• Merhaba Ziyaretçi hoşgeldin! Forumdan daha fazla yararlanmak için buradan kayıt olunuz...

Sultan Vahdettin Hainmiydi?

Sizce Vahdettin hainmidir değilmidir?

  • Evet haindir

    Kullanılan: 14 25.0%
  • Hayır değildir

    Kullanılan: 37 66.1%
  • Hiçbir fikrim yok

    Kullanılan: 5 8.9%

  • Kullanılan toplam oy
    56

Masterlord

Kıdemli
Üye
Bunu bize kaynak sunarak açıklar mısın? Türkiyede o kadar tarihçi var hepside yanılıyor olamaz değil mi? Kaynakla açıklarsan gerçekten sevinirim ?


tarihçilerin büyük çoğunluğu vahdettinin hain olmadığı görüsünde birleşmektedirler

yani çoğunluk vahdettin vatanseverdir diyor

gelelim kaynak meselesine

internettende arastırsam baya bi kaynak bulurum ama vaktim çok yok
hem iş hem ders olunca boş vaktim pek olmuyor


size bir tavsiyede bulunmak isterim
bulundugunuz sehirde muhakkak kütüphane vardır
ordaki tarihi kaynakları inceleyin
yada çıkın kitapevinden tarihi olayları anlatan profların yazdığı kitaplardan alın
görüceksinizki onlarda vahdettin hain değildir diyor

sadece ilk orta okul, ve bazı lise kaynaklarında vahdettin hain diye anlatılır
çünkü o yaslardaki insanlara olayların iç yüzünü anlatamassın,
onlara basit yoldan, Atatürkü kahraman , vahdettin hain demek zorunda kalıyorlar

üniversitede tarih bölümü yada ögretmenliği okuyan kişiler muhakkak vardır
onlara vahdettin haindir denilmez, işin gerçegi anlatılır tüm ayrıntılarıyla

Atatürk zekiydi dahiydi, iyi bi komutandı, süper bi devlet adamıydı, ileri görüslüydü

ama Özel güçleri yoktu, bunu herkes biliyor, yani Allah değildi
dolayısıyla bukadr başarıyı tek basına kazanamazdı

Atatürkü samsuna gönderen ve geniş yetkilerle donatan vahdettindi
sonra görevden alacagını söylerek ingilizleri 4 ay oylayan yine vahdettindi
ingilizlerin istanbulu isgal etmesini geçiktiren vahdettindi
kurtulus savasında ingilizlerin yanında görünüp , ankara destek veren yine aynı vahdettindi

yani bunları dahada çoğaltabiliriz
he diceksinki vahdettinin hataları yokmuydu, vardı tabiki , oda sonuçta bi insandı

Atatürkün bazı basarılarında vahdettinin destegi göz adrı edilemez(cümleyi dikkatli okuyun bazı dedim)

kaynakların yaklasık %80 inde vahdettin hain deildir sonucuna ulasırsın
proflarında büyük çoğunluğu bu görüsü desteklemektedir

saygılarımla
 

erkişi1

Tecrübeli
Üye
kitap okudiyorum sen geçip fıkra okuyosun. .. ee böyle oluncada vahdettin kahramanda olur , kurtarıcıda...
Senin okuduğun Tec Coşkun veya başkaca sapkın düşünceler olunca benim fıkramı bile anlayamazsın,ama sopanın değdiği başla aynı sloganı söylemeye devam edersin, okuduğunu anlasan bari.

İşinizegelmeyince sataşıp tüymeyin. Konuya ilişkin fikriniz varsa yazın ve bu gibi cevap hakkı doğuran ve size mecburen sert cevap vermek zarureti doğurmayın.
 

suur_r

Amatör
Üye
birincisi vahdettin kaçarak ayrılmamıştır istanbuldan

ikincisi giderken yanında hazine falan götürmemistir

ücüncüsü ingiliz yada amerikalı generale sıksaydı , bugün türkiye diye bi ülke olmazdı

hala belge çıkartmaya çılısıyosun karsıma....

olayın görünen yüzü cahil halkın ve dünyanın bilmesi gereken kısmıdır

vahdettini hain ilan etmek zorundaydılar çünkü planları açığa çıkmasın diye


Mustafa kemale zorluk çıkartmamak için mal ve mülkü üzerinde hiç bir hak talep etmemiştir

sen okudugun tarihi kitaplar hakkında sonradan düsünmezmisin bu acaba niye böle yapmıstır

tarihte bi bahane sebep bide gerçek sebep vardır

mesela 1.ci dünya savasının çıkış nedeni
avusturma_macasiratan veliahtının bi sırf milliyetçisi tarafından öldürülmesi

iste bu bahane sebeptir

gerçek sebep ekonomidir, sömürge ve dünya pazarlarını ele geçirmektir

gördünmü bak hersey göründügü gibi deildir


tatihi belgelerde ve resmi yazışmalarda kendini hain olarak gösterdiki yabancı devletler süphelenmesin , erken saldıtıya geçmesin, tedbir almasın

çünkü yazışmalar yabancıların kontrolündeydi ve onlarda okuyordu....

ve en önemlisi istanbulu ve dolayısıyla anadoluyu erken işgal etmesin


evet hain ilan edilmiştir vahdettin

ancak vahdettinin torunuyla geçen konusmasını bilirmisin

vahdettinin torunu Atatürke kızmış, ve onun hakkında iler geri konusmaktadır
bunu duyan vahdettin torununa kızar ve
''laf sölediğin bi osmanlı paşasıdır, biz kötü olan birini paşa yapmayız... bir daha böyle sözler duymak istemiyorum'' diyerek torununa sert çıkar...


neyse bak sana bi tavsiyem var

profesör tarihçilerin konu hakkındaki yorumlarını incele

profların bile %90 ı, vahdettin için kesinlikle hain değildir görüsünde birlesmektedirler



tarihte bazen gerçek nedenler ve olaylar açıkça yazılmaz, senin anlaman beklenir:prv:

bu yazdıklarımı düsünüp , doğruları anlaman dileğiyle....

iyi forumlar dilerim
tarihte tarih profosörerinin görüşleri önemli değildir...

nesnel ve objektif tarih önemlidir..

sizin %90 diye istatislik verdiğiniz tarihçileri biliriz biz... hizmetlerini de biliriz...
siz rahat olun...

vahdettin ülkeden kaçmıştır çünkü yapacağı birşey yoktur..
halkının kendisine yani iradesiz, korkak, soysuz bir yöneticiye ihtiyacı yoktur..

