• Merhaba Ziyaretçi hoşgeldin! Forumdan daha fazla yararlanmak için buradan kayıt olunuz...

SPİNOZA NATURA NATURANS ve NATURA NATURATA

mopsy

Emektar
Üye
Merhaba

Natura Nutarans ve Natura Naturata terimleri, Spinoza’nın metafizik
felsefesindeki önemli kavramlardandır. Felsefe geleneği içinde
Spinoza monist (tekçi) filozof olarak bilinmektedir. Bu anlayış dolayı-
sı ile onun varlıklar ayrımını kabul etmediği düşünülür ya da böyle
bir ayrıma gitmediği için monist bir anlayışı benimsediği kabul edilmektedir.

Naturara Naturans Ve Natura Naturatanın
Anlamsal İçeriği


Spinoza’nın Natura Naturans ve Natura Naturata ile ifade etmeye
çalıştığı kavramlar, “Osmanlı Türkçe’sinde eskiden sırasıyla Tabiat-ı
Fâtıra (Yaratıcı Tabiat) ve Tabiat-ı Meftûre
(Yaratılmış tabiat) kavramlarıyla”
AÜİF Dergisi, Cilt: XL, Ayrı Basım, Ankara 1996,, s. 291-292.
ifade edilmiştir.

Bu kavramlar, hem onun Tanrı ve varlık ayrımı noktasındaki
düşüncelerini en iyi şekilde özetlemekte; hem de onun düşüncesinin,
panteizm olarak yorumlanıp yorumlanamayacağına ışık tutmaktadır.

Spinoza, Tanrı ve varlıkların birbirinden ayrı olduklarını ya da
Tanrı’nın sonlu ve yaratılmış varlıklardan ayrı ve farklı olduğunu eserlerinin
bir çok yerinde belirtirken, özellikle hem Etika’nın I.
Bölümünün XXIX. Önermesinin Scolie’sinde, hem de “Short Treatise”
adlı eserinin I. Kısım 8. Bölümünde ele almaktadır. Etika’da konuyu
şu şekilde dile getirmektedir:

“…Devam etmeden önce aktif ve pasif
tabiatla (yaratıcı tabiatla=tabiatlaştıran tabiat-Natura Naturans;
yaratılmış tabiatla=tabiatlaşan tabiat-Natura Naturata) ne
anladığımı burada açıklamak, daha doğrusu göstermek isterim. Aktif
tabiat (Yaratıcı Tabiat) deyince, kendi başına varolan ve kendi başına
tasarlanan şeyi, başka deyişle ezelî ve sonsuz bir özü ifade eden
cevherin sıfatlarını ya da, hür neden olarak göz önüne alınması
bakımından Tanrı’yı anlamak gerekir. Pasif tabiat (Yaratılmış tabiat)
deyince, Tanrı’nın tabiatının zorunluluğu, başka deyişle sıfatlarından
Tanrı’nın tabiatının zorunluluğu, başka deyişle sıfatlarından her birinin
zorunluluğu ile, ya da Tanrı’da olan ve Tanrısız ne varolabilen
ne de tasarlanabilen şeyler gibi görülen Tanrı’nın sıfatlarının bütün
tavırlarının zorunluluğundan çıkmış olan her şeyi anlıyorum”.
Benedictus De Spinoza, Ethics, I, Trans

Spinoza’nın bu ifadeleri açıkça göstermektedir ki, aktif ve pasif
tabiat diye iki kısım tabiat söz konusudur. Aktif tabiat natura
naturans’ı yani yaratıcı tabiatı ifade ederken, pasif tabiat natura
naturata’yı yani yaratılmış tabiatı ifade etmektedir.

Diğer taraftan bu ifadeler doğrultusunda Spinoza’nın varlığı da
iki kısma ayırdığını görmekteyiz. Yaratan (Naturans) ve yaratılmış
(Naturata) varlık. Spinoza’nın aktif tabiat da dediği yaratan ya da yaratıcı
varlık, kendi başına var olan ve yegane hür varlık olan Tanrı’dır.
Onun pasif tabiat da dediği yaratılmış varlık ise, Tanrı’nın tabiatının
zorunluluğu veya Onun sıfatlarının her birinin zorunluluğu
ile meydana gelen, diğer bir ifadeyle Tanrı’da olan, Tanrı’sız tasarlanamayan
ve ancak Tanrı sayesinde var olabilen tüm varlıklardır.

