yüzlerce milyar Pound ve bir de maaşınıza %30 zam mı istiyorsunuz? En vahşi rüyalarınızın da ötesinde sınırsız bir varlığa sahip bir ülke var. Thomas Lane hazırlıklara başladı ve bir uçak bileti ayırttı.
Riyad Havaalanı göçmen bürosundaki uzun kuyrukları aştığınız zaman hissedilir bir rahatlama duyuyorsunuz. Suudi Arabistan'a girmek karmaşık bir iş: Vizenize sponsor olarak ülkede bulunan bir şirket veya akrabaya ihtiyacınız var. Tek bir havayolu şirketinin, BMI'nin direk uçuşları var ve Heathrow havaalanında check-in kuyruğuna bile girmeden önce belgelerinizin kontrol edildiği özel bir bölme mevcut. Bütün bunları atlattıktan sonraki rahatlama duygusu, açılır kapanır kapılardan dışarıya adım atarken, yerini heyecan ve kaygı karışımına bırakıyor.

Kaygı, herkesin aşina olduğu bütün o olumsuzlukların sonucunda oluşan bir his.

Birçok insan Suudi Arabistan'ı düşündüğünde akıllarına halk infazları, kırbaç ve organ kesme cezaları gelir. Bunlar sadece "yanlış bir şey" (Birleşik Krallık'ta tamamen normal olabilen bazı davranışları da içeren bir ifade) yaptığınızda başınıza gelebilir ama yine de oradaki günlük yaşam kulağa pek de eğlenceli gelmiyor. Alkol almak yasadışı, kadınların; tepeden tırnağa siyah çarşafla kapanmadıkları sürece halk içine çıkmaları ya da araba kullanmaları yasak ve batılılar silahlı birimler tarafından korunan duvarlarla çevrili sitelerde yaşamak zorundalar.

Heyecan verici olan ise şu: Yerle bir olan bir öncekinin ardından gelişmekte olan bir ekonomi, bir fırsatlar dünyası. O halde şirketlerin, bu unutulmuş pazarı yeniden gözden geçirerek olası ödüllerin başlangıçtaki kaygılardan daha ağır basıp basmadığını görme zamanı gelmiş olabilir mi?

Değer mi?
İlk iyi haber daha çok bir erkek dünyası olsa da, Krallık'ın göründüğü kadar kötü olmaması. Başkent Riyad, ülkenin diğer bölgelerinden, mesela Cidde'den, daha tutucu ve sıradan bir şehir, ama nahoş değil. Kuru sıcaklık etrafta rahatça gezinebileceğiniz anl***** geliyor ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin aksine, sıralanan dükkânlar caddelerin daha az tekdüze hissedilmesini sağlıyor. Bazıları sıkıcı bulsa da, "yabancı çalışanlar" orada yaşamayı oldukça olumlu karşılıyorlar.

Daha iyi olan haber ise Suudi Araplar'ın hem büyük planları hem de bunları gerçekleştirecek nakitlerinin olması. İngiliz elçiliği ticari ilişkiler ve yatırım başkanı Paul Williams, hükümetin önümüzdeki beş yıl içinde inşaat projelerinde harcanmak üzere bankada bekleyen 400 milyar Dolar'ı ve 1 milyon Dolar'lık petrol boru hattı projeleri olduğunu söylüyor. Ve bu para riskli gelişmelerle heba edilmeyecek. Pazar yaratmak için yabancı çalışan nüfusuna güvenen Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar'ın tersine, Suudi Arabistan kendi nüfusu için yapılaşıyor. Ülkede 21 milyonu Suudi milliyetinden 27 milyon kişi yaşıyor ve nüfusun gelecek 30 yılda ikiye katlanacağı tahmin ediliyor.

Hükümet bu patlamayı desteklemek için evler, üniversiteler, okullar ve altyapı kurmak zorunda. Bunu 69 milyar Pound değerinde barınma, eğitim ve iş imkânları bütünüyle sağlanmış altı "ekonomik şehir" inşa ederek yapmayı planlıyor. Washington DC büyüklüğünde olacak Cidde yakınlarındaki ekonomik şehir Kral Abdullah'ın da aralarında bulunduğu dört şehrin inşasına şimdiden başlandı. Planlar 2.000 okul, 8 üniversite, 28 elektrik santrali ve tuzdan arındırma tesisleri içeriyor. Riyad'da bir finans bölgesinde de çalışmalar başladı.

