• Merhaba Ziyaretçi hoşgeldin! Forumdan daha fazla yararlanmak için buradan kayıt olunuz...

SOSYALİST Bakış

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...

SOSYALİST

Bağımlı
Üye
AKP'liler CHP'lileri,
CHP'liler de AKP'lileri VATAN HAİNİ olarak tanımlamaya başladılar.
Bence bu yaklaşım bölücülüğü tetikleyen çok tehlikeli bir söylemdir.
O nedenle, birileri bizleri BÖL-PARÇALA-YÖNET tetiğine basmadan önce bu anlayıştan, bu yakıştırmadan ve bu söylemden bir an önce vazgeçin.
 

SOSYALİST

Bağımlı
Üye
Bağımsızlık; yoksul, az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin emperyalizme karşı gücünü, varlığını, dik duruşunu koruyabilmesi, gelişip büyümesi için olmazsa olmaz temel bir kuraldır.
Emperyalizme esir düşmüş kapitalizmin bağımsız olamayacağı ise bir gerçektir.
Yani ne kadar bağımsızlık desek de, yaşamımızı kapitalizm ekseninde şekillendirdiğimiz sürece bu hayalimizi asla gerçekleştiremeyiz.
 

SOSYALİST

Bağımlı
Üye
Genel Kurmay Başkanı İlker Başbuğ bir açıklamasında diyor ki;
‘’PKK nin dağ kadrosu 6 bin civarında.
Biz bunu 3 kez tasfiye ettik.
Fakat her defasında geri dönüp baktığımızda, hiçbir şeyin değişmediğini gördük.
Bu nedenle, PKK'yi bitirme politikası vurup kırmakla olmuyor, başka çözüm bulmak gerek.’’


Bence koskoca Genel Kurmay Başkanının bu düşüncesi dikkate alınmış olsaydı, belki de PKK çoktan bitmiş olurdu.
Ama öyle yapılmadı.
Her zaman olduğu gibi 35 yıllık anlayışla sözde PKK'yi bitireceğini sanıyorlar.
Bence çok yanlış, bitmez, bitmiyor.
Çünkü 35 yıldır aynı şey uygulanıyor.
Olan ise ölüme gönderilen gençlerimize, milyarlarca dolarlara oluyor.

Neden böyle yapıyorlar diye soracak olursak, sağ anlayışın siyaset yapması, taraftar oluşturması ve oy potansiyeli için PKK meselesi bulunmaz bir fırsattır.
Her lazım olduğunda PKK’yi seçim malzemesi yapmaları kendileri için çok büyük avantajlar sağlamaktadır.
İşte, bütün mesele bu.
O nedenle, siyasette hiçbir şey bize anlatılan veya gösterilen gibi değildir.
Önemli olan bunu anlayabilmek ve madalyonun diğer tarafını görebilmektir.
 

SOSYALİST

Bağımlı
Üye
VATANIMI SEVİYORUM
Çünkü ben:

Demokrasi mücadelesi veriyorum.
Özgürlük mücadelesi veriyorum.
Laiklik mücadelesi veriyorum.
Hak, hukuk, adalet, eşitlik mücadelesi veriyorum.
Tüm kültürel farklılıkların eşitliğine inanıyorum.
Haksızlıklar karşısında susmuyorum.
Yanlışlıklar karşısında susmuyorum.
Burjuvazi sömürüsü karşısında susmuyorum.
Burjuvazinin doğa katliamı karşısında susmuyorum.
Hiç kimse karşısında boyun eğmiyorum.
Kadın erkek ayrımcılığını reddediyorum.
Kadın erkek için aynı işe aynı ücretin verilesini istiyorum.
Kula kul ve köleliği reddediyorum.
Irkı, dini, dili ve bayrağı siyasilerin çıkarları için kullanmasını kabul etmiyorum.
Zengin fakir eşitsizliğini ve ayrımcılığını insanlık dışı buluyorum.
Devletin tüm zenginliklerinden parası olanların değil, olmayanların da eşit bir şekilde yararlanmasını istiyorum.
Birlik, beraberlik ve kardeşliğin sağlanması için ekmeğin eşit bölünesi gerektiğine inanıyorum.
Yaşanın akıl ve bilim ışığında şekillenmesi için mücadele ediyorum.
Eğitimin eşit ve bilimsel bir anlayış ekseninde şekillenmesini için mücadele ediyorum.
Çağdaşım, geçmişin karanlığından ders alıp, geleceği şekillendirmeye çalışıyorum.