Şu halde, Spinoza’nın söz konusu iki kavramı izah edişinden de
anlaşılacağı üzere, o, bu iki kavramla, Tanrı ve tavırların veya Tanrı
ve Tanrı tarafından meydana getirilmiş sonlu varlıkların tanımını
kastetmektedir. Dolayısıyla, Spinoza, Tanrı ve Onun dışındaki, yani
Onun tarafından yaratılmış varlıkları böyle bir teknik kavramla ifade
etmektedir. Gerçi, Spinoza, “Short Treatise” adlı eserinde bu iki kavramın
Thomasçılar tarafından kullanıldığına dikkat çekerek ve
“Thomasçılar Tanrı’yı Natura Naturans şeklinde anlarlar”
Baruch Spinoza, Short Treatise on God, Man and his Well-Being,
diyerek bu
kavramların öncelikli olarak kullanımının kendisine ait olmadığına
da işaret etmiş olmaktadır.

Spinoza, burada, bu kavramın kullanımının Thomasçılara ait
olduğunu vurgularken, “Spinoza’nın Natura Naturans ve Natura
Naturata Kavramlarının İslamî Kökenleri” adlı makalesinde Mehmet
Bayrakdar ise, bu kavramı ilk kullanan kişinin, ünlü bilim adamı ve
filozof Câbir İbn Hayyân olduğunu ortaya koymaktadır.
Bayrakdar, a. g. m., s. 298.
Biz konunun bu yönü üzerinde durmayacağız.

Spinoza, varlık felsefesinde varolanları öncelikle ya kendinde varolan,
ya da başka bir şeyde varolan olarak ikiye ayırmaktadır.
Spinoza, Ethics, I, Axiom I, s. 2.

Dolayısıyla,Spinoza’nın birinciyle ifade ettiği kendisinde varlık; “kendi
başına varolan ve kendisi ile tasarlanan,
Spinoza, Ethics, I, Definitions III, s. 1
özü varlığını kuşatan ve
tabiatı ancak var olarak tasarlanabilecek olan şey, kendi kendisinin
nedeni ve mutlak olarak sonsuz bir varlık,
Spinoza, Ethics, I, Definitions I, s. 1..
yani sonsuz sıfatları olan,
ezelî-ebedî özü bu sonsuz sıfatlardan her biriyle ifade edilen”
Spinoza, Ethics, I, Definitions VI, s. 1.
Mutlak Cevherdir, diğer bir ifadeyle Tanrı’dır. Görüldüğü üzere,
Spinoza’nın aktif tabiat ya da Natura Naturans tanımı ile Mutlak
Cevherin veya Tanrı’nın ifade edilişi aynıdır. Şu halde, Natura
Naturans, Tanrı’nın başka bir şekilde ifade edilişidir. Spinoza, Tanrı
ve tavırlar, yani Yaratıcı ve yaratılmışlar ayrımını daha net olarak
belirlemek için bu iki kavramı kullanmıştır denilebilir. Nitekim,
Spinoza’dan önce de bu iki kavram, Tanrı ve diğer varlıkları birbirinden
ayrı olarak ifade etmek için kullanılmıştır.

Spinoza’nın ikinci olarak zikretmiş olduğu, “başka bir şeyle varolan”
varlık ise, “kendisiyle aynı tabiatta başka bir şeyle sınırlanabilen
ve kendi cinsinde sonlu olan
Spinoza, Ethics, I, Definitions II, s. 1.
özü varlığını kuşatmadığından dolayı
var değil diye de tasarlanabilen’’
Spinoza, Ethics, I, AxiomsVII, s. 2.
ve Tanrı tarafından meydana
getirilen, yani cevherin tezahürleriyle veya kendi kendisine değil,
başka bir şeyde varolan ve ancak bu başka şey yardımıyla tasarlanan
şeydir.
Spinoza, Ethics, I, Definitions V, s. 1.
Spinoza, bu varlığı, tavır, sonlu varlık, kendinde olmayan
başka bir şeyde olan varlık, özü varlığını kuşatmayan varlık,
mümkün, zorunsuz, tikel, tekil, Tanrı tarafından meydana getirilmiş,
Tanrı tarafından yaratılmış varlık ve son olarak da pasif tabiat ya da
Natura Naturata diye isimlendirir.