kuvayi milliye ordusu (halkın ordusu ) hem kendi kaderleri hemde ülke kaderleri için kararlarını vermişlerdi.. başlarındaki lider de dünyanın en muhteşem askeriydi...

siz yanlı kaynaklar kadar ingiliz kaynaklarına da göz atın hatta araştırın.. asıl ingiliz kaynaklarında neler yazıyor neler.... hain vahidettinin yazışmaların dan tutunda, yabancı ülkelere el açması, aman dilesiyle karşılaşın..

tarih hükmünü verdi... insanlarda öyle...
tarihi olaylara nesnel bakan tarihçilerde hükmünü verdi...

tek bir kurşun sıkmayan, mondros mütarekesine imza atan,sevre sesini çıkarmayan,anadolu ateşini yakmaya giden muhteşem insanların arkasından ölüm fetvası çıkaran adamdan kahraman yapıyorsanız... onun yaptıklarını da yaparsanız..

tarih bilgisi vermek gereksizdir. Boşverin. Atatürk, projesinin büyük bölümünü başardı ve suikasta ya da onun gibi birşeye maruz kalıp öldürülmedi, bu bize yeter. ..

Ve ayrıca kendisi, dünyanın tapusunu elinde bulunduran adamın, ABD başkanının milenyum mesajında "20. yüzyılın tek lideri" olarak tanımlandı. ne osmanlı padişahları ne vahdettin nede Türkiyenin başına gelmiş diğer insanlar veya diğer ülkelerin başına gelmiş olan Charles de Gaulle, Lenin, Stalin, Gandhi, Martin Luther King ve hatta kendi başkanları Roosvelt bile bu özgüye mazhar olamadı.
Gerçeği taaa okyanusun diğer yakasındaki imparatorluk bile görüyorken, siz nasıl göremiyorsunız anlamak zor...

vahdettin hain değilse yaptıkları doğruysa buna inanıyorsanız sizde aynı şeyleri yaparmısınız?
yoksa ne olursa olsun deyip.. elinizdeki silah neolursa olsun ölümüne vatan için savaşırmısınız önce buna cevap verin ?
 

Masterlord

Kıdemli
Üye
tarihte tarih profosörerinin görüşleri önemli değildir...

nesnel ve objektif tarih önemlidir..

sizin %90 diye istatislik verdiğiniz tarihçileri biliriz biz... hizmetlerini de biliriz...
siz rahat olun...

vahdettin ülkeden kaçmıştır çünkü yapacağı birşey yoktur..
halkının kendisine yani iradesiz, korkak, soysuz bir yöneticiye ihtiyacı yoktur..

kuvayi milliye ordusu (halkın ordusu ) hem kendi kaderleri hemde ülke kaderleri için kararlarını vermişlerdi.. başlarındaki lider de dünyanın en muhteşem askeriydi...

siz yanlı kaynaklar kadar ingiliz kaynaklarına da göz atın hatta araştırın.. asıl ingiliz kaynaklarında neler yazıyor neler.... hain vahidettinin yazışmaların dan tutunda, yabancı ülkelere el açması, aman dilesiyle karşılaşın..

tarih hükmünü verdi... insanlarda öyle...
tarihi olaylara nesnel bakan tarihçilerde hükmünü verdi...

tek bir kurşun sıkmayan, mondros mütarekesine imza atan,sevre sesini çıkarmayan,anadolu ateşini yakmaya giden muhteşem insanların arkasından ölüm fetvası çıkaran adamdan kahraman yapıyorsanız... onun yaptıklarını da yaparsanız..

tarih bilgisi vermek gereksizdir. Boşverin. Atatürk, projesinin büyük bölümünü başardı ve suikasta ya da onun gibi birşeye maruz kalıp öldürülmedi, bu bize yeter. ..

Ve ayrıca kendisi, dünyanın tapusunu elinde bulunduran adamın, ABD başkanının milenyum mesajında "20. yüzyılın tek lideri" olarak tanımlandı. ne osmanlı padişahları ne vahdettin nede Türkiyenin başına gelmiş diğer insanlar veya diğer ülkelerin başına gelmiş olan Charles de Gaulle, Lenin, Stalin, Gandhi, Martin Luther King ve hatta kendi başkanları Roosvelt bile bu özgüye mazhar olamadı.
Gerçeği taaa okyanusun diğer yakasındaki imparatorluk bile görüyorken, siz nasıl göremiyorsunız anlamak zor...

vahdettin hain değilse yaptıkları doğruysa buna inanıyorsanız sizde aynı şeyleri yaparmısınız?
yoksa ne olursa olsun deyip.. elinizdeki silah neolursa olsun ölümüne vatan için savaşırmısınız önce buna cevap verin ?


bu forumda yaklaşık 1280 msjım var

bu msjların tarih le ilgili olan kısmı ve diger konularla ilgili olan kısmındada
Atatürkle ilgili konusurken efsane ,dahi , kahraman, ileri görüslü

ve hatta tüm osmanlı padisahlarının basarılarını bi araya toplasan Atatürkün ki kadar degerli değildir demişimdir

her nekadar azda olsa cumhuriyet rejiminden soğuduysamda
vatansever bi Atatürkçüyümdür

tarihte profların görüsü çok ama çok önemlidir
diger bilimlerdede aynı

tarih profesörlerinin okudugu kaynakların 10/1 ini bile okumamışın, gördüklerini görmemişindir

özelliklede Türkiyede prof olmak kolay değil
heleki tarih gibi önemli bi dalda

yani bu neye benziyo
kuran var , öyleyse din adamlarına ve ilahiyatçılara ne gerek var,
onların söledikleri önemli değil demeye benziyo

tarih varsa ,o tarihi düzgün yorumlucak tarihçilerede muhakkaki ihtiyaç vardır


yanlı kaynaklar dediginiz , osmanlı devlet arsivleri
ve Türkiye cumhuriyeti kaynaklardır
dünyanın en tarafsız, ve üzerinde hiç oynama yapılmamış kaynaklar sadece bizde vardır

bugün için çoğu millet tarihi bilgiler hakkında devletimize ve kaynaklarına basvurmaktadırlar

....................................................

