• Merhaba Ziyaretçi hoşgeldin! Forumdan daha fazla yararlanmak için buradan kayıt olunuz...

SOSYALİST Bakış

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...

Mustad'af

Tecrübeli
Üye
Merhaba

Yakında tüm işleri robotlar yapmaya başlayınca, insanlar işsiz kalınca oturup kazak örecek halleri yok herhalde ;)


İmha ağır oldu bence, bilimsel eğitim verilir ve insanların tercihine bırakılır desek daha doğru olur..
sonra da istenilen kıvama gelmeyenlerin ya da yanlış tercihte bulunanların(!) imhasına mı geçilir diyorsun şimdi?
 

SOSYALİST

Bağımlı
Üye
İç Güvenlik Paketi halkın değil, egemenlerin İÇİNİN güvenliği paketidir.

Bunların içinin daralmaması içindir.
Bunların keyfinin bozulmaması içindir.
Daha iyi sömürmeleri içindir.
Halkın sesini soluğunu kesmek içindir.
Halkın itiraz etmemesi içindir.
Halka boyun eğdirmek içindir.
Keyfi yerinde olan egemenlerin sırtımızdan inmemesi içindir.

Kısacası arkadaşlar, diktatörlerin diktatörlüğünün egemen kılınması ve bu diktatörlüğün devamının sağlanması içindir.
Oysa yanılıyorlar, etki tepkiyi doğurur.
Baskı, zulüm, şiddet halkı susturamaz ve alternatifini mutlaka doğurur.
 

SOSYALİST

Bağımlı
Üye
‘’Birlikten kuvvet doğar’’ '' Yalnız taş duvar olmaz '' '' Yalnız öküz, çifte koşulmaz '' ‘’ Bir elin nesi var, iki elin sesi var’’ gibi deyimlerinden de yola çıkacak olursak, ekonomik olarak kalkınma anlamında bireyciliğin değil, toplumsallığın önemi ortaya çıkmaktadır.

Nitekim devlet de bu anlayışın farkındalığıyla teşviklerle kooperatifçiliği desteklemektedir.
Oysa bunun yeterli olmadığı gibi bu durumdan herkesin yararlanması da söz konusu değildir.
Bu nedenle, devletin güçlü kılınması adına mülkiyetin toplumsallaştırılarak herkesin üretime katılmasını sağlamak büyük önem arz etmektedir.
Diğer bir deyişle devletin devlet olarak top yekûn kooperatifçilik modeline evrilmesi gerekmektedir.
 

SOSYALİST

Bağımlı
Üye
Devleti var eden, yaşatan ve yaşatacak olan ulustur.
Ulusu var eden, yaşatan ve yaşatacak olan da bireylerdir.
Bireylerin bir kısmı hastaysa ulus, ulus hastaysa devlet hasta demektir.
Bu nedenle, bireylerin ‘’toplumsal sağlığı’’ ulustan, dolayısıyla devletten önce gelir.
Bireylerin toplumsal sağlığı da kapitalizmle değil, komün yaşamla sağlanır. :prv:
 

SOSYALİST

Bağımlı
Üye
Devlet gücüne güç katmak istiyorsa, toplumsal huzur ve refahı her daim ön planda tutmak, sağlamak zorundadır.

Oysa özel mülkiyet bağlamında kapitalizmin algımıza enjekte ettiği şahsın çıkarına ve rekabete dayalı insanlar arası sömürü, bencillik, büyük balık küçük balığı yutar, yaşamak için öldür gibi olumsuz gelişmeler sonucunda ortaya çıkan bireyin huzursuzluğu, ulusal huzursuzluğa ve iç çatışmaya sebebiyet vereceğinden dolayı gerçek anlamda devletin yücelmesi, gücüne güç katması, toplumsal huzur ve refahın sağlanması asla mümkün olmayacaktır.
 

SOSYALİST

Bağımlı
Üye
SAĞCI VE MİLLİYETÇİLERİN DİKKATİNE...

