• Merhaba Ziyaretçi hoşgeldin! Forumdan daha fazla yararlanmak için buradan kayıt olunuz...

Sine-i sürurumdan kopan yapraklar...

Mustafa CİLASUN

Amatör
Üye
1957 yılın da Kayseri doğumlu Mustafa Cilasun
İşletme fakültesini 2ci sınıfta,
okul heyecanı kaybolduğu için bırakmak zorunda kalır. Daha sonra ticarete başlayarak
On yıl kadar ticaretle iştigalini sürdürür.

Ulusal bir gazetenin bölge temsilciliğini yaparak yorum yapmak fiiline başlamıştır.
Aldığı olumlu bir davet ile kamuda görev yapmaya başlayan Sayın Cilasun
yönetici sıfatıyla çalışmalarını sürdürmektedir.

Yaptığı görevler itibariyle Otobüs İşletme Müdürlüğü, İtfaiye Müdürlüğü,
Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü, Sivil Savunma Müdürlüğü görevlerini yaptıktan sonra
hâlihazırda İdari İşler Müdürlüğü görevini sürdürmektedir.

İzedebiyat, antoloji, edebi defter, Sanat âlemi, Edebi meclis, Şiir ve şair dünyası,
Türkiye şairler birliği, Hikâyeler net, Aşk medresesi, İslamiyet gen, Bilginin efendisi,
Muttaki, Net forumlar, Es selam, Kalb-i mecruh, Umut yolcusu, Şiir ve şair dünyası,
şiirreal, Yazıhane, Felsefe, Anlamak, Cemaat ve benzeri olan, edebiyat-şiir ağırlıklı sitelerde yazmaya devam etmektedir…

Sırası ile bugüne kadar;
1 anı roman(Nakşeden izler),hikâye, makale, deneme ve
bir çok şiir çalışması bahsi geçen sitelerde okuyucuların ilgisine sunulmuştur.

Diyor ki Sayın Cilasun;

”Yazmaktan maksadım şimdiye kadar gönül hücremde hapsolan duygularımın,
dostlarla paylaşım esasına dayanmaktadır.”

Mutlu bir evliliği olan Sayın Cilasunun dört erkek ve iki kız çocuğu bulunmaktadır.

Üç çocuğunun mürüvvetini gören Mustafa Cilasun’un halen Kayseri de ikamet etmektedir.

Aynı zamanda Türkiye Şairler birliği üyesidir...
 

Mustafa CİLASUN

Amatör
Üye
Nasıl anlatayım!


Nesiller
İlk tohumun nüvesinden müteşekkil
Akıl ve mantık zaviyesinden mükelleftiler

İrade
İnsan için tanzim edilen saadet tahtı
Nefsin amade olduğu belagatin üst sanatıdır

Kalp
Sarihliğinde yalana tevessül etmeyen
Ruhun niz***** temayül eden ötenin hazzıdır

Yaşamak
Şayet sanat değilse o vakit anlamsızdır
Nitelik her hususta aranacak bahtiyarlığın adıdır

Hayat
Tanzim için amade olunan arzı mekândır
Düşünmek insana hasredilen en muazzam haktır

Hürriyet
Bilinmedikçe tutsaklık her zaman olacaktır
Kul olmak dirayeti ihsanla anlamlaşan ihlâsı hazdır

Takva
Bilinçsizliğe hasım olan kıvamın tek tahtıdır
Rasgelelik mükellefiyette bulunmamaktadır marazdır

Hak
Bahşedilen nefesin adresinde anlamlaşmaktır
Sahibinden azade olmak, beşer olarak kalma tanımıdır

Ömür
Ölümle özleşen, içselliğinde yeşeren hasbidir
Zamana tabidir, nihayet için haşyetin renginde fetrettir

Aşk
Bir nur, hatta onur, hali zilletten koruyandır
Çileye boyanmanın tadı, fedakârlığın adı, hilmin hazzıdır

Sevda
Muhabbete hasredilen tavdır, harı ise rızadır
Vuslat için kanaati solumaktır, sabrı hazla yudumlamaktır

İnsan
Adam olamadıktan sonra ne işe yarayacaktır
Adamlık cinsiyetten azade bir kimliktir hak edenin azmidir



Mustafa CİLASUN
 

Mustafa CİLASUN

Amatör
Üye
Vuslat dilenirse!