Atamızın başarıları göz ardı edilmiyecek kadar degerlidir
bugünleri Gazi Mustafa Kemal Paşaya borçluyuz
bunu inkar eden nankördür
onun elde ettigi başarıları dünyada elde edebilmiş bi komutan veya devlet adamı yoktur
asrın dahisi seçilebilecek kadar başarılıydı
bu yüzden ona minnet borçluyuz, bunuda hiç bi zaman unutmuş değilim

atatürk basarılıdır demessin
ben başarısızmı dedim????


vahdettin ülkeden kaçmamış,
ülkeden ayrılmıştır

simdi sen diyorsunki vahdettinin yaptıgını yaparmıydın
yoksa silahla vatanımı savunurdun

ben normal sıradan bi vatandaşım
evet silahımı alır savunurdum, kursunumun bittiği yerde vatan sağolsun diyip ölürdüm

vahdettinse devletin başı yani padisahıydı
devletin zirvesindeki insanlar düsünmeden hareket edemezler
onlar sıradan değildir
ülkeyi düsünmek zorundadırlar
dolayısıyla niye salhını alıp sıkmadı gibi bi düsünce onlar için olamaz

niye anadolu dirilişine destek vermedi
sence destekleseydi ne olacaktı
padisahı esir alıp, istanbulu çok daha önce işgal edip
ankaraya yürüyeceklerdi

peki o sırada düzenli ordu varmıydı ,yoktu
Mustafa kemal o sırada halkı örgütlemeye ugrasıyordu
kuvayi milliye denilen milis birlikler sayısı 100 bini geçen yunan ingiliz ve fransız birliklerini nasıl durduracaktı

asla durduramazlardı
ve felaket kaçınılmaz olurdu

bak bunu ben gibi normal halk bile düsünebiliyosa
koskoca osmanlı padisahı ve
40 yıl sonrasını görebilecek kadar ileri görüslü olan Atatürk te bunu düsünmüştür

ingiliz kaynakları tarihteki en güvenilmez en çok üzerinde oynama yapılan ve sahte belge konulan kaynaklardır
ve bunu tüm dünya bilir

bana Atatürkü savunmayın
ben onu kötüleyecek son kişiyim zaten
katı milliyetçi bi TÜRKÜM

ben vahdettinle Atatürkü asla kıyaslamadım
vahdettin kimmm
Gazi mareşal Başkomutan cumhurbaşkanı gibi unvanları hakettigi için alan Mustafa kemalle kıyaslama bile yapılamaz

siz nutuk ve benzeri tarihi kaynaklara bakıyorsunuz
çok merak ediyorum Atatürkün nutuğa ne yazmasını bekliyordunuz
gerçeklerimi
her tarihi gerçek anında açıklanmaz
tıpkı kıbrıs harekatındaki ''kızım ayse tatile çıkabilir'' kodunda oldugu gibi

ünlü turan taktigini bilirmisiniz
o taktiği 1071 malazgirt meydan savasında alp arslan başarıyla uyguladı
taktik açıklanmadı

900 yıl sonra 1922 de sakarya meydan muharebesinde Atatürk o taktik unutuldugu ve bilinmedigi için uyguladı ve başarılıda oldu
bu taktik savası kazandıran önemli bi taktik oldu....

Turan taktiği nedir???
ordunun ortasındaki birlikler yenilmiş görüntüsü vererek hızlı geri çekilirler,
kazandığını zanneden düsman ataga kalkar
bu arada sağ ve sol kanattaki süvari(atlı) birlikler hızla geri çekilen orta birliğin aksine düsman üstüne yürür
hilal sekli oluştugunda geri çekilen orta birlikler dönüp taarruz eder ve düsman kıskaca alınır
buna turan taktiği denir
bayragımızdaki ay(türk askerlerini)
yıldız(düsman askerlerini) temsil etmektedir

simdi sölermisiniz bu ünlü taktik açıklanmış olsaydı sakarya savasını nasıl kazanacaktık???
görünen o ki baya zor olurdu....

tarihte her doğru hemen açıklanmaz
ihtiyaç olmadıgı kaatine varılırsa uzun bir süre sonra açıklanır

bu yüzden bazı tarihi kaynaklarda haindir deniyo demeyin

profların görüsleri , bilgileri önemlidir
vadettinin hatalarıda olmuştur , belki hataları çoktur bile
ama hain çok agır bi laf ve vahdettin bu derece aşagılanmayı haketmiyor

bulundugunuz sehirde olan üniversiteye gidip ordaki tarih proflarının görüslerini ögrenin
ve tarihi kaynakları daha ayrıntılı okuyun
zaten çoğu kaynaktada vahdettin hain değildir, bunu açıklamasıyla belgeleriyle göreceksiniz

bu arada siz rahat olun falan demissiniz
ben gayet rahatım
bence sizde rahat olun.....
 

kızılsevdam

Amatör
Üye
Senin okuduğun Tec Coşkun veya başkaca sapkın düşünceler olunca benim fıkramı bile anlayamazsın,ama sopanın değdiği başla aynı sloganı söylemeye devam edersin, okuduğunu anlasan bari.

İşinizegelmeyince sataşıp tüymeyin. Konuya ilişkin fikriniz varsa yazın ve bu gibi cevap hakkı doğuran ve size mecburen sert cevap vermek zarureti doğurmayın.
Tamam konuya dönelim Vahdettin hain midir değil midir? ben haindir diyorum sizde değildir diyorsuznuz? o zaman bana kaynak sunun.çıkıpta çoğu tarihçi vahdettinin hain olmadığı konusunda hem fikirdir demeyin. tarihçilerin isimlerini verin, kitaplarının adını verin ondan sonra bu konu üzerinde tartışalım.
önemli not: kaynak sunmayacaksanız,yazıcanız cevaba karşılık vermeyeçeğimi bilmenizi isterim...
 

forumdayim

Tecrübeli
Üye
vahdettin ile ilgili ecevit ölümünden takriben bir yil önce vahdettinin hain oldugunu söyliyemeyiz demistide buna ilk önce demirel karsi cikmisti bunu söylemenin simdi zamani olmadigindan dem vurmustu... bu da gösteriyorki osmanliyi kötülemek bilhassa son osmanli padisahlarini kötülemek bir devlet politikasi olagelmis... onun icin verilecek vahdettinin hain olmadigina dair kaynaklarin, vahdettini hain görenler icin bir deger ifade etmiyecegidir...
 

kızılsevdam

Amatör
Üye
vahdettin ile ilgili ecevit ölümünden takriben bir yil önce vahdettinin hain oldugunu söyliyemeyiz demistide buna ilk önce demirel karsi cikmisti bunu söylemenin simdi zamani olmadigindan dem vurmustu... bu da gösteriyorki osmanliyi kötülemek bilhassa son osmanli padisahlarini kötülemek bir devlet politikasi olagelmis... onun icin verilecek vahdettinin hain olmadigina dair kaynaklarin, vahdettini hain görenler icin bir deger ifade etmiyecegidir...
Laf slatası başka hiçbişey yok. Kusura bakmayım ama daha kaynak bile veremiyorsunuz. ordan burdan duyduklarınızla burda tartışmaya çalıyorsunuz... vahim durumdasınız... varsa kaynağınız dökün ortaya eğer ki yoksa laf salatası yapmayın, cevap yazmış olmak için cevap yazmayın... saygılar...

burada hala kaynak sunulmasını bekliyorum ama sunamadığınıza göre vahdettinin hain olduğunu kabul ediyosunuz demektir...
 