Öyle anlaşılıyor ki, Spinoza’nın tüm bu kavramlarla ifade ettiği
şey aynı şeydir, yani sonlu olan, varolmak için mutlaka Tanrı’nın
yardımına ihtiyacı olan yaratılmış varlıktır ya da Natura Naturatadır.
Yukarıda ifade ettiğimiz üzere, Spinoza, kendi düşüncesinin birbirine
karıştırılmaması için ve özellikle de, kendi felsefesinde yaratan ve
yaratıklar ayrımının belirgin olarak görülebilmesi için, bu iki kavramı
kullanmak durumunda kalmıştır. Çünkü, Spinoza felsefesinde, Tanrı
ve şeyler ayrımını ifade eden, Tanrı-tavır, Tanrı-âlem, Tanrı ve meydana
getirilmiş şeyler, Sonsuz varlık-sonlu varlık, Zorunlu varlıkzorunsuz
varlık ve Mükemmel varlık-mükemmel olmayan varlık gibi
ifadeler olmasına rağmen, o, söz konusu farklılık ve ayrımın daha net
olarak görülebilmesi için, onun kendi ifadesiyle Thomasçılara ait olan
Natura Naturans ve Natura Naturata kavramlarına başvurmuş-
tur.

devam edecek.....
 

mopsy

Emektar
Üye
Merhaba

Spinoza, Short Treatisde şöyle demektedir: Tabiatın tümünü,
kısaca, Natura Naturans ve Natura Naturata diye ikiye ayırabiliriz.
Natura Naturata ile kendisi dışında hiçbir şeye ihtiyaç duymaksızın
ve bizzat kendisini kendisiyle açık ve seçik olarak tasarladığımız varlığı,
yani Tanrıyı anlamaktayız. Zira, Thomasçılar Tanrıyı bu şekilde
anlarlar. Çünkü onların Natura Naturansları tüm cevherlerin dışında
bir varlıktır
.
Spinoza, Short Treatise, Part I, Chapter 8

Spinozaya göre, Natura Naturata (yaratılmış tabiat) ise, genel
(general) ve özel (particular) diye ikiye ayrılmaktadır. Genel olan Natura
Naturata, doğrudan doğruya Tanrıya bağlı olan tüm tavırları
içerir. Özel olan Natura Naturata ise, genel tavırlar tarafından meydana
getirilen tüm özel şeyleri içerir.
Spinoza, Short Treatise, s. 22.

Bunun yanında, Spinozaya göre, genel Natura Naturatalar, tavırlar
yani yaratılmak için doğrudan doğruya Tanrıya bağlı olan ya
da Tanrı tarafından yaratılmış olan yaratıklardır. Spinozaya göre,
biz, bunları iki şekilde bilebiliriz: Maddede hareket ile; düşünen
şeyde ise, anlama ile.

Spinoza, Short Treatise, s. 23.

Natura Naturans ve Natura Naturata’nın Anlaşılmasına
İlişkin Tartışmalar


Spinoza felsefesinin çok farklı ve değişik şekillerde anlaşılması
gibi, onun söz konusu iki kavramı da önemli Spinoza yorumcuları
tarafından bir birine zıt olarak farklı şekillerde anlaşılmaktadır. Ö-
nemli bir kısmına göre, yukarıda da vurguladığımız üzere varlıklar
ayrımı olarak yorumlanırken, diğer önemli bir kısmına göre de varlıkların
özdeşliği olarak yorumlanmaktadır. Şimdi Natura Naturans
ve Natura Naturatanın anlaşılmasına ilişkin bu iki ayrı yorum ve
anlayışı görmeye çalışalım.

- Natura Naturans ve Natura Naturatayı varlıklar ayrımı
olarak yorumlayanlar

Spinozanın bu iki kavramını, önemli bir felsefeci Tanrı ve Onun
yarattığı varlıklar olarak iki ayrı varlık kategorisi olarak yorumlamaktadır.
Söz gelişi, Erol E. Harris, Spinozanın Natura Naturans ile,
Tanrının fiil halindeki (in act) gücünü; Natura Naturata ile de, tavırlar
silsilesini ifade etmeye çalıştığını belirtir.
Humanities Press, London 1992, s. 28.