Ne kadar isterdim
Yüreğimin toprağında ki ayrık otlarını
Marazların figanını, hissiyatın serencamını anlamayı

Yaşamak için sevdayı
Aşk için vesilelere kanmayı yorulmamayı
Kelebekler kadar zarif, bulutlar kadarda hür olmayı

Kuzuların halis hali
Çobanın mahzun feryadı, kavalın hicranı
Dağların yamaçlarında sarih okunan sayfaları koklamak

Mazinin dirliğinde
Boğulmadan, felaha ulaşmak için anlamak
Kimlikte kaybolmamak, kalbin sahibinde kalmak adına

Karalar her ne kadar
Şerri anlatsa da, nedense hazan karşımızda
Nesillerin dirliği tutsak olunca, müstekbirler kuşatınca

Fetret geliyor akılma
Azimetten yoksun nefesler nazar etse de
Maslahat derleniyor menfaat uğruna, nesil teslim olunca

Akıl emanette durunca
Mantık zaviyeden uzaklaşınca, kalp hicranda
Ruh prangaların girdabında, hıçkırıkları hiç duyulmasa da

Akşam sabah uyku sarınca
Mide tıka basa doldurulunca, ihlâs kuruyunca
Takva yoksun kalıyor işte sohbetlerde koyuluk bulunsa da

Anlık cebeler yaşansa da
Kerametler ardı sıra ne hikmetse anlatılsa da
Kurtarıcılar sıralanıyor ne kadar aslı varsa gül ise karşımda

Gözyaşlarım anlatmasa da
Kalbim lekeleriyle ahirimi karatması haksa
Düşünmek, insana hasredilen varlıksa, tahkikte hakikatse

Avuntular bilmem ki niye
Kimliksiz yaşamak şayet bir erdemse öteye
Zaman anlatıyor he şeyi şayet gerekliyse, vuslat dilenirse

Kitabı celil mübarekse
Ona vasıl olmak çürümeyi önleyecekse
Anlamaktan niye uzak kalırız öyleyse hüzün bekler peşimde



Mustafa CİLASUN
 

Mustafa CİLASUN

Amatör
Üye
Dinlerken!


Bizler
Ne kadar diren sekte
Bazen huzursuzluk bekler bizi eşikte

Nedense
Hazırsızlık yakalanırız
Her ne sebepse bilinmeyen dile gelse

Ruhun
Safiliğinde, kalbim
Ürperti içinde nefes nefese hissedince

Hâsılı
Mütemadiyen düşünsek te,
Ya nasip desek te, hüzün yudumlamak

Kısmet
Oluyor işte, hiç rağbet
Etmesek te, sessizliğimize çekilsek te

Düşen
Yaprağı düşünsek te,
O vakit serzeniş başlıyor sukutu halimizde

Yaşamak
Şayet bir sevinçse,
Haz ile filizlenmekse, marazlar rasgeleyse

Metanet
Bizimle, kanat kavlince,
Kalp sahibini hissedince, huzur geliyor işte

Sevsek te
Hak etmek için niyetlensek te
Niyetin safiliği ruhun izlerinde ve kalbinde

Hasretmek
Vefayı bilmiyorsan nafile
Fedakârlığı nefeslenmek Hak rızasında vakise

Neden
Hicran öyleyse, düşünsene
Nefesin renksizse, solgunluk tercihinse oysa

Müddeti
Nefes, ömürde dinmez heves
Bereketi sevinç tasası hüzün öyle değimli sence



Mustafa CİLASUN
 

Mustafa CİLASUN

Amatör
Üye
Aşk kokmasa da!


Ağla gözlerim ağla
Neyleyim ki derdim sığmaz dağlara
Hüznüm ne bahara ve nede hazana aşk kokmasa da

Dert nedameti ansa
Ruhum hicranla yufkalaşsa ne çare
Kalbim sahibinden uzaklaşınca, haşyet sağ yanımda

Sesleniyorum işte
Ne kadar gücüm kaldıysa sonunda
Yüreğim dağlansa da, sinem hıçkırsa da Hakk ortada

Nefsim darboğazlarda
İrade yozluğunda heceler ne ola
Kelam hali bulmayınca, zihin bulanıksa şafak uzakta

Cihan tuğyan içinde
Akide telakilerle tarumar edilince
Hüzün sarsıyor işte Kitabı Celil hakkıyla idrak edilince