Bay X

Kıdemli
Üye
Aslında bu sorulan sual kendi içinde cevabını veriyor..

Vahdettin amcamızın eniştesi olan Damat Ferit Paşa'ya hükümet kurdurmasından Sevr anlaşmasına kadar olan süreci irdelersek cevap çok açık..Vahdettin amcanın damadı tarafından kurulan hükümet değilmiydi Mustafa Kemal ve Ordusu için fetva veren...Alman'ların kucağına oturan hangi padişahtı..?Saltanatı sürdürmek isteyen kimdi...?Sevr anlaşması ile vatanı,topraklarımızı peşkeş çeken kimdi..?İngiliz gemisinin pruvasına oturupta kaçan kimdi..?

Yeni kahramanlar icat etmek isteyen mucittinler laga lugayla değil bilginizle konuşun..Sadece arşiv bizde değil bunları İngiliz ve Alman arşivleride doğruluyor belkide hain lafının yerine daha ağır bir şey gelmeli..
 

kızılsevdam

Amatör
Üye
Aslında bu sorulan sual kendi içinde cevabını veriyor..

Vahdettin amcamızın eniştesi olan Damat Ferit Paşa'ya hükümet kurdurmasından Sevr anlaşmasına kadar olan süreci irdelersek cevap çok açık..Vahdettin amcanın damadı tarafından kurulan hükümet değilmiydi Mustafa Kemal ve Ordusu için fetva veren...Alman'ların kucağına oturan hangi padişahtı..?Saltanatı sürdürmek isteyen kimdi...?Sevr anlaşması ile vatanı,topraklarımızı peşkeş çeken kimdi..?İngiliz gemisinin pruvasına oturupta kaçan kimdi..?

Yeni kahramanlar icat etmek isteyen mucittinler laga lugayla değil bilginizle konuşun..Sadece arşiv bizde değil bunları İngiliz ve Alman arşivleride doğruluyor belkide hain lafının yerine daha ağır bir şey gelmeli..
Tamen haklısın..Birşey idda ediyorlarsa kaynak sunsunlar bizde o kaynak üstünden konuşalım... ama görüyorsun işte kaynak falan verdikleri yok anca laf salatası yapıp polemik yaratıyorlar...
 

Masterlord

Kıdemli
Üye
Maresal Fevzi (Çakmak) Pasa'nin sirri
Fevzi Pasa... bu ifsayi, refikasi Fitnat hanima söyle açiklamistir:
«Fitnat. Öyle birsey biliyorum ki ortaya çikip söylememe bugüne kadarki tutumumuz ve davranislarimiz müsait degil. Mecburum, bu sirri kendimle beraber mezara götürmege»
Ve iste Maresalin senelrce sakladigi büyük sir ki, Sultan Vahdettin'in vatansever bir insan oldugunu ve kurtulusu (Istiklal savasin kazanilmasi) Anadolu'da gördügünü apaçik göstermektedir.
Dinleyelim Fevzi Pasayi:
«Mütareke senesinde, bir Cuma selamligindan sonra Sultan Vahdettin beni huzuruna kabul etti.
"Pasa, dedi. Durumu görüyorsunuz. Bu isler anca Anadolu'da teskilatlanarak kurtarilabilir. Bana Anadolu'da teskilat kuracak, memleketi su karanlik durumdan kurtrabilecek Pasalarin bir listesini yapip getirin"
Ertesi Cuma, yine selamliktan sonra huzruna girip hazizladigim listeyi verdim. Dikkatle okuduktan sonra, bir müddet sustu. sonra yari kapali gözleriyle agir agir, tane tane konusmaya basladi:
"Pasa, Mustafa Kemal Pasa hirsiz midir"
"Hasa Padisahim"
"Bir namuzsuzlugu, ahlaksizligi var midir ?"
"Hasa Padisahim"
"Beceriksiz ve kabiliyetsiz mdir?"
"Hayir efendim. O hepimizden bilgili, kabiliyetli ve dinamiktir"
"O halde bu listeye niçin onun adini yazmadiniz?.."
Hiç düsünmeden cevap verdim:
"Padisahim, Mustafa Kemal Pasa yenilik, bilhassa öteden beri Cumhuriyet taraftaridir"
Padisah elindeki kagidi atar gibi masanin üzerine birakti...Ayaga kalkip pencereye döndü. Limanda demirli Itilaf devletleri (Ingiliz, Fransiz, Italyan, Yunan) gemilerini göstererek:
"Pasa, Pasa...Bu gemileri görmek kanima dokunuyor. Bu memleket kurtulsun da isterse Cumhuriyet olsun...Kendine selamla birlikte teblig ediniz, haftaya Cuma günü Mustafa Kemal Pasa'yi görecegim »

Tercüman, 10.04.1976
Kaynak: Vehbi Vakkasoglu, Son Bozgun, cilt: 1, S. 134-135, Timas, Istanbul, 1990

daha bir sürü belge getirecegim karsınıza , hiç meraklanmayın....
 

suur_r

Amatör
Üye
bu forumda yaklaşık 1280 msjım var

bu msjların tarih le ilgili olan kısmı ve diger konularla ilgili olan kısmındada
Atatürkle ilgili konusurken efsane ,dahi , kahraman, ileri görüslü

ve hatta tüm osmanlı padisahlarının basarılarını bi araya toplasan Atatürkün ki kadar degerli değildir demişimdir

her nekadar azda olsa cumhuriyet rejiminden soğuduysamda
vatansever bi Atatürkçüyümdür

tarihte profların görüsü çok ama çok önemlidir
diger bilimlerdede aynı

tarih profesörlerinin okudugu kaynakların 10/1 ini bile okumamışın, gördüklerini görmemişindir

özelliklede Türkiyede prof olmak kolay değil
heleki tarih gibi önemli bi dalda

yani bu neye benziyo
kuran var , öyleyse din adamlarına ve ilahiyatçılara ne gerek var,
onların söledikleri önemli değil demeye benziyo

tarih varsa ,o tarihi düzgün yorumlucak tarihçilerede muhakkaki ihtiyaç vardır


yanlı kaynaklar dediginiz , osmanlı devlet arsivleri
ve Türkiye cumhuriyeti kaynaklardır
dünyanın en tarafsız, ve üzerinde hiç oynama yapılmamış kaynaklar sadece bizde vardır

bugün için çoğu millet tarihi bilgiler hakkında devletimize ve kaynaklarına basvurmaktadırlar

....................................................

