şeytan neden ölmedi ?

ben 2. soruma cevap alamadım,yani bunları inanmadığım için değil sadece gözü kapalı inanlardan olmamak için soruyor ve sorguluyorum bunu belirtiyim şimdi ise gelelim soruma anlaşılmamış sanırım biraz daha açayım.
cennette insanların her istediği olacaktır değil mi?
sanırım bu sorunun cevabı evet(yani normal isteklerden bahsediyorum)
ben yanımda sevdiğim birinin olmasını istiyorum ve hayatım boyunca sevdiğim,belki de onun için sadece cennete gitmek istiyorum,şimdi oda beni istemiyor hayatı boyunca,bunlar özgür iradeler,cennette ne değişicek o benim yanıma nasıl gelicek,ben çok güzel bir huri istemiyorum ki,veya onun hayalini,evet Allah beni kandıracak ve onun gerçek olduğuna inandıracak güçtedir tabi ki de ama bu oluyorsa,dünyadaki yalan kavramını sorrgulamak gerekir?
cevap ve yorumlar için şimdiden teşekkürler.(özelikle ummi'den bir cevap bekliyorum kendisi bu konularda bilgili anladım kadarıyla)
 
Alık-ı Ekber, Yobaz-ul Resul, Ümmi Gülsüm Bacım

Sanıyorum okuduğunuzu algılayamadığınız için herkesi de kendiniz gibi sanıyorsunuz. İnsanı, cini sormuyorum, bakara 34'ü soruyorum. Tekrar sorayım tahminim soruyu yine algılayamadınız; Her zamanki gibi. Umuyorum bu sefer algılar ve bir cevap verebilirsiniz.

Tanrı ''Adem için saygıyla eğilin'' derken kimi muatap almış? MELEKLERİ
Sadece meleklere mi demiş yoksa cinler ve meleklere mi? MELEKLERE
Bunu kim diyor ; İnandığınız Kitap,
Peki kitabı kim yazdırmış? Tanrınız
Kimler eğilmiş, İblis hariç tüm melekler.

Soru şu; meleklere eğilin dediğinde iblis'in orada işi neydi?
Niye iblis hariç bütün melekler deniliyor?
Niye meleklere eğilin dediğinde eğilmeyen iblis kafirlerden oluyor?
İblis melek değilse neden emrin muatabı gibi kabul edilip, emri uygulamadığı için kafirlerden olup cezalandırılıyor?

Alık-ı Ekber, Yobaz-ul Resul, Ümmi Gülsüm Bacım, sorunun çevresinden dolanıp duracağına soruya cevap ver.
engin bilgisine nihayet olmayan majesteleri ;mari antuanet gibi bilmediğiniz konularda ahkam kesmekte pek mahirsiniz.laf oyunlarıyla ahada kıstırdım dindarları diye ,cevap bulamazlarsa ateizm yesinler diye tepinmektesiniz.amma velakin yemezler.
bizde diyoruz ki,iyi kötü ne varsa insana secde etmesi için emir almıştır.(iyiliğin sembolü melek,kötülüğünki şeytan)kişinin kendi bedenide kainatın küçük bir kopyasıdır.Kainatta ne varsa sende de var.Ne olduğunu anlamak için kendini incelemen de bir fikir verebilir.Kendini düşün bakalım senin emrine itaat eden ve etmeyen taraflarını.elini,ayağını,düşünceni,aklını emrine göre hareket ettirebilirsin.Emrinden çıkmazlar.Ama duyguların öyle değil.öfke,şehvet,kin,nefret,aşk,kibir gibi duygularını kullanırken ikilem yaşarsın iyiye ve kötüye kullanmak konusunda. bazan sen istemesende sana muhaliftir kendin....hatta şikayetçi olursun bazan bu duygularından.onların elinden ancak bu şeytani tarafını eğitirsen rahat edebilirsin.yani şeytanını müslüman edebilirsen.
şimdi evrensel planda bakalım olaya iyilik ve kötülük,iradesi olan varlıklar var oldukça olmak zorunda.Çünkü herşey zıddıyla bilinir.ve iradeyi kullanmak,seçim yapmak olgusu var olduğu müddetçe iyilik ve kötülük var olacaktır.
Şeytan,gerekli olmasa sapamaz ve saptıramazdı.herşeyin bir hikmeti var.Ateş,sobanın içinde olursa evi ısıtır ama sobanın dışına kıvılcım bile sıçrasa evi yakabilir.
şeytan insana itaat mecburiyetindedir.fakat zaptu raptı çok zordur.zaptü rabt edenler ondan fayda bile görür.Nitekim hz.Süleymanın şeytanları emrinde çalıştırdığını yazar kuran.nefsinide eğitirsen senin bineğin olur.misal aleminde nefsine yenik düşen,eşeğini sırtlamış adama benzetilir.
efenim kuran kıssalarına hikaye,masal gibibakarsan masal olur sana hiç birşey anlatmaz.Hakikatlerin anlatıldığı kutsal kitaplar ve hadisler,Allah dostlarının kitapları sembolik bir dil kullanır.
Mesela,hz.Peygamber,sahabesiyle otururken birgün,yetmiş yıldır yuvarlanan bir taş bugün cehennemin dibine ulaştı buyurmuş.Şimdi uzaydan gelmiş gibi bunu gerçekten bir taş ve ateş dolu bir kuyuya düşmüş gibi anlarsanız siz bilirsiniz.Ama hakikatini anlamak istiyorsanız az gayret.Nitekim sahabe araştırıyor,bakıyorki o gün müşriklerin ileri gelenlerinden yetmiş yaşlarında biri ölmüş.taşlaşmış kalbi sebebiyle artık manen taş hükmünde bir kafir.
biraz karışık oldu ama kısıtlı zamanda bu kadar çıktı .anlamassan sona gene anlatırım efenim.
 