Ve ülkemizin tüm bu anlayışlar ışığında gelişeceğine, güzelleşeceğine, huzur bulacağına ve saygın bir komuma geleceğine inanıyorum.
 

SOSYALİST

Bağımlı
Üye
Laiklik dedik, dinsiz dediler.
Bilim dedik, kâfir dediler.
Özgürlük istedik, terörist dediler.
Eşitlik istedik, hain dediler.
Hak, hukuk, adalet istedik, burun kıvırdılar.

Oysa bunlar, insanı insan yapan evrensel değerlerdi.
 

SOSYALİST

Bağımlı
Üye
İLÇEMİZ CHP TEŞKİLATINA ÖRGÜTLENME YÖNTEMİ ÇİZMEYE ÇALIŞMIŞTIM

CHP İLÇE BAŞKANI BEN OLSAYDIM NE YAPARDIM

1. Kadın kollarını oluşturup, faaliyetler konusunda aktif hale getirirdim.
2. Gençlik kollarını oluşturup, faaliyetler konusunda aktif hale getirirdim.
3. Her köyde iki erkek ve iki bayandan oluşan ‘’KÖY TEMSİLCİLİĞİ’’ oluştururdum.
4. Köy temsilcisi arkadaşlar aracılığıyla sürekli üye yapılmasını sağlardım.
5. Köy temsilcisi arkadaşlar aracılığıyla o köydeki gençlerin ve kadınların sorunları hakkında bilgi sahibi olmaya çalışırdım.
6. Köy temsilcileri arkadaşlar aracılığıyla o köyün ihtiyaç sahibi öğrencilerini tespit edip, eğitim desteği sağlardım.
7. Öğrencilerin muhtelif ihtiyaçlarını karşılamak için, ülke genelindeki CHP temsilcileriyle iletişim halinde olurdum.
8. Öğrenciler arası öykü, hikâye, şiir, resim, satranç gibi yarışmalar düzenleyerek hediyeler verirdim.
9. Her yıl ilçemiz köylerini 3-4 kez ziyaret ederdim.
10. Faaliyetlerimizi sosyal medya üzerinden anlatıp, sosyal medyayı aktif halde kullanırdım.
11. Zaman zaman köylerin yaşlılarını ziyaret eder, onlarla dertleşirdim.
12. Köylerin sorunları hakkında muhtarları ziyaret ederek köylerin işleri ve sorunları hakkında onları dinler, bilgi sahibi olur, elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışırdım.
13. Üyelerle bir araya gelmek ve halkı teşvik etmek amacıyla her yıl Haziran ayı içinde ‘’CHP PİKNİK ŞÖLENİ’’ adı altında piknik günü yapar, bunun tüm ülkeye yayılmasını sağlardım.
14. Her ay ülkede yaşanan olumsuzlukları rapor haline getirip, bu konuda broşürler bastırarak halkın bilgisine sunardım.
15. Zaman zaman CHP’nin programlarına ilişkin broşürler bastırıp, ilçe ve köylerde halka dağıtırdım.
16. İlçede ‘’CHP LOKALİ’’ açıp, partililerin birbirini tanımasını, kaynaşmasını, dayanışmasını sağlar, sorunlarını ve önerilerini anlatma ve paylaşma olanağı sunardım.
17. Muhtelif bilgi, plan, proje ve haberleri halka duyurmak adına lokalin önüne kocaman bir ilan panosu (billboard) koyardım.
18. İlçe ve köy halkının bürokratik işlerine yardımcı olması için birkaç kişiden oluşan gönüllü bir ekip kurardım.
19. İl ve ilçede yönetimle birlikte bürokrasi ziyaretleri gerçekleştirerek onlarla tanışır ve bunu süreklilik haline getirirdim.
20. Her yıl partililerimizle bir araya gelerek il ve diğer ilçelerdeki partilileri ziyaret etmeyi, tanışmayı, bilgi alış verişinde bulunmayı sağlardım.
21. Partililerin iyi veya kötü günlerinde maddi ve manevi dayanışma sağlardım.
22. Tüm faaliyetlerimizi üç aylık ve yıllık olarak hazırlar, genel merkeze Faaliyet Raporu olarak sunardım.
23. Önümüzdeki yıllara ilişkin Eylem Planı hazırlayarak geleceğe dönük planlarımızı Genel Merkeze sunar, bu hususta gerekli yardımı almaya çalışırdım.

