Şeytan kimdir? Tanrı neden göremediğimiz bir düşmanla bizim savaşmamızı istiyor?

Şeytan kimdir? Tanrı neden göremediğimiz bir düşmanla bizim savaşmamızı istiyor?
 

AllameL

Uzaklaştırıldı
Burda konu açılırken savaşmaktan kastedilenin fiziki mücadele olmadığı aşikardır. Bu bağlamda, sayın galpsizim'in açıklamasını , Türkçe'nin kıvraklığından da yararlanarak , konunun fazla ortaya çıkmadan kapatılmasını , üzerini örtmeye yönelik bir çaba olarak değerlendiriyorum.

Verdiği vesvese ile mücadele etmek de, bir çeşit savaştır. Her insan kendi şeytanı ile savaş vermektedir. Allah insana "şeytanla savaşın" demez, ancak , onun vesvesesine direnmek için, bazen kendi nefsinizle, bazen şeytanın fikirleri ile savaşmak zorunda kalırsınız. Aksi taktirde teslim olursunuz. Bu nedenle, ortada ilan edilmemiş ve açıkça belirtilmemiş bir savaş olduğu aşikardır. Eğer siz ortada bir savaş olmadığı iddiasındaysanız, teslim bayrağını çektiğinizi düşünürüm. :D

Çünkü bir taraf tüm gücüyle ve Allah böyle izin verdiği için: "atlı ve yayan askerleriyle, üstten ve alttan, ve yanlardan, her türlü" saldırırken, diğer taraf savaşmıyorsa, bunun adı "teslimiyettir."
 
Ben kendimce söyleyeyim. Allah(cc) Herşeyi ilmiyor mudu? İbilisin isyan edeceğini? Hz Adem'in(as) ve Hz. Havva'nın hataya düşeceğini, cennete gireceklerin cennete cehenneme gireceğini. Hepsi kurgu hepsi tuzak.

Şimdi ben bunları söyledim dinden mi çıktım, hayır, bilakis tefekkür ediyorum, beynimin tüm kıvrımlarını, aklımda soru işareti bırakmamak için kendi kendime soruyorum.

Eğer böyle ise hayat vay ki vay.

Şeytanla bizle savaşması Allah'tan (cc) korktuğu için. Biz ne yapacağız bence. Allah'tan(cc) korktuğumuz için onunla savaşacağız.

Tokat savaşı gibi. Ringe iki kişi çıkar bir kişi sağ kalır. Bu sahada üç kişi var. Biri aşağıdan tutabildiğini kendiyle aşağıya çekmeye çalışıyor. Biri ise defolun ne haliniz varsa deyip kendini sıyırıyor.

Allah korkusu diyorum ben.
 

AllameL

Uzaklaştırıldı
Yorumunuz çok güzel ashenarshy. Müsadenizle ben biraz daha çevresinden dolanıp arka planını anlatmaya çalışayım. Allah hatalarımızı affetsin ve doğruya çevirsin. -ne olur ne olmaz- ;)

Şimdi şöyle bir şey var. insan yaratıldı, insan yaratılmadan evvel Şeytan, tüm yaratılanların en üstünü idi. Tüm meleklerin en önünde 19 melek olduğu ve vaktiyle bunların en üstününün şeytan olduğu söylenir. Halen daha böyledir. Yok ben biliyorum, fiziken gene de en üstünleri odur. Bunu hem zahiren hem başka türlü kendi kontrol yöntemlerimle test etmişim. Yani, bir fikri tutup, sonra yaşanılanların pozitif oluşuna göre tartı işlemi. Bunun güncel terminajolideki ismi "istihare" dir. Ben standart dışı bir istihare yöntemi uyguluyorum ama aynı kapıya çıkıyor.