Atamızın başarıları göz ardı edilmiyecek kadar degerlidir
bugünleri Gazi Mustafa Kemal Paşaya borçluyuz
bunu inkar eden nankördür
onun elde ettigi başarıları dünyada elde edebilmiş bi komutan veya devlet adamı yoktur
asrın dahisi seçilebilecek kadar başarılıydı
bu yüzden ona minnet borçluyuz, bunuda hiç bi zaman unutmuş değilim

atatürk basarılıdır demessin
ben başarısızmı dedim????


vahdettin ülkeden kaçmamış,
ülkeden ayrılmıştır

simdi sen diyorsunki vahdettinin yaptıgını yaparmıydın
yoksa silahla vatanımı savunurdun

ben normal sıradan bi vatandaşım
evet silahımı alır savunurdum, kursunumun bittiği yerde vatan sağolsun diyip ölürdüm

vahdettinse devletin başı yani padisahıydı
devletin zirvesindeki insanlar düsünmeden hareket edemezler
onlar sıradan değildir
ülkeyi düsünmek zorundadırlar
dolayısıyla niye salhını alıp sıkmadı gibi bi düsünce onlar için olamaz

niye anadolu dirilişine destek vermedi
sence destekleseydi ne olacaktı
padisahı esir alıp, istanbulu çok daha önce işgal edip
ankaraya yürüyeceklerdi

peki o sırada düzenli ordu varmıydı ,yoktu
Mustafa kemal o sırada halkı örgütlemeye ugrasıyordu
kuvayi milliye denilen milis birlikler sayısı 100 bini geçen yunan ingiliz ve fransız birliklerini nasıl durduracaktı

asla durduramazlardı
ve felaket kaçınılmaz olurdu

bak bunu ben gibi normal halk bile düsünebiliyosa
koskoca osmanlı padisahı ve
40 yıl sonrasını görebilecek kadar ileri görüslü olan Atatürk te bunu düsünmüştür

ingiliz kaynakları tarihteki en güvenilmez en çok üzerinde oynama yapılan ve sahte belge konulan kaynaklardır
ve bunu tüm dünya bilir

bana Atatürkü savunmayın
ben onu kötüleyecek son kişiyim zaten
katı milliyetçi bi TÜRKÜM

ben vahdettinle Atatürkü asla kıyaslamadım
vahdettin kimmm
Gazi mareşal Başkomutan cumhurbaşkanı gibi unvanları hakettigi için alan Mustafa kemalle kıyaslama bile yapılamaz

siz nutuk ve benzeri tarihi kaynaklara bakıyorsunuz
çok merak ediyorum Atatürkün nutuğa ne yazmasını bekliyordunuz
gerçeklerimi
her tarihi gerçek anında açıklanmaz
tıpkı kıbrıs harekatındaki ''kızım ayse tatile çıkabilir'' kodunda oldugu gibi

ünlü turan taktigini bilirmisiniz
o taktiği 1071 malazgirt meydan savasında alp arslan başarıyla uyguladı
taktik açıklanmadı

900 yıl sonra 1922 de sakarya meydan muharebesinde Atatürk o taktik unutuldugu ve bilinmedigi için uyguladı ve başarılıda oldu
bu taktik savası kazandıran önemli bi taktik oldu....

Turan taktiği nedir???
ordunun ortasındaki birlikler yenilmiş görüntüsü vererek hızlı geri çekilirler,
kazandığını zanneden düsman ataga kalkar
bu arada sağ ve sol kanattaki süvari(atlı) birlikler hızla geri çekilen orta birliğin aksine düsman üstüne yürür
hilal sekli oluştugunda geri çekilen orta birlikler dönüp taarruz eder ve düsman kıskaca alınır
buna turan taktiği denir
bayragımızdaki ay(türk askerlerini)
yıldız(düsman askerlerini) temsil etmektedir

simdi sölermisiniz bu ünlü taktik açıklanmış olsaydı sakarya savasını nasıl kazanacaktık???
görünen o ki baya zor olurdu....

tarihte her doğru hemen açıklanmaz
ihtiyaç olmadıgı kaatine varılırsa uzun bir süre sonra açıklanır

bu yüzden bazı tarihi kaynaklarda haindir deniyo demeyin

profların görüsleri , bilgileri önemlidir
vadettinin hatalarıda olmuştur , belki hataları çoktur bile
ama hain çok agır bi laf ve vahdettin bu derece aşagılanmayı haketmiyor

bulundugunuz sehirde olan üniversiteye gidip ordaki tarih proflarının görüslerini ögrenin
ve tarihi kaynakları daha ayrıntılı okuyun
zaten çoğu kaynaktada vahdettin hain değildir, bunu açıklamasıyla belgeleriyle göreceksiniz

bu arada siz rahat olun falan demissiniz
ben gayet rahatım
bence sizde rahat olun.....
nutukta yazanları kabul etmiyorsanız yani Atatürk'ün doğruları yazmadığını iddia ediyorsanız Atatürk'e yalancı diyorsunuzdur bunun başka bir açıklaması olamaz...

savaş taktiği bir sır olabilir ama hainlikler gizli kalmaz..iyice, tarafsız ve yansız düşündüğünüz de göreceksiniz ki kendisi gerçek bir satıcı ve vatan hainidir...düşmana tek kurşun atmadan, düşman zırhlısıyla kendi vatanından firar eden biri ne olursa olsun bir haindir..

ben vahdettin olsaydım halka inerdim tıpkı Mustafa Kemal gibi... halka iner halkla bir olur ve padişah yetkilerimi sonuna kadar kullanıp topyekün mücadele verirdim.. hainlik aklımdan bile geçmezdi.. esas olan herzaman devlettir... herkez gider, hiçbirşey kalmaz ama devlet yerinde kalmalıdır.. bir yönetici gelir, diğeri gider önemli olan devletin yerinde kalmasıdır...

ben vahdettin olsaydım hainlik yapsaydım sadece kendimi, onurumu ve koskoca osmanlı sülalesinin adını kirletmemek en azından tüm hainliğime rağmen halkımdan ve vatanımdan özür dilemek ve adımı temizlemek için kendimi öldürürdüm hemde göğsüme bir kurşun sıkardım... ben giderdim ama adım hain kalmazdı hiç değilse... ama o öyle yapmadı... kendisi diğer değerli osmanlı sultanları gibi ipek urganı bile hak etmiyor... Atası Fatih Sultan Mehmet Hanın savaşta kazandığını o masada verme derdindeydi... olay bundan ibaret...



vahdettin masum değildi... onun bu kurtuluş savaşı efsanesinde hiçbir rolü yok... o basiretsiz, korkak, saltanatını herşeyin üzerinde gören bir haindi...

