• Hoşgeldin ziyaretçi , forumdan daha fazla yararlanmak için buradan üye olunuz...

Suçları cemaat soruşturması

  • Konbuyu başlatan YukseLL
  • Başlangıç tarihi
  • Cevaplar 0
  • Görüntüleme 1K

Okunuyor :
Suçları cemaat soruşturması

YukseLL

Emektar
Yönetici
Admin
Moderatör
Üye
Tek suçları, dini cemaatler hakkında soruşturma başlatmaları ve 2007'de Erzincan'da görevli olmaları

6 Mayıs 2010*
'Suçları cemaat soruşturması'
*Erzincan İl Jandarma Komutanı Albay Ali Tapan savunmasını yaptı:*
*
*
**
*Erzincan'daki silahlı terör örgütü davasının tutuksuz yargılanan
sanıklarından Erzincan İl Jandarma Komutanı Albay Ali Tapan, ''İddia
makamının, İl Jandarma Komutanlığında yaptığı aramada, haber elemanlarının
isim listesini deşifre etmesi jandarmanın terörle mücadelesini olumsuz
etkilemiştir'' dedi.

Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın 3. günündeki duruşmada,
Mahkeme Başkanı Mustafa Karatay, hakları ve üzerine atılı suçlarını
hatırlattığı Albay Tapan'dan savunması istedi.

Savunmasına, ''Bu dava baskı altında yapılıyor. Davaya dahil edilmek istenen
kişilerin gizli tanık olmayı kabul etmemesi durumunda Ergenekon sanığı
yapılacağından endişe ediyorum'' diyerek başlayan Tapan, sözlerinin kayda
geçilmesini istememesi üzerine, Mahkeme Başkanı Karatay, '' O zaman şimdi
söyleme, yargılamanın ardından bize söylersin'' dedi.*

Daha sonra, dava dosyasını eleştiren Tapan, ''*Sadece gizli tanıkların
ifadesinden yola çıkarılarak açılan bu davada belirli amaç için hedef
alınmış insanların her halükarda yargılanması hedef edinilmiştir. Asıl amaç
ise kamuoyunda Türk silahlı Kuvvetleri'ne olan güveni sarsmaktır*'' diye
konuştu.

Gizli tanıklarının beyanının, bir davada tek başına delil olarak
kullanılamayacağını, beyanı destekleyen somut delillerin mutlaka toplanması
gerektiğini dile getiren Tapan, şöyle devam etti:

''*Bir davanın açılabilmesi, gizli tanığın beyanını destekleyen delillere
bağlıdır. Delillerle birlikte gizli tanık beyanı dikkate alınıp tartışılması
gerekir. Ancak bu davada, gizli tanıkların ifadelerini destekleyen bir tek
somut delil yoktur. Gizli tanık beyanı her ne kadar delil olarak kabul
edilse de güvenilirliği en az olan delildir. Bu davada deliller toplanmadan
dava açılmıştır*.''

Davada yargılananlardan Yaşar Baş haricindekilerin tamamının vatandaşın mal
ve can güvenliği için çalışan kamu görevlileri olduğunu anlatan Tapan,
''Bunlar hukuka aykırı eylemleri olmayan ve bağlı oldukları kurum gereği
görevlerini yerine getirmişlerdir. *Tek suçları, dini cemaatler hakkında
soruşturma başlatmaları ve 2007'de Erzincan'da görevli olmalarıdır*''
görüşünü öne sürdü.

*-''TERÖR ÖRGÜTÜ ÜYESİ OLMAM HAYATIMIN AKIŞINA TERSTİR''-*
Tapan, üzerine atılı suçlardan birinin de silahlı terör örgütü üyesi olmak
olduğuna dikkati çekerek, savunmasına şöyle devam etti:

''*Silahlı terör örgütüne katılmam hayatımın akışına terstir. 20 yılın
üzerindeki meslek hayatım, terörle mücadeleyle geçmiştir.* *Üzerime atılı
suçlar çok çirkindir.* İrtica eylem planı için emir ve talimat verdiğim
anlaşılmaktadır. Dosyada buna ilişkin en küçük bir delil bulunmamaktadır. 20
Temmuz 2009'da göreve başladım. Bir şahsın örgüte çekilmesi 2 günde
gerçekleşmez. Ayrıca bu örgütün hiçbir eylemin olmaması da anlamlıdır. Gizli
tanık beyanlarında bazı eylemler anlatılmış olmasına rağmen hiçbir somut
delil sunulmamıştır.''

Terör örgütünün, cebir ve şiddet kullanarak suç işlemek amacıyla kurulan bir
kişi topluluğu olduğunu dile getiren Tapan, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Somut olayda ise terör örgütü üyesi olarak nitelendirilen kişiler, tayin
olarak bir araya geldiklerinden bir örgütün varlığından söz edilemez.
Atamalar, kanunlar çerçevesinde bağlı oldukları kurumlar tarafından
gerçekleştirilmiştir. Başsavcı Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu
tarafından, MİT mensupları Başbakanlık gibi kurumlardan tarafından
gerçekleştirilmiştir.''