ben 2. soruma cevap alamadım,yani bunları inanmadığım için değil sadece gözü kapalı inanlardan olmamak için soruyor ve sorguluyorum bunu belirtiyim şimdi ise gelelim soruma anlaşılmamış sanırım biraz daha açayım.
cennette insanların her istediği olacaktır değil mi?
sanırım bu sorunun cevabı evet(yani normal isteklerden bahsediyorum)
ben yanımda sevdiğim birinin olmasını istiyorum ve hayatım boyunca sevdiğim,belki de onun için sadece cennete gitmek istiyorum,şimdi oda beni istemiyor hayatı boyunca,bunlar özgür iradeler,cennette ne değişicek o benim yanıma nasıl gelicek,ben çok güzel bir huri istemiyorum ki,veya onun hayalini,evet Allah beni kandıracak ve onun gerçek olduğuna inandıracak güçtedir tabi ki de ama bu oluyorsa,dünyadaki yalan kavramını sorrgulamak gerekir?
cevap ve yorumlar için şimdiden teşekkürler.(özelikle ummi'den bir cevap bekliyorum kendisi bu konularda bilgili anladım kadarıyla)

efenim cevap verdik ya orada korku ve hüzün yok .sen yeterki orayı haket.zaten cenetlik ve cehennemlik iki insan birbirini sevemez.artı ve eksi kutuplar birbirini iter.Rasulullah "kişi sevdiğiyle beraberdir" der..Kalpten kalbe yol vardır efenim.Siz gerçekten seviyorsanız oda sizi seviyordur.bu sevgi nefsani bir sevgiyse zaten gerçek bir sevgi değildir.bi zaman sonra daha bu dünyadayken söner.
 
Son düzenleme:
Ümmi neden soru haricinde konu ile uzaktan alakalı her şeyi anlatıyorsun? Her zaman yaptığın gibi bir önceki yazımı kelime kelime alıntılayıp cevap yaz.

Ben köşeye sıkıştırmış edasından çok, en önemli kavramlar ile ilgili bilgi istiyorum. Ya da hep söylenen hiç bir çelişkisi olmayan bir kitaptır söyleminin doğruluğunu sorguluyorum.

Bu konuda da başkalarını az bilen, kendini çok bilen olarak niteleyen bir kişiden yani snden cevap bekliyorum. Bakın Sayın Ümmi, Bu yazdıklarımı sadece sen ve ben okumuyoruz, forumu takip edenler de okuyor, Atilla arkadaşımız çelişkiye düştüğünü iletmiş, beni değilse bile yazıyı takip edenleri aydınlat.

Soruları tekrarlayayım

Bakara (34)
Hani meleklere, "Adem için saygı ile eğilin" demiştik de İblis hariç bütün melekler hemen saygı ile eğilmişler, İblis (bundan) kaçınmış, büyüklük taslamış ve kâfirlerden olmuştu.