Zaman maziyi işaret edince
Nesil tarihin ibret sayfalarını bilmeyince
Fetret kimilerince terakkilere kurban edilince süratle

Varlık hürmete tabi olunca
Adamlık varlıkla anlam bulunca, erdem öteye
Silik duvarlarda ki karanlık lekeler servis yapılıyor işte

Merak lüzumsuzluğa gark edilirken
Hilkatin keyfiyeti nedensiz hiç bilinmezken
İnsan kimliği sekülerliğe doğru rağbet edince hederliğe

Doğru gidişatın niyeti aşikâr
Kan gövdeyi götürse ne çıkar, acı var
Anlayan adamlar hani nerede var, maslahatlar ne bahar

Ağlayan gözleri anlayan mı çıkar
Menfaat her yanı kuşatmışsa yar hicran var
Beşerden maada bülbül ah u figan eder kimin derdi yar

Düşünmek lakin netleşmek
Niteliğine hasrederek teneffüs etmek
Akide kimliğinde mücerret bir cehdin gayretiyle gitmek

Kimliğin gailesini çekmek
Mazi ile derinleşmek, ötelerle renklenmek
Nefesin kadrini bilerek sinelerde mefkûreyi hıfz etmek



Mustafa CİLASUN
 

Mustafa CİLASUN

Amatör
Üye
Sabah olmuyor!


Zihnim durulmuyor
Kalbim titriyor, ruhum serencamında
Bilmem ki neyi bekliyor, her nedense sabah olmuyor

Günler peş peşe sıralı
Dertlerin her birisi pek çok farklı
Gönlüm hicran içinde sağanaklı, sinemde neler saklı

Vasıl olmak için aranmak
Merakın sığınağında zekâyı zorlamak
Gecelerde ötelere uzanmak, hilkatinle barışık olmak

Kanın devranını anlamak
Damarların muazzamlığında neyi bulmak
Yürekten kalbe vasıl olarak, hissiyatı anlamlaştırmak

Muvazene içinde konuşmak
Ahengi solumak, davranış bozukluğunu
Nizam ederek, nefse kemaliyeti sabır içinde anlatmak

Asırların hengâmesinde
Nesillerin sahifesinde, nefesleri bulmak
Zaman için başlangıcın tacını terennüm ederek anmak

Ezelden edede giderken
Uykuyu kat be kat dürerken, düşlerin
Letafetini seyrederken, ahirin işaretlerini hissederken

Sabah ezanı titretirken
Ölüm tefekkürü zihnime tebarüz ederken
Kalbim ürpertiler içinde hasreti derlerken aşk nur iken

Bahşedilen uzuvların
Renklerin güzelliğinde hulule gelen hissiyatın
İradi maslahatın azimetteki vuslatın kanaate uzanmanın

Sevda adına sayfaların
Aşkı oynaş sanmanın bağnazlığında adımların
Adamlıkta feri kalmayan saltanatın, menfaat şarlatanın

Komşusu açken yok yatanın
Neme lazım diyerek hakirliği saçanın
Kula kul olan uşakların varlığında ki sancıların artması

Hasret koklanmaktan öte
Aşk sine-i halden yazmak için bir vesile
Lakin tesiri halk eden, nefesi bahşeden Hakka selam ile



Mustafa CİLASUN
 

Mustafa CİLASUN

Amatör
Üye
Öteleredir sözüm!


Bilmem ki
Ne vakit dinecektir
Sinemde feveran eden davayı candır hüzün

Olmaz kimseye
Bir sözüm, bilirim
Sessizliğin gölgesinde nefeslenirim giderim

Derdin içindeyim
Ben şimdi feleğe ne diyeyim
Halk edeni bilirim, tefekkürle serinleyenim

Kanaati öncelerim
Sabırla bilenir güçlenirim
Direnişin tarihinde nefsi mücadeleyi bilirim

Cehtin içindeyim
Nefesi gayrete hasrederim
Ben gideceğim yeri bilirim, öteleredir sözüm

Nihayeti sezerim
İdrakin şevkiyle umut ederim
Vesilelerde niyaza meylederim selam ederim

Sevmeyi öncelerim
Sevilmek adına ter dökerim
Hakkın rızasıdır adresim, ben divane biriyim

Bu canı neyleyim
Bencilliğinde bir hederim
Nizam edemediğim bir nefsin emanetçisiyim

Hal böyleyken
Ben şimdi kime ne deyim
Ön yargılarımdır yurdum, yargıçlıktır muradım

Enlerde ben tercihim
Hizmette ne olacaktır benim işim
Neme lazım der giderim, sadece nazar ederim

Ahseni takvim mi
Mükerrem olmak bir sanat mı
Miat nesil için evveliyat olmak anlam mı bulacak

Kim kimden emin olacak
Güven yalnızca zikredilen mi kalacak
İnsanlık ne olacak, Hakka vasıl olmak nasipse hak



Mustafa CİLASUN
 

Mustafa CİLASUN

Amatör
Üye
Ama dinmedi!


