• Hoşgeldin ziyaretçi , forumdan daha fazla yararlanmak için buradan üye olunuz...

Sosyal Adalet

Okunuyor :
Sosyal Adalet

RABİA

Bağımlı
Üye
Mehmet Şevket Eygi


Sosyal Adalet

BÜTÜN dindar, sofu, samimî, gerçek, şuurlu, haysiyetli, vicdanlı, namazlı abdestli Müslümanlar ülkemizdeki sosyal adaletsizliğe veya sosyal zulme isyan etmeli, bütün yasal imkanlarla haksızlıkları protesto etmelidir.

Halkın büyük bir kısmı sıkıntı, sefalet, yoksulluk içinde yaşarken nüfusun yüzde üçünü oluşturan bir sınıf vur patlasın çal oynasın, lüks ve sefahat içinde yaşıyor.

Türkiye’nin millî geliri adaletsiz bir şekilde paylaşılıyor.

Sistem bir rant fabrikasına dönüşmüştür.

Derin devlet uyuşturucu ile besleniyor.

Ayda 400 liraya hattâ duyumlarıma göre daha az miktar paraya çalışanlar var. Bu 400 lirayı bulamayanlar, “Ah ayda 400 liralık bir iş bulabilsem” diye ağlıyor.

Medya kanaate, ahlâklı ve vicdanlı yaşayışa savaş açmış, olanca şeytanlığı ile lüksü, israfı, beyinsizliği teşvik ediyor.

İşçileri ile birlikte yemek yiyen kaç fabrikatörümüz var?

1950’li yıllarda merhum Mustafa Runyun hoca (Ezher mezunu, Konya eski mebusu) ile Eyüp’te Topbaş’ların tekstil fabrikasına gitmiştik. Yemek zamanıydı, Hacı Musa Topbaş ve Hacı Muammer Topbaş beyler bizi yemeğe davet ettiler. Fabrikanın yemekhanesinde işçilerle birlikte aynı yemekleri yedik. Patron dediğin böyle olmalı. Musa ve Muammer beylerin üzerlerinde beyaz işçi gömlekleri vardı...

İşçisi nohut, bulgur pilavı yiyecek, bizim 7 kere hacı, 12 kere umreci Müslüman patronumuz bonfile, zeytinyağlı baklalı enginar, kaymaklı revani yiyecek, yanında Vichy maden suyu içecek.. Olmaz böyle şey. Peygamberimiz ne buyurmuş: “Kölene, hizmetçine yediğinden yedireceksin, giydiğinden giydireceksin...”

750 metre kare tripleks saraylarına Brezilya graniti kaplı banyolar yaptıran, uzay füzesinin içine benzeyen mescidler kuran yeni yetme zenginlerimiz işçilerinin, çalışanlarının haklarını gözetiyorlar mı?

Bu memlekette her yıl oluşan rantlar devlet ve belediye bütçelerine girse ve halka hizmet olarak kullanılsa, bu kadar adaletsizlik, zulüm, eşitsizlik olmazdı.

Müslümanlar aklınızı başınıza toplayınız. İçinize çektiğiniz her nefesin, dışarıya verdiğiniz her nefesin hesabı sorulacaktır.

Bir halk lokantasına gittiniz. İki kişinin oturduğu bir masadasınız. Öncekiler kurufasulye ve pilav yiyorlar. Siz, vicdanlı, hassas (ince) bir Müslüman iseniz, onların karşısında yoğurtlu İskender kebabı yemezsiniz. Yemeye hakkınız var ama yine de yemezsiniz. Çünkü, onların belki gözü kalabilir, çünkü onlar kırılabilir. Müslüman, karşısındakilere “Yahu biz kuru fasulye yerken o nefis tereyağlı İskender kebabı yedi, mis gibi kokuyordu” derdirtmez.

Bendeniz komünist değilim, zenginliğe ve mülkiyete karşı çıkmam. Lakin adaletsizlikten de hiç hoşlanmam.