Bununla birlikte Yovel, Spinozanın Natura Naturatayı, sonlu ve
sonsuz ya da sınırsız diye iki kısma ayırdığını düşünür. O, bunun,
belirli (particular) ve evrensel (universal) olarak da ayrılacağını belir-
tir. Bu nedenle, Tanrının tabii yasaları ve emirleri sonsuz tavırlar,
buna bağlı her bir şey de sonlu tavır olmaktadır.
God and Nature: Spinozas Metaphysics, P
Diğer yandan Yovel, Spinozada, Natura Naturatnın, özü varlı-
ğını kuşatmayan yaratılmış şeyler olduğuna dikkat çekmektedir
Bu sebeple, o, süreli, bağımlı (dependent) ve yaratılmış alem gibi şeyleri
içermektedir. Natura Naturans ise, sonsuz (timeless) cevher ve
onun sıfatıdır.
God and Nature: Spinozas
Mataphysics, Ed. By Y. Yovel, içinde, s. 98, 99.


Buna karşın Emilia Giancotti, Natura Naturatayı sonsuz tavırlar
olarak yorumlar ve bunların da, var olmak için Tanrı’ya bağlı olan
yaratıklar ve yaratılmış varlıklar olduğunu belirtir.
˜On the Problem of Infinite Modes, s. 100
Giancottinin bu
yorumu sonucunda, Spinozanın tüm varlıkları, Tanrı gibi sonsuz
olarak algıladığı sonucu çıkabilmektedir ki, bize göre, bu düşünce
Spinozanın problemli ve tam olarak anlaşılamayan ˜sonsuz tavır
teorisine işaret etmektedir.
Arıcan, a. g. e., s. 98 vd.

Spinoza felsefesi hakkında şumüllü ve tutarlı yorumlarıyla dikkat
çeken Mason ise, Natura Naturans’ın cevher olarak Tanrı anlamında
olduğunu belirtirken; Natura Naturatanın da Tanrının sıfatlarının
tavırları olduğunu ve bu nedenle bunların Tanrısız ne var olabileceğini
ne de anlaşılabileceğini belirtir. Kısacası birinciyle
Spinoza bizzat Tanrıyı ifade etmeye çalışırken, ikinciyle Tanrının
yaratmış olduğu varlıkları ifade etmeye çalışır.
Richard Mason, The God of Spinoza,
Genevieve Lloyd da
hemen hemen Masonla aynı düşünceleri paylaşmaktadır.
Routledge, London 1996, s. 43, 44, 45.

Natura Naturans, Hampshiree göre de, Tanrının ya da Tabiatın
etkin olarak (actively) kendi kendisine ve sonsuz kudret sıfatıyla yaratmasıdır.
Diğer bir ifadeyle ona göre, Tanrı veya Tabiat; Natura
Naturans ile yegane (unique) yaratıcı olarak, Natura Naturata ile de
yegane yaratık olarak (as the unique creation) anlaşılmaktadır. Yaratılan
şeyler, tüm tavırları içermektedir.
Penguin Books, Harmondsworth 1951, s. 46-47.
Özet olarak Natura
Naturans yaratıcı olarak Tanrıyı (God as creative), Natura Naturata
ise yaratılmış alemi (the created Universe) ifade eder.
Hampshire, a. g. e., s. 54.
Benzer bir düşünceyle J. Wild de, Natura Naturans kavramı ile Spinozanın
Tanrının yaratma faaliyetine dikkat çekmek istediğine işaret etmektedir.28
Samuel Shirleyin çevirmiş olduğu Spinoza Mektuplarına giriş-
le birlikte notlar yazan S. Barbone, J. Adler ve L. Rice; Natura
Naturansın etken (active) olan ezeli bütünü (infinite whole) ya da
kendi kendisiyle algılanan olarak tabiatı ifade ettiğini belirtirken; Natura
Naturatanın da tavırları (modes) ya da tüm bireysel parçaları
(all individual “parts) ifade ettiğini vurgular.
(Spinoza, The Letters, Translated by Samuel Shirley, Introduction and
Notes by Steven Sarbone


