• Merhaba Ziyaretçi hoşgeldin! Forumdan daha fazla yararlanmak için buradan kayıt olunuz...

SOSYALİST Bakış

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...

SOSYALİST

Bağımlı
Üye
SOSYALİST Bakış
Bu başlık altında fikirleri, ideolojileri, sosyalist düşünceyi,
yaşam seyrinde karşılaştığımız olayları SOSYALİST bakış açısıyla
özgün bir şekilde ''kısa kısa'' değerlendirmeye çalışacağım.

İsteyen forumdaşlarım da katılabilirler.

Sosyalist Devrimler

Emekçi sınıfın, yani çoğunlukta olan, ezilen ve sömürülenlerin zincirleri kopardığı sosyal patlamalardır.
Egemenliğin, emekten yana olmasını isteyen halkların iktidarına, toplumsal mülkiyete, eşitliğe ve dolayısıyla çoğunlukta olan halkın halk adına gerçekleştirme amacına yönelik devrimlerdir.

Sosyalist devrimlerde özel mülkiyet yoktur.
Bunun amacı ise insanların birbirini sömürme veya köle gibi kullanma imkânının elinden alınmasıdır.
Bu devrimin gerçek sahipleri ise ülkenin varlık kaynağı ve dinamikleri olan üretici güçlerdir.

Sosyalist devrimler; din, dil, ırk, cins, milliyet ayrımcılığı gözetmeyen çoğunluğun, sadece kan emicilerin boyunduruğundan ve sömürüsünden kurtulmak için gerçekleştirilen devrimlerdir.
Bu nedenle haklı, doğru ve yerinde bir devrimdir.
 

SOSYALİST

Bağımlı
Üye
Şunun farkına vardınız mı?

ABD politikalarını benimseyenler de,
ABD'yle birlik olup karşısındaki politik anlayışı yok etmek isteyen de,
ABD politikalarına karşı mücadele verenleri terörist, vatan haini ilan eden de,
''Kahrolsun emperyalizm'' diyenlere Moskova yolunu gösteren de,
Amerikanvari Türkiye siyasetini reddedenlere ''Ya sev ya terk et'' diyen de,
günü geldiğinde buruşturulup layık olduğu yer olan çöpe atılmışlardır.
 

SOSYALİST

Bağımlı
Üye
İzlenimlerimiz şunu da ortaya koymuştur ki saf ve temiz vatanseverlerin duyguları sömürülerek vatan sevgisi adı altında tüm devlet imkânları burjuvaziye peşkeş çekilmiştir.
Oysa vatan sevgisi kavramından anladığımız şey; Türkiye toprakları üzerinde yaşayan halkların düşüncesi, farklılıkları ne olursa olsun, tümünü sevmekle, olanaklardan gerektiği şekilde yararlandırmakla, burjuvaziye peşkeş çekilen değerleri toplumsallaştırmakla iştigaldir.

- - - Güncellendi - - -

Bilmekte yarar var;
Hangi konuda olursa olsun, ülkenin bölünme ihtimali de dâhil, toplumsal şikâyetler hususunda gelinen bu noktaya zemin hazırlayan da, sebep olan da; Sosyalistlerin karşısında olan ve Amerikanvari politikaları özümseyen kapitalistler, kapitalizm yanlıları, liberalistler ve liberalizm yanlılarıdır.
 

SOSYALİST

Bağımlı
Üye
Ne yaptığı, amacının ne olduğu pek anlaşılmayan sözde milliyetçiler ve dinde bir adım önde olduğunu sananlar, ülkenin pazarlanmasına neden ses çıkaramazlar anlaşılmamaktadır.

Bir ülke nasıl korunur, değerlerine nasıl sahip çıkılır, bunun üzerinde düşünmelerini öneriyorum.
 

SOSYALİST

Bağımlı
Üye
Bir ülkeyi bile satın alacak güçteki Çok Uluslu Şirketlerin hedefindeki değerlerimiz satın alınarak tekelleşmektedir.
Bu tekelleşmeye dönüşüm ise çok ama çok tehlikelidir.
Hükümetleri istediği gibi yönlendirecek güçteki bu şirketler, ülkenin gerçek sahipleri konumuna gelmektedirler.
Ve bu ülkenin yeni sahipleri de, kontrolünü elinde bulundurdukları siyasi partiyi iktidar yapmaktadır.
 