Sensen sonra
Ne baharlar geçti gitti
Solgun hazanlar yüreğimi tüketti

Gözlere
Yaşlar sökün etti
Ten titredi, kalp serzenişlerdeydi

Hissiyat
Başaklar misali
Rüzgârlara çok direndi ama dinmedi

Ayazlar
Nefesleri kesti
Çaresiz sukut etti sabırla hep bekledi

Ser verdi
Sır vermedi duyana
Aşkı anlamadan anlatan ve yazanlara

Hali tanımadan
Nefesin kokusunu almadan
Hiçbir vakit hüzün solumadan anlatan

Haykırışları
Solgunlaşan yaprakları
Sessiz çığlıkları duyamamak ne hazin

Yüreğin
Sancısını hissetmemek
Ruhu şekliyete her nedense gark etmek

Derdi halk edeni
Nasip içinde ki vesileleri
Hikmetinde ki ahir hasretini anlamamak

Silik duvarlara
Soysuz nakaratlara
Ruhsuz vicdanlara karalar sürekli aksa da

Nidanın kavlini
Niyaz için liyakat hakkını
Kimlik içine serpilen marazı azat etmeden

Suhuleti bilmeden
Ülfetle nefeslenerek şükretmeden
Hilkatin asudeliğinde seyretmeden gitmek



Mustafa CİLASUN
 

Mustafa CİLASUN

Amatör
Üye
Susmak!


Kabullenmektir
Habersiz gelen için acıyı hissetmek
Her ne kadar haklıysan da çaresiz boyun bükmektir

Zamana
Hasretmektir, vakti beklemektir
Hakkın yerde kalmayacağını bilerek tevekkül etmektir

Kelimeleri
Bilerek düğümlemektir
Hissiyatı törpüleyip sabırla güneşlenmenin zarifliğidir

Dinlemenin
Tarifsiz naifliği ve hazzıdır
Hırçın düşüncelerin nizamı için vesiledeki tek adrestir

Halin devranında
Bekleyen gözyaşlarını
Hüznün refakatiyle içe akıtmaktır, benliği dokumaktır

İsmini andığı kişiyi
Zikretmek için demlenmektir
Aşkın safhalarındaki edebin faziletini deruhte etmektir

Kim bilir bazen
Kasten ödün vermektir
Nihayetin nöbetindeki serinliği keşfetmek keyfiyetidir

Hicranı anlamaktır
Yüreğin dağlanmasında adımdır
Direniş için sabır sukut ile yeşeren fevkalade dirliktir

Zülfün yâre inhisarını
Görmesin diye örtmektir yüreği
Sessizliğin dehlizlerinde nefeslenmeyi becerebilmektir

Mesnetsiz nefesi
Kalp için zikri, zihin için fikri
Derlemeyi bilmek merhalesidir, zaman için çok gereklidir

Gülün dikenine
Örümceğin zarafetine
Mezarın esrarında ki mevcut hikmetine tevessülü sanattır

Bazen yaşamak için
Ve bazen de ölüm yolculuğunda
Cehti seferber etmek adına, derinliği uzanarak koklamaktır

Dostun zaaflarına
Düşmanın çığırtkanlığına
Sübyanın hoyratlığına adım adım muhabbetle meyletmektir

Fevriliğin
Âdemi erdem kimliğinde
Kemaliyetin her cümlesinde tasvip görmediğinin şahididir



Mustafa CİLASUN
 

Mustafa CİLASUN

Amatör
Üye
Ruhum çok perişanken!