Son olarak Lucasha göre, Natura Naturas kendisinden başka
bir şeye ihtiyaç duymayan Tanrıyı ifade ederken, Natura Naturata
ise, doğrudan ya da dolaylı olarak Tanrıya ihtiyaç duyan ve Ona ba-
ğımlı olan tüm tavırları ifade etmektedir. Dolayısıyla, Natura
Naturans ile Natura Naturata özdeş değildir.
Spinozas Dialectical Method, Dialogue XXXIV, 1995, s. 221,

-Natura Naturans ve Natura Naturatayı Varlıkların Özdeşliği
Olarak Yorumlayanlar


Devam edecek...
 

mopsy

Emektar
Üye
Merhaba

-Natura Naturans ve Natura Naturata’yı Varlıkların Özdeşliği
Olarak Yorumlayanlar


Bazı Spinoza yorumcuları söz konusu iki kavramın yukarıda olduğu
gibi doğrudan varlıklar ayrımı şeklinde anlamamaktadır. Hatta
az da olsa bazı yorumcular bu iki kavramı Spinoza felsefesinde varlıkların
ya da Tanrı ve alemin özdeşliğine kanıt olarak göstermektedirler.

Söz gelişi bu yorumcuların önde gelenlerinden biri olan Zweig
göre, panteizm formu içinde Natura Naturans’ın aktif Tabiat (active
Natura), Natura Naturata’nın da pasif Tabiat (passive Nature) oldu-
ğunu düşünür. Ayrıca ona göre bu iki kavramla Spinoza, tabiat kanunlarının
geçerliliğini inkar etmeksizin alemin (the Universe) canlı-
lığına (animation) yeni bir bakış açısı getirmektedir.
The Living Thoughts of Spinoza, Cassell, London 1946,s. 29.

Farklı bir yorumlamayla Lewis Schipper’e göre ise, Spinoza’daki
Natura Naturans ve Natura Naturata ayrımı, Tanrı’nın hem yaratıcı
hem de yaratılmış olduğuna işaret etmektedir. Bu şekildeki,
Spinoza’nın Tanrı’sı, Yahudi Tanrı’sı Yahve ile yakınlık arz eden
(affinity) bir Tanrı’dır. Ancak, tamamen dinin Tanrı’sı demek değildir
Peter Lang Pub., Inc.,New York 1993, s. 5.

J.Hick ise, Spinoza’ya göre, hem Natura Naturans hem de Natura
Naturata’nın, alemi ifade ettiğini savunur. “Kendi kendisine meydana
gelen (self-generating) sonsuz alem, iki farklı şekilde algılanabilir:
Naturans şeklinde yaratıcı olarak ve Naturata şeklinde yaratılmış
olarak”.
Evil and the God of Love, Collins, 1975,s. 24.

Sonuç

Spinoza, farklı bir bakış açısıyla, Tanrı’nın birliğini34 iki ayrı şekilde
ele almaktadır: Natura Naturans, Natura Naturata. Natura
Naturans, kendi başına varolan, Tanrı’yı ifade etmektedir. Natura
Naturata ise tavırlar veya doğrudan doğruya Tanrı tarafından yaratılmış
şeyleri ifade etmektedir. Spinoza, Natura Naturata’nın da genel
natura naturata ve özel natura naturata diye ikiye ayrıldığını belirtmektedir.

Örneğin,
insan, genel natura naturata olarak doğrudan
doğruya Tanrı tarafından yaratılan şeyi ifade ederken, özel natura
naturata da insanın yapıp etmelerini ifade etmektedir. Dolayısıyla,
genel natura naturata, daha genel olarak tavırları veya yaratılmış
şeyleri ifade ederken, özel natura naturatalar ise, söz konusu genel
natura naturataların yapıp etmeleri ve meydana getirdikleri ya da
oluşturdukları şeyleri anlatmaktadır.
Spinoza on God, UMI, New York 1997, s. 46.