Hükümet bir sonraki aşama olarak; Cidde'yle Riyad'ı, Mekke'yle Medine'yi bağlayacak yeni tren yolları ve Riyad'tan Hazm Al Jamid'e mineral taşınması için nakliye hattı yapmayı planlıyor.

Bütün bu çalışma denizaşırı şirketler için büyük fırsatlar demek. Suudi Arabistan'daki Buro Happold'ın ülke müdürü Phil Dalglish'e göre ülke, İngiltere'nin uzmanlığını kullanabilir: "Yerel uzmanların teslim ettiği tasarımlarda genellikle detaylar eksik oluyor. Bazen işi yapmak için nitelikli bile olmuyorlar -bunun sonucu olarak, tasarım denetimleri yapıyoruz ve örneğin binaların yeterli soğutma sistemi olmadığını görüyoruz." Bu sorun, birçok müteahhit firmanın inşaat için gerekli detay çizimini yapabilecek kurum içi tasarımcıları olmaması yüzünden büyüyor.

Buro Happold yeterli sayıda nitelikli elemanı olmayan El Seif Engineering Contractors için Riyad kadın üniversitesinin uygulama detay çizimlerini yaparak bu boşluğu dolduruyor. Dalglish'e göre "Bu iş besin zincirinin en alt seviyesindeki çok temel bir iş, ama yine de değerli bir alıştırma çünkü asıl önemli olan ilişkileri yürütmek."

El Seif gibi firmaların baskı altında olması sadece bu firma ve üç başka müteahhit firmanın - Saudi Binladin Group, Saudi Oger ve Consolidated Contractiors Company (CCC) - hükümet destekli projelerde çalışabilecek nitelikte olmaları. Bu firmalar ihalelere teklif götürüyorlar ve işi aldıklarında hem tasarım hem uygulama hizmeti veriyorlar.

Bununla birlikte son zamanlarda iki Fransız müteahhit firması, Suez Enegy ve Veolia Water, hükümetle çalışabilmek için ön yeterliliği tamamladı ve tuzdan arındırma tesislerinin tasarım ve uygulama işlerini kazandılar.

Aklınızda bulunsun, Suudi Arabistan kısa yoldan zengin olma yeri değil - müşteriler işlerin başka yerde zor yürüdüğünü biliyorlar ve mümkün olan en iyi fiyat için pazarlık ediyorlar.

Ne Gerekirse
UK Trade & Investment için çalışan, kıdemli ticari ilişkiler ve yatırım memuru Saad Al-Adhami'ye göre, Suudi Arabistan genel yatırım yönetimi, şirketleri Suudi Arabistan'a getirmek için oldukça "hevesli". Bu kuruluş ekonomik şehirlerin inşası ve eğitim binalarını da içeren altyapı yatırımlarını düzenliyor.

Yine de ilgili olan şirketler ülkeye bağlılıklarını göstermek zorundalar. Al-Adhami, Dubai'de bir ofis sahibi olmanın yeterli olmayacağını söylüyor: "Ülkeye bağlılığınızın göstergesi olarak burada varlık göstermeniz daha iyi olur. Suudiler ülkeleriyle gurur duyarlar ve Dubai'den idare edilmeyi olumsuz olarak görürler - ikinci planda kaldıklarını düşünürler."

Burada şirketler tamamıyla yabancı menşeili olarak işe başlayabilseler de (bu süreç altı ay alıyor) Al-Adhami Suudi bir şirketle ortak olmanın en iyisi olduğunu öneriyor: "Belirli bir projede biriyle ortak olmak en iyisi. Burada işler aşiret usulü yürür. Tanınmış aşiret üyeleriyle çalışıyorsanız, işlerin yapılmasını sağlarlar."

