• Hoşgeldin ziyaretçi , forumdan daha fazla yararlanmak için buradan üye olunuz...

Sine-i sürurumdan kopan yapraklar...

Okunuyor :
Sine-i sürurumdan kopan yapraklar...

Mustafa CİLASUN

Amatör
Üye
Ne demiştim!
Ben, suyumu
Kazandım da sabırla içtim
Ekmeğimi helal olsun diye azmetmiştim

Kime ne söyledim
Harama meyletmedim
Ruhun ikliminde nefisle mücadele ettim

Varlıkta hazanı
Önceledim, eneyi bildim
Yanlışların üzerinde, bereket görmedim

Kime ne dediysem,
Kendimde meylettim
Yaşamadığım bir şeyi tavsiyede etmedim

Efradın halinde
Edep olmazsa, acı dedim
Doğacak sancıları bir bir terennüm ettim

Ayıpladığını
Yaşamadıkça ölmezsin dedim
Ben ecdada tevessül ettim ve benimsedim

Çekilen ağrıyı
Nimet bil, hayıflanma dedim
Vaktinde, vesilelere itibar etmeyen sendin

Hayra acele et
Vesveseye ram etme istedim
Senin tercihinde iradeni gözledim ve eridim

Duyduğun her şeye
İtibar etme düşün dedim
Hissetmediğine meyletme sabrı tavsiye ettim

Kalben işitmeyi,
Ruhi görmeyi sana tarif ettim
Kalbine tevessül et nefsine itibar etme dedim

Sevgi bahşedilendir
O hak edeni bilir demiştim
Cazibelerde gizlenen mefkûreyi öncele istedim

Mütemadiyen
Şekliyet için nefeslenmeye gidişin
Serzenişler içinde hayatı anlamsızlığa gark ettin

Mustafa CİLASUN
 

RABİA

Bağımlı
Üye
Ayıpladığını
Yaşamadıkça ölmezsin dedim
Ben ecdada tevessül ettim ve benimsedim

Ne kadar güzel ifade etmişsiniz...Allah razı olsun.Kaleminiz daim olsun.
 

Mustafa CİLASUN

Amatör
Üye
Kalbim bizarlığında soluyunca!

Seherin ilk ışıklarında
Hiddetli bir sarsılmayla uyanmıştım
Kalktığımda ağzım ve boğazım tamamen kurumuştu

Ne kadar zorlasam da
Yalnızlığın kadrinde bir medet umsam da
Çaresizliğim her an başımda, sessiz duvarlar karşımda

Gecenin sabahında
Sabahın ilk ışıklarında dilerim hayrola
Nasip olacak nede olsa sırada şayet nefesimiz kaldıysa

Ölüm kendi yolunda
Eğer aşk yoksa korku başlıyor o anda
Haşyet çıkıyor karşıma, titremeler başlıyor her nasılsa

Bir su alsaydım ağzıma
Düşünmek bu raddede nasip olacaksa
Zihnim tarumar olsa da, kalbim bizarlığında acı solusa

Hicran başlıyor nede olsa
Yaşamak acizliğe kapı aralıyorsa
Kul olmak nasip olmayacaksa, aşk kime vuslat olacaksa

Edepsizliğim karşımda
Beyhude geçirdiğim zamanlar hazansa
Dinlediğim şarkılarda her ne kadar acemaşiran olduysa

Hüzün doluyor işte
Hicran dile geldiği kadar anlaşılmayınca
Gözyaşları durulmayınca, çile yoğrulmayınca aşk uzaksa

Vaktim her ne kadarsa
Ömür ferahlığı hiç olmayacaksa
Yaşamak adına nitelik ve nicelik bir farksa çok uzaklarda

Kalan takatim olsa
Gözlerimin feri fevkalade azalınca
Kalbim dirliğinden olunca, ruhumda kendi serencamında

An kapıyı çalınca
Yar çok uzaklarda bensiz soluyunca
Aşk umutları solunca, son kalan tohumları da kuruyunca

Hıçkırıklarım yanımda
Ne kadar yalnız kalsam da umudum Hakta
Vesileler sıralanınca, hezeyanım olsa da niyetim ihsana

Mustafa CİLASUN
 

Mustafa CİLASUN

Amatör
Üye
Sen olmayınca!

Ne
Yapacağımı
Bilemedim senden sonra,

Şaşkınlığın
Haykırışlarına sancılıydım,

Yutkunmalarımın
Hızıyla ancak ayaktaydım.

Umutların
Tükenen hazanında
Ben yalnızlıkla arkadaştım,

Yaprakları
Sessizliğinde yeniden andım,

Ortalıkta
Kala kaldım,
Şevksiz sokakta ben ne ararım,

Gecelerin
Soluğunda hüznümle ağlarım.

Ben
Artık yastayım,
Hastalığın yekpare adıyım,

Devasızlıkta
Hıçkırıklara boğulan davacıyım.

Nereye
Gitsem, neyi elime alsam,

Arkama
Dahi yaslansam
Biliyorum ki boşluktayım…

Ben
Sana mahkûm bir sızıyım,

Hicranımla
Sabahlara kadar sarsılırım,

Senin
Sıcaklığını
Her yanımda ararım,

Ayazlar
İçinde nefesi ne yapayım…

Mustafa CİLASUN
 

Mustafa CİLASUN

Amatör
Üye
On an hissedilendir yazılan!