Ben size,Vahdettin' in yerinde olsanız ne yapardınız diye sormuştum.
Siz de ülkesi için savaşanlar ardından bir ölüm fetvası çıkarttırır mıydınız, sizde bunların üzerine bir ordu salar mıydınız?

Yoksa Hasan Tahsin gibi, Sütçü İmam gibi, Demirci Efe gibi mi yapardınız?

aşağıda vereceğim Murat Bardakçı yazısını iyi okumanızı tavsiye ediyorum.. zira bu bir belge niteliğindedir...


Vahideddin, hilâfet için Fransa'dan destek istiyor

Türkiye hilâfeti kaldırıp son halife Abdülmecid Efendi'yi sürgüne gönderdiği sırada, son padişah ve bir önceki halife Sultan Vahideddin hayattaydı ve İtalya'nın San Remo kasabasında yaşıyordu. İstanbul'u 1922'nin 17 Kasım'ında terketmiş olan Sultan Vahideddin, hilâfetten feragat etmediğini defalarca açıklamıştı. Son padişah, kuzeni ve aynı zamanda da dünürü olan Abdülmecid Efendi'nin halifeliğini de hiçbir zaman tanımamıştı. Sultan Vahideddin, Büyük Millet Meclisi'nin hilâfeti kaldırmasından on gün sonra, 1924'ün 13 Mart'ında, Fransa Cumhurbaşkanı Alexander Millerand'a bir mektup gönderdi. mektubunda Ankara'yı suçluyor, hilâfetten feragat etmediğini tekrarlıyor ve sürgün edilen aile mensuplarına Fransa'dan himaye istiyordu. İşte, Sultan Vahideddin'in mektubunun bazı bölümleri: "Bay Başkan, Dünya üzerinde cereyan eden olayların gerçek anlamı ve kapsamı hakkında bilgi sahibi olan ekselansları, başkentimi geçici olarak terk etmeme yol açan sebepleri de herhalde bilmektedirler. Bu ayrılış, altı asırdan beri hanedanımın uhdesinde bulunan ve cedlerimin tahtının mirasçısı sıfatıyla kutsal bir hak

olarak bana intikal eden hilâfet ve saltanattan feragat etmemi hiçbir zaman gerektirmez. ...Hilâfet ve saltanat konusu dünya çapında bir mesele olup 300 milyon Müslüman'ı çok yakından ilgilendiren ve ancak dünya Müslümanları'nın ezici çoğunluğunun iradesiyle ve en yüksek fetva makamlarının kararlarıyla çözüme kavuşturulabilecek meselelerdendir. Şeriat hükümlerine aykırı kararların hükümsüz kalmaya ve yok kabul edilmeye mahkûm olması, şer'i hukukçular arasında yerleşmiş olan bir düşüncedir. ...Böylesi kararlar Müslümanlar arasında büyük huzursuzluk ve infial yaratabilecek nitelikte olduğundan, dünyadaki siyasi durum üzerinde de vahim tepkilere yol açabilir. Sadık teb'aları arasında sayısız Müslüman'ın bulunduğu Fransa Cumhuriyeti'nin en yüksek şahsiyeti olan ekselanslarına, bu açıklamayı faydadan uzak bulmadığım için yapıyorum. ...Bu vesileyle ekselanslarınıza ve ailenize sağlıklar temenni ederim." Fransa Cumhurbaşkanı Alexander Millerand ise, Sultan Vahideddin'e gönderdiği cevapta sadece protokol ifadeleri kullanacak ve "Türkiye'de olup bitenler Fransa'yı ilgilendirmemektedir" diyecekti.

Sabah
Murat Bardakçı




yukarda gördüğünüz üzere, Vahdidettin Han Hazretleri, asla ve asla hilafetten feragat falan etmemiş ve yabacılardan, 1924 yılında dahi destek aramıştır.

Hatta akrabası Abdülmecit' in hilafetini de tanımamıştır.

kendisi kaçmıştır dahası hilafetten vazgeçmemiştir... bir gün ülkesine geri dönüp tekrar tahta çıkıp halife olma hayalindeydi.... ama olmadı... yapamadı.. kendisi bir italyan köşkünde ölmüştür... bir hain olarak...




biz sizden daha çok rahatız.. TBMM gibi halkın iradesiyle oluşturulan bir mecliste alınan kararla hain ilan edilmiştir ve sonsuza kadar iade-i itibarını kazanamayacaktır..çünkü kendisi bir Türk gibi asil ve cesur olamamıştır..

ayrıca benim ne kadar kitap okuduğum neleri ne kadar bilip, neleri ne kadar araştırdığımı nereden biliyorsunuz yada eğitim seviyemi, eğitim seviyemde ki branşımı ..? bunları bilmeden bana nasıl bu konuyu araştırmamı öğütlüyorsunuz?

