Soğuk mu aldım, grip mi oldum?

ENT Tıp Merkezi KBB ve Baş-Boyun Cerrahisi Ünitesinden Op. Dr. Orhan Altıntaş

Sıklıkla Sonbaharda görülmeye başlayan Soğuk Algınlığı ve Grip vakaları Kış mevsimine girdiğimiz bu günlerde hızla artmaya başladı. Halk arasında aynı hastalık gibi düşünülse de soğuk algınlığında; burun tıkanıklığı, boğaz ağrısı ve hafifi ateş gibi belirtiler olmasına karşın, gripte yüksek ateş, halsizlik, yorgunluk gibi daha ağır belirtiler görülmektedir. Bu iki hastalığın en büyük farkı, hastalığa neden olan virüslerin farklı olmasıdır. 1-

Soğuk algınlığı ve grip farklı hastalık mıdır?
Virüs dediğimiz mikroplarla oluşan Soğuk Algınlığı ve Grip halk arasında aynı hastalık gibi düşünülür. Ancak bu hastalıkları oluşturan virüslerin türleri farklıdır. Soğuk Algınlığı rinovirüs, adenovirüs, sinsityal virüs, korona virüs ve enterovirüslerle Grip ise enflüanza virüsleri ile olur. Bu virüslere dünyanın her yerinde rastlanabilir. Her virüsün çoğalma koşulları farklı olduğundan havanın ısı ve nem derecesine göre her biri değişik mevsimlerde sık görülür.

Soğuk Algınlığı; burun akıntısı, tıkanıklık, boğaz ağrısı, burunda boğazda yanma hafif ateş ve halsizlik gibi şikâyetler yapar. Buna karşın grip yoğun ateş, halsizlik, yorgunluk şikayetlerinin de olduğu zatürre gibi ağır hastalıklara da yol açabilen ileri bir hastalıktır. Son yıllarda dünyada önemli sağlık sorunlarına yol açan kuş gribi, domuz gribi gibi hastalıklar çok sayıda ölümle sonuçlanmıştır.
Soğuk algınlığı ve grip tedavisinde antibiyotiklerin yeri yoktur. Tedavi belirtilere göre yapılmalıdır. Ayrıca istirahat edilmesi ve stresten uzak durulması da vücut direncinin yeniden kazanılmasına yardım eder.

2- Virüs vücuda nasıl girer?
Burundan nefes almak son derece önemlidir. Tüm vücudumuzda olduğu gibi burnumuzda da mikroplara karşı bir savunma sistemi vardır. Burun içinden ve burna açılan sinüs dediğimiz kemik içi boşluklardan salgılanan sümük salgısı ve bu salgıyı genze doğru sürükleyen çok ince tüycükler sayesinde mikroplar doku içine girmeden genze ve oradan da mideye gönderilerek mide asidiyle ortadan kaldırılır.

Virüslerin Bulaşması
Hastaların, mikrop içeren burun veya ağız salgıları bulaşmış elleri ve eşyalarıyla olabileceği gibi sıklıkla hastaların solunum ve hapşırması ile havaya yayılan küçük veya büyük parçacıklar içindeki virüslerin solunmasıyla da olabilir. Hapşırık bazen o kadar güçlüdür ki ağzımızdan çıkan havanın hızı saatte 100 kilometreye ulaşmaktadır. Bu da virüslerin yayılmasını iyice kolaylaştırmaktadır.

3- Hava sıcaklığındaki anı ısı değişikliği soğuk algınlığı ve grip vakalarını tetikler mi?
Özellikle ani ısı değişikleri ve soğuk hava burun içindeki salgıyı ve tüycüklerin hareketini bozarak mikrobun doku içine geçip yerleşmesine ve hastalık yapmasına neden olur. Alerji, hava kirliliği ve sigarada aynı nedenle artırıcı etki göstermektedir. Hava değişimlerinin sık olduğu ve havanın soğuduğu dönemler bu tür hastalıklarında arttığı dönemlerdir.

4- Soğuk algınlığını ilk evresinde önlemek mümkün mü?
Bu tür mikropların yol açtığı hastalıların önlenmesinde kişisel temizlik önemlidir. Virüsler bulaştığı yerlerde bir süre canlı kalabildikleri için bu yüzeylere temastan sonra virüsleri rahatlıkla burnumuza veya gözlerimize taşıyabiliriz. Bunu engellemek için bu tür yerlere temastan kaçınmalı, ellerimizi sık sık sabunlu su ile yıkamalı ve hastalardan uzak durmalıyız. Ancak her zaman mümkün olamaz. Hastalardan havaya yayılan mikroplar solunum sırasında burna kolayca ulaşmaktadır. Önemli olan bu mikropların hastalık yapamaması için vücut direncinin iyi olmasını sağlamaktır.

5- Soğuk algınlığı ve grip hangi ortamlarda daha rahat bulaşır?
Toplumsal yaşamın gereği olarak kabalık ortamlarda bulunmak zorundayız. Çalışılan ortam, alış veriş merkezleri, toplu taşıma araçları soğuk algınlığı ve griplerin en sık bulaştığı alanlardır. Aynı evde soğuk algınlığı geçiren bir hastanın olması da hastalığın kolayca ailenin diğer fertlerine geçmesine neden olur. Stres, tek başına bağışıklık sistemini baskılayarak infeksiyonu kolaylaştıran bir diğer önemli risk faktörüdür. Uzun mesafeli uçak yolculukları, 200 400 kişinin aynı hava kaynağı ile birbirlerine infeksiyon bulaştırmalarını kolaylaştırır. Yabancı bölgelere yapılan seyahatler de o bölgedeki virüslerin alınmasına sebep olabilir. Klimalar da önemli risk faktörleri arasındadır; havadaki nemi aldıkları için burundaki koruyucu mukoza ortamını kuruturlar ve infeksiyona yatkın hale getirirler.

6- Mikropların burna girip hastalık yapmasını önlemek mümkün mü?
Soğuk algınlığı tüm dünyada çok yaygın olarak rastlanan ve çok ciddi iş gücü kayıplarına, ekonomik kayıplara neden olan hastalık grubudur. Doktor olarak, sağlık çalışanları olarak bizim asıl görevimiz hastalık oluşmasını önlemek ve onu en erken safhada ortadan kaldırmaktır. Çok sık görülen bu hastalıkları önlemek kişisel sağlık açısından önemli olmak yanında toplumsal açıdan ve sağlık harcamalarının en aza indirilmesi açısından da önemlidir.

Sadece Amerikada 1 yılda soğuk algınlığı nedeniyle yaklaşık 100 milyon muayene yapılmakta muayene ve ilaç ücretleri yaklaşık 10 milyar doları bulmaktadır. Ayrıca 150 milyon okul ve iş günü kaybı ile birlikte maliyet 20 milyar dolara ulaşmaktadır. Nüfus yapımız ve özelliklerimiz dikkate alındığında ülkemizde de ciddi bir maliyet oluştuğu hesaplanabilir.

7- Nezle, grip ya da soğuk algınlığının en sık görüldüğü mevsim geçiş dönemleri için uyarılar!
Hastalığı oluşmadan önlemek en önemli amaç olmalıdır. Mikropları tümüyle ortadan kaldıramayacağımıza göre; hastalığın oluşmasını ve ilerlemesini önlemeye çalışmalıyız. Bu konuda tüm dünyada çok sayıda çalışma ve araştırmalar yapılmakta, koruyucu pek çok ilaç ve yöntem önerilmektedir.
 
Üst Alt