Tanrı ''Adem için saygıyla eğilin'' derken kimi muatap almış? MELEKLERİ
Sadece meleklere mi demiş yoksa cinler ve meleklere mi? MELEKLERE
Bunu kim diyor ; İnandığınız Kitap,
Peki kitabı kim yazdırmış? Tanrınız
Kimler eğilmiş, İblis hariç tüm melekler.

Soru şu; meleklere eğilin dediğinde iblis'in orada işi neydi?
Niye iblis hariç bütün melekler deniliyor?
Niye meleklere eğilin dediğinde eğilmeyen iblis kafirlerden oluyor?
İblis melek değilse neden emrin muatabı gibi kabul edilip, emri uygulamadığı için kafirlerden olup cezalandırılıyor?
 
efenim cevap verdik ya orada korku ve hüzün yok .sen yeterki orayı haket.zaten cenetlik ve cehennemlik iki insan birbirini sevemez.artı ve eksi kutuplar birbirini iter.Rasulullah "kişi sevdiğiyle beraberdir" der..Kalpten kalbe yol vardır efenim.Siz gerçekten seviyorsanız oda sizi seviyordur.bu sevgi nefsani bir sevgiyse zaten gerçek bir sevgi değildir.bi zaman sonra daha bu dünyadayken söner.
efenim bnm sorumun cevabını bu olduğunu düşünmüyorum,dünyada veya ahirette ben dünyada sevgimi bitirmesem de o da dünyada benle ilgili sevgisizliğini bitirmez ise bu işin içinden çıkamayız,ve cennette yani bana anlatıaln cennette insanlar düşünemeyen melekler gibi olucaklar yani irademiz olmayacak,çünkü istediklerimiz olacak belki ama ki bence olmuş gibi gösterilecek yine de kötü birşey isteyemiceksin çünkü cennette fitne,fesat yoktur,o zaman uyuşturulmuş bir beyinle gezen insandan pek farkımız olmayacak,unutmayalım ki dünyada uyuşturucu kullananlarda mutludur.umarım istediğimi anlatabildim.
 
efenim sizin anlamadığınız şu.gerçek sevgi tek taraflı olmaz.gerçek sevgide taraflardan biri cennetteyse öbürüde cennette,cehennemdeyse öbürüde ordadır.
nefsani sevgi gerçek sevgi değildir.tutku,bağımlılık ve aşk başka başka şeylerdir.size söyleyebileceğim şudur gerçekten seviyorsanız mutlaka kavuşursunuz ama cennette,ama cehennemde .sahtesinede değil kendisine.buna inanın .
bi soytarı şarkı yapmış geçen nette gördüm;"benim olmassan taciz ederim" die .böyle sevgi olabilir mi efenim buna olsa olsa eşşek aşkı denir.gerçek aşk değil.
zaten kişinin kendine değilde boyuna posuna,kaşına gözüne vurgunsanız bir kaç sene sonra beli bükülüp yüzü buruştuğunda ,100 kiloya çıktığında zaten biter.

ikinci probleminize gelince ;bu dünyada iradesini iyiliği seçmeye kullanmayı başaran seçme insanlar cennete gidecek efenim.Zaten böyle insanlarla bu dünyada cennet olurdu.Çünkü insan insanın kurdudur.Şeytanlaşmış insanlar cennete gitse ordada huzur bırakmazlar.melekleşmiş değil meleklerden üstün olmuş olarak gidecek insanoğlu cennete .çünkü iradesini iyiye kullanmasının ödülü olarak.kötü birşey isteyememek değil efenim istememek ...ikisi arasında dağlar kadar fark var.Bu dünyadayken nefsini eğitmek neticesinde,Allahın sevgilisi(kulu) olmak ve onun sevdiğini sevmek,sevmediğini sevmemek.kötü şeyleri zaten hoşlanmamak,ihtiyaç duymamak)İraden olmasına karşılık tercihini zorlanmadan iyiye kullanmak.Nefsi mutmainneye kadar kşiye iyiyi seçmek bazan ızdırap verebilir buna rağmen iyiyi seçmeye sabır denir.Mutmainnede ise Rıza vardır.Gelse celalinden cefa,yahut cemalinden vefa,ikiside cana sefa,kahrında hoş,lütfunda"der insan ve daha bu dünyadayken cennete adım atar.Cennetin nasıl olacağınıda bir nebze anlar.
 
Üst Alt