Al-Adhami Suudi ve yabancı şirketleri tanıştırmakta uzman ve genellikle ortaklıkların iyi yürüdüğünü söylüyor: "Suudi ortak, tanıttığımız İngiliz şirketleri her zaman hoş karşılıyor. Nadiren olumsuz tepki alıyoruz. Suudiler, sahip oldukları iş miktarı sayesinde İngiliz şirketlerle tanışmaya her zaman hazırlar."

İngilizler gerçekten de meşgul gözüküyorlar. Mesela, El Seif'in icraatlardan sorumlu yönetici müdürü Derek Kemp çılgınca iş arkadaşlarının kendisine danıştıklarını cevaplıyor, telefonlara bakıyor ve bizimle konuşmak için sadece birkaç dakikasını ayırabiliyor. El Seif'in Riyad Kadın Üniversitesi'ni inşa etmek için CCC ile birlikte ihale aldıklarını ve bu ihalenin şirketinin sınırlarını zorlayacağını söylüyor: "Eğer bu boyutta bir iş daha alırsak, ortaklık oluşturmak için bir başkasını arayacağız." Bireysel olarak iş arayanların akınına uğramış ama o bir şirketle iş birliği yapmak istiyor: "Bütün bir ekibi işe alırsanız %25'inin iyi çıkmama riski var. Eğer her şeyi ayarlanmış bir operasyon üretirseniz, bir ekibin oturması için zamana ihtiyacı olacağından kazancınız olur."

Müteahhitler için ortaklık oluşturmak, ülkede varlık göstermekle ilgili olduğundan özel bir anlam ifade ediyor. Dalglish "Bir uzman bir ofise birkaç adam koyabilir, kapıları çalmaya gider ve iş alırlarsa başka bir yere taşınabilir ama bir müteahhit bunu yapamaz. Donanıma, güçlü bir ekibe, işçilere, vizeye ve ikametgâha ihtiyacı vardır. Büyük bir bağlılıktır." diyor.

Görünüşe göre birçok uzman Dalglish'in tarif ettiği yaklaşıma sıcak bakıyor. Rider Levitt Bucknall henüz iş kurdu, Faithfull + Gould, mühendis WSP yeni geldiler ve sevgili mühendisler Halcrow and Hyder işe başlıyorlar. Bu arada Buro Happold, o kadar iyi kurulmuş ki genellikle küçük projelerde baş uzman yani mimar olarak davranılması isteniyor.

Dalglish, 3d Reid, Skidmore ve Owings & Merrill dahil, işi almayı uman birçok firmanın kendisine yanaştığını söylüyor.

Ama daha hiçbir İngiliz müteahhit firması riske girip Suudi Arabistan'da iş kurmadı. Mevcut iş ortaklığı raporları söz konusu ve Kemp deniz aşırı müteahhitlerde bir kımıldanma olduğunu söylüyor. Kier, Al-Qahtani ve Commedat ile bir fosfat madeninin geliştirilmesi ve işletmesi işinde ve Mace ülkeye personel taşıyor. Dubaili müteahhit firması Arabtec'in Suudi Arabistan'da büyük ölçekli iş kuracağına dair söylentiler var.

Bazı Suudi müteahhitler İngiltere ile çalışma umutlarını kaybettikleri için başka ülkelere yönelmişler. Donanım sözleşmeleri ve çelik üretimi yapan Absal Group'un gelişim ve anlaşmalardan sorumlu müdürü Saad Mahmod, İngiltere'de birçok yıl yaşamış ve İngiliz müteahhitlere büyük saygısı var. Ancak yine de beklemekten yorulmuş: "Deneyimimin çoğu İngiltere'de olduğu için doğal olarak İngiliz müteahhitlere yöneldim ama burada işlerin büyümesine rağmen olumlu cevap alamadım." Saad Mahmoud İngilizler yerine, şirketinin başlıca anlaşmalarına destek olması için bir Türk ve bir Malezyalı müteahhit firma ile çalışıyor.

Fakat şimdi, İngiliz firmaları geri dönmek istiyorlar. Saad Mahmoud "E-postam şimdi iki sene önce konuştuğum İngiliz şirketlerden gelen mesajlarla dolu" diyerek iç geçiriyor. "Burada neler olduğuna dair en ufak bir ipuçları yok. Burası Dubai'den sadece bir buçuk saat uzaklıkta ama yol 16 saat de sürebilir. Şu anda geç değil ama altı ay içinde çok geç olabilir."