*-''3. ORDU KOMUTANI BERK İLE İLİŞKİM İLGİLİ MEVZUATLA SINIRLIDIR''-*
Dava dosyasında 3. Ordu Komutanı Orgeneral Saydıray Berk ile ilişkilerinin
de tanımlandırıldığını ifade eden Tapan, ''Dava dosyasında, 3. Ordu Komutanı
Saldıray Berk'in elindeki yetkiyi terör örgütü kurmak amacıyla kullandığı ve
bana talimatlar verdiği belirtilmektedir. 3. Ordu Komutanı Saldıray Berk ile
ilişkim İl Jandarma Komutanı olmamdandır ve ilgili mevzuatla sınırlıdır.
Sanık Cihaner'in CMK hükümlerini kapsayan talimatlarını yerine getirmem ve
emrimdekilere bu talimatları yaptırmam ise görevim gereği doğaldır''
şeklinde konuştu.

*-''JANDARMANIN TERÖRLE MÜCADELESİ OLUMSUZ ETKİLENMİŞTİR''-*
Tapan, soruşturma aşamasında iddia makamının Erzincan İl Jandarma
Komutanlığında yaptığı aramaya da dikkati çekerek, şunları kaydetti:

''İddia makamının istihbarat elemanlarının isim listesini deşifre etmesi,
jandarmanın terörle mücadelesini olumsuz etkilemiştir. Erzincan, Tunceli'den
Karadeniz'e geçmek isteyen terör örgütü PKK üyelerinin güzergahı üzerinde
bulunmaktadır. Terör örgütü Kasım 2009'da Tokat Reşadiye'de 7 askerimiz
şehit etmiş ve Nisan 2010'da da Samsun'da polis memurumuz şehit edilmiştir.
Terörle mücadelede istihbaratın önemi küçümsenemez. Haber elemanları, terör
örgütü üyelerinin faaliyetleriyle ilgili bilgi toplamada çok önemlidir.
İddia makamının İl Jandarma Komutanlığında yaptığı aramada haber
elemanlarını deşifre etmesi jandarmayı suçlamak amacıyla PKK ile işbirliği
yaptığı anl***** gelir.''

Erzincan'daki Çatalarmut Barajı'nda bulunan mühimmatla ilgili de konuşan
Tapan, ele geçen mühimmatın askeri birliklerinde bulunmadığını, üzerinde
emniyete ait olduğunu gösteren bir yazı olduğunu savundu.

Çatalarmut Barajı'nın jandarma bölgesinde bulunduğunu, ancak mühimmatı ilk
gören kişinin, jandarma yerine, emniyeti aradığını kaydeden Tapan, şöyle
devam etti:

''Emniyetin jandarma bölgesinden gelen ihbarları jandarmaya intikal
ettirmesi esastır. Ancak emniyet bunu yapmamış, tam tersine savcının da
bilgisi dahilinde bu olay jandarmadan gizlenmeye çalışılmıştır. Bu durum,
savcının bilgisi dahilinde belirli kişiler tarafından mühimmatın
yerleştirildiği ve bir planlamanın olduğu şüphesini uyandırmaktadır. Bu
soruşturmanın asıl amacı TSK'yı küçük düşürmektir. Soruşturma aşamasında
şahsım ve kurumum hedef alınmıştır. Bu soruşturma, belirli cemaatlere
yönelik yapılan soruşturmanın bir rövanşı olarak görülmüştür. Bu soruşturma,
Erzincan'da emniyet ve asayişi sağlamakla görevli olan Jandarma, Emniyet ve
MİT neredeyse çatışmanın eşiğine getirilmiştir.''

Savunmasını tamamlayan Tapan, mahkeme heyetinden, daha önceki HSYK kararı,
ilgili kanunlara göre dava dosyasıyla ilgili görevsizlik kararı verilerek
Yargıtay 5. Dairesi'ne gönderilmesini, kimlikleri aleni olan gizli
tanıkların haklarındaki gizlilik kararının kaldırılmasını, 5 Kasım 2009'dan
önce yasaya aykırı gerçekleştirdiğini öne sürdüğü dinlemelerle ilgili
araştırma yapılmasını, hakkındaki adli kontrol kararının kaldırılmasını ve
beraatını talep etti.

Mahkeme heyeti, Tapan'ın savunmasının ardından duruşmaya ara verdi.

Bu arada, 3. Ordu Komutanı Saldıray Berk'in avukatı Zeynel Yüksel, adliye
sarayı önünde gazetecilerin sorusu üzerine müvekkilinin duruşmaya katılmama
mazeretini mahkemeye bildirdiğini, konuyla ilgili daha sonra basın
açıklamasını yapacağını bildirdi.

*A.A.*
 
Üst Alt