Sözüm, tavşan yüreklilere!

Türk milletinin istiklâl marşı Korkma! tembihiyle başlar.
Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
Bize istiklâlimizi kazandıran o Muhteşem Türk, Kurtuluş Savaşına başlama kararlılığını ve milletine olan güvenini benzer sözlerle ifade etmemiş miydi?
Torosların eteğinde bir Türkmen ocağı tütüyorsa ben milletimden ümidimi kesmem!
Hz. Peygamber, Hicret için Hz. Ebubekirle birlikte Mekkeden yola çıktığında müşrikler öldürmek için takip ettiler.
Onlar Sevr Mağarasına sığındılar.
Kâfirler, mağaranın tepesine kadar gelmişlerdi.
İçeriden sesleri işitiliyordu. Hz. Ebubekir korktu. Hz. Peygamber, Korkma! diyerek sırtını sıvazladı ve şöyle buyurdu: Allah bizimle beraberdir.
Nitekim, Yüce Yaratıcının emriyle,
Bir örümcek mağarayı ağıyla örmüş, bir kuş da yumurtalarını mağaranın ağzına bırakmıştı.
Burada kimse olamaz deyip ayrıldılar.
Kuranda bu olaya şöyle işaret edilmiştir:
Allah onun üzerine sekinesini (kalp rahatlığı) indirdi. Onu, onların görmediği askerlerle takviye etti. Kâfir olan kimselerin kelimesini en alçak kıldı. Allahın kelimesi de en yücedir. Allah galiptir, hikmet sahibidir (Tevbe: 9/40).
Sevr kelimesindeki ilahi hikmete bakınız:
Hicret, Sevrde Korkma! hitabıyla başladı.
İstiklâlimizi elimizden almak üzere dayatılan ve bir korkusuz Türk tarafından yırtılıp çöp sepetine atılan anlaşmanın adı da Sevrdi.
Şairin, Bedrin Arslanlarından daha şanlı idi dediği Türk askeri Çanakkaleyi bu imanla geçilmez yaptı.
Kurtuluş Savaşı, Torosların eteğinde yanan Türkmen ocağının verdiği güven ve azimle başlatılıp zafere ulaştırıldı.
İstiklâl Marşımız da, sanki bu günleri görecekmişiz gibi Korkma! hitabıyla yazıldı.
İşte bu, Müslüman Türkün Sevrden Çanakkaleye, oradan Sakarya ve Dumlupınara uzanan ve nihayetinde İzmirde düşmanın denize dökülmesiyle sonlanan alın yazısının kodlarıdır.
Gün, korkuları yenme günüdür!
Eflatun diyor ki Korkaklar hiçbir zaman zafer abideleri dikmemişlerdir.
Napoleon da şöyle diyor korkaklar için: Çekingen, ürkek ve korkaklar için her şey imkansızdır; çünkü her şeyi imkânsız zannederler.
William Shakespeare de, Korkaklar ecelleri gelmeden birkaç kez ölürler, cesurlar ölümü bir kez tadarlar. diyerek noktayı koyuyor.
Arslan yüreklilerin ünvanı vardır da, tavşan yüreklilerin hiçbir zaman olmamıştır.
Sözüm, zaten tavşan yüreklilere:
Korkularınızdan kurtulamazsanız, namusunuzu ve haysiyetinizi kaybedersiniz!
Son sözü Akifle söyleyelim:
Vatanın takati yoktur, yeniden ihmâle!
Doludizgin gidiyor, baksana izmihlâle!
Ey cemaat uyanın, ne elverir artık uyku?
Yok mu sizlerde vatan namına bir duygu?


Mehmet Necati GÜNGÖR
 

zelimhan

Uzaklaştırıldı
Korkalık ne alaka ?
Hukuk devletinde her şey güçle değil hukukla olur ve milletin seçtiği İktidarlar da bunun için varlar..
Allaha hamd olsun ülke her geçen gün adam gibi bi Devlete kavuşuyor ve huzur istikrara ve zenginkiğe doğru giderken...
 
Üst Alt