Nasıl İş Yapılır?
Suudi Arabistan'da iş yapmak Orta Asya'da herhangi bir yerde iş yapmaktan çok daha zahmetli. Suudiler kibar ve misafirperverler ama aklınızda bulunması gereken birkaç ahlak kuralı var. Toplantılarda, kartvizit değiş tokuşunu sağ elinizle yapın ve eğer bir kadın varsa, tokalaşmak için önce onun elini uzatmasını bekleyin. Ayak tabanlarınızı, sizi ağırlayanlara doğru yöneltmekten kaçının çünkü bu saygısızlık olarak algılanır.

Bir toplantıda asla direk olarak işten konuşmaya başlamayın. Bunun yerine bir fincan kahve ile sohbet etmenin keyfini çıkarın - en fazla üç bardak kahveden sonra yeterince kahve içtiğinizi ve artık iş konuşmaya geçebileceğinizi belirtmek için fincanı nazikçe iki yana sallayın. Asla sakinliğinizi kaybetmeyin.

Müşteriler, hükümet destekli projeler teslim eden müteahhitlerden ve özel inşaat müteahhitlerinden oluşur. Uzmanlar doğrudan devlet birimleri için çalışabilir. Suudi Arabistan'da uzun süreli ilişkiler kurmak önemlidir. Götürü anlaşmalar yaygındır ve hükümet projelerinin anlaşmaları için özel olarak tahsis edilmiş belgeler vardır.

Bir iş için ihaleye girerken toplam ederin %10'unu teminat olarak sağlamaya hazır olun. İhaleyi kazansanız da kaybetseniz de bu miktar size geri ödenir. Başarılı teklif verenlerden projenin sonunda geri verilmek üzere %5'lik kesin teminat istenebilir. Mümkünse bu miktarı ödememek için pazarlık yapın.

Buro Happold'un ülke patronu Phil Dalglish'e göre, Suudiler ödeme zamanı geldiğinde başka herhangi bir yerden daha iyi veya kötü değiller: "Buraya gelen tüm bu yeni uzmanlar beni biraz endişelendiriyor. Kendilerine ödeme yapmayacak yanlış müşterileri seçip her şeylerini kaybetmeleri ile sonuçlanacak büyük bir istismardan korkuyorum."

En iyisi itirazlardan kaçınmak - Suudi yasaları anlaşmaları tanısa da, asıl problem konunun mahkemeye çıkması için beş yıllık bir bekleme süresi ile karşı karşıya kalma olasılığınız.

Orada Yaşamak Neye Benzer?
"Neye benzer?" sorusu Suudi Arabistan'a taşınmayı düşünen insanların aklını kurcalar. Öncelikle maaşlar İngiltere'dekinden %10 -%30 arası daha yüksek. Bununla birlikte hayatın daha kısıtlı olduğuna şüphe yok: Alkol yasak, kadınlar araba kullanamıyor ve toplum içinde siyah çarşaf giymek zorundalar. Suudi Arabistan'da sadece 100.000 batılı çalışan var, yani birbirine oldukça sıkı sıkıya bağlı bir topluluk. DTZ mülk danışmanlığı müfettiş asistanı Matthew Jordan'a göre: "Burada yaşamak için uygun yapıda bir insan olmanız gerekli. Sosyal olmanız yararlı oluyor. İnsanlarla spor yaparken sosyalleşmeye, barda insanlarla buluşmaktan daha fazla zaman harcıyorum."

Asıl problem, yapacak fazla şeyin olmaması. Sinema, bar veya tiyatro yok ama uydu televizyonu ve internet var. Bu yüzden birçok batılı, özel olarak yabancı çalışanlar için olan duvarlarla çevrili sitelerde yaşamayı tercih ediyor. Orada diğer batılılarla karışabiliyorlar ve kadınlar normal bir şekilde sosyalleşebiliyorlar - bu siteler dışında kadınların akrabalarından başkalarıyla kaynaşmaları yasaklanmış.