Bugünkü adaletsizliğin, eşitsizliğin, çarpıklığın tek çaresi İslâm’ın kanaat felsefesini benimsemektir.

Zenginlerimizin gönüllü kanaatli olması gerekir.

Kimsenin serveti ve sermayesi mutlak mülkiyeti değildir. Ona emanet olarak verilmiştir.

İşçisinden, çalışanlarından biraz daha iyi yaşayabilir ama kesinlikle azmaması, kudurmaması gerekir.

Üniversiteye giden oğlu Porsche otoya biniyor. Yazıklar olsun ona ve babasına. Vah ona, eyvah ona, efsus ona!..

Hiçbir Müslüman zengini 7 yıldızlı otelde görmek istemem. Beş yıldızlı otel nesine yetmiyor? Dört yıldızlıda kalırsa alkışlarım.

“İslâmî bir burjuva sınıfı türeteceğiz” diye memleketin, milletin, devletin canına okudular.

5 kere hacca, 8 kere umreye gitmiş. Mekke’de 7 yıldızlı otelde kalmış, serveti yüz milyonlarca dolar ama berhane gibi evinin salonunda orijinal bir Hilye levhası yok. Maganda, zonta, bedevî Müslüman!..

Sanata, kültüre, kitaba, hüsn-i hatta harcama yapmayan zengin zengin değil, acınacak bir fakirdir.

Komşusu aç gecelerken, kendisi tıka basa tok sabahlayan kimse bizden değildir buyurmuş Peygamber.

Sosyal adalet için çalışmayan, sosyal adaleti gerçekleştirmek için gerekeni yapmayan bir iktidar kötü bir iktidardır.

Bir Müslüman haram rant yemez. Yiyen münafıktır, alçaktır.

Zalimleri destekleyen, pohpohlayan, yalakalık yapan kimseler Müslüman müsveddesidir. Onlara iyi Müslüman diyene şaşarım.

Her Cuma namazında hatipler minberde Allah’ın bize adaleti emr ettiğini yüksek sesle bildiriyor.

Müslüman adaletten yana olur, adalet için çalışır, adaleti ister; zulmün her türlüsünden nefret eder.


kaynak:çileweb


(Mehmet Şevki Eygi'yi dobralığından ötürü severim.Biraz da yumuşak kelimeler kullansa daha çok seveceğim:)
 

atmaca34

Kıdemli
Üye
Müslüman adaletten yana olur, adalet için çalışır, adaleti ister; zulmün her türlüsünden nefret eder.
evet güzel bir kalem güzel bir yorum
güzel bir paylaşım....

teşekürler kardeşim...



bir kişiye dokuz pul...
dokuz kişiye bir pul....

daha güzel yarınlara...
 

SOSYALİST

Bağımlı
Üye
Bendeniz komünist değilim, zenginliğe ve mülkiyete karşı çıkmam. Lakin adaletsizlikten de hiç hoşlanmam.

Bugünkü adaletsizliğin, eşitsizliğin, çarpıklığın tek çaresi İslâm’ın kanaat felsefesini benimsemektir.

Zenginlerimizin gönüllü kanaatli olması gerekir.

(Mehmet Şevki Eygi'yi dobralığından ötürü severim.Biraz da yumuşak kelimeler kullansa daha çok seveceğim:)
Üslup gayet güzel.
Sayın Eygi çok güzel konuşmuştur. Tam bir komünist gibi.
Yalnız islami felsefenin bu söylemleri yaşama geçirmesini beklemek yaşanan gerçekleri görmemektir. Özel mülkiyetin insanları, inançlı toplumu nasıl yönlendirdiğini görmemek, anlamamaktır. Sonuç ortadadır.

Sizi kutlarım RABİA, güzel bir konu açmışsınız.

M.Ş.Eygi'yi zaman zaman televizyon kanallarında da dinlemişimdir.
Kendisini çok sempatik ve güzel düşünceli insan olarak tanıdım.
Her zaman mantığını ön plana çıkarır.
Çok güzel tespitler yapmıştır.
 
Üst Alt