Sivas Katliamı veya Sivas Madımak Olayı

  • Konbuyu başlatangüney
  • Başlangıç tarihi
G

güney

Ziyaretci
Cevap: sivas katliamı...

Yukarıdaki bilgilerin yüzde eliisinden fazlası yalan ve iftira,
Meselenin özünü aslını asdarını bilmeyip de her iki temmuzda topluca Sivasa Sivaslıya sövgü törenleri düzenleyenleri lanetle kınıyorum!

"Muallim";

sana" hadi ne biliyorsan anlat işi birde senden dinleyelim " demeyeceğim,

Zira hiç bir şey bilmediğini biliyorum..

Sizin için "Başbağlar" konusunuda açtım,isterseniz birde oraya bakın..

Ayrıca;

burada kimse "sivas"a vede "sivaslıya" sövgü töreni düzenlemiyor..Burda ki öfke gerici,yobaz,örümcek beyinli zihniyetlerin yaptığı bu insanlık dışı olayı kınamak..

ama şunu bilinki bu katliam unutulmayacak,unutturmayacağız...
 
Cevap: sivas katliamı...

Bu olay bir tezgahtı...Ve iyi bir tezgahtı...Ortalığı karıştırmayı iyi becerdiler...

Birlik ve bütünlüğümüze kastediciler ''mikser''lik görevlerini o kadar iyi yaptılar ki...

Almuallim kardeşimin bu konuda bildiği çok şey olduğuna inanıyorum...İki arkadaşını kaybetmiş birisi olarak,anlatacağı çok şey var...
 
Cevap: sivas katliamı...

1993 iki temmuzunda Anadolunun sultan şehri güzel Sivasımızda meydana getirilen olaylar tamamen pravakasyondur. Tamamen kardeşi kardeşe düşürme oyunlarıdır. Yıllarca, Sivas halkı alevisiyle sünnisiyle birlikta yaşamış yaşamaya da devam edecektir. Hiçbir güç bu kardeşliği bozamıyacaktır. Türk milletinin üzerinde oynanan oyunlardan biri da sivas madımak olaylarıdır. Olayların önlenememesindeki suçlular, o dönemin iktidarda muktedir olamıyanlarıdır. Başta, o dönemin cumhurbaşkanı, başbakanı, içişleri bekenı, Kültür bakanı, ilin valisidir. saat 13 de başlayan olaylar saat 20 ye kadar önlenememiştir. 7 saatte dünyanın diğer ucundan güvenlik güçleri gelerek kısa zamanda, tamamı çoluk çocuktan oluşan(Pravakatörler hariç) grubu dağıtmak çok da kolay olurdu. Esas suçlular yakalanarak cezaları verilirdi. Bu olaylardan dolayı Sivas ve Sivas halkından özür dilenmeli esas suçlurar cezalandırılmalıdır.
 
Cevap: sivas katliamı...

"Muallim";

sana" hadi ne biliyorsan anlat işi birde senden dinleyelim " demeyeceğim,

Zira hiç bir şey bilmediğini biliyorum..

Sizin için "Başbağlar" konusunuda açtım,isterseniz birde oraya bakın..

Ayrıca;

burada kimse "sivas"a vede "sivaslıya" sövgü töreni düzenlemiyor..Burda ki öfke gerici,yobaz,örümcek beyinli zihniyetlerin yaptığı bu insanlık dışı olayı kınamak..

ama şunu bilinki bu katliam unutulmayacak,unutturmayacağız...