Siteler terörist saldırılarına karşı son derece ciddi korunuyorlar ve bunun için geçerli sebepleri var - 2003 Mayıs'ında El-Kaide'nin batıdaki sitelere olan bombalı saldırılarında 30 kişi yaşamını yitirmiş. Girişlerde bomba detektörleri ve dikenli telle çevrili duvarların dibinde görevlendirilmiş makineli tüfekli adamlar görmeye hazır olun.

Nispeten daha iyi siteler içerden tatil kamplarına benziyorlar - begonvil kaplı villalar, büyük yüzme havuzları, dükkânlar, restoranlar, bowling salonları, tenis sahaları ve hatta golf sahaları. Diğer yandan bazıları sevimsiz ve uzun bekleme listeleri kendinizi en az etkileyici olanlarından birinde bulmanıza neden olabilir. Yerlerin az olması pahalı oldukları anl***** da geliyor - en iyi sitelerde, üç dört odalı villalar yıllık 50.000 Pound, iki odalı olanlar ise 35.000 Pound. Bununla birlikte şirketler normalde ikamet ve ulaşım masraflarını karşılıyorlar.

Siteler genellikle şehir dışında ama trafik Dubai'den çok daha hafif olduğundan evle iş arası çok zaman almıyor. Ne yazık ki sürüş standardı o kadar düşük ki kadınların çoğu araba kullanamamaktan şikayet etmiyor. İngiliz elçisi Paul Williams "Eğer karıma yarın araba kullanabileceği söylenecek olsaydı, dehşete düşerdi" diyor.

Suudi Arabistan'da yoğun bir parti trafiği var. Elçilikler düzenli olarak parti veriyorlar ve diplomatik dokunulmazlıkları sayesinde içki servisi yapıyorlar. Rider Levett Bucknall'la ortak olan Andy Isherwood 10 hafta sonundan yedisinde bir elçilikte olduğunu belirtiyor: "Sosyal hayat bakımından diğer yerler kadar canlı değil ama yine de iyi."

Yakalananlar için ciddi cezalar olsa da, bazı sitelerde yasadışı barlarda ev yapımı içki satın alınabilir. Bunun yerine Isherwood'un haftasonları arkadaşlarıyla sık sık yaptığı gibi sadece bir saatlik uçuş uzaklığındaki Bahreyn'e de gidilebilir.

Kısıtlamalara rağmen birçok kişi Suudi Arabistan'daki hayat hakkında olumlu konuşuyor. Jordan 25 yaşında ve Dubai'deki hızlı yaşamdan gelmiş. "Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki insanlarla konuşursanız hiç tecrübe etmedikleri için Suudi Arabistan'ın işe yaramaz olduğunu söyleyeceklerdir. Ben buraya geldiğimde şaşırdım. Kendimi en kötüsüne hazırlamıştım ama her şey düşündüğümden çok daha iyiydi." diyor.

İki Şirket Hikayesi

Bloktaki Yeni Çocuk
Maliyet uzmanı Rider Levett Bucknail (RLB) şirketi geçen yıl Suudi Arabistan'da bir ofis kurmaya karar verdi ve 2009'un başında ciddi olarak işlemlere başladı. Şirketin, Suudilerle 30 yıllık savaş uçağı anlaşması olan savunma şirketi BAE Systems ile birlikte uçağın yapım aşamasında yer almak gibi bir avantajı var. Firmanın uluslararası yöneticisi Andy Ritchie şöyle diyor: "Bu belirli zaman içinde pazarı tanımamız gerektiği anl***** gelir. Geçen 12 ayda buradaki pazarla ilgili bir araştırma yürüttük ve geçen sonbahar gerektiği şekilde işe koyulmaya karar verdik."

Ritchie yeni faaliyet için büyük heyecan duyuyor. 1993'te Hong Kong'ta 10 kişilik bir RLB ofisi kurmakla görevliydi. Ofisin çalışan sayısını 10 yılda 250'ye çıkardı ve bölgenin başlıca faaliyetlerinden biri haline getirdi. Ritchie: "Aynı şeyi burada da gerçekleştirmek istiyorum. Şu anda 6 çalışanımız var ama bunu 250'ye kadar çıkarmak istiyorum."