SOSYALİST

Bağımlı
Üye
Ulusun, yani milletin çıkar üstünlüğünden söz ediyorsa bir takım anlayış, sömürülen emekçisini sendikalı olduğu için işten kovan veya en küçük kâr kaybına uğradığı anda kapı dışı eden patronu değil, devlete, emeğe, alın terine ve ulusa saygıdan dolayı üretici dinamiklerini korumak, kollamak zorundadır.

- - - Güncellendi - - -

Bilirsiniz, Üniversitelerde zaman zaman paralı eğitim, harçlar ve bir takım olumsuzluklar gibi sıkıntı veren olaylar üniversite öğrencileri tarafından protesto edilir.
Benim anlamadığım, bu gibi olaylara destek vermemiz gerekirken, neden onlara tepki gösterip satırla, sopayla, döner bıçaklarıyla saldırılır?
 

SOSYALİST

Bağımlı
Üye
Türkiye Milliyetçiliği gerçekten bu ülkeye ve bu ülkenin insanına değer veriyorsa, ekonomi politiğini bir avuç sermayenin çıkarlarından yana değil, özellikle bu ülkenin yaşam kaynağı, dinamikleri ve çoğunluğu olan işsizin, işçinin, köylünün ve tüm emekçilerin çıkarları doğrultusunda yeniden yapılandırmalıdır.

- - - Güncellendi - - -

Kapitalizm ekseninde katkılarımızla, emeğimizle, alın terimizle güçlenen sermaye bize neyi nasıl yapmamızı, nasıl yaşamamızı reva görüyorsa öyle yapmak, öyle yaşamak zorunda bırakılıyoruz.
 

SOSYALİST

Bağımlı
Üye
Yoksul insan, kendisini değersiz, mahcup ve esir insan olarak hisseder.
Hiçbir toplumda söz hakkı elde edemez.
Sözlerinin hiçbir değeri yoktur.
Haklı olduğu durumlarda bile susturulması kolaydır.
Başı sürekli aşağıdadır.
Kısacası yoksul insan, kapitalizmde bir hiçtir.

- - - Güncellendi - - -

Yoksullar, zenginlerin bulunduğu ortama sokulmazlar.
Tipiyle olsun, giyimiyle olsun, cebindeki paranın miktarıyla olsun;
zenginlerin bölgesine, ortamına uyulmadığı gerekçesiyle uzaklaştırılırlar.
Bu tür eşitsizlikleri, insanlık dışı etkenleri, kapitalist düzenin her alanında görmek mümkündür.
 

SOSYALİST

Bağımlı
Üye
Kapitalizme özgü deyimlerdendir; ''insanlara güven olmaz'' deyimi.
Ben bunun nedenini sistemin riskli yaşamına, haramiliğine, menfaatçılığına, bencilliğine, çıkarcılığına, gözü doymazlığına bağlıyorum.
Kısacası kapitalizmin sosyolojik nedenlerinden kaynaklanan BENCİLLİK, ÇARESİZLİK ve RİSK sebebiyle böyle bir söylem doğmuştur.
Aksi halde insanlara güvenmemek için biyolojik bir nedenin olduğunu düşünmüyorum.

Bu bağlamda insanlar arasındaki güvensizlik meselesinin temel kaynağı KAPİTALİZM VE TEFERRUATLARIDIR diyorum.
 
Son düzenleme:

SOSYALİST

Bağımlı
Üye
Terörizmin dünyayı kan gölüne çevirmesi için elinden geleni ardına koymayanların aynı zamanda bu durumu protesto etmesi riyakarlığı beni kandıramamıştır.
Bu sahtekarlara sakın inanmayınız.
Çünkü onlar hem silah üretir, hem de bunu pazarlamak için ülkeler arası savaşlar çıkarır, terörizm yaratır ve bu sayede silah tüccarlarına omuz verirler.
Hem de barıştan söz eder, sözüm ona terörizmi kınarlar...