***

Tüm bu düşüncelerimizi gerçekleştirdiğimiz vakit inanıyorum ki büyük başarılar sağlamış olurduk.
Peki, tüm bunlar kolay mı, kesinlikle değil, aksine çok zor olacaktır.
Fakat yılmadan, bıkmadan, usanmadan bu ideallerim için mücadele eder, pes ettiğim an görevi bırakırdım.
Bu anlayış ile yeni yönetimin önüne somut bir hedef koymuş olurdum ki, göreve talip olacak arkadaşlar ona göre kendilerini ayarlamak zorunda kalırlardı.
İşte, benim çalışma takvimim de bunlar olurdu.

Sevgi ve Saygılarımla… SOSYALİST
 

SOSYALİST

Bağımlı
Üye
Bildiğimiz gibi uzun bir dönem ABD bağlantılı STK (Seferberlik Teftiş Kurulu), ÖHD (Özel Harp Dairesi) KONTRGERİLLA, JİTEM gibi oluşumlar ülkenin kaderine hükmetmiş, Amerika'nın politik anlayışını ülkede egemen kılmak için zaman zaman darbeler yapmış, insanlık dışı onlarca katliam gerçekleştirmiş, söylentilere göre 17 bin faili meçhul cinayetin sorumlusu olmuştur. Bu anlayışı vatanseverlik veya vatan savunması gibi göstermek ise benden değilsen öldürülmeyi hak etmişsindir anlamına gelir ki, bunu insani bir açıdan değerlendirmek mümkün değildir.

Peki, bu oluşumların CIA-ABD bağlantılı olduğunu nereden biliyoruz diye soracak olursak, şu alıntıyı okumanızı öneririm:
Emekli Orgeneral Kemal Yamak'ın kitabıyla yeniden gündeme gelen Özel Harp Dairesi Başkanlığı, daha önce eski başbakanlardan Bülent Ecevit'in açıklamalarıyla tartışılmıştı. Ecevit, 28 Kasım 1990'da Milliyet gazetesinde yayınlanan röportajında "Özel Harp Dairesi"ni zamanın Genelkurmay Başkanı Orgeneral Semih Sancar'dan öğrendiğini söylüyordu. Ecevit'in röportajda kaydettikleri şunlardı: "1974'teki başbakanlığım sırasında, zamanın Genelkurmay Başkanı rahmetli Orgeneral Semih Sancar başbakanlığın örtülü ödeneğinden acil bir ihtiyaç için birkaç milyon istedi. Benden istenen miktar örtülü ödenekteki paranın tümüne yakındı... Genelkurmay'dan bu paranın ne amaçla istendiğini sormak zorunda kaldım. 'Özel Harp Dairesi için istiyoruz' yanıtı geldi. Öyle bir resmi dairenin o zamana kadar adını bile duymamıştım... 'Şimdiye kadar bu dairenin giderleri nereden karşılanıyordu' diye sordum. O zamana kadar dairenin tüm giderlerini bir gizli ödenekle ABD'nin karşıladığı; ancak artık ABD'nin bu parasal katkıyı kestiği, o nedenle Başbakanlık'ın örtülü ödeneğinden para istemek zorunda kalındığı bana bildirildi... Özel Harp Dairesi'nin nerede bulunduğunu sordum. 'Amerikan Askeri Yardım Heyeti ile aynı binada' yanıtını aldım...
Düşünebiliyor musunuz, ABD ile işbirliği içinde olan ve ülkemizde onlarla birlikte bizi şekillendirmeye çalışan gizli bir örgütten söz ediliyor.
***
Ve bu bağlamda bildiğimiz gibi ülkemizde birçok katliam gerçekleştirilmiş, karmaşa yaratılmış, darbeler yapılmış, binlerce insanın faili meçhul cinayete kurban edildiği söylenmiştir.
Şimdi sormak gerekiyor:
Bu kadar olayı kimler yaptı?
ABDyle işbirliği yaparak ülkemizde karmaşa ve katliam yapan ve milliyetçi olarak anılan bu kişiler nasıl milliyetçi veya vatansever olabilir?
ABD ve İsrailden yardım alan, ABDde eğitilen, İsrailde Komando Eğitimine tabi tutulduktan sonra ülkeye dönüp katliam yapanlar nasıl milliyetçi yada vatansever olur?
Şayet bunları vatansever olarak kabul edecek olursak, FETÖyü de aynı kategoriye koymamız gerekmez mi?
Çünkü o da ABD ile işbirliği yaparak Türkiyeyi şekillendirmek istemiştir.

Bir kez daha sormak gerekiyor:
Ülkede katliam yapanlar kimlerdi, kimler bu katliamlarla anılmaktaydı?
Bu sorunun cevabını ise bilmeyen yoktur sanırım.
Bilmeyenlere ise şu kitapları okumalarını öneririm:

(GLADİO-Muhammet Kutlu)
( REİS-Gladionun Türk Tetikçisi S.Yalçın-D.Yurdakul)
(KONTRGERİLLE KISKACINDA TÜRKİYE- Suat Parlara)
(TEŞKİLATIN ADAMLARI- Belma Akçura)
 

SOSYALİST

Bağımlı
Üye
6. FİLO DEFOL

O yıllar, ABD emperyalizminin tüm dünyayı dizayn etmek istediği yıllardı.
Doğal olarak Türkiyeye de el atılmış, işbirlikçilerin de desteğiyle ülkemizi zehirli bir sarmaşık gibi sarmıştı.
Amacı ise herkesin bildiği gibi kendi politik anlayışını dayatmak, işbirliği adı altında ülkemizin üzerine çullanmak, bu vesile ile ülkemizi avucunun içine alarak, gittiği yere kadar iliklerimize kadar sömürmekti.
Bunu bilmeyen, duymayan kalmamıştır sanırım.

O zamanlar ülke savunması bağlamında bu duruma karşı çıkan ise Kahrolsun Emperyalizm Yaşasın Tam Bağımsız Türkiye sloganlarıyla bir döneme damga vuran Deniz Gezmişler ve Mahir Çayanlardı.
İşbirlikçiler ise ABDden yana tavır almış, adeta devrimci avı başlatmıştı.

Çanakkalede, Kurtuluş Savaşında ülkemizi teslim alamayan emperyalistler, yerli işbirlikçilerin de desteğiyle iyiden iyiye ülkeye yerleşmek için, gemileriyle limanlarımıza kadar sokulmuş, hatta karaya çıkmak istemişlerdi.
Denizler ve Mahirler ise Amerikan Sömürgeciliğinin Bekçisi 6.Filo Defol - Kahrolsun Emperyalizm Yaşasın Tam Bağımsız Türkiye pankartı ve sloganları eşliğinde conileri denize dökmüşlerdi.

Peki, Türkiyenin dört bir yanından emperyalizmin conilerine destek için gelen işbirlikçiler ne yaptı dersiniz?
Onlar da ABDnin 6.filo gemisini kıble yapıp namaz kıldılar!

Bunlar kimdi diye soracak olursanız, onu da kendiniz araştırın.

İşte, o dönemler sağ-sol çatışmasına neden olan bütün mesele bunlardan ibaretti.
 

SOSYALİST

Bağımlı
Üye
Böyle bir durumu hiç istemezdim aslında.
Fakat gelinen bu noktada:

Afrin zaferinden dolayı Türk Silahlı Kuvvetlerimizi kutluyorum.
Operasyonun beklediğimiz gibi sonuçlanması ise sevindirici bir durum.
Bu operasyonda 46 şehit, 255 yaralımız var.
Şehitlerimiz huzur içinde uyusun.
Yaralılarımıza ise acil şifalar diliyorum.

Bu operasyonda emperyalizm destekli bir terör örgütüne karşı savaşırken, yine emperyalizm destekli başka bir terör örgütüyle işbirliği yapılması bana hiç doğru gelmiyor.
Çünkü PKK Türkiye için ne ise, ÖSOda Suriye için odur.
O nedenle, umarım TSKya yakışmayan bu durum, yakıştıranlar tarafından düzeltilir bir an önce.

Bir de düzeltilmesi gereken ikiyüzlülük var ki, yıllardan beri kanayan yaramızdır; EMPERYALİZME TESLİMİYET!..

Bir de şöyle sormak istiyorum:
PKK'yi kurup ülkenin başına bela edenler kına yakıyorlar mı acaba?
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Üst Alt