Bu konudaki bilginin hiçbir anlam ifade etmediğini söyleyeyim bayan,
Çok bilmişlik havası da bizde pek iyi görülmez,
Sivası ve Sivaslıyı ikinci kez aynı teagaha çekme hesaplarınız tutmayacak,
Her Temmuzda Kamp kurup,silahlarınızı yağlasanız da,Bıçaklarınızı bileseniz de artık Sivas ymeyecek,emeekleriniz boşa ve hüsranla bitecek!
Bu konu hakkında madem o kadar bilgilisin şu sorulara bir cevap verir misin;
O gün eylem niçin yapıldı,
Bir gün önce neler yaşandı,
Cuma namazı vakti kimler neler yaptı,
Uçaklarlabombalayın ahmaklığını kim dile getirdi,
Kurşunlarrla vurulanları n yaraları neden dikildi?
Arfi Sağın tabancasıyla kaç kişi öldü,
Kimler eylem yaptı,kimler yargılandı
her olaya anında müdahale eden emniyet neden müdahale etmedi,
alelacele büst dikiminin amacı neydi,Aziz nesinin Sivasta ne işi vardı,
Nedenuyarılara istihbarata rağmen diretildi,
Peygamber,inançlara kim,nerede nasıl hakaret etti,
Milleti eyleme sevkedenler kimlerdi,yatıştıran kimdi,
Ve son soru o gün kaç tane Devrimci sol üyesi yakalandı,
Biliyor musun,
O gün Sivasta olmadıklarını belgelendirenler yargılandı,hem de idam cezasıyla,
Ateşi atanlar ellerini kollarını sallayarak geziyor,
Siz kan türküleri çığırın,
Baltalarınızı ,bıçaklarınızı bileyin,
Ama boşuna uğraşınız,Sivas 2.Kez aynı yerden sokulmayacak,
Ve Sivası yeniden ogünlere götürme sevdası güdenlerin emellerine ulaşamayacak,
Biz Unutmadık Sivaslılar olarak yapılanları,tezgahı gördük,
Siz ne yaptınız,
İrtica,aydın,madımak nakaratı...
 
G

güney

Ziyaretci
Cevap: sivas katliamı...

Ben çok bilirim "muallim" hemde çok......

Hele sizin zihniyeti öyle bir bilirimki şaşar kalırsın...

sana bol çığlıklı forumlar...
 
G

güney

Ziyaretci
Cevap: sivas katliamı...

2 Temmuz 1993’te canımızın –sanatçımızın, aydınımızın, yazarımızın- tüm dünyanın gözleri önünde gerici faşistler tarafından katledilmesinden bugüne tam 15 yıl geçti.

Sivas Katliamı’nı unutmadık…

Katliamı unutmamak bizim için sadece her yıl 2 Temmuz’da anma yapmak değildir.

Katliamı unutmamak bugün yürüttüğümüz müdadelede dostumusu, düşmanımızı iyi bellemek demektir. Yapanları, göz yumanları, susup destekleyenleri iyi görmek demektir.

Bunun için 2 Temmuz 1993 günü yaşananlara ve sonrasına iyi bakalım:

Gerici faşistler, “Pir Sultan Abdal Şenlikleri”nden 15 gün öncesinden başlayarak “kuran’ın yakıldığı, peygambere küfredildiği” gibi gerekçelerle katliam çağrılarısı yaptılar. 1 Temmuz günü kapı kapı dağıttıkları “islamın peygamleri ve kitabın izzetini korumak için bu uğurda verilecek canlarımız vardır” “gün müslümanlığın gereğini yerine getirme günüdür” sözlerinin yer aldığı bildirilerle ve sağcı-gerici yerel basının attığı yalan manşetlerle şenliği hedef gösterdiler.

Refah Partili Temel Karamollaoğlu’nun başkanı olduğu Belediye ise Madımak otelinin karşısına yol çalışması bahanesiyle kaldırım taşları yığdı.

Katliam sonrasında ise gericilerin bir kısmı katliamın sorumluluğunu Aziz Nesin’in üzerine atarken, diğer kısmı ise katliamı “yaşasın Sivas kıyamımız” sözleriyle üstlendiler.