Ne demiştik:

KAPİTALİZM, SİLAH ÜRETİR, MERMİ ÜRETİR, BOMBA ÜRETİR;
ELBETTE BUNLARIN TÜKETİMİ İÇİN ORTAM HAZIRLAYACAKTIR.
 
Son düzenleme:

İnci

Kıdemli
Üye
SOSYALİST sana bir tavsiyem olacak. Bu şekilde konu açmak yerine bu yazdıklarını bir bütün halinde, makale olarak yazıp makale bölümünde paylaşsan daha iyi olmaz mıydı?
 

SOSYALİST

Bağımlı
Üye
SOSYALİST sana bir tavsiyem olacak. Bu şekilde konu açmak yerine bu yazdıklarını bir bütün halinde, makale olarak yazıp makale bölümünde paylaşsan daha iyi olmaz mıydı?
Haklısınız, elbette daha güzel olur ama böyle an itibariyle aklıma geleni anında yazabiliyorum işte :)
Teşekkür ederim güzel bayan İnci Hanım:)

- - - Güncellendi - - -

Devletin korunması, güçlü kılınması, bağımsızlığı, zenginliği, barışın sağlanması, halkın huzur ve refahı, farklılıkların kardeşliği, birlik ve beraberlik, demokrasi, adalet, dayanışma, eşitlik, paylaşım, hak ve özgürlükler isteniyorsa, değer olarak insanı hedefe koyduğumuzda, milliyetçiliğin ırksal yaklaşımı ve ekonomi politiği olan kapitalizm seyrinde şekillenen liberalizm tercihi bu anlayışa vurulan en büyük darbedir.
Bu nedenle başta milliyetçiler olmak üzere bu ülkeyi ve ülke halkını gerçekten sevdiğine inananların, siyasi düşüncesini ve ekonomi politiğini yeniden gözden geçirmesi, değerlendirmesi gerekmektedir.

- - - Güncellendi - - -

Milliyetçilik, kapitalizm ekseninde sözde milleti adına sömürüye dayalı ekonomi politik anlayışla kendi ülkesini diğer ülkelere karşı güçlü kılmayı, öteki ülkelerden daha üstün niteliklere taşımayı amaçlar.
Oysa sermayenin çıkarlarına hizmet eden bu yapılanmanın ülke yararına değil, zararına olduğunu dünya tarihinin her döneminde görmek mümkündür.
Çünkü devlet içinde hâkimiyeti ele geçiren sermayenin yönlendirmesiyle silahlanma yarışında olan devletler güç ve kazanımlarını bu gibi insani olmayan savaş araçlarına yatırmış, eksik edilmeyen savaşlarla milyonlar katledilmiş, büyük ekonomik çöküntü yaşamış ve yaşamaya devam etmektedir.
 

SOSYALİST

Bağımlı
Üye
Bu nasıl bir yapılanmadır:
Kimileri başını sokacak küçük bir kulübe bulamazken, kimileri apartmanlarının,
yatlarının, katlarının, lüks arabalarının sayısını bilmez.

İçinde yaşadığımız düzen budur:
Paranız varsa tüm kapılar ardına kadar açılır size.
Paranız yoksa o kapılar bir bir kapanır yüzünüze.
 

SOSYALİST

Bağımlı
Üye
Nasıl ki erkekler bayanların saçları dahil her yerinden etkileniyor ve bu nedenle bayanların her tarafını kapatmasını istiyorsa, aynı etkilenme durumu bayanlar için de söz konusu olabilir.
O nedenle erkeklerin de saçları, gözleri, yanakları ve dudakları kapanmalıdır.
Mantık denen şey varsa..
 
Son düzenleme:

SOSYALİST

Bağımlı
Üye
Kardelen başkaldırışıdır benimkisi
Tutunabilmek için hayata
İsyanım zarar vermek değil
Birlikte kucaklamaktır güneşi
Bakmayın asiymiş gibi duruşuma
Kardelen göz kırpmasıdır uyanışım :prv:
 

SOSYALİST

Bağımlı
Üye
Milliyetçiliğin ortak tanımı ve ‘’millet’’ kavramı üzerinden basit bir örnek vermek gerekirse şöyle bir durum çıkıyor ortya:

Ana, baba ve beş çocuklu bir aileyi devlet olarak kabul edelim.
Ana ve baba devletin kurumsal yapısını, çocuklar ise devleti oluşturan halkları temsil etsin.
Çocuklardan üçü ana ve baba gibi düşünmekte, diğer ikisi ise farklı özellikler taşımakta, farklı düşünmektedir.
Ana ve baba kendileri gibi düşünen çocuklarını daha çok seviyor ve ‘’değerlerinden’’ dolayı kendine daha yakın bulduğu için ailenin tüm olanaklardan yararlandırıyor.
Diğer ikisini de benimsiyor ama farklılaşan değerlerinden ve düşüncelerinden dolayı diğer evlatları kadar sevmediği ve kendisine yakın hissetmediği için bir takım imkânlardan yoksun kılıyor.
Bunun sonucunda aile içinde huzursuzluk baş gösteriyor, kutuplaşmalar ortaya çıkıyor.
Bu gibi ayrıştırmaların etkisiyle o aile hiçbir zaman mutlu olamıyor, zıtlaşmalar, kavgalar ve bölünmeler baş gösteriyor.

İşte, milliyetçiliğin; millet ve ulus kavramından ortaya çıkan sonuç buna benzemektedir.
Bu nedenle çağdaş milliyetçilik, birlik, beraberlik ve dayanışma adına anlamsız hırsı bir kenara bırakıp, aklın yolunu tercih etmek daha medeni, daha barışçıl, daha doğru olacaktır.
 

SOSYALİST

Bağımlı
Üye
Sağ ve Sosyal demokrat anlayışlı Milliyetçiliğin ekonomi politiğindeki tercihlerine baktığımızda her iki anlayış da tüzük, program ve ilkelerinde ekonomi politikasını kapitalizm eksenli karma ekonomi yapılanmasından yana göstermiştir.
Fakat bu tercih süreç içinde liberalizme evrilerek sömürü üzerine inşa edilen küresel ekonomiye dönüşmüş, halkın malı olan KİT’lerin özelleştirilerek yerli ve yabancı sermayeye talan edilircesine yok pahasına satılmasına sessiz ve seyirci kalmış, hala programlarında yer almasına rağmen karma ekonomi politikaları yok sayılmıştır.
Diğer bir deyişle, liberalizme boyun eğmişlerdir.
 

SOSYALİST

Bağımlı
Üye
SOSYALİZM,
%15'e KAYMAK yedirmek,
%25'e YOĞURT yedirmek
%35'e ŞIRAT (yoğurt suyu) içirmek,
%25'i AÇ bırakmak değil,
tüm vatan evlatlarına KAYMAKLI YOĞURT yedirmektir.
 

SOSYALİST

Bağımlı
Üye
Geldi sanırım zamanı
Kucaklamanın mavi alevleri
Dağlayacak biliyorum biraz
Yakacak bir yerlerimi
Umut inatları acılı olur, bilirim
Çekeceğim beşikteki bebeklere
Yudum yudum içeceğim doğacaklara
Kavganızı ben yapacağım
Ben yaşayacağım acınızı
 

SOSYALİST

Bağımlı
Üye
Şikâyetlerimiz, sorunlarımız, sıkıntılarımız, yaşadıklarımız, başımıza gelenler veya gelmeyenler için alıştırılmışız, ‘’kaderimizdir’' demeye.

Böyle teselli ediliriz; egemenlerce susturulmak adına, keyfi yerinde olanların keyfinin bozulmaması adına, inancımız adına, ya da rahatlamak için.

Oysa ne hikmetse tüm bu olumsuzlukların, acıların yüzde doksanı bizim kaderimiz olur, biz yoksullar çekeriz kaderin çilesini hep!

Keyifli burjuvazi, hali vakti yerinde olan ve bu ‘’kötü kaderden'' nasiplenenlerin oranı ise çok düşüktür.
O da, hayatın kısacık bölümlerinde yaşarlar bu kötü kaderlerini.
Biz ise çekeriz ömür boyu.

Varsılların torpilli bu durumuna baktığımızda, ‘’kader bize kalleşlik yapmakta, tüm oyunlarını bizimiçin oynamakta’’ diyesi geliyor insanın!
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Üst Alt