SORU ŞU: Kapitalizm Eksenli Milliyetçilik Bağımsız Kalabilir Mi?

Bağımsızlık, milliyetçilik akımının ortaya çıkışıyla değer bulan ve oluşan milli devletlerin ve milliyetçiliklerin en önemli ilkesidir.
Bağımsızlık, emperyalizme karşı milli devletlerin gücünü, varlığını, dik duruşunu koruyabilmesi, gelişip büyümesi için olmazsa olmaz temel bir kuraldır.


Peki; milli devletler ve milliyetçi anlayışlar için çok önemli olan bağımsızlık ilkesi ne derece korunmuş, bu ilkeye ne derece sadık kalmıştır?
Aşağıda tanımlanan bağımsızlık kavramından yola çıkarak, bizi götüreceği noktayı ve ne anlama geldiğini izah etmeye, anlamaya çalışalım.

Çağımızda bağımsızlığın ne anlam içerdiğinden yola çıkacak olursak:

* Bağımsızlık; emperyalizme karşı durmak, antiemperyalist olmaktır.
* Emperyalizme karşı durmak; ülkeyi emperyalizm kıskacına götüren kapitalizm ve seyrinde şekillenen liberalizme karşı olmaktır.
* Kapitalizme ve liberalizme karşı olmak; devlet tekelinde bulunan ve dolayısıyla tüm halkın malı olan üretim araçlarını, yer altı ve yer üstü kaynaklarını özelleştirme adı altında yerli ve yabancı sermayeye satmamak, mülkiyeti toplumsallaştırarak halkların egemenliğine teslim etmektir.
* Dolayısıyla devleti mülksüzleştirerek halkı işsizliğe, yoksulluğa, açlığa, sefalete ve köleliğe mahkûm eden burjuvazinin ve siyasi kolu kanadı olan egemenlerin dayattığı sömürü düzenine itiraz etmektir.


Anlaşılacağı gibi milliyetçilik her ne kadar ‘’bağımsızlık’’ dese de mülkiyet bağlamında kapitalizme ve dolayısıyla liberalizme karşı olmadığı için bağımsızlık ilkesiyle çelişmekte, istese de istemese de üzerinde titizlikle durduğu bağımsızlığını yitirmekte, emperyalizme esir düşmektedir.
Bu da, milliyetçiliğin ekonomik model olarak özümsediği kapitalizm ekseninde bağımsız kalamayacağını göstermektedir.
Çünkü günümüz koşullarında bağımsız kalmanın tek kuralı; kamuya ait varlıkların yerli ve yabancı sermayeye satılmaması, halkların toplumsal egemenliğine teslim edilmesidir.

Önemle dikkate sunmak isterim ki Anti Kapitalist olmadan, Anti Emperyalist olunmaz.
 

SOSYALİST

Bağımlı
Üye
İnsanlar ne kadar eğitim alırlarsa alsınlar,
şayet çağdaş ve bilimsel bir eğitime tabi tutulmuyorsa,
hala çok tehlikeli, hala çok acımasızdırlar.
Çünkü onlar hala ilkeldirler.
ÖZGECAN'larımız ise bu ilkelliğin kurbanlarıdır. :((
 

SOSYALİST

Bağımlı
Üye
AKP'yi sakıncalı gören CHP ve MHP'nin siyasi duruşuna baktığımızda her ikisi de vatansever olduğunu söyler.
CHP tüm yurttaşların eşit haklarını savunmaya çalışırken, MHP de bunu görmek fazla iyimserlik olur.

Bu duruma baktığımızda ortak bir noktada buluşmalarını engelleyecek önemli bir farklılık göremiyorum.
Çünkü sonuçta CHP Atatürk, MHP ise Türkeş milliyetçiliğini özümser, yani her ikisi de milliyetçi bir partidir.
Bu durumda neden seçime birlikte girmeyi denemezler anlamıyorum.
Anlamaya çalıştığımda ise şu sonuç çıkıyor ortaya; bu siyasi partilerden biri kandırıyor milleti..
 