Devlet ve hükümet katliam öncesinde ve katliam günü hiç bir önlem almadı. Katliam günü gericilerin oteli sardığı 8 saat boyunca, tam 8 saat boyunca İçişleri bakanlığından, başbakan yardımcısına kadar herkes telefonla aranarak durum anlatılmasına rağmen güvenlik tedbirlerini artırmak için Tokat’tan 20, Kayseri’den 31 polis; Jandarma komutanlığından 20 jandarma görevlendirilmiştir. 6 bin kişilik Sivas Tugay Komutanlığından sadece 30-40 acemi asker olay yerine gönderilmiştir.

Katliam sonrasında dönemin cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, “Halkla güvenlik güçlerini karşı karşıya getirmeyiniz” diyerek; otel çevresinde toplanan gericilere kalkan olmuş.

Başbakan Tansu Çiller, “çok şükür, otel dışındaki halkımız bir zarar görmemiştir” deme cüretini göstermiş.

İçişleri Bakanı Mehmet Gazioğlu ise katliamı “Aziz Nesin’in halkın inançlarına karşı bilinen tahrikleriyle halk galeyana gelerek tepki göstermiştir” diye tanımlayarak şeriatçılarla aynı dili kullanmıştır.

Biz Sivas Katliamı’nı unutmadık… Ne 35 değerli insanı, ne yakanları ne de göz yumanları…

Biz Sivas’ı unutmadığımız için Emperyalizme karşı verdiğimiz mücadelede şeriatçılarla hiç yan yana olmadık. Ne Amerika’nın Irak’ı işgaline ne de İsrail’in Lübnan’ı işgaline ve Filistin’e uyguladığı zulme karşı verdiğimiz müdadelede şeriatçılarla “ortak payda”da buluşmadık.

Dünün katliam destekçisi şeriatçılar bugün demokrasi, insan hakları havarileriliğine soyunduğunda da, Sivas’ı unutmadığımız için “darbeye karşı demokrasi için” onlarla kol kola girmedik.

Katliam göz göre göre gelirken güvenlik önlemlerini almayanları, Maraş’ta olduğu gibi Sivas’ta da Tugay’dan askerleri çıkarmayanları otel çevresindeki gericiler kadar sorumlu olduğunu düşündüğümüzden, şeriatçıların toplumu gericileştirme politikasına karşı devlet bürokrasisini, yargıyı ve orduyu laikliğin koruyucusu olarak görmedik.

AKP’nin sadaka dağıttığı halkı, cemaat ağlarıyla cübbeyle, türbanla, çarşafla sararak özgür düşünceyi yok etmesine karşı Sivas’ı unutmadığımız için de AKP karşıtı odağız ve odak olmaya devam edeceğiz…

Maraş’ı, Sivas’ı, Çorum’u, Kızıldere’yi, 1977 1 Mayıs Katliamını, darağaçlarını

Unutmadığımız için…

Türkiye halklarının;

Türk’ü, Kürt’ü, Ermeni’si, Laz’ıyla

Alevi’si, Sünni’si, Nusayri’si, Hıristiyanı, Musevisiyle

Türkiye halklarının tek kurtuluş yolu, kendi örgütlü gücüdür diyoruz.

2008 Türkiye’sinde bu anmayı yaparken

Yananları unutmadık, yakanların peşini de bırakmayacağız.

Madımak ta ülkenin aydınlarını, yazarlarını, alevilerini katledenlere karşı söyleyeceğimiz tek söz var;

Tarih sizin alevlerle katlettiğiniz güzel insanların eliyle yazılır, sizler bilmelisiniz ki türkiye halkları gerici yobaz kafanızı, işbirlikçi hain tutumunuzu ve katil ruhunuzu bu topraklardan sürükleyip sonsuzluğa gönderecektir.

Bizler insanın insan gibi yaşayacağı, dilinde, inancında, kimliğinde özgür olacağı

Adalet denilen terazinin eşit tartacağı, savaş kan ve gözyaşının biteceği günlere doğru yürümeye devam edeceğiz.

Birileri korkacaksa sizsiniz korkacak olan,

Çünkü siz karanlığınızı yakarak, katlederek

biz aydınlığımızı mücadele içinde yürüyerek yaratıyoruz.

Ve biliyoruz ki; hiçbir ateş aydınlık yaratan o büyük yürüyüşün önüne engel olamaz.

Biliyoruz ki; her dilden, her dinden, her kültür ve inançtan türkiye halkları “insanca yaşam için” BAŞARACAKTIR.

(Halkevleri Genel Başkanı İlknur Birol'un İstanbul'da yapılan 2 Temmuz katliamını anma gecesinde yaptığı konuşma)
 
Cevap: sivas katliamı...

2 Temmuz 1993’te canımızın –sanatçımızın, aydınımızın, yazarımızın- tüm dünyanın gözleri önünde gerici faşistler tarafından katledilmesinden bugüne tam 15 yıl geçti.

Sivas Katliamı’nı unutmadık…

Katliamı unutmamak bizim için sadece her yıl 2 Temmuz’da anma yapmak değildir.

Katliamı unutmamak bugün yürüttüğümüz müdadelede dostumusu, düşmanımızı iyi bellemek demektir. Yapanları, göz yumanları, susup destekleyenleri iyi görmek demektir.

Bunun için 2 Temmuz 1993 günü yaşananlara ve sonrasına iyi bakalım:

Gerici faşistler, “Pir Sultan Abdal Şenlikleri”nden 15 gün öncesinden başlayarak “kuran’ın yakıldığı, peygambere küfredildiği” gibi gerekçelerle katliam çağrılarısı yaptılar. 1 Temmuz günü kapı kapı dağıttıkları “islamın peygamleri ve kitabın izzetini korumak için bu uğurda verilecek canlarımız vardır” “gün müslümanlığın gereğini yerine getirme günüdür” sözlerinin yer aldığı bildirilerle ve sağcı-gerici yerel basının attığı yalan manşetlerle şenliği hedef gösterdiler.

Refah Partili Temel Karamollaoğlu’nun başkanı olduğu Belediye ise Madımak otelinin karşısına yol çalışması bahanesiyle kaldırım taşları yığdı.

Katliam sonrasında ise gericilerin bir kısmı katliamın sorumluluğunu Aziz Nesin’in üzerine atarken, diğer kısmı ise katliamı “yaşasın Sivas kıyamımız” sözleriyle üstlendiler.

Devlet ve hükümet katliam öncesinde ve katliam günü hiç bir önlem almadı. Katliam günü gericilerin oteli sardığı 8 saat boyunca, tam 8 saat boyunca İçişleri bakanlığından, başbakan yardımcısına kadar herkes telefonla aranarak durum anlatılmasına rağmen güvenlik tedbirlerini artırmak için Tokat’tan 20, Kayseri’den 31 polis; Jandarma komutanlığından 20 jandarma görevlendirilmiştir. 6 bin kişilik Sivas Tugay Komutanlığından sadece 30-40 acemi asker olay yerine gönderilmiştir.

Katliam sonrasında dönemin cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, “Halkla güvenlik güçlerini karşı karşıya getirmeyiniz” diyerek; otel çevresinde toplanan gericilere kalkan olmuş.

Başbakan Tansu Çiller, “çok şükür, otel dışındaki halkımız bir zarar görmemiştir” deme cüretini göstermiş.

İçişleri Bakanı Mehmet Gazioğlu ise katliamı “Aziz Nesin’in halkın inançlarına karşı bilinen tahrikleriyle halk galeyana gelerek tepki göstermiştir” diye tanımlayarak şeriatçılarla aynı dili kullanmıştır.

Biz Sivas Katliamı’nı unutmadık… Ne 35 değerli insanı, ne yakanları ne de göz yumanları…

Biz Sivas’ı unutmadığımız için Emperyalizme karşı verdiğimiz mücadelede şeriatçılarla hiç yan yana olmadık. Ne Amerika’nın Irak’ı işgaline ne de İsrail’in Lübnan’ı işgaline ve Filistin’e uyguladığı zulme karşı verdiğimiz müdadelede şeriatçılarla “ortak payda”da buluşmadık.

Dünün katliam destekçisi şeriatçılar bugün demokrasi, insan hakları havarileriliğine soyunduğunda da, Sivas’ı unutmadığımız için “darbeye karşı demokrasi için” onlarla kol kola girmedik.

Katliam göz göre göre gelirken güvenlik önlemlerini almayanları, Maraş’ta olduğu gibi Sivas’ta da Tugay’dan askerleri çıkarmayanları otel çevresindeki gericiler kadar sorumlu olduğunu düşündüğümüzden, şeriatçıların toplumu gericileştirme politikasına karşı devlet bürokrasisini, yargıyı ve orduyu laikliğin koruyucusu olarak görmedik.

AKP’nin sadaka dağıttığı halkı, cemaat ağlarıyla cübbeyle, türbanla, çarşafla sararak özgür düşünceyi yok etmesine karşı Sivas’ı unutmadığımız için de AKP karşıtı odağız ve odak olmaya devam edeceğiz…

Maraş’ı, Sivas’ı, Çorum’u, Kızıldere’yi, 1977 1 Mayıs Katliamını, darağaçlarını

Unutmadığımız için…

Türkiye halklarının;

Türk’ü, Kürt’ü, Ermeni’si, Laz’ıyla

Alevi’si, Sünni’si, Nusayri’si, Hıristiyanı, Musevisiyle

Türkiye halklarının tek kurtuluş yolu, kendi örgütlü gücüdür diyoruz.

2008 Türkiye’sinde bu anmayı yaparken

Yananları unutmadık, yakanların peşini de bırakmayacağız.

Madımak ta ülkenin aydınlarını, yazarlarını, alevilerini katledenlere karşı söyleyeceğimiz tek söz var;

Tarih sizin alevlerle katlettiğiniz güzel insanların eliyle yazılır, sizler bilmelisiniz ki türkiye halkları gerici yobaz kafanızı, işbirlikçi hain tutumunuzu ve katil ruhunuzu bu topraklardan sürükleyip sonsuzluğa gönderecektir.

Bizler insanın insan gibi yaşayacağı, dilinde, inancında, kimliğinde özgür olacağı

Adalet denilen terazinin eşit tartacağı, savaş kan ve gözyaşının biteceği günlere doğru yürümeye devam edeceğiz.

Birileri korkacaksa sizsiniz korkacak olan,

Çünkü siz karanlığınızı yakarak, katlederek

biz aydınlığımızı mücadele içinde yürüyerek yaratıyoruz.

Ve biliyoruz ki; hiçbir ateş aydınlık yaratan o büyük yürüyüşün önüne engel olamaz.

Biliyoruz ki; her dilden, her dinden, her kültür ve inançtan türkiye halkları “insanca yaşam için” BAŞARACAKTIR.

(Halkevleri Genel Başkanı İlknur Birol'un İstanbul'da yapılan 2 Temmuz katliamını anma gecesinde yaptığı konuşma)

İşte bütün bildiğin bu
Senin ve yandaşlarının bildiği,
Hala aynı yerde,Aynı kafada!
Ve bunlar utanmadan ülkeyi sevdiklerini,halkın kardeşliğini ağızlarına alıyorlar!
 
Cevap: sivas katliamı...

Ben çok bilirim "muallim" hemde çok......

Hele sizin zihniyeti öyle bir bilirimki şaşar kalırsın...

sana bol çığlıklı forumlar...

Sen ve benim zihniyetim,
Doğu-Batı kadar uzak,
Bilmek ne haddine,
Bilsen "devrim"hülyalarıyla"irtica"paranoyalarıyla" saldırmayı bilirsin,o kadar!
Ben de bunu bilirim!
 
Son düzenleme:

Y.E.K.

Altın Üye (Haziran 2008)
-Madımak'ın Arkasında Ergenekon Vardı

tahirbz4.jpg



Tahir Hatipoğlu, Madımak’taki olayda ölenler arasında, MİT görevlilerinin de olduğunu ileri sürdü.
Sivas'ta yaşanan Madımak katliamının üzerinden 15 yıl geçti. Pir Sultan Abdal Şenlikleri'nde 2 Temmuz 1993 tarihinde Madımak Oteli ateşe verilmiş, 37 kişi yanarak hayatını kaybetmişti. Sır perdesi çözülemeyen olaylarla ilgili ilginç bir iddia ortaya atıldı.


İlgili Haberler


Güvenlik önlemleri provokasyon korkusuyla artırıldı


Eski Tüm Öğretim Üyeleri Derneği Başkanı Prof. Dr. Tahir Hatipoğlu otelde öldürülenler arasında iki Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) mensubunun olduğunu söyledi. O dönemde kamuoyunun 'bu işi dinciler yaptı' şeklinde yönlendirildiğine dikkat çeken Hatipoğlu, Ergenekon operasyonu ile günyüzüne çıkan bilgiler ışığında katliamın arkasında derin devletin olduğunun anlaşıldığını savundu.

Prof. Dr. Tahir Hatipoğlu, Sivas katliamının üzerinden 15 yıl sonra ilginç bir iddiayı gündeme getirdi. Prof. Dr. Tahir Hatipoğlu, Sivas'ta yakılarak öldürülen 37 kişiden 2'sinin Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) görevlisi olduğunu ve bunu o dönemde MİT ile ilişkisi olan bir rektör yardımcısından dinlediğini söyledi. Rektör yardımcısının ismini açıklamak istemediğini belirten Hatipoğlu, "Bu kişi aynı zamanda bir üniversitede dekanlık yapıyordu. Konuşmamız sırasında MİT'i kastederek 'Ölenlerden 2'si bizim elemandı. Oraya şehir dışından gelenleri izlemek için gitmişler ve Madımak Oteli'ne müşteri gibi yerleşmişlerdi.' dedi. Ben şimdi Ergenekon ile ilgili ortaya çıkan bilgileri gördükçe, Sivas olaylarını kimlerin yaptığını daha iyi anlıyorum." diye konuştu.

Sivas katliamının 'derin devlet' işi olduğunu kaydeden Prof. Dr. Tahir Hatipoğlu, o dönemde kamuoyunun 'bu işi dinciler yaptı' şeklinde yönlendirildiğine dikkat çekti. Çoğu kişinin bu çeşit yönlendirmelerle inandırıldığını anlatan Tahir Hatipoğlu, "Şimdi Ergenekon ile ortaya çıkan sonuçlara baktığımda Madımak olayının bir derin devlet işi olduğunu daha iyi anlayabiliyorum. Bu olay, dincilerin üzerine yıkılmak için yapıldı. Kontrgerilla, özel harp dairesi işiydi. Sivas'ta insanları ajanlar tahrik etmiş ve olaylar çıkmıştı. Bugünkü Ergenekon ile de irtibatının olduğunu düşünüyorum. O günün Ergenekoncuları şimdi devam ediyor." diye konuştu. Üniversite camiasında MİT'e destek veren ve aracılık yapan çok sayıda öğrenci ve hoca olduğunu da söyleyen Hatipoğlu, Madımak olayında ölenlerden 2'sinin MİT elemanı olduğunu kendisine MİT'e aracılık yapan üniversitede üst düzey görevleri de bulunan bir profesörün anlattığını kaydetti. (ZAMAN)
 

Y.E.K.

Altın Üye (Haziran 2008)
Cevap: sivas katliamı...

Amaç ne; son derece güçlü kalemleri olan iki değerli üyemiz güney ve almuallim'in atışmaları da bu soruya cevaptır kanaatimce.Yazılarındaki kin ve nefret ögelerini üzülerek görmekteyiz.Madımak bir kere yandı ama gönüllerimiz bu tür kutuplaşmalar yüzünden her gün yanıyor.
 
Üst Alt