Bi kere şeytanla ilgili anlatılan şöyle bir şey var: Yeryüzünde insandan önce başka mahlukatlar vardı , ve bunları temizlemesi için şeytan nezaretinde meleklerden bir birlik çıkartıldı. Bu birlik tüm evreni insanın yaşayabileceği bir forma sokmuştur. Yani şeytanın esas fonksiyonu budur. Dünyada ve çevresinde, bilinmeyen bir takım cisimlerin dolaşması, insanın manevi ihtiyacına ters yönde ve sıra dışı bazı olayların oluşu, şeytanın otorite boşluğundan kaynaklanıyor. Yani şeytan esas itibariyle bu evrenin sorumlusudur. Bu nedenle burdaki her şeyin doğasını gayet iyi bilmekte. İnsan ise bu evrende çok ama çok yenidir. Gençtir , çömezdir, yeni yetmedir. :)

Bu açıdan kıyasla, insanın şeytanla mücadelesi , fiziken tavşanın dağa küsüp dağın haberi olmaması gibi bir durum. Teke tek bir mücadelede neler olacağını kestiremeyiz, ancak , fiziken şeytanın bulunduğu boyut ile insanınkinin farklı oluşundan başlayalım. Toprak ateş mevzusu şöyle:

- En alt seviye evren yani bizim bulunduğumuz evrende yaratılmışların bulunduğu birim, genelde "kütle" birimidir. Yani topraktır. Bunun bir üst kademesi olan 2.kat göğin ise birimi ışıktır. Allah ise, Nur içinde Nur olarak tanımlanır. Aslında , benim tespitime göre 7 sefer Nur içinde Nurdur. Yani:

"Nur içinde nur içinde nur içinde nur içinde nur içinde nur içinde nur". sanırım bu kadar. ve sonrası da var. ama eski terminalojide anlaşılabilir olması için o kadar yazılmış.

Burdan şunu anlayabiliyoruz. En alt birim, en yavaş b,r,mdir, aynı zamanda en ağırdır , aynı zamanda en karanlıktır. Yukarıya gidildikçe enerji artar, kütle azalır, aydınlanma artar. Bu nedenle,

öz itibariyle ışık, topraktan üstün olarak kabul edilir. Bu bağlamda, şeytanın "ben ateşim o topraktır" itirazı, düşünce tarzı olarak yanlış ama içerik olarak doğrudur. Çünkü ışık, madesel açıdan Allah'a topraktan daha yakındır.

Peki insan neden şeytanın önüne hedef olarak atılmıştır:

El cevap:

Şeytan'ın taşlanması , fizikii bir fadisedir. Ateşin uzun süre yanıp da köz haline gelip sonra taşlarının artık yanma özelliğinni yitirme durumu , özelliğini yitirmesi, şeytandaki maddiyatçı duyguları ve dolayısıyla "toprak sevgisi" gibi bir takım dürtülere neden olmuş diye düşünebiliriz. Bir bakıma, özelliğini yitirmiş, bunamıştır. Şimdi , alemleri adalet ile adare eden yaratıcının, görevini gereken tüm zamanlarda başarı ile yerine getirmiş "1 numaralı" görevlisini durup dururken tasfiye etmesi, adalet anlayışı açısından hoş olmayacaktır. Bu nedenle, insan ile şeytanı sınav etmiş ve deneme yapmıştır.

"İnsan, şeytan açısından sadece bir sınavdır".


"İnsan, şeytan ekseninde , Allah açısından Şeytanı tasfiye etmesine yarayan bir araçtır".

Şeytanın sınavını zaten detaylı olarak biliyoruz, uzun uzadıya anlatmanın alemi yok: O bunu sınav olarak değerlendirip kendi kafasından bazı hesaplar yaptı, ama görüldü ki o hesaplar hatalı imiş. Burdan , insanın geleceği için de bir varsayımda bulunmak mümkündür.

Yani ileride bir gün insan da bir sınavla karşılaşıp benzer bir akıbete uğrama ihtimali her daim mümkündür.

