Seyid Rıza'nın İdamı

HAYATI HAKKINDA KISACA: Seyid Rıza (1862) de Dersimde Lirtik koyunde doğdu ancak doğum tarihi kesin bilinmiyor. 1937de idam edildiğinde, yetmisbes yaşından küçük olmadığı seksenin üzerinde olduğu söylenir. İlerlemiş yaşı, yasalara göre id***** engeldir. Yaşı küçültülür ve öyle idam edilir. Seyit Rızanın bu yaş küçültme davasında şöyle bir olay yaşanır: Muhundulu Sey Uşen (Hüseyin Doğan) , Seyit Rızanın yaşını belirleme davasında tanık olur. Tanık Seyit Rızanın yaşının küçük olduğunu söyler. Dava yargıcı, yaşı küçültülen Seyit Rızaya, tanık beyanına bir itirazının olup olmadığını sorunca, Seyit Rıza, işlemin bir formalite olduğunu anlar, yargıca şu düşündürücü yanıtı verir:-Tanık, benim büyük oğlumdan iki yıl küçüktür. Oğlumdan küçük biri yaşımı belirler ve yasa da bunu kabul ediyorsa, benim itirazım olmaz.Seyit Riza Dersimin ileri gelenlerinden Seyit İbrahimin oğludur. Seyit İbrahim eğitimini Nuri Dersiminin atalarından Mehmet Ali Efendiden gördü. Seyit Rıza, Seyit İbrahimin dört erkek çocuğunun en küçüğü idi.Babasınin ölümünden sonra asiretin basina gecer.Seyit Rıza Şix Hesenu aşiretinin Yukari Abbasan koluna mensupdu. İki arkadaşı ile birlikte Erzincan yoluna düşen Seyid Rıza Fırat nehri üzerindeki köprüden geçtikten sonraköprünün karşı tarafında kurulu olan asker çadırındaki askerler tarafından iki arkadaşıyla beraber 5 Eylül 1937de tutuklanır. Daha sonra beraberinde tutuklanan Rizê Berti ve Sekinanın çobanı, Seyid Rızanın yanındaki arkadaşlarını kurtarmak için onların köylerinin çobanları olduğunu söyler,arkadaşl arınında aynı doğrultuda ifade vermeleri yüzünden her ikiside serbest bırakılırlar. Seyid Rıza ve 71 yurtsever Elazığda yargılandı. Mahkeme heyeti 11 kişi hakkında idam kararı verdi ama çok yaşlı oldukları gerekçesiyle 4′ ünün cezası 30 yıla indirildi.Seyid Rıza, Seyid Rızanın oğlu Resik Hüseyin, Şeyhan aşireti reisi Seyid Hüsen, Yusufan aşireti reisi Kamerin oğlu Fındık, Demenan aşireti reisi Cebrailin oğlu Hasan, Kureyşan aşiretinden Ulkiye oğlu Hasan, Mirza Alinin oğlu Ali hakkında verilen idam kararları 15 Kasımda apar topar infaz edildi.Seyid Rıza ile isyanın önderi konumundaki 11 kişi 18 Kasım 1937de Elazığın Buğday Meydanında asıldılar. Kizinin resmi olmayan yerlerden aldığı bir duyuma göre cenaze; infazın ardından Elazığ merkezdeki Holfenk Köyü civarında bulunan Kireçocağı Mevkiine defnedildi. Başka bir duyuma göre ise defin yeri, Elazığ merkezdeki Tren İstasyonu yakınında bulunan Yolçatı Mevkii. Sabiha Gökçenin Anlatimi: Daha çok Atatürkün manevi kızı ve ilk kadın pilot olarak bilinen Sabiha Gökçen, Dersim isyanı ile doğrudan bağlantılı bir şahıstır. En önemli marifeti ise dersimin, köylerinin kadın, çocuk demeden bombalanmasıdır. Günümüzde bir havaalanına da adı verilen Sabiha Gökçen, Dersimin bombalanması ile ilgili olarak, Eskişehir de Tayyare Alayında staj gördüğüm günlerden birinde uçuştan indiğimde bölükteki fevkaladelik dikkatimi çekti. Hemen sordum. Bizim bölüğün Dersim Harekatına katılma emrinin geldiğini söylediler. Kalbim küt küt atmaya başlamıştı. () Bu bakımdan ben daha birşey söylemeden Atatürk konuşmaya başladı. () Bak Gökçen, seni çok takdir ederim. Orada da görevini başaracağına inancım tam. Ancak çarpışacağın insanların eline düşersen, sana fena muamele etmelerinden korkarım. Buna çok üzüleceğimi bilirsin. Ben, Emin olunuz, kendimi onlara diri diri teslim etmem dedim. () Hedef doğrudan Dersimdi. diyerek katliama katılışı ile ilgili anılarını büyük bir marifetmiş gibi anlatır. Karsli Asker A.Demirtasin Anlatimi:Dersim direnişine katılan bir askerin anlattıkları da tarihin aynası niteliğindedir. Anlatılanlardan Karslı olduğunu öğrendiğimiz A. Demirtaş Köylüleri topluyorduk bir araya, Sizleri kurtaracağız diyerek uygun gördüğümüz yerlere götürüp makineli tüfeklerle tarıyorduk. Kadın, bebe, ihtiyar, genç demeden hepsini öldürüyorduk. Subaylar Hiçbir Aleviyi sağ koymayın öldürün diyorlardı. Daha sonra cesetlerin başına erler kurtlar gibi üşüşüyorlardı, kollarını sıvazlayıp altınları kapmak için hırsla bir yarış başlıyordu. kolları parçalayarak, keserek altınlar kapışılıyordu. Hatta altın dişler bile sökülüyordu. Velhasıl bu tür şeyler yapıldı. Bugün Karsta Dersim zenginleri var. Bunların zenginlikleri oradan kalma. diyor Alıntı
 
B

bursali68

Ziyaretci
Merhaba,

Suçu ne imiş ki...??? Neyin elebaşlarından mış...??? Aşiret reisi,aşiret reisi,seyid...

Sağlıcakla kalınız...
 
suçu baskılara sömürüye zulme karşı durmakmış
suçluların asıldığına şahit oldunuzmu hiç bu topraklarda
asıl suçlular beş yıldızlı otelleri andıran sözde hapishanlerınde keyif atarken
cezaları hep masumlar çekmiştir
 
B

bursali68

Ziyaretci
Merhaba,

...suçu baskılara sömürüye zulme karşı durmakmış...

Aynen " ÜÇ FİDAN " gibi öyle mi...Hangi " baskı ve sömürü " bunu da açar mısınız...?

Sağlıcakla kalınız...
 
Son düzenleme:
Üst Alt