Firma, Suudi Arabistan'da proje yönetimi ve denetimi anl***** gelen klasik maliyet yönetimi ve inşaat yönetimini içeren hizmetler sağlayacak. Ritchie ülkede sözleşme uygulaması ve mali yönetime ihtiyaç olduğunu söylüyor ve uluslararası müşterilerin ülkeye girmelerine yardım etme girişiminin açık bir pazar oluşturduğunu düşünüyor.

Şimdilik Ritchie sitelerdeki odasından çalışıyor ama firmanın Haziran'a kadar bir ofisi olması gerektiğini söylüyor. İyi bir sitede yer bulduğu için şanslı.

Bu geçici başlangıca rağmen, RLB birçok iş alıyor. Kral Abdullah'ın finans bölgesinde El Seif için sözleşme uygulaması ve Kral Abdullah'ın Cidde'deki Bilim ve Teknoloji Üniversitesi için maliyet yönetimi işlerini yürütüyor. Aynı zamanda Barclays Capital'ın donanım maliyet yönetimi ve projesi ile Riyad'daki Rafal kulesinde -otel, daire ve ofisler içeren ortak kullanımlı bir bina- bir iş almış.

Ritchie RLB'nin gelişiminden memnun. Şöyle diyor: " Sıfırdan başlayarak belli bir miktar işi garantiye aldık, daha büyük işlere giriyoruz ve müşterileri tanımamız gerekiyor. Gelecekten çok çok umutluyum".

Eskiden Beri

Mühendislik uzmanı Buro Happold şirketi 70'lerden beri Suudi Arabistan'da. O kadar uzun zamandır orada ki şimdi 25 yıl önce yaptığı binaları tekrar yapıyor. Altın çağını 80-90 çalışana sahip olduğu seksenlerin sonunda yaşamış. 2003 bombalamalarının ardından çalışan sayısı 50'ye düşmüş. Ülke müdürü Phil Dalglish şöyle diyor: "Yoğun olarak işten ayrılmalar oldu. O zamandan beri insanları buraya gelmeye ikna edemediğimiz için zorluk çekiyoruz. İnsanları buraya çekebilmek için ya onlara servet ödemeniz ya da normal seviyenin altında mühendislik personeline katlanmanız gerekiyor."

Zaman nasıl da değişiyor... Şimdi Dalglish, başka bir yerde hareketlenme olduğu anda gideceklerinden endişe etse de, personel getirmenin daha olduğunu düşünüyor: "İnsanlar özgeçmişlerinde Suudi Arabistan'da çalışmak istemediklerini yazarlardı. Bu artık değişti, şimdiki endişem ekonomik durum düzeldikçe çalışanların gidecek olmaları." Bugünlerde ofiste yaklaşık 30 çalışan var.

Şirket Suudi Arabistan'da oldukça saygı görüyor. Saudi Binladin gibi müteahhit firmalarla ve Riyad'daki hükümet projelerinden sorumlu Arriyad geliştirme yönetimi gibi hükümet birimleriyle çalışıyor. Buro Happold projelere sık sık önemli uzmanlar atadı ve şirkete proje takımının geri kalan üyelerini seçme ve projeyi teklife hazırlama sorumluluğu verildi.

Dalglish, Suudi Arabistan'da İş Yapma Niyetinde Olan Şirketlere Ne Öneriyor?
Bir gecede her şeyin hallolmasını beklememeleri gerektiğini söylüyor: "İyi bir takım oluşturmanın yıllar aldığını düşünüyorum. Birden 30 kişi işe alıp işlerin yürümesini sağlayamazsınız."

Müşterilerin yeni şirketlerle anlaşırken başlarda dikkatli davranacaklarını ve şirketlerin uzun soluklu olup olmadığını bilmek isteyecekleri görüşünde. Buna rağmen birçok fırsat olduğu ve Suudi Arabistan'da hayatın 25 yıl öncesinden daha kolay olduğunu dile getiriyor: "Seksenlerde uydu televizyonu, internet veya cep telefonları yoktu ve denizaşırı telefon görüşmeleri yapmak zordu. Eğlence sadece sosyalleşmekten, korsan video izlemekten ve çalışmaktan ibaretti."

Building/ Çeviren: Pınar Çelen
 
Üst Alt