--------Yeni Postalandı 10:50 PM ---------- Önce gonderilen mesaj at 10:38 PM ----------

vahdettin ile ilgili ecevit ölümünden takriben bir yil önce vahdettinin hain oldugunu söyliyemeyiz demistide buna ilk önce demirel karsi cikmisti bunu söylemenin simdi zamani olmadigindan dem vurmustu... bu da gösteriyorki osmanliyi kötülemek bilhassa son osmanli padisahlarini kötülemek bir devlet politikasi olagelmis... onun icin verilecek vahdettinin hain olmadigina dair kaynaklarin, vahdettini hain görenler icin bir deger ifade etmiyecegidir...

kimse kimseyi kötülemiyor... gerçekler ortada..

dsp'li olmadığım halde Bülent Ecevit'i çok severim.. bazı müthiş fikirleri vardı..bugün alt yapısı oluştulmak istenen birçok hükümet politikasını o bize yirmi yıl belkide daha öncesinde söylemişti ama kendisi yeterince desteklenmediği için ( sol görüşlü olduğu için ) fikirlerini hayata geçiremedi..

kendisini severim ama siyasette gerçekçi olmak gerek.. Bülen Ecevit bir nakşibendir.. yani nakşibendi tarikatına bağlı idi..yada sonradan bağlandı (bu bazen bir solcu hastalığıdır) Bülen Ecevit yalnış hatırlamıyorsan 57. hükümet dönemine tam 13 nakşibendi tarikatına bağlı olduğu kanıtlanmış millet vekilini aday göstermiş ve çoğunu meclise sokmayı başarmıştır.. halifesinin adını temizlemeden ölemezdi.... Bülent Ecevit'in yaptığı budur...

herşeye rağmen vatana hizmet vermiş bir devlet büyüğü olarak kendisini saygıyla anıyorum...

--------Yeni Postalandı 10:52 PM ---------- Önce gonderilen mesaj at 10:50 PM ----------

Ne kadar belge getirirsen getir,İNADIN GÖZÜ KÖRDÜR,göremez.Kabul edemez,kardeşim.

bu sizin içinde geçerli sayın rabia birde bizim koyduğumuz belgeleri okuyunuz ve üzerinde analiz yapınız..
bizde çok belgeler koyacağız buraya ama sırası geldikçe...
 

forumdayim

Tecrübeli
Üye
kimse kimseyi kötülemiyor... gerçekler ortada..

dsp'li olmadığım halde Bülent Ecevit'i çok severim.. bazı müthiş fikirleri vardı..bugün alt yapısı oluştulmak istenen birçok hükümet politikasını o bize yirmi yıl belkide daha öncesinde söylemişti ama kendisi yeterince desteklenmediği için ( sol görüşlü olduğu için ) fikirlerini hayata geçiremedi..

kendisini severim ama siyasette gerçekçi olmak gerek.. [RENK]Bülen Ecevit bir nakşibendir[/RENK].. yani nakşibendi tarikatına bağlı idi..yada sonradan bağlandı (bu bazen bir solcu hastalığıdır) Bülen Ecevit yalnış hatırlamıyorsan 57. hükümet dönemine tam 13 nakşibendi tarikatına bağlı olduğu kanıtlanmış millet vekilini aday göstermiş ve çoğunu meclise sokmayı başarmıştır.. halifesinin adını temizlemeden ölemezdi.... Bülent Ecevit'in yaptığı budur...

herşeye rağmen vatana hizmet vermiş bir devlet büyüğü olarak kendisini saygıyla anıyorum...




yani dogrusu bir bu eksikti, ecevit naksibendiymis:malesef:ecevite degilde naksibedilere yapilabilecek en büyük hakarettir...
 

yavuz34

Tecrübeli
Üye
O I Cihan savaşanın esir bir başkomutanıydı.Başkomutanlarımızda hain olamaz asla.Selamlar.
 
M

metamorphosis

Ziyaretci
Peki Fevzi Çakmak Paça'yı Mustafa Kemal'i hainlikten tutuklamasını isteyen kimdi? Ve bunun içim emir çıkartan kimdi?
 

suur_r

Amatör
Üye
İhanet ortada, değişik değişik kaynaklar ihaneti tüm ayrıntısıyla gözler önüne seriyor,
herşey belgeleriyle mevcut.
ingilizlere sığınan, onlara bağlılığını tıpkı babasının yaptığı gibi bildiren, bir devleti tahtı karşılığında ingilizlere devretmeye çalışan, onlardan yardım isteyen, parasız kaldığında ingilizlerden çekinmeden para isteyen, Ankara'ya gidenlerin arkasından idam fermanı yazan biridir..
 

Daver

Acemi
Üye
resmi ideoloji yukarıdaki gibi söylemektedir ama ben katılmıyorum
Hain değil de hainliklere maruz kaldığını düşünüyorum
 

Daphne

Amatör
Üye
Tarih yalan söylemez Vahdettin haindir


30 Ekim 1918’de Mondros Mütarekesi imzalandı.

12 gün sonra 13 Kasım’da İtilaf Devletleri’nin Yunan gemileri de dahil 55 parçadan oluşan donanması İstanbul Boğazı’na demirledi.

Savaş gemileri toplarını Padişah Vahdettin’in oturduğu Dolmabahçe Sarayı’na çevirdi.

Önce Fransız askerleri sonra İngiliz askerleri karaya çıkarak fiili işgali başlattılar.

İstanbul’un işgali ülkede büyük infial yarattı.

Vahdettin ise tahtının derdine düşmüş, İngilizlere yaranmak için yollar arıyordu.

Bunun için gazeteci Sait Molla’yı kullanıyordu.

Sait Molla makalelerinde İngilizlere övgüler düzüyor, bir yandan da "İngilizleri Sevenler Derneği"ni kuruyordu.

Bu derneğin bir numaralı üyesi Padişah Vahdettin, bir süre sonra sadrazamlığa getireceği eniştesi Damat Ferit ise ikinci üyesi oluyordu.

24 Kasım’da Vahdettin İngiliz The Daily Mail gazetesine şu demeci veriyordu:

".... İngiliz milletine kuvvetli sevgi ve hayranlık duygularımı Kırım Harbi’nde İngilizlerin müttefiki olan babam Sultan Abdülmecit’ten miras aldım. Şimdi bu sebepten memleketim ile Büyük Britanya arasında öteden beri mevcut dostane münasebetleri yenileyip kuvvetlendirmek için elimden gelini yapacağım."

Padişah Vahdettin bu güvenceleri ülkesini işgal edenlere veriyor ve onlara olan bağlılığını gösteriyordu.

* * *

Vahdettin’in tek düşündüğü ülkesi değil, tahtıydı.

İngilizlerin Türkiye yönetimine el koymasını istiyordu. Bunu da onlara her fırsatta aracılarla iletiyordu.

Ancak İngilizler öteki müttefikleri tedirgin edeceği için Vahdettin’in bu önerilerine sıcak bakmıyordu.

Vahdettin son çare olarak İngiltere yanlısı olmakla tanınan eniştesi Damat Ferit’i sadrazamlığa getirdi.