Evet evet
Çok geçte olsa kabul ediyorum
Ben sana başından itibaren yanlış yaptığımı anladım

Biliyorum
Çok geç kaldım anlamak adına
Zekâ geriliği olmamasına rağmen kavramak hissetmek

Düşünmek adına
Sinede hesap ederek halleşmek
Hak ve hukuku mizan ölçüsü refakatinde nefeslenmek

Kimliğin aidiyeti
Kişiliğin açziyeti bir bir serilirken
Nihayetin mücerretliği hissedilirken, hidayet vesileyken

Hissetmenin
Koşulları hasrete amade iken
Gayretin nefeslerde neticelenmesi niyete muttali derken

Benliğin harında
Özün kıv***** vasıl olmak vesileyken
Hakkın huzuruna çıkmak ar isterken, ruhum çok perişanken

Senin hakkında
Her ne kadar hukukun sabit olsa da
Tevdi edilen töresel asabiyetler ve ne derler peşimdeyken

Seni sevmek
Ve hatta melalini anlayarak koklamak
Bağrında haline muttali olarak anlamlaşmak mümkün olmadı

Mütemadiyen
Kapı kulluğu senin bahtın olmuştu
Fark edememem, nazarını hissedememem cehaletin kalıntısı

Ey çocuğumun anası
Hakkın koruması altında ki sevdası
Gülün hasrettiği ve vedasında bahsettiği refikalarına atfettiği

Güzellikleri görememek
Bedensel ihtiyaçlar için fakirleşmek
Emanet kimliğini hissetmeden tahakküm etmek ne kadar acı

Davacı olmayacak kadar
Fedakâr olman var ya yüreğimi dağlayan an
Kalbimi hıçkıranlara boğan, nisa kimliğinde fevkalade manalaşan



Mustafa CİLASUN
 

Mustafa CİLASUN

Amatör
Üye
Ne demiştim!


Ben, suyumu
Kazandım da sabırla içtim
Ekmeğimi helal olsun diye azmetmiştim

Kime ne söyledim
Harama meyletmedim
Ruhun ikliminde nefisle mücadele ettim

Varlıkta hazanı
Önceledim, eneyi bildim
Yanlışların üzerinde, bereket görmedim

Kime ne dediysem,
Kendimde meylettim
Yaşamadığım bir şeyi tavsiyede etmedim

Efradın halinde
Edep olmazsa, acı dedim
Doğacak sancıları bir bir terennüm ettim

Ayıpladığını
Yaşamadıkça ölmezsin dedim
Ben ecdada tevessül ettim ve benimsedim

Çekilen ağrıyı
Nimet bil, hayıflanma dedim
Vaktinde, vesilelere itibar etmeyen sendin

Hayra acele et
Vesveseye ram etme istedim
Senin tercihinde iradeni gözledim ve eridim

Duyduğun her şeye
İtibar etme düşün dedim
Hissetmediğine meyletme sabrı tavsiye ettim

Kalben işitmeyi,
Ruhi görmeyi sana tarif ettim
Kalbine tevessül et nefsine itibar etme dedim

Sevgi bahşedilendir
O hak edeni bilir demiştim
Cazibelerde gizlenen mefkûreyi öncele istedim

Mütemadiyen
Şekliyet için nefeslenmeye gidişin
Serzenişler içinde hayatı anlamsızlığa gark ettin



Mustafa CİLASUN
 

RABİA

Bağımlı
Üye
Ayıpladığını
Yaşamadıkça ölmezsin dedim
Ben ecdada tevessül ettim ve benimsedim



Ne kadar güzel ifade etmişsiniz...Allah razı olsun.Kaleminiz daim olsun.
 

Mustafa CİLASUN

Amatör
Üye
Efendim çok teşekkürler ediyorum,
cümlemiz için diliyorum, muhabbetle selam eğliyorum...
 

Mustafa CİLASUN

Amatör
Üye
Kalbim bizarlığında soluyunca!


Seherin ilk ışıklarında
Hiddetli bir sarsılmayla uyanmıştım
Kalktığımda ağzım ve boğazım tamamen kurumuştu

Ne kadar zorlasam da
Yalnızlığın kadrinde bir medet umsam da
Çaresizliğim her an başımda, sessiz duvarlar karşımda

Gecenin sabahında
Sabahın ilk ışıklarında dilerim hayrola
Nasip olacak nede olsa sırada şayet nefesimiz kaldıysa

Ölüm kendi yolunda
Eğer aşk yoksa korku başlıyor o anda
Haşyet çıkıyor karşıma, titremeler başlıyor her nasılsa