Sayısız alemler ve sayısız evrenler olup, bunlarda insan-şeytan hikayesi gibi sayısız hikayeler yaşanmaktadır.

Bunların sürekli tasfiye edilip yerlerine başka mahlukatların geçmesi meselesi de Kuran'da defaatle anlatılmış olup, insanoğluna Kuran'da bu konu bir çok defalar hatırlatılmıştır. Bunların nedeni, bunun insanoğlunun başına da gelme olasılığıdır.

Şeytan konusuna geri dönersek;

İnsanın şeytanla savaşıp savaşmaması, kazanıp kazanmaması hiç kimse açısından bir şey ifade etmemektedir. İnsan bir aksiyondur, kullanılır, süresi dolar ve biter. Nihayetinde Allah sözlerini tutar, iyileri cennete kor, kötüleri yakar. Ancak unutmamamız gerekir ki, Şeytan insandan önce de vardı, belki muhtemeldir ki insandan sonra da var olmayca devam edebilir. Ne kadar zaman sonra? İşte bu kısmı anlamak için benim sonsuz hakkındaki yazılarımı anlamak şartı var: "birkaç sonsuz süre sonra". İşte ben buna sonsuz dediğimde insanların kafası karışıyor. Bizim sonsuz dediğimiz süre aslında sonsuz filan değil. 1,2,3...I. bu kadar bir süre. Sonra, sonra bir sonsuz daha.

ben bazı insanların bir kaç kez sonsuza dek cehennemde kalacağını düşünüyorum. neye göre: Bu evrende sonsuz dediğimiz şey bir üst evrende sıradan bir sayıdır. Buna göre.

neyse işte.

Sonsuza dek cehennem, ya da sonsuza dek cennet, ya da sonsuza dek yok oluş, ya da sonsuza dek ne cennet ne cehennem. Fark yapmaz.

Sonra gene bir yerde toplanacağız. Kim?

Biz, O ve O. Yani;

Biz Ademiz, tekrardan birleşip tek beden olacağız. Ne zaman? Sonsuza dek cennet ve sonsuza dek cehennemden sonra. -sonsuzun ne olduğunu çözememiş olanların bunu anlamasını zaten beklemiyorum.

Biz yani Adem, Allah ve Şeytan. Yine toplanıp bir karar alınacak. O anı kimler hatırlayacak biliyor musunuz. Burada bulunan herkes. Burada bulunmayan herkes, tüm insanlık tek beden olup orada olacağız. Sen ben olmayacak hepimiz "ben olacağız."

Çünkü aslında hepimiz ademiz.

Çoğunlukla birbirine yakın mantık zincirleri yürütüyoruz, sadece, yaşadıklarımız terazilerimizin ayarını değiştiriyor.

;)
 
Son düzenleme:
seytan la savasıyorlar da noluyo :)

her yıl okadar hacı seytanı taşlıyor
demekki biri bile isabet etmemiş
hala hazırda insan beynini kemiriyor meret yaratık
 
Şimdi şöyle bir şey var. insan yaratıldı, insan yaratılmadan evvel Şeytan, tüm yaratılanların en üstünü idi. Tüm meleklerin en önünde 19 melek olduğu ve vaktiyle bunların en üstününün şeytan olduğu söylenir.

burda kastetmek istenilen şey şeytanın bir melek olduğumu acaba?
ben mi yanlış anladım???

Hani biz meleklere, “Âdem için saygı ile eğilin” demiştik de İblis’ten başka hepsi saygı ile eğilmişlerdi. İblis ise cinlerdendi de Rabbinin emri dışına çıktı. Şimdi siz, beni bırakıp da İblis’i ve neslini, kendinize dostlar mı ediniyorsunuz? Hâlbuki onlar sizin için birer düşmandırlar. Bu, zalimler için ne kötü bir bedeldir!
18 / KEHF - 50
 
Üst Alt