30 Mart 1919 günü Sadrazam Damat Ferit’i İngiltere Yüksek Komiser yardımcısı Amiral Webb’e gönderdi.

Padişah, sadrazamı aracılığıyla İngilizlere bağlılığını ve onlara karşı duyduğu sevgiyi yineledi.

Sadrazam Damat Ferit, Amiral Webb’e Padişah’ın Türkiye’nin İngilizlere yenildiğini, bu nedenle Türkiye’nin yalnız İngiltere’ye biat ettiğini belirttiğini söyledi.

Daha sonra da cebinden çıkardığı Padişah’la birlikte hazırladıkları memerandumu Amiral Webb’e verdi.

Memerandumda 15 yıl boyunca İngiltere’nin Türkiye’yi yönetmesi isteniyordu.

Vahdettin’in ülkeyi İngilizlere teslim etme ihaneti Mustafa Kemal önderliğindeki Kurtuluş Savaşı’nın zaferle sonuçlanması sonucunda gerçekleşmedi.

Ve tarihler 17 Kasım 1922’yi gösterdiği gün Vahdettin İngiliz savaş gemisi Malaya’ya gizlice binerek ülkesinden kaçtı.

İşte Padişah Vahdettin budur.

* * *

Bugün Vahdettin’in adını vermeden onun ülkesine ihanet ettiğini ima eden bir ilkokul çocuğunun yazdığı kompozisyonu ülkenin valisi, kaymakamı sorguluyor.

Soruşturmalar açılıyor, harıl harıl suçlu aranıyor.

Ankara ise bu gelişmeleri seyrediyor.

Şimdi şu soruyu ülkesini seven herkese soruyorum:

"İşgalci kuvvetlere ülkesini peşkeş çeken, 15 yıl süreyle İngiliz boyunduruğunu kabul eden bir padişaha ’Hain’den başka hangi sıfat verilebilir?"

Tarih yalan söylemez.

Vahdettin bir vatan hainidir.
TUFAN TÜRENÇ


http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/7685409.asp?yazarid=39&gid=61&sz=26649
 

kirmizigül

Kıdemli
Üye
Tarih yalan söylemez Vahdettin haindir


30 Ekim 1918’de Mondros Mütarekesi imzalandı.

12 gün sonra 13 Kasım’da İtilaf Devletleri’nin Yunan gemileri de dahil 55 parçadan oluşan donanması İstanbul Boğazı’na demirledi.

Savaş gemileri toplarını Padişah Vahdettin’in oturduğu Dolmabahçe Sarayı’na çevirdi.

Önce Fransız askerleri sonra İngiliz askerleri karaya çıkarak fiili işgali başlattılar.

İstanbul’un işgali ülkede büyük infial yarattı.

Vahdettin ise tahtının derdine düşmüş, İngilizlere yaranmak için yollar arıyordu.

Bunun için gazeteci Sait Molla’yı kullanıyordu.

Sait Molla makalelerinde İngilizlere övgüler düzüyor, bir yandan da "İngilizleri Sevenler Derneği"ni kuruyordu.

Bu derneğin bir numaralı üyesi Padişah Vahdettin, bir süre sonra sadrazamlığa getireceği eniştesi Damat Ferit ise ikinci üyesi oluyordu.

24 Kasım’da Vahdettin İngiliz The Daily Mail gazetesine şu demeci veriyordu:

".... İngiliz milletine kuvvetli sevgi ve hayranlık duygularımı Kırım Harbi’nde İngilizlerin müttefiki olan babam Sultan Abdülmecit’ten miras aldım. Şimdi bu sebepten memleketim ile Büyük Britanya arasında öteden beri mevcut dostane münasebetleri yenileyip kuvvetlendirmek için elimden gelini yapacağım."

Padişah Vahdettin bu güvenceleri ülkesini işgal edenlere veriyor ve onlara olan bağlılığını gösteriyordu.

* * *

Vahdettin’in tek düşündüğü ülkesi değil, tahtıydı.

İngilizlerin Türkiye yönetimine el koymasını istiyordu. Bunu da onlara her fırsatta aracılarla iletiyordu.

Ancak İngilizler öteki müttefikleri tedirgin edeceği için Vahdettin’in bu önerilerine sıcak bakmıyordu.

Vahdettin son çare olarak İngiltere yanlısı olmakla tanınan eniştesi Damat Ferit’i sadrazamlığa getirdi.

30 Mart 1919 günü Sadrazam Damat Ferit’i İngiltere Yüksek Komiser yardımcısı Amiral Webb’e gönderdi.

Padişah, sadrazamı aracılığıyla İngilizlere bağlılığını ve onlara karşı duyduğu sevgiyi yineledi.

Sadrazam Damat Ferit, Amiral Webb’e Padişah’ın Türkiye’nin İngilizlere yenildiğini, bu nedenle Türkiye’nin yalnız İngiltere’ye biat ettiğini belirttiğini söyledi.

Daha sonra da cebinden çıkardığı Padişah’la birlikte hazırladıkları memerandumu Amiral Webb’e verdi.

Memerandumda 15 yıl boyunca İngiltere’nin Türkiye’yi yönetmesi isteniyordu.

Vahdettin’in ülkeyi İngilizlere teslim etme ihaneti Mustafa Kemal önderliğindeki Kurtuluş Savaşı’nın zaferle sonuçlanması sonucunda gerçekleşmedi.

Ve tarihler 17 Kasım 1922’yi gösterdiği gün Vahdettin İngiliz savaş gemisi Malaya’ya gizlice binerek ülkesinden kaçtı.

İşte Padişah Vahdettin budur.

* * *

Bugün Vahdettin’in adını vermeden onun ülkesine ihanet ettiğini ima eden bir ilkokul çocuğunun yazdığı kompozisyonu ülkenin valisi, kaymakamı sorguluyor.

Soruşturmalar açılıyor, harıl harıl suçlu aranıyor.

Ankara ise bu gelişmeleri seyrediyor.

Şimdi şu soruyu ülkesini seven herkese soruyorum:

"İşgalci kuvvetlere ülkesini peşkeş çeken, 15 yıl süreyle İngiliz boyunduruğunu kabul eden bir padişaha ’Hain’den başka hangi sıfat verilebilir?"

Tarih yalan söylemez.

Vahdettin bir vatan hainidir.
TUFAN TÜRENÇ


http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/7685409.asp?yazarid=39&gid=61&sz=26649
canli tarihler daha dük hakki rametine kuvustulat sen hala batisahi savunuyoru
tarihler doru deyil siz dorusunu yükardaki yazi tarihi anlatiyor.
 
Üst Alt