Bilirsiniz ki
Hissiyat rüzgârlar misalidir…

Hissedilir
Ve kendi sessizliğinde
Hilkatine çekilerek beklemektedir

İnsan,
Manasında kalan,
Zafiyetleri olan bir varlıktır…

O an
Ve hissedilen zamanda
Düşünceler kelimelerde anlatılır…

Hasretin,
Muhabbetin,
Vakfedilen sevginin,
Şefkatin güzelliğinde anmaktır…

Kulluğun
Acizliğinde…

Kalbin
Serinliğinde hıçkırıklar
Vesilesiyle hasret dillendirilir…

Kul,
Kulluğunda,
Kalb sahibinde kalmakta,

Sıkıntılıysa
Hasredilen sevgi anılacaktır…

Dolayısıyla,

Hissedilen,
Ve sevilen kimse,

Manasıyla
Terennüm edileni
Hak ediyorsa güzelliktir…

Ben
Acizliğimin
Ve zafiyetlerimin,

Nizamsız
Olan nefsimin,
İdraksiz bilgimin,

Tafsili
Öncelemeyen dirliğimin,

Kalbi
Marazlarıyla, mısralara
Aktarıyorum düşüncelerimi…

Öykü
Bu şekliyle,
Mefkûreden arî hasletiyle,

Hislerin
Feveran eden
Haliyle anlaşılmasıdır…

Sevgi
Ve muhabbetle,

Tahkik
Yeteneğinizde ki
Güzelliğinizle selam eğliyorum…

Mustafa CİLASUN
 

Mustafa CİLASUN

Amatör
Üye
Suskun duvarlar halime şahittir!

Nasıl söylesem i şimdi içim elvermiyor
Gönlüm hicranın ile hasretini demliyor
Can bizarlığında hisleri harman ediyor
Ruh sakinliğinde kalbi acıyla sızlatıyor

Senden gayrı halin baharı çok sarardı
Çiçekler kurudu rengârenk açmaz oldu
Umutlar, gözyaşlarıyla sicim gibi yağdı
Toprak, varlığın adresinde seni anlattı

Anladım ki seni bu kadar sevmemeliyim
Hasretinin acısıyla nefesi vermemeliyim
Canı müddetinden ziyade dilememeliyim
Kanı hükmüyle kalbin sahibine vermeliyim

Şimdi sensizim fersiz gözlerimi neyleyim
Şefkatinin gölgesinde serinliğe hasretim
Artık ben yaşayan ölüyüm cananı neyleyim
Sevginle, silinmeyenlerinle ben seninleyim

Gittin sessizliğinde çaresizce canı verdin
Bilemezdin, ziyadesiyle sen ömür dilerdin
Muhabbetliydin hamiyetinle ne himmettin
Şimdi ölümün adresi olarak mezara girdin

Sensiz hanem, gönül parem ne kadar yalnız
Yatağın mahzunluğunda gözyaşlarını anarız
Hasretinle varız, gecenin ıssızlığına yanarız
Seni yokluğuna, soluksuz duvarlara anlatırız

Mustafa CİLASUN
 
E

Eftelya

Ziyaretci
bazen neşeyle
bazen hüzünle
bazen de soluksuz
dalıyorum şiirlerinize
kalemınız hiç solmasın
üstad....
 

Mustafa CİLASUN

Amatör
Üye
Efendim ne deyim,
ben tesirin sebebindeyim,
kalbin sahibine avdet ederim,
ruhun ikliminde halin titremelerine şahidim,
size niyaz ederim, kalbi dirliğinizi çok isterim,
ayalinizle bahtiyarlık dilerim, huzur ve sürur kuşatsın dilerim...
 

Mustafa CİLASUN

Amatör
Üye
Artık silik duvarlar çok anlamsızlar!

Sen hiç bilir misin sessizliğin gizli çığlığını,
Fetret içinde gizlenen sancının yaşandığını,
Nesillerin yozlaşmışlığında salınan adamlığı,
Mukallit kimliğinde ki bağnazca çığırtkanlığı…

Akıl, nesil, din can mal ekseninde ki emaneti,
Devletin derinliğine nükseden kümeleşmeleri,
İllegal ite teranelerinde ki sırnaş duyarsızlığı,
Düşmana hacet bırakmayan tuğyan simsarlığını…

Nesilleri kim vurduruyor, niyaz kime yapılıyor,
Tüketim adına bireyleri kimler yarışa zorluyor,
Gönüllü köleliğin sayfaları takiyyelerle açılıyor,
Nisa kimliğine arz çaresizliğini hep yutkunuyor…

İnsan pazarlığı aşikâr yapılıyor medeniyet adına,
Simsarlarda çörekleniyor yobazlığın panayırında,
Tahakküm yapılıyor aslı astarı olmayan gamsızlığa,
Millet adına kansızlığa, alkış tutuluyor gammazlığa…

Milletin ferdi mahkûm ediliyor darboğaz nafakaya,
Hani ölüm herkesin elinde olsa parlayacak yangına,
Neme lazımcı sırnaşığa, aşk kolsun aşkı anlayan ana,
Kalmadı şevki bahar canın hasret kaldığı akşamlara…

Zaman aynı, mekânlar farklı, insan anlamda kalmalı,
Mütemadiyen o heveslerinin zindanında yaşamamalı,
Ruhunu anlamalı, kalbin letafetinde uzlete ulaşmalı,
Hakkın sofrasında, halin muhabbetini aşkla solumalı…

Ne derviş ve nede ermiş telakkilerinden vazgeçilmeli,
İnsan iklimine öncelikle azimet mükellefiyeti dikilmeli,
Toprağın bereketinde idrak gayretinle çok filizlenmeli,
Ölümün serinliğinde tefekkür rüknü hiç ihmal edilmemeli…

İnsan u bazen yanılacak ve şaşacak ancak hali anlayacak,
Dost ikliminde yargıçlık bireyin tekelinde asla olmayacak,
Müşavere yapacak, ürkütmeden şefkatini kalbe akıtacak,
Rızayı bari için külfetin güzelliğinde o aşkla kucaklaşacak…

Mustafa CİLASUN
 
Üst Alt