Bir su alsaydım ağzıma
Düşünmek bu raddede nasip olacaksa
Zihnim tarumar olsa da, kalbim bizarlığında acı solusa

Hicran başlıyor nede olsa
Yaşamak acizliğe kapı aralıyorsa
Kul olmak nasip olmayacaksa, aşk kime vuslat olacaksa

Edepsizliğim karşımda
Beyhude geçirdiğim zamanlar hazansa
Dinlediğim şarkılarda her ne kadar acemaşiran olduysa

Hüzün doluyor işte
Hicran dile geldiği kadar anlaşılmayınca
Gözyaşları durulmayınca, çile yoğrulmayınca aşk uzaksa

Vaktim her ne kadarsa
Ömür ferahlığı hiç olmayacaksa
Yaşamak adına nitelik ve nicelik bir farksa çok uzaklarda

Kalan takatim olsa
Gözlerimin feri fevkalade azalınca
Kalbim dirliğinden olunca, ruhumda kendi serencamında

An kapıyı çalınca
Yar çok uzaklarda bensiz soluyunca
Aşk umutları solunca, son kalan tohumları da kuruyunca

Hıçkırıklarım yanımda
Ne kadar yalnız kalsam da umudum Hakta
Vesileler sıralanınca, hezeyanım olsa da niyetim ihsana



Mustafa CİLASUN
 

Mustafa CİLASUN

Amatör
Üye
Sen olmayınca!






Ne
Yapacağımı
Bilemedim senden sonra,

Şaşkınlığın
Haykırışlarına sancılıydım,

Yutkunmalarımın
Hızıyla ancak ayaktaydım.

Umutların
Tükenen hazanında
Ben yalnızlıkla arkadaştım,

Yaprakları
Sessizliğinde yeniden andım,

Ortalıkta
Kala kaldım,
Şevksiz sokakta ben ne ararım,

Gecelerin
Soluğunda hüznümle ağlarım.

Ben
Artık yastayım,
Hastalığın yekpare adıyım,

Devasızlıkta
Hıçkırıklara boğulan davacıyım.

Nereye
Gitsem, neyi elime alsam,

Arkama
Dahi yaslansam
Biliyorum ki boşluktayım…

Ben
Sana mahkûm bir sızıyım,

Hicranımla
Sabahlara kadar sarsılırım,

Senin
Sıcaklığını
Her yanımda ararım,

Ayazlar
İçinde nefesi ne yapayım…


Mustafa CİLASUN
 

Mustafa CİLASUN

Amatör
Üye
On an hissedilendir yazılan!






Bilirsiniz ki
Hissiyat rüzgârlar misalidir…

Hissedilir
Ve kendi sessizliğinde
Hilkatine çekilerek beklemektedir

İnsan,
Manasında kalan,
Zafiyetleri olan bir varlıktır…

O an
Ve hissedilen zamanda
Düşünceler kelimelerde anlatılır…

Hasretin,
Muhabbetin,
Vakfedilen sevginin,
Şefkatin güzelliğinde anmaktır…

Kulluğun
Acizliğinde…

Kalbin
Serinliğinde hıçkırıklar
Vesilesiyle hasret dillendirilir…

Kul,
Kulluğunda,
Kalb sahibinde kalmakta,

Sıkıntılıysa
Hasredilen sevgi anılacaktır…

Dolayısıyla,

Hissedilen,
Ve sevilen kimse,

Manasıyla
Terennüm edileni
Hak ediyorsa güzelliktir…

Ben
Acizliğimin
Ve zafiyetlerimin,

Nizamsız
Olan nefsimin,
İdraksiz bilgimin,

Tafsili
Öncelemeyen dirliğimin,

Kalbi
Marazlarıyla, mısralara
Aktarıyorum düşüncelerimi…

Öykü
Bu şekliyle,
Mefkûreden arî hasletiyle,

Hislerin
Feveran eden
Haliyle anlaşılmasıdır…

Sevgi
Ve muhabbetle,

Tahkik
Yeteneğinizde ki
Güzelliğinizle selam eğliyorum…


Mustafa CİLASUN
 

Mustafa CİLASUN

Amatör
Üye
Suskun duvarlar halime şahittir!