Spinoza’ya göre, bu iki kavram, sonsuzluktandırlar (eternity) ve
sonsuza kadar da değişmez olarak kalacaklardır. Bu konunun derinliğine
girişmek, ona göre doğrusu çok büyük bir çalışmayı gerektirdi-
ği için, bu konu burada son bulmaktadır.
Spinoza, Short Treatise, s. 23.

Dolayısıyla, ona göre, hareket
sonsuzluktandır ve sonsuza kadar değişmez olarak kalacaktır.
Yine, hareket sınırsızdır. O, kendisiyle ne anlaşılır, ne
anlaşılamazdır, ancak o, uzamın (extension) manasıyla anlaşılabilir.
Bu nedenle hareket, daha ziyade haklı olarak Tabiî Bilimlerin inceleme
alanına aittir. Ancak, şu kadarını söylemek gerekir ki, hareket,
doğrudan doğruya Tanrı tarafından yaratılan, bir Oğul (son), Ürün
(product) veya Etki (effect)dir.
Spinoza, Short Treatise, s. 23.

Spinoza,
düşünen şeydeki anlamaya gelince,

devam edecek....
 

mopsy

Emektar
Üye
Merhaba

Spinoza, düşünen şeydeki anlamaya gelince, burada da aynı
şeyleri zikreder: “Bu da birincisi gibidir, yani aynı şekilde bir oğul,
ürün veya doğrudan doğruya Tanrı’nın yarattığı bir şeydir. Bunlar
da, Tanrı’nın ezelîliğiyle (eternity) yaratılmışlar ve sonsuza kadar
değişmez olarak kalacaklardır.
Spinoza, Short Treatise, s. 23.

Tüm bunların yanında, bize öyle geliyor ki, Spinoza, Tanrı’nın,
âleme ve şeylere aşkın oluşunu Natura Naturans ile, âlemi ve şeyleri
kuşatıp onları kendinde mündemiç kıldığını da Natura Naturata ile
dile getirmektedir. İçkinlik ve aşkınlık konusuyla yakın ilişkili olan
bir konuda Spinoza, panteistler gibi “her şey Tanrı’dır” dememekte,
aksine “her şey Tanrı’dadır” demekteydi. Dolayısıyla, Tanrı’nın şeylerden
farklı ve ayrı olduğunu vurgulamaktaydı. Bu sebeple Spinoza,
Tanrı’nın çift kutuplu oluşuna da dikkat çekerek Onun birliğini, Natura
Naturans ve Natura Naturata şeklinde dile getirmektedir. Yoksa
Natura Naturans, Tanrı’nın başlı başına âlemde içkinliğini ifade etmemektedir.
Daha önce gördüğümüz gibi, ona göre Tanrı, hem aşkın
hem içkindir. Tanrı’nın mahiyetinin bütünü veya Onun tabiatının
birliği, hem aşkın, hem içkin olarak görünmektedir. O, Tanrı’nın salt
olarak içkin olmadığını ifade etmek için de, Tanrı ve şeylerin ayrı ayrı
olduğunu vurgulamaktadır. Aksi takdirde Spinoza’nın Natura
Naturans ile Tanrı’yı, Natura Naturata ile de yaratılmış şeyleri kastettiğini
ifade etmemiş olması lazım gelirdi. Spinoza, Natura
Naturataların yaratılmış şeyler olduğunu belirterek, doğal olarak Yaratan
ve yaratılmışlar ayrımı yapılmış olmaktadır.

Açıkça belirtmek gerekirse, Spinoza’yı herhangi bir teori çerçevesine
yerleştirme çabası içinde olmaksızın yukarıda dile getirilen
düşünceleri göz önünde bulundurursak, onun bu düşüncelerinin,
‘her şey Tanrı’dır’, Tanrı ve varlıklar aynı ya da özdeştir, Tanrı aleme
yalnızca içkindir diyen klasik panteizmden farklı olduğunu; buna
mukabil, onun, ‘her şey Tanrı’da-dır’, Tanrı ve varlıklar ayrıdır, Tanrı
aleme hem içkin hem de aşkındır ilkesini savunan pan-enteizmle
daha yakın ilişki içinde olduğunu söylemek mümkün olsa gerektir.
 
başlatan benzer konular forum cevaplar tarih
mopsy felsefe 0
benzer konular
Spinoza'nın Tanrı'sı
Üst Alt