Sıradan insanlar antolojisi

  • Konbuyu başlatanmetamorphosis
  • Başlangıç tarihi
M

metamorphosis

Ziyaretci
Gazete kâğıdının yırtık yerinden dökülen tümceleri tutmaya çalışırken duydum sesini;

- Rica etsem şu sesini söker misin duvardan?

Bu sözün geldiği günü kaybetmeden o yöne yöneldim;

- Ama sesim o duvara çok yakışıyor canım. Diye aması âmâ bir cümle kurdum.

- Duvarın rengine uyuyor mu hiç? Lütfen oturma odasına as sesini. Orası sarı…

Oysa ne bilsindi sevgili, odanın duvarının sesimdeki hüzünden sarardığını
 
M

metamorphosis

Ziyaretci
Rüyamda seslendi bana;

- Radyoyu kapatır mısın?

Gözümü bir cümlenin ortasında yapayalnızken buldum. Soru işaretini beklemeden sordum;

- Neden?

Kalemini hızla kâğıdın üzerinde harflerinden tutup gezdirerek;

- Yazdığım öyküyü duyamıyorum.

Oysa kendisi yazmıştı oraya radyoyu. İkinci satırda sildim hem şarkıyı hem de öyküyü
 
M

metamorphosis

Ziyaretci
Sokağın tavan arasında Edip Cansever’i tozlu bir Özdemir Asaf içinde sakladığım günlerdendi. Merdiveni Cemal Süreya’ya yaslayıp resmin içindeki “Y” harfini adımın başından usulca silmiştim. Ki penceremdeki Marmara’nın Nilgün’e intiharının kronik bir dizesini kaleme alırken fark ettim yazdıklarımın birer hayat olduğunu. Sonrasındaysa kapıyı açıp kâğıdın en kuytu yerinde anason kokulu bir cümlede Can babayla küfürleştik. Ta ki çınar ağacının gölgesinde Nazım ustayı bir şiirle sevişirken yakalayana dek… Vazgeçtim o anda mavi gözlü bir öykü olmaktan. Sokağın tavan arasından Ruhi beye Aziz Nesin’in b’adem ağacından Havva’lar attık. Nasılım?
 
M

metamorphosis

Ziyaretci
Öylesine yorgundu ki adam ölmeye bile mecali yoktu. Dönüp yanındaki adama seslendi;

- Benim yerime ölür müsün?

Adamsa dönüp baktı;

- Zaten şuana dek senin için yaşıyordum.

Yorgun adam biraz daha yoruldu. O an anladı ki kendisini yoran aslında kendisizliğiymiş.
 
O an anladı ki kendisini yoran aslında kendisizliğiymiş.

merhaba!

Ozde yabancilasma, bir herr Franz ustaligiyla...

Carkin disi UYUM adina;
Ait kilinildiginin ozelligini tasimaktan bikmis
YORULMUS!

Lezzete devam....
 
M

metamorphosis

Ziyaretci
Sayın Mopsy merhaba...

Sizi görmek yavaş yavaş bir alışkanlığa devşiriliyor belirtmek istiyorum. Bunun yanında "Sıradan insanlar antolojisi" pek de sıradan olmayan insanlara aittir. Kısa kısa öyküler... Devamı gelecek...
 
M

metamorphosis

Ziyaretci
Joan Baez için...

Okuduğu şarkının en tiz notasından bıraktı sözlerini aşağı. Boşluktan aşağı süzülürken önce cümlesinden İngilizce bir yalnızlık düştü. Derken Fransızca bir aşk savruldu. En sonundaysa Türkçe bir gülüş koptu. Yinlerine sinmiş irinler boşaldı şarkıyı çalan enstrümanlardan. Çarptı cansız sesi melodilerden zemine. Morg çıkışında bir yabancının sorusu uğradı viran cevapsızlığıma;

- Rahmetliyi nereye gömeceksiniz?

Tabutundaki sesi götürürken;

- Sesime!
 
M

metamorphosis

Ziyaretci
Özdemir Asaf’a

Şairdim o zamanlar. Ele avuca sığmazdım. Komşunun kâğıdına harflerden atlayıp gizlice girerdim. Cümle ağacının en olgun kelimelerini kopartırdım. Sonra o ağacın en uzun dalından masama geçerdim. Ki o daldan düşerken incittiğim Haziranların haddi hesabı yok. Kalemimden dökülen bir yüze âşık olmanın rengini anımsadığım yıllardı. Haritalarda gördüğüm bir ses âşıktım. Her daim peşinden koşardım. Çok zaman sonra yalnızlık meyvesini tattım. Tam kederin içine düşecektim ki yuvarlağın köşelerine tutundum
 
M

metamorphosis

Ziyaretci
Sokağın girişindeki tabelaya ilişti gözüm;

"İlişikteki gözden sağa sapın"

Sırtımı cümlelerime verip sağa doğru seğirttim günü. Bir ozanın sesinden, bir kentin sisinden ve bir kadının gözünden geçtim. Öyle bir gözdü ki kadındaki yemyeşil bir masal oldum. Sonra sokağın ortasındaki yatağa ilişti gözüm. Yatağın içinde bir cam kırığı… Cam kırığının içinde bir yüz. O yüzün içinde bir çocuk. O çocuğun elindeyse bir kitap; aynalardan yapılmış. İyice yaklaştım aynalı kitaba. Şu cümle belirdi;

Yansımanızdaki cümleden kendinize sapın...
 
Üst Alt