Nasıl söylesem i şimdi içim elvermiyor
Gönlüm hicranın ile hasretini demliyor
Can bizarlığında hisleri harman ediyor
Ruh sakinliğinde kalbi acıyla sızlatıyor

Senden gayrı halin baharı çok sarardı
Çiçekler kurudu rengârenk açmaz oldu
Umutlar, gözyaşlarıyla sicim gibi yağdı
Toprak, varlığın adresinde seni anlattı

Anladım ki seni bu kadar sevmemeliyim
Hasretinin acısıyla nefesi vermemeliyim
Canı müddetinden ziyade dilememeliyim
Kanı hükmüyle kalbin sahibine vermeliyim

Şimdi sensizim fersiz gözlerimi neyleyim
Şefkatinin gölgesinde serinliğe hasretim
Artık ben yaşayan ölüyüm cananı neyleyim
Sevginle, silinmeyenlerinle ben seninleyim

Gittin sessizliğinde çaresizce canı verdin
Bilemezdin, ziyadesiyle sen ömür dilerdin
Muhabbetliydin hamiyetinle ne himmettin
Şimdi ölümün adresi olarak mezara girdin

Sensiz hanem, gönül parem ne kadar yalnız
Yatağın mahzunluğunda gözyaşlarını anarız
Hasretinle varız, gecenin ıssızlığına yanarız
Seni yokluğuna, soluksuz duvarlara anlatırız


Mustafa CİLASUN
 
E

Eftelya

Ziyaretci
bazen neşeyle
bazen hüzünle
bazen de soluksuz
dalıyorum şiirlerinize
kalemınız hiç solmasın
üstad....
 

Mustafa CİLASUN

Amatör
Üye
Efendim ne deyim,
ben tesirin sebebindeyim,
kalbin sahibine avdet ederim,
ruhun ikliminde halin titremelerine şahidim,
size niyaz ederim, kalbi dirliğinizi çok isterim,
ayalinizle bahtiyarlık dilerim, huzur ve sürur kuşatsın dilerim...
 

Mustafa CİLASUN

Amatör
Üye
Artık silik duvarlar çok anlamsızlar!


Sen hiç bilir misin sessizliğin gizli çığlığını,
Fetret içinde gizlenen sancının yaşandığını,
Nesillerin yozlaşmışlığında salınan adamlığı,
Mukallit kimliğinde ki bağnazca çığırtkanlığı…

Akıl, nesil, din can mal ekseninde ki emaneti,
Devletin derinliğine nükseden kümeleşmeleri,
İllegal ite teranelerinde ki sırnaş duyarsızlığı,
Düşmana hacet bırakmayan tuğyan simsarlığını…

Nesilleri kim vurduruyor, niyaz kime yapılıyor,
Tüketim adına bireyleri kimler yarışa zorluyor,
Gönüllü köleliğin sayfaları takiyyelerle açılıyor,
Nisa kimliğine arz çaresizliğini hep yutkunuyor…

İnsan pazarlığı aşikâr yapılıyor medeniyet adına,
Simsarlarda çörekleniyor yobazlığın panayırında,
Tahakküm yapılıyor aslı astarı olmayan gamsızlığa,
Millet adına kansızlığa, alkış tutuluyor gammazlığa…

Milletin ferdi mahkûm ediliyor darboğaz nafakaya,
Hani ölüm herkesin elinde olsa parlayacak yangına,
Neme lazımcı sırnaşığa, aşk kolsun aşkı anlayan ana,
Kalmadı şevki bahar canın hasret kaldığı akşamlara…

Zaman aynı, mekânlar farklı, insan anlamda kalmalı,
Mütemadiyen o heveslerinin zindanında yaşamamalı,
Ruhunu anlamalı, kalbin letafetinde uzlete ulaşmalı,
Hakkın sofrasında, halin muhabbetini aşkla solumalı…

Ne derviş ve nede ermiş telakkilerinden vazgeçilmeli,
İnsan iklimine öncelikle azimet mükellefiyeti dikilmeli,
Toprağın bereketinde idrak gayretinle çok filizlenmeli,
Ölümün serinliğinde tefekkür rüknü hiç ihmal edilmemeli…

İnsan u bazen yanılacak ve şaşacak ancak hali anlayacak,
Dost ikliminde yargıçlık bireyin tekelinde asla olmayacak,
Müşavere yapacak, ürkütmeden şefkatini kalbe akıtacak,
Rızayı bari için külfetin güzelliğinde o aşkla kucaklaşacak…


Mustafa CİLASUN
 
Üst Alt