Son düzenleme:

SOSYALİST

Bağımlı
Üye
KUSURSUZ VEYA MÜKEMMEL MİYİZ?

Kesinlikle kusursuz ya da mükemmel olduğumuzu düşünmüyorum, çünkü öyle olsaydık;

• Yüzümüzde kıl bitmez, kesmek zorunda kalmazdık.
• Vücudumuzun muhtelif yerlerinde pis kıllar bitmez, temizlemek zorunda kalmazdık.
• Tırnaklarımızı kesmek zorunda kalmazdık.
• Sünnet olma ihtiyacı duymazdık.
• Dişlerimiz çürümez, saçlarımız dökülmezdi.
• Burnumuz temiz olurdu, silme gereği duymazdık.
• Tuvalete gitme gereği duymazdık.
• Bin türlü hastalıklara yakalanmazdık.
• Başımız dişimiz ağrımazdı.
• Nezle veya grip olmazdık.
• Öksürmezdik.
• Kanser olmaz, kalp krizi geçirmezdik.
• Psikolojimiz bozulmazdı.
• Dünyaya kör, sağır, dilsiz veya sakat gelmezdik.
• Yıllarca hastalıklarla boğuşmazdık.
• Üzülüp ağlamazdık.
• Acı hissetmezdik.
• Yorulmazdık.
• Dinlenme veya uyuma gereği duymazdık.
• Soğukta üşümez, sıcakta terlemezdik.
• Utanmamız gereken bölgelerimiz olduğunu düşünüp, kapatma gereği duymazdık.
• Hırsızlık yapmazdık.
• Kötü insan olmazdık.
• Nefret etmezdik.
• İnsan öldürmezdik.
• Taciz, tecavüz yapmaz, şiddet uygulamazdık.
• Başkalarına zarar vermezdik.

Kusursuz veya mükemmel miyiz diye azıcık düşündüğümüzde, maalesef her tarafımızdan kusur ve sorun fışkırdığını görüyoruz!
 

SOSYALİST

Bağımlı
Üye
VATAN SEVGİSİNDEN NE ANLAMALIYIZ?

◾ Vatanı sevmek; sınırları içinde yaşayan halkı sevmektir.
◾ Halkı sevmek; dini, dili, ırkı, cinsi, düşüncesi ve genel etnik yapısı ne olursa olsun tüm farklılıkları kucaklamaktır.
◾ Farklılıkları kucaklamak; halklar arasında ayrımcılık yapmamak, halkları ötekileştirmemek, devletin tüm imkânlarından herkesin eşit bir şekilde yararlanmasını sağlamak ve tüm halkı sahiplenmektir.
◾ Halkı sahiplenmek; tüm halkları ve farklılıkları olduğu gibi kabul etmek, huzur ve güven içinde yaşamalarını sağlamak, halkların temel değerleriyle birlikte yaşamını güvence altına almak, tüm renklerin haklarını sömürü ve baskıcı düzene karşı koruyup kollamak, yoksulların da diğerleri gibi insanca yaşaması gerektiği yönünde mücadele etmektir.
◾ Mücadele etmek; egemen güçlerin baskı, zulüm ve esaretine karşı direnmek, burjuvazinin sömürü düzenine boyun eğmemek, demokrasi, adalet, hak ve özgürlükler boyutunda mücadele edenlerin gücüne güç katmak, halkın malı olan KİT’lerin yandaşlara, yerli ve yabancı sermayeye peşkeş çekilircesine satılmasına engel olmaktır.
 

Deniz Özğür

Acemi
Üye
Bir kimsenin doğup büyüdüğü; bir milletin hakim olarak üzerinde yaşadığı, barın-dığı,gerekirse uğrunda canını vereceği toprak bütününe vatan denilmektedir. Vatan sevgisi, en asil, en yüce sevgilerden biridir Gerektiğinde vatan için savaşmakta vatan sevgisinin bir tezahürüdür. Bizler vatan uğrundakanlarıyla destanlar yazan, şehitler ve gazilerle dolu bir milletin çocuklarıyız..

-Yaşadığımız topraklarda ÖZGÜRCE ve tam bağımsız Türkiye.

Konu paylaşımınız için teşekkürler.
 

SOSYALİST

Bağımlı
Üye
Rica ederim.

Güzel şeyler yazmışsınız ve hemen hemen herkes sizin gibi düşünür.
Yalnız şunu anlamak istiyorum:
Vatan nasıl sevilir, nasıl korunur?
Bu konudaki düşüncelerinizi paylaşır mısınız?
 

SOSYALİST

Bağımlı
Üye
Gerçekten birlik ve beraberlik isteniyorsa, ülkenin sahip olduğu varlıkları bir takım insanların zevki sefasına sunmak değil, sahip olunanlardan tüm ülke halkının yararlanması için olanak sağlamak gerekir.

Birilerinin zenginlik içinde sefa sürdüğü, diğerlerinin yoksulluk içinde süründüğü bir ortamda birlik ve beraberlikten söz etmenin samimiyeti olmadığı gibi, gerçekten birlik ve beraberliğin sağlanması da asla söz konusu olamaz.
Bu nedenle, birlik ve beraberlik istiyorsak, sahip olduğumuz ekmeği eşit bölerek hayata geçirebiliriz bu güzel düşüncemizi.
Şahsen benim birlik ve beraberlikten anladıklarım bunlardır.
Aksi halde birlik beraberlik adına yapılan yaygaralar sahtekârlıktan öteye gitmez.
 

SOSYALİST

Bağımlı
Üye
Demokrasiye dair eylemler, bırakın gündelik yaşamda, geceleri bile uykumuzu kaçırmalı, rüyalarımıza girmelidir.
Aksi halde egemen güçler kazanılmış olan haklarımızı her an gasp edebilirler.
Çünkü onlar alışmışlardır; asalak misali birilerinin alın terini sömürmeye, birilerinin omuzlarında yükselmeye, birilerinin sayesinde şatafatlı bir yaşam sürmeye.
İşte bu nedenle, demokrasi mücadelesini hiçbir zaman bırakmamalıyız.
İnsanlığın rahatı, huzuru, refahı, kardeşçe yaşamı, birlik ve beraberliği için her daim, her yerde ve zamanda bu mücadeleyi vermeliyiz; elimizden geldiği ölçüde.
Çünkü bu bir insanlık görevi, insan olma mücadelesi, insanlık onurudur.
 

SOSYALİST

Bağımlı
Üye
Egemenlerin şımarıklığının, diktatörlüğünün, halkı hiçe saymasının tek sorumlusu bizleriz.
Çünkü bizler kesinlikle değerlendirme, sorgulama yapmıyor, hesap sormuyoruz.
Demokrasinin ve demokratik haklarımızın neler olduğunu bilmiyoruz.
Hâlbuki insan olmanın en temel koşulu demokratik değerlere sahip olmaktır.
Aksi halde sırtımızda taşıdıklarımızın yularından kurtaramayız kendimizi.
 

SOSYALİST

Bağımlı
Üye
Biz toplum olarak hiçbir zaman egemenler karşısında bizim gibi olanların yanında olmak istemedik.
Hiçbir zaman haklarımızı gasp eden egemenlere karşı mücadele edenlere destek vermedik.
Hiçbir zaman sahip olduğumuz demokratik değerlerin nasıl elde edildiği üzerine düşünmedik.
Aksine, bizim gibi olanları suçladık, ortalığı karıştıran olarak niteledik her zaman.
Hiçbir zaman sokağa çıkanları anlamaya çalışmadık.
Halbuki azıcık insan yerine konuyorsak, sokaktaki mücadelelere, mücadelecilere borçluyuz bunu...
 

SOSYALİST

Bağımlı
Üye
İnsan hak ve özgürlüklerine dair evrensel değerleri kavrayabilir ve bu değerlere nasıl ulaşıldığını, nasıl sahip olunduğunu algılayabilirsek, insana hakların egemenlerce verilmediğini, bu değerler uğruna milyonlarca can verilerek hak edildiğini de anlamış oluruz.
Bu nedenle hak ve özgürlüklerimize sahip çıkacak olan bizleriz.
Bu nedenle egemenlere karşı hak ve özgürlükler için mücadele verenlere elimizden geldiğince destek vermeliyiz.
Aksi halde dövülmekten, sövülmekten, sırtımızda taşımaktan ve egemenlerin güdümünden kurtaramayız kendimizi.
 

SOSYALİST

Bağımlı
Üye
Yapılan araştırmalara ve gelişen teknolojik verilere göre on yıl içinde dünyada çalışan nüfusun yüzde onu işsiz kalacakmış.
On beş yıl sonra ise bu oran yüzde yirmiyi buluyormuş.
Mevcut işsizliği de hesaba kattığımızda on beş yıl sonra dünyadaki işsizlik oranı yüzde otuz beş civarında olacak.
Bu durumda ise işsizlerin üretim araçlarına el koyması kaçınılmaz olarak görünüyor.
Yani en geç on beş yıl içinde SOSYALİT DEVRİMLER hayata geçebilir.
İzlenimin bu yönde.

Hatırlatmak isterim; işsizliğin hızla artmasının sebebi işçilerin yerini robotların alacak olmasıdır.
O nedenle on beş yıla kalmaz gibi görünüyor... :prv:
 

SOSYALİST

Bağımlı
Üye
Evrensel değerlerin temel felsefesi demokratik bir yaşam tarzını egemen kılmaktır.
Demokratik yaşamı oluşturan etkenler ise Temel İnsan Hak ve Özgürlüklerdir.
Kısacası bunlar da hak, hukuk, adalet, eşitlik, paylaşım, dayanışma, özgürlük ve din, dil, ırk, cins ayrımı yapmamak gibi insani ve evrensel temel değerlerdir.
Bu değerlerden yoksun toplumlar adam yerine konmadığı gibi ne sevilir, ne saygı görür, ne de sözleri dinlenir.
 

SOSYALİST

Bağımlı
Üye
Sosyalist ve demokrasi yanlıları olarak karşı karşıya kaldığımız karalamalar ve yapılan yakıştırmalar geçmişten günümüze değin şu şekilde algılara enjekte edilmiştir:

• İktidarlara karşı sesini yükseltmek, ortalığı karıştırmaktır.

• İktidarların yanlışlarına dur demek, bozgunculuktur.

• Yasal hak olan GREV hakkını kullanmak, kamu düzenini bozmaktır.

• Yasal hak olan GÖSTERİ YÜRÜYÜŞÜ düzenlemek, başkaldırmaktır.

• Yasal hak olan SENDİKA hakkı, işverene karşı ayaklanmadır, kovulma nedenidir.

• Demokratik ve evrensel değer olan ÖZGÜRLÜK istemek, teröristliktir.

• Demokratik ve evrensel değer olan EŞİTLİK ve PAYLAŞIM istemek, haksızlıktır.

• Demokratik ve evrensel değer olan ADALET, HAK, HUKUK istemek, isyandır.

• Demokratik ve evrensel değer olan LAİKLİK istemek, dinsizliktir.

• Ülkenin onuru için BAĞIMSIZLIK istemek, ihanettir, idam gerekçesidir.

• Ülkenin varlığını sağlayan İŞÇİ, KÖYLÜ ve EMEKÇİLERİN haklarını savunmak, kışkırtmak, ülkenin huzuruna çomak sokmaktır.

• Farklılıkların haklarını savunmak, bölücülüktür.

• Irkçılık yapmamak, Türk düşmanlığı demektir.

• Sömürü düzenini eleştirmek, ülkeye ihanettir.

• Kadın erkek eşitliğini savunmak, fıtrata aykırıdır.

• Fıtrata uygun giymemek, tecavüz nedenidir.

• Kadının sosyal hayata katılması, tehlikeli ve